Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
1868, sondan
4369. ayet;
15. sure ve
Hicr Suresinin
66. ayetidir.
Hicr Suresi 66. ayetinin kelime sayisi
9, harf sayısı
40 ve toplam ebced değeri ise
2761 olarak hesaplanmıştır.
Hicr Suresinin toplam ebced değeri
179814 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (7)
ل (4)
ر (2) bulunuyor.
وقضينا اليه ذلك الامر ان دابر هؤلاء مقطوع مصبحين
وقضينااليهذلكالامراندابرهؤلاءمقطوعمصبحين
Vekadaynâ ileyhi żâlike-l-emra enne dâbira hâulâ-i maktû’un musbihîn(e)
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak.”
Bu suretle Allah Teâlâ, ıslahı gayri kabil olduğu anlaşılan bu kavmi toptan yok etme hükmünü Hz. Lût’a bildirdi.
Ona (Lut’a) şu hükmümüzü vahyetmiştik: “Sabaha çıkarlarken mutlaka onların kökü kesilmiş olacaktır.”
Lût'a şu hükmümüzü vahyettik: “Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.”
Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.
Ve Ona (Lut’a) şu hükmün (kesinleştiğini haber) verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir (azgın ve sapkın kavim hepten helak edilecektir) ."
Ve bu işi ona vahyettik de hiç şüphe yok ki dedik, sabah çağı bunların kökleri kesilir.
Ve elçilerimiz aracılığıyla, ona şu hükmü tebliğ ettik: “Sabah olur olmaz, bu günahkarların kökü kesilmiş olacaktır.”
Biz Lût'a, bu kâfirlerin sabaha çıkarken mutlaka köklerinin kazınmış olacağı planını, hükmünü vahyile bildirmiştik.
bk. Kur’ân-ı Kerim,
11:81.
Ona kesin olarak şu emri bildirdik: "Sabaha çıkarlarken bunların kökleri kesilecektir."
Ve onlara şu emri verdik: 'Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir.'
Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.
“Sabahleyin bunların kökü kesilecektir” diye, Lut’a kesin buyruğumuzu ilettik.
Biz de, ona şu buyrumu bildirdik: «Sabahadek kökleri kesilecek onların»
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların kökü kesilmiş olacaktır.”
Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.
Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: «Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.»
'Şu halk, sabahleyin yok edilecektir' şeklindeki emri kendisine bildirdik.
Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."
Ona kat'î olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunları arkaları kat'iyyen kesilecek
Ona şu (kat'î) emri vahyetdik: «Sabaha çıkarlarken onların arkası behemehal kesilmiş olacakdır».
Ona (Lût'a) şu (kesin) emri de vahyettik: “Sabaha ulaşan kimseler iken, onların (o fâsık kavmin) ardı mutlaka kesilmiş olacaktır (helâk olacaklardır)!”
Böylece, emrimizin yerine gelmesi için hükmedince, onların tamamen arkaları (kötü davranışları) sona erecek.
Biz ona bu emir ve hükmü vahyettik: Sabah olur olmaz bunların kökü kesilmiş olacaktır.
Ve ona (Lut'a) şu kesin emrimizi bildirdik: “Sabaha çıkarlarken onların arkası (kökü) mutlaka kesilecektir.”
Böylece, elçilerimiz aracılığıyla Lut’a şu hükmü bildirdik: “Gün doğarken, bu azgınların kökü tamamen kazınmış olacak.”Şimdi, meleklerin gerçek kimliklerini henüz açıklamadıkları olayın başına geri dönelim:
Ona şu Emr’i / İş’i bildirdik: -“Sabahladıklarında bunların arkası kesilmiş olacaktır”.
Ve (Lût’a): “Sabaha karşı mutlaka onların1 ardı kesilmiş olacaktır.” emrini vahyettik.
Ve [elçilerimiz aracılığıyla] o'na şu hükmü tebliğ ettik: “Bu [günahkar]ların son kalıntıları da sabaha varmadan silinip ortadan kaldırılacaktır”. 47
Ve biz ona şu kesin hükmümüzü bildirdik; sabaha doğru işte bu günahkâr halkın hepsinin kökü kazınacak. 11/84, 51/24...37
Ve ona şu kesin kararımızı bildirdik: “İşte bu güruhun kökü gün ağarırken tamamen kazınmış olacaktır!”
Ve ona (Hazreti Lût'a) şu emri kat'iyyen vahyettik ki, onların arkaları sabaha çıkacakları vakit elbette kesilmiş olacaktır.
Ona şu kesin emri vahyettik: “Sabaha çıkarlarken onların kökü kesilmiş olacaktır! ” [11, 81]
Ona: "Şunlar sabaha girerlerken arkaları kesilecektir!" buyruğunu bildirdik.
Şu kesin kararı ona bildirdik: “Sabaha girdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır.”
Ona, Sabahleyin onların arkasının kesilmiş olacağı hususunu da açıklamıştık.
Böylece Lût'a şu emri tebliğ ettik ki, sabaha çıktıklarında onların kökü kesilmiş olacaktır.
Ona şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.
daħı degürdük aña ya'nį vaḥy eyledük şol işi kim “bayıķ śoñı şunlaruñ kesilmişdür irte vaķtına giricilerken”.
Daḫı bildürdük aña ol buyruġı ki anlaruñ ardı gelecekdür ṣabāḥolduḳda.
Və ona (Luta da) vəhy etdik ki, səhər çağı onların (kafirlərin) kökü kəsilmiş olacaq.
And We made plain the case to him, that the root of them (who did wrong) was to be cut at early morn.
And We made known this decree to him, that the last remnants of those (sinners) should be cut off by the morning.(1991)*
1991 As the last remnants of the wicked were to be cut off, and as the Mercy of Allah wished to save every true soul who might be with Lot , Allah's decree was made known to Lot, so that he might save his adherents.