Hûd Suresi 116. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1589, sondan 4648. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 116. ayetidir. Hûd Suresi 116. ayetinin kelime sayisi 26, harf sayısı 111 ve toplam ebced değeri ise 6758 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (22) ل (12) ر (4) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فلولا كان من القرون من قبلكم اولوا بقية ينهون عن الفساد في الارض الا قليلا ممن انجينا منهم واتبع الذين ظلموا ما اترفوا فيه وكانوا مجرمين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فلولاكانمنالقرونمنقبلكماولوابقيةينهونعنالفسادفيالارضالاقليلاممنانجينامنهمواتبعالذينظلموامااترفوافيهوكانوامجرمين
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Felevlâ kâne mine-lkurûni min kablikum ulû bakiyyetin yenhevne ‘ani-lfesâdi fî-l-ardi illâ kalîlen mimmen enceynâ minhum(k) vettebe’a-lleżîne zalemû mâ utrifû fîhi vekânû mucrimîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkâr kimseler oldular.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sizden önceki nesillerden yeryüzünde (insanları) bozgunculuktan alıkoyacak değerli (bilge) kişiler bulunsaydı ya! Fakat onlardan görevlerini yapan, kurtardığımız az bir kısmı hariç (diğerleri görevlerini yapmamışlardı). Haksızlık edenler ise kendilerine verilen refahın peşine düşmüşlerdi; zaten onlar suça dalan kişilerdi.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Fakat ne yazık ki, sizden önceki kuşaklar arasından yeryüzünde bozgunculuktan alıkoyacak akıl ve iz‘ân sahibi erdemli insanlar çıkmadı. Fakat onlardan az bir kısmını kurtardık. Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkâr idiler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Keşke sizden önceki nesillerde yeryüzünde fesatlığa karşı çıkan faziletli kimseler olmuş olsaydı. Onlardan ancak çok azını kurtuluşa erdirdik. Zulmedenler ise içinde bulundukları refaha dalıp böylece mücrim kimseler oldular.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Bugün de) Sizden önceki dönemlerde de; yeryüzünde fesat çıkarmak isteyenlere mâni olacak gayret sahipleri bulunmalı değil miydi? Fakat onlar arasında kendilerine necat (ve fazilet) verdiğimiz çok az kimse (böyle hareket etmektedir.) İşte bu zalimler, kendilerine verilen servet ve nimetlerin peşine düşüp şımardılar... (Maalesef akıl ve ilim erbabı kimseler de bunların fısku fesadına mâni olmadılar ve hep birlikte battılar.) Onlar mücrim olmuş (suçlu ve sapkın) insanlardı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizden önceki çağlarda, halkı, yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışan idrak ve ibadet ehli bir bölük halk bulunsaydı ne olurdu; halbuki içlerinden kurtardıklarımız pek azdı ve zulmedenler, yalnız kendilerine verilmiş olan devlete uydular ve suçlu oldular.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Sizden önceki nesillerden, akıl ve idrak sahibi kimselerin, yeryüzünde insanları bozgunculuk yapmaktan engellemeleri gerekmez miydi? Fakat onlar arasından, ancak kendilerini kurtardığımız pek az kişi böyle yaptı. Varoluş gayesine aykırı davrananlar ise, kendilerine verilen refahın peşine düşüp şımardılar da, günaha gömülüp gittiler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Sizden önceki asırlarda yaşayan nesiller içinden, akıllı, ileri görüşlü, dindar fazilet sahipleri, akıllarını kullanarak yeryüzünde insanları bozgunculuktan, yozlaşmaktan, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmaktan vazgeçirmeye çalışsalardı, ne iyi olurdu. Ancak, onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. İsyan ile, inkâr ile, baskı zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, haksızlık eden zâlimler ise, kendilerine verilen servetin, eğlencenin, şımartıldıkları refahın peşine düştüler. Onlar zaten İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr idiler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Sizden önceki nesillerden, yeryüzünde fesattan alıkoyan fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onlardan kendilerini kurtardığımız çok azı dışında bunu yapan olmadı. Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine takıldılar ve suçlu kimseler oldular.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Sizden önceki nesillerden -kurtardığımızdan pek azı dışındayeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi? Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu-günahkarlardı.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Şimdi, sizden önceki devirlerden geri kalan akıl sahipleri, yeryüzünde fesad çıkarmaktan (insanları) alıkoysalardı ya! Fakat onlardan kurtuluşa erdirdiğimiz kimseler pek azdır. Zulüm yapanlar ise, kendilerine verilen refahın (lüks saltanatının) ardına düştüler ve hep mücrim, günahkâr oldular.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Sizden önce gelip geçen, mal ve mülk sahibi olan o çağların hiçbiri neden yeryüzündeki bozgunculuğu engellemedi? Yalnız oralardan kurtardığımız çok az bir grup engellemeye çalıştılarsa da zulmedenler kendilerine verilen refahın peşine düştüler ve suçlulardan oldular.
Besim Atalay
Besim Atalay
Sizden önce, yeryüzünde, fesatçılıktan alıkoyan, akıllılar bulunmalıydı, onlar azlıktaydılar, biz onları bununçin kurtardık, zulmedenler eğlenceye daldılar, günah eder oldular
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Sizden önceki nesillerde yeryüzünde bozgunculuktan sakındıran birtakım akıllı ve erdemli kimseler bulunmalı değil miydi? Ama içlerinden (mücadeleden yılmadıkları için) kurtuluşa erdirdiğimiz az bir topluluk dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise kendilerini şımartan ihtiraslarına kapılarak ağır suçlara daldılar.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri, yeryüzünde bozgunculuğa engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardıklarımız pek azdır. Kendilerine verilen nimete karşı haksızlık edenlere uyanlar ise suçlu oldular.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Sizden önceki asırlarda yeryüzünde (insanları)  bozgunculuktan alıkoyacak faziletli kimseler bulunsaydı ya! Fakat onlardan, kurtuluşa erdirdiğimiz az bir kısmı müstesnadır (bunlar görevlerini yaptılar).  Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Zaten günahkâr idiler.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Sizden önceki nesillerin erdem sahibi olanları, yeryüzünde kötülüklere engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardığımız az kişi hariç... Zalimler ise, kendilerine verilen refaha dalıp şımardılar; böylece suçlulara katıldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizden önceki devirlerden bakıyye sahipleri (kitap ehli) yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı ne iyi olurdu. Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. O zulmedenler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Şimdi sizden evvelki karnlardan bakıyye sahipleri Yer yüzünde fesaddan nehyeder olsalardı; lâkin onlardan necata irdirdiğimiz pek az kimselerden başka yok, o zulmetmekte bulunanlar ise şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve hep mücrim oldular
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Sizden önceki devirlerde (insanları) yer yüzünde fesâd (çıkarmak) dan vaz geçirmiye çalışacak (bu suretle onları helâkden kurtaracak) fazilet saahibleri bulunmalı değil miydi? (O devirlerin insanları) içinden (vazifelerini yapdıkları için) kurtardığımız (kimseler) ancak (pek) azdır. Zaalim olanlar ise yalınız kendilerine verilen (dünyevî) refahın ardına düşdüler, günahkâr insanlardı onlar.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki sizden önceki (helâk ettiğimiz) nesiller içinde, yeryüzünde fesad çıkarmaktan (insanları) men' eden fazîletli kimseler bulunmalı değil miydi? Onlardan, kurtardığımız pek az kimse müstesnâ (içlerinde fazîletli insanlar yoktu). Zulmedenler ise, içinde şımartıldıklarının (o sayısız ni'metlerin) peşine düştü ve günahkâr kimseler oldular.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Sizden önceki nesiller içerisindeki güç sahipleri, yeryüzünde karışıklık çıkarmayı yasaklamaları gerekirken, o toplumların içinden kurtardığımız pek az bir azınlık fesadı engellemeye çalıştı. Fesadı engellemeyen zalimler, yeryüzünde kendilerini azdıran kazançların peşine düştüler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Sizden evvelki ümmetlerden yeryüzünde fesadı nehiy eden birtakım rey sahipleri [⁴] olmalıydı. Şu kadar ki onlar az kimse idi, biz onları bunun için kurtarmıştık. Zalim olanlar ise kendi refahlarına, eğlencelerine baktılar da günahkâr oldular.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Sizden önceki kuşaklardan, (iyiliği emrettikleri ve kötülükten sakındırdıkları için) kendilerinden kurtardığımız pek az kimse dışında, yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi? Zulmedenler ise, içinde refaha erdikleri şeyin peşine düştüler ve onlar zaten hep suçlu kimseler idiler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Sizden önceki nesillerden akıllı ve erdemli kişilerin,zâlimlere karşı ortak bir cephede birleşerek yeryüzünde ahlâkî yozlaşmayı, bozgunculuğu ve fesadı engellemek için çaba göstermeleri gerekmez miydi? Fakat ne yazık ki, bunu yapmadılar. Ancak içlerinden, mücâdeleden asla yılmadıkları için kurtuluşa erdirdiğimiz birkaç küçük topluluk bu görevi hakkıyla yerine getirdi. Zâlimlere gelince, onlar daimtihân amacıyla kendilerine bahşedilen refah ve zenginliğin peşine takıldılar; böylece hem kendilerine, hem insanlığa, hem de Rab’lerine karşısuç işlemiş oldular. Ve bu yüzden azâbı hak ettiler. Bu âkıbet, onların kendi tercihleriydi:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Kurtardıklarımızın birazı hariç, sizden önceki Kuşaklar’dan bakıyye sahipleri Yeryüzü’nde Bozgunculuğu nehyediyor olsalardı ya! Zulmedenler, içinde şımartıldıkları refaha tâbi’ oldu. Zaten suçluydular.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Sizden önceki toplumlardan yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler, bulunsa olmaz mıydı? (Ama öyle olmadı) onlardan Bizim kurtardığımız pek azı dışında, zâlimlerin tamamı, şımardılar ve günâhkâr oldular.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
FAKAT, NE YAZIK Kİ, [yok ettiğimiz] sizden önceki kuşaklar arasından, yeryüzünde yozlaşmaya karşı çıkan -[doğru yolu izledikleri i-çin] kendilerini kurtardığımız küçük toplulukların dışında- akıl/iz‘ân ve erdem sahibi kimseler çıkmadı. 146 Ve zulme eğilim gösteren çoğunluk yalnızca kendilerini yozlaştıran hazların peşine düşüp 147 günaha gömülüp gittiler.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Keşke çıksaydı. Sizden önceki nesiller arasında, kendilerini kurtardığımız küçük bir azınlık dışında yeryüzündeki bozulma ve çürümeyi engellemeye çalışan akıllı ve şuurlu kimseler ne yazık ki çıkmadı. Zulme gömülmüş çoğunluk ise refah ve zenginliğin cazibesine kapılıp şımararak günaha gömüldüler. 3/104, 5/63- 79
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
KEŞKE çıksaydı, ama ne yazık ki[1813] sizden önceki nesiller arasından, kendilerini kurtardığımız bir azınlık dışında, yeryüzünde toplumsal çürümeye karşı direnen servet sahibi kimseler çıkmadı.[1814] Zulme eğilimli çoğunluksa, ayartıcı dünyevi zevklerin peşine takıldılar ve günaha gömülüp gittiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Sizden evvelki asırlarda yeryüzünde fesattan nehyeder bir kısım fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Ancak onlardan necâta erdirdiğimiz bir azı müstesna, ve o zulmedenler ise kendilerinin içinde bulundukları refaha (dünya varlığına) uydular ve günahkâr kimseler oldular.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Sizden önceki nesillerde, dünyada fesat ve düzensizliği menedecek, böylece onları helâk olmaktan koruyacak idrâk ve fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onların içinden görevlerini yaptıklarından ötürü kurtardığımız az kimse var. Zalimler ise içinde bulundukları refahın ardına düştüler. Doğrusu onlar suçlu kimselerdi.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Sizden önceki nesillerden akıllı kimselerin, yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan men'etmeleri gerekmez miydi? Fakat onlar arasından, ancak kendilerini kurtardığımız pek az kişi böyle yaptı. Zulmedenler ise kendilerine verilen refahın peşine düşüp şımardılar ve suç işleyenler olup çıktılar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Sizden önceki dönemlerde birikimi olanlar o yerlerdeki bozulmaya karşı çıksalardı olmaz mıydı? Kendilerini kurtardığımız az kimse dışında bunu yapan olmadı. Yanlış yapanlar, şımartıldıkları şeyin arkasını bırakmadı ve günahkârlar haline geldiler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Sizden önceki devirlerde yeryüzünde fesattan vazgeçirmeye çalışacak fazilet sahipleri bulunmalı değil miydi? Onlardan sadece çok azını kurtardık. Fakat zalimler kendilerine verilen nimetlerle azdılar. Günahkar oldular.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Keşke sizden önceki nesillerden, yeryüzünde bozgunculuğun önüne geçecek söz sahibi insanlar olsaydı! Lâkin, onlardan kurtuluşa erdirdiğimiz pek azı bunu yaptı. Zulmedenler ise daldıkları refahın peşine düştüler de mücrim olup çıktılar.(24)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden önceki kuşakların söz ve eser sahibi olanları, yeryüzünde bozgunculuktan alıkoymalı değiller miydi? Ama içlerinden kurtarmış olduklarımızın az bir kısmı dışında hiçbiri bunu yapmadı. Zulme sapanlar ise içine gömüldükleri servet şımarıklığının ardına düşüp suçlular haline geldiler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes nişe olmadı zamānlar ķavumlarından sizden įlerüden ħayr işleri kim yıġalar fesād eylemekden yirde? illā az anlardan kim ķurtarduķ anlardan. daħı uydı anlar kim žulm eylediler aña kim ni'met virinildiler anuñ içinde daħı oldılar yazuķlular.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Niçün sizden burun geçen ümmetlerden bir yaḫşı ḳavm olmadı ki ḳay‐tarurlardı ḫalḳı yir yüzinde fesād eylemekden illā az kişiler biz ḳurtarduḳla‐rumuzdan. Daḫı ẓālimler uydı dünyānuñ leẕẕetine, daḫı anlar yaman kişi‐ler‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Barı, sizdən əvvəlki nəsillərin ağıl və fəzilət (hünər) sahibləri yer üzündə fitnə-fəsad törətməyi qadağan edəydilər! Onların xilas etdiyimiz az bir qismi istisnadır. (Onlar keçmiş peyğəmbərlərin əshabələridir ki, insanlara yaxşı işlər görməyi əmr edər, pis işləri yasaq edərdilər.) Zalımlar isə onlara verilmiş ne’mətə (dünyanın ləzzətinə) uydular və günahkar oldular.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
If only there had been among the generations before you men possessing a remnant (of good sense ) to warn (their people) from corruption in the earth, as did a few of those whom We saved from them! The wrong doers followed that by which they were made sapless, and were guilty.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
Why were there not, among the generations before you, persons possessed of balanced(1619) good sense, prohibiting (men) from mischief in the earth - except a few among them whom We saved (from harm)?(1620) But the wrong-doers pursued the enjoyment of the good things of life which were given them, and persisted in sin.*