Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2130, sondan 4107. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 101. ayetidir. İsrâ Suresi 101. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 76 ve toplam ebced değeri ise 5564 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولقد اتينا موسى تسع ايات بينات فسـل بني اسرايل اذ جاءهم فقال له فرعون اني لاظنك يا موسى مسحورا
Andolsun, biz Mûsâ’ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, “Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!” demişti.[323]
Hz. Mûsâ’ya verilen dokuz mucizenin yılana dönüşen asa, elinin bembeyaz kesilmesi, çekirge, ekin biti, kurbağa, kan, taştan su fışkırması, denizin yarılması ve Tûr dağının İsrailoğullarını korkutması olduğu rivayet edilmiştir.
Müfessirler, buradaki “dokuz âyet”in Hz. Mûsâ’nın elinde gerçekleştirilen dokuz mûcize veya Tevrat’ın dokuz âyeti yani dokuz buyruğu, hükmü anlamına gelebileceğini belirtmişlerdir. Birinci yoruma göre dokuz mûcize şunlardır: Yılana dönüşen âsa, ışık saçan el, çekirge, ekin böceği, kurbağa, kan, taştan su fışkırması, denizin yarılması ve Tur’un İsrâiloğulları’nı korkutması mûcizeleridir (bu mûcizeler için bk. A‘râf 7:108, 133; Tâhâ 20:17-23). İkinci yorum şöyle bir rivayete dayanmaktadır: İki yahudi Hz. Peygamber’e gelerek buradaki “dokuz âyet”le ne kastedildiğini sormuşlar, o da bunların şu dokuz dinî ve ahlâkî buyruktan ibaret olduğunu belirtmiştir: Allah’a ortak koşmayın, haksız yere adam öldürmeyin, zina etmeyin, faiz yemeyin, sihir yapmayın, suçsuz insanı öldürmesi için zalim yöneticiye teslim etmeyin, savurganlık yapmayın, namuslu kadınlara iftira atmayın, savaştan kaçmayın (bk. Taberî, XV, 172; Zemahşerî, II, 377; İbn Atıyye, III, 488). Muhammed Hamîdullah bu dokuz âyetin, Tevrat’taki “on emir”den, cumartesi yasağı dışındaki hükümler olduğunu belirtir (Le Saint Coran, s. 292; krş. a.e., s. 281).
Allah’ın bu dokuz mûcize veya dokuz hüküm hakkında bildirdiğine Hz. Muhammed’in inanmaması söz konusu olamaz. Bu sebeple âyetteki “İsrâiloğulları’na sor” buyruğu, Hz. Peygamber’in şahsında, bu hususta tereddüdü olan diğer insanlara yöneliktir.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki Musa’ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. (Musa) yanlarına geldiğinde Firavun’un ona “Ey Musa, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum.” dediğini İsrailoğullarına sor!
Bu dokuz ayet (delil, mucize), “[‘asa-]değnek”, “[yed-i beyzâ’]-beyaz el”, “denizin yarılması”, “kendisinden on iki su fışkıran kaya”, “tufan”, “çekirge sürüsü ve kımıl (yaban sineği)”, “kurbağa istilası”, “suyun kana dönüşmesi” ve “dağın onların üzerine kaldırılması”dır.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, Mûsâ'ya apaçık dokuz mu‘cize verdik. İsrâiloğullarına sor! Kendilerine Mûsâ geldiği zaman, Firavun, “Ey Mûsâ! Ben, seni büyülenmiş sanıyorum” dedi.[296]
[296] Hz. Mûsâ’ya verilen 9 mucize hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 400-401.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz Musa'ya apaçık dokuz âyet¹ verdik. İsrailoğulları'na sor. Onlara geldiğinde, Firavun ona, “Ey Musa! Ben kesinlikle büyülenmiş olduğunu görüyorum.” demişti.
Andolsun, Biz Musa'ya apaçık dokuz (çeşit) ayet (mucize) vermiştik; işte İsrailoğullarına sor; (Hz. Musa İlahi emirler ve mucizelerle) onlara geldiği zaman Firavun ona: "Gerçekten ben seni büyülenmiş (boş hayal ve kuruntulara sürüklenmiş) sanıyorum" diyerek (reddetmişti).
Andolsun ki biz, Musa'ya dokuz tane apaçık delil vermiştik; sor İsrailoğullarına; Musa, onlara gelince Firavun ya Musa demişti, şüphe yok ki ben seni büyülenmiş sanıyorum.
Gerçek şu ki, biz Musa'ya apaçık dokuz tane delil vermiştik. Sor İsrailoğullarına: Musa onlara gelince, Firavun “Ya Musa!” Demişti. “Şüphe yok ki ben, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum.”
Andolsun ki biz Mûsâ'ya, hak peygamber olmasının delili olarak açık açık dokuz âyet, dokuz mûcize verdik. İsrâiloğulları'na sor. Mûsâ kendilerine geldiğinde Firavun ona:
“Ey Mûsâ, kesinlikle ben senin büyülenerek aklının etki altına alındığını zannediyorum” dedi.
Andolsun biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. İşte İsrailoğullarına sor: Hani o (Musa) onlara gelmişti de, Firavun ona: "Doğrusu ey Musa, ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik; işte İsrailoğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona: 'Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum' demişti.
Yemin olsun ki, biz Mûsa'ya apaçık dokuz mûcize verdik. İsrailoğullarına sor, Mûsa onlara geldiği vakit, Firavun ona şöyle demişti: “Ya Mûsa! Ben seni, muhakkak büyülenmiş zannediyorum.”
Andolsun! Biz Musa’ya apaçık dokuz mucize verdik. Onlara gittiği zaman, İsrailoğullarını onlardan istedi.() Firavun ona: “Ey Musa! Ben seni büyülenmiş bir adam olarak görüyorum” dedi.
Andolsun, biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Musa onlara gelmiş ve Firavun da ona: “Ben senin kesinlikle büyülendiğini biliyorum ey Musa!” demişti.
Kur’an’da bu ayetle beraber Neml sûresi 27:12 ayetinde Hz. Musa’ya dokuz ayet/dokuz mucize verildiği ifade edilmektedir. Hz. Musa’ya verilen dokuz mucize: 1- Asasının ejderha olması (Şuara, 26:32), 2- Elini koynuna sokarak ışık vermesi (Şuara, 26:33), 3- Denizin yarılarak yol olması (Şuara 26:63), 4- Taştan on iki pınar fışkırması (A’râf 7:160, Bakara 2:60), 5- Tur Dağının İsrailoğullarının üzerine kaldırılması (Bakara 2:63), 6- Gökten kudret helvası ve bıldırcın sunulması (Bakara 2:57, Taha 20:80), 7- Konuşmasındaki sıkıntının giderilmesi (Taha 20:25-35), 8- Çekirge, ekin böceği, kurbağa ve kan yağması (A’râf 7:133), 9- Ürünlerde aşırı derecede noksanlığın başlamasıdır (A’râf 7:130).
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apaçık mucize verdik. İsrailoğullarına sor, Musa onlara geldiğinde, Firavun kendisine: "Ey Musa! Ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Andolsun biz, Musa'ya açık açık dokuz âyet verdik. Haydi İsrailoğullarına sor. Musa onlara geldiğinde Firavun ona, «Ey Musa! dedi, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum!»
Müfessirler, meâlde geçen «âyet» kelimesinin, ya «mucize» veya «Tevrat âyeti» demek olduğunu belirtmişlerdir ki, birinci anlayışa göre Hz. Musa’ya verilmiş olan bu dokuz mucizeyi ashâptan İbn Abbas şöyle sıralamıştır: Yılanlaşan asâ, ışık veren el, çekirge, ekin böceği, kurbağa, kan, taştan su fışkırması, denizin yarılması ve Tûr dağının İsrailoğullarını korkutması. İkinci anlayışa göre, tefsirlerde bu dokuz âyet şöyle sıralanmıştır: Allah’a eş koşmayın. Haksız yere adam öldürmeyin. Zina etmeyin. Faiz yemeyin. Büyü yapmayın. Suçsuz insanı, öldürmesi için sultana teslim etmeyin. İsraf etmeyin. Namuslu kadınlara iftira atmayın. Savaştan kaçmayın.
Edip Yüksel
Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. Dilersen İsrail oğullarına sor. Onlara gittiğinde, Firavun ona, "Musa, senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum," demişti
Andolsun biz Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. (Ey Peygamber!) İsrailoğullarına sor, Musa kendilerine geldiğinde Firavun ona: "Ey Musa! Ben senin büyülenmiş olduğunu sanıyorum" demişti.
Celâlim hakkı için Musâya açık açık dokuz âyet verdik, sor Benî İsraîle, onlara geldiği vakıt Fir'avn ona dedi ki: her halde ben seni ya Musâ! Bir büyüye tutulmuş zannediyorum
Andolsun ki biz Musâya açık açık dokuz âyet verdik. İşte İsrail oğullarına sor: O, bunlara geldiği vakit Fir'avn ona: «Musa, ben seni herhalde büyülenmiş sanıyorum» demişdi.
Celâlim hakkı için, (biz) Mûsâ'ya apaçık dokuz mu'cize verdik;(3) (Ey Resûlüm!)İşte İsrâiloğullarına sor! (Mûsâ) onlara geldiği zaman, bunun üzerine Fir'avun ona: “Ey Mûsâ! Doğrusu ben seni sihirlenmiş zannediyorum” demişti.
(3)İbn-i Abbâs (ra)’a göre, Mûsâ (as)’a verilen dokuz mu‘cize şunlardır: “Ejderhâya dönüşen asâsı, Yed-i Beyzâ (ışık veren eli), onun duâsı bereketiyle; çekirge, ekin biti ve kurbağaların istîlâları ile içilmek istenen herhangi bir suyun hemen kana dönmesi âfetlerinin Mısırlıların üzerinden kaldırılması, asâsını vurması ile taşların yarılıp su fışkırması, denizin yarılarak geçebilecekleri yolların açılması ve Tûr Dağı’nın İsrâiloğullarının üzerine kaldırılarak korkutulmalarıdır.” (İbn-i Kesîr, c. 2, 403)
İlyas Yorulmaz
Biz daha önce Musa’ya dokuz açıklayıcı ayet verdik. Bunu İsrail oğullarına sor. Musa kendisine verilen dokuz ayetle Firavuna gelince, Firavun “Kesinlikle ben senin, sihre uğramış birisi olduğunu zannediyorum” dedi.
Biz Musa/ya İsrail oğullarına geldiği zaman dokuz açık mûcize [²] verdik. Ya Muhammed sen onu İsrail oğullarından sor [³]. Fir/avun ona «— Musa! Seni her halde büyülü sanıyorum» demişti.
İsmail Hakkı İzmirli İsrâ Suresi 101. Ayet Açıklaması
[2] Yahut Musa'ya «İsrail oğullarını Firavun'dan iste» dedik.[3] Yed-i beyza, asa.. İlâahır gibi veya Allah'a şerik koşmamak, zina etmemek... gibi vesaya.
Kadri Çelik
Şüphesiz biz Musa'ya apaçık dokuz ayet (mucize) vermiştik. İşte İsrail oğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona, “Gerçekten ben seni büyülenmiş sanıyorum” demişti.
Hiç kuşkusuz Biz, Mûsâ’ya tam dokuz tane apaçık mûcize vermiştik fakat Firavun ve halkı, yine de inanmamışlardı (7. Ârâf: 133). İsterseniz sorun İsrail Oğulları’na, onlar da bunu doğrulayacaklardır: Hani Mûsâ, onlara bir Peygamber olarak gelip apaçık mûcizeler gösterince Firavun, “Ey Mûsâ!” demişti, “Bana öyle geliyor ki, sen büyü ile donanmış usta bir sihirbazsın.”
And olsun, Musa’ya dokuz açık âyet (mu’cize) verdik!
İsrail’in oğullarına sor; onlara geldiğinde Firavun ona:
-“Ben, seni iyi biliyorum ki; ey Musa, büyülenmişsin!” dedi.
Yemin olsun Biz Mûsa’ya apaçık dokuz mûcize1 vermiştik. (Ey Muhammed! Onlara bir de Mûsa) İsrâil oğullarına (tebliğe) geldiğinde, Firavun’un ona: “Ey Mûsa! Gerçekten ben senin büyülendiğini zannediyorum.” dediğini sor.
1 Burada bahsedilen dokuz mûcize: “âsâ, yed-i beyzâ, tûfân, çekirge, haşere, kurbağa, suların kan olması, mal noksanlığı ve can noksanlığı” mûcizeleridir. Konuyla ilgili olarak Bk. (A’raf: 133, Hûd: 96, Neml: 12, Mü’min: 23-24)
Muhammed Esed
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz Musa'ya dokuz açık mesaj verdik. 119 Nitekim, sor İsrailoğulları'na, 120 [Musa] onlara geldiğinde [ve Firavun'a başvurduğunda 121 neler olduğunu sana anlatsınlar]. Firavun ona: “Ey Musa!” demişti, “Gerçek şu ki, ben senin büyüyle donanmış olduğunu düşünüyorum!” 122
Andolsun ki Musa’ya apaçık dokuz ayet vermiştik. İsrailoğullarına sor! Musa onlara bu belgeler/mucizelerle geldiğinde Firavun ona: “Ey Musa, ben senin kesinlikle büyülenmiş biri olduğunu düşünüyorum!” demişti. 7/117-160-171, 27/12, 28/30...32
DOĞRUSU Biz Musa’ya, (Risaletinin) apaçık belgeleri olan dokuz[2332] âyet[2333] verdik. İstersen sor İsrâiloğullarına; (Musa) onlara geldiğinde, Firavun ona “Gerçek şu ki, ben senin sihirlenmiş biri olduğunu zannediyorum!” demişti.
Mustafa İslamoğlu İsrâ Suresi 101. Ayet Açıklaması
[2332] Bu dokuz ‘âyet’ İsrailoğulları Mısır’dan çıktıktan sonra gelen ilâhî talimatlar olamayacağına göre, vahyi destekleyen vahiy dışı ilâhî kudret delilleri olması makul tek seçenektir. Çünkü bir sonraki âyette (ve 27:12’de), Hz. Musa’nın Firavun ve toplumuna risaletinin delilleri olan bu dokuz âyetle gittiği belirtilmektedir. Kaldı ki, ilâhî talimatların muhatabı sadece Firavun ve toplumu değil, asıl İsrâiloğullarıydı. Bu dokuz rakamını lafzen alanlar, 7:133’te sayılan tufan, çekirge, kurbağa, zararlı böcekler ve kan (kırmızı su)’dan oluşan beş mucizevî âfete, Hz. Musa’ya verilen âsâ, beyaz el (yed-i beyzâ), suyun yarılması, kayadan su fışkırması gibi diğer ilâhî kudret delilleri de ekleyerek dokuz rakamına ulaşmışlardır. A’râf 133’te sayılan beş musibet, 132. âyette geçen âyetten yola çıkarak, “ilâhî kudret delîli” diye adlandırılabilir. Fakat onun yerine, “ilâhî kudret delîli” denilmeye daha layık olan şu hususlar da konulabilir: 1) Hz. Musa’nın Rabbiyle konuşması (7:143). 2) Men ve selva verilmesi. 3) Sıcaktan bunalan kavmin gölgelenmesi. 4) Rabbinin dağa tecelli etmesi (7:143). 5) Kazanacağının vaat edilmesi (28:35). Fakat buradaki “dokuz”un “bir çok” ya da “çeşitli” anlamına kinaye olması da mümkündür.
[2333] Âyâtin beyyinâtin tamlamasının anahtarı olan beyyine, “gözlemlenebilen kanıt ve belge” demektir. Önceki rasullerin risaletlerini doğrulayan dışardan bir “kanıt” ve “belge” olduğu için bu isim verilmiştir. Musa’ya olduğu gibi İsa’ya da “apaçık kanıtlar” verilmiş (2:87), bunların niteliği ise Âl-i İmran 49’da dile getirilmiştir. Metinde geçen âyât’ı, inkârcı muhataplar olağanüstü niteliklerinden dolayı hep “sihir” olarak algılamışlardır. İnsanlık aklının tekâmül ettiği bir zamanda tüm insanlığa gönderilen son peygambere verilen “apaçık kanıtlar”, öncekiler gibi vahiy dışında değil vahiy içinde yer almıştır (10:15 ve 46:7). Bunlar Kur’an’da yer alan gayba ilişkin âyetlerdir ve inkârcı ilk muhataplar da, söz konusu âyetlere “sihir” ithamında bulunmuşlardır (46:7).
Ömer Nasuhi Bilmen
Kasem olsun ki, Biz Mûsa'ya açık açık dokuz âyet verdik. İşte İsrailoğullarına sor. Onlara geldiği zaman O'na Fir'avun dedi ki: «Ey Mûsa! Şüphe ki ben seni elbette büyülenmiş zannetmekteyim.»
Bazıları bu âyeti çarpıtarak, hadisleri inkâr etmeye sebep göstermek isterler. Oysa bunu diyen kâfirlerin esas maksadı, vahyi saçma buldukları için o sözlerin ancak bir büyü etkisiyle olabileceğini iddia etmekti. İmdi onlara kanıp Kur’ân vahyini de reddetmek mi gerekir? Kur’ân’da Hz. Mûsâ’nın sihirden etkilendiği de yer alır (20,57-66). Bu hadis inkârcıları buna ne diyecekler? Gerçek şu ki bir zehirin, bir mikrobun, bir yaralamanın Hz. Peygamberi geçici etkisi altına alması gibi, sağlığı da büyü ile etkilenebilir. Fakat büyü, ilahî mesaja tesir edemez.
Süleyman Ateş
Andolsun biz Musa'ya açık açık dokuz mu'cize vermiştik. İşte İsrail oğullarına sor: Musa onlara gelmiş; Fir'avn ona: "Ey Musa, ben seni büyülenmiş sanıyorum" demişti.
Hz. Mûsâ'ya verilen mu'cizeler: "Ejderha olan 'asâ, ışık veren el, çekirge, kımıl (bit veya at sineği), kurbağa, kan, taştan suyun fışkırması, denizin yarılması, Dağın, İsrâîl Oğullarının başının üstüne kaldırılmasıdır.
Süleymaniye Vakfı
Musa’ya elçiliğini ispatlayan dokuz belge(mucize) verdik. Sor İsrailoğullarına; o belgeler geldiğinde Firavun ona demişti ki “Ben senin büyülenmiş biri olduğuna kanaat getirdim.”
Andolsun ki Musa'ya apaçık dokuz ayet verdik. İsrailoğullarına sor! Musa onlara geldiğinde Firavun kendisine: -Ey Musa, ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğunu zannediyorum, demişti.
Biz Musa'ya apaçık dokuz âyet vermiştik.(14) İstersen İsrailoğullarına sor: Musa onlara geldiğinde, Firavun “Ey Musa,” demişti, “ben senin büyülendiğini düşünüyorum.”
(14) Bir hadiste bu dokuz âyet şöyle sıralanmıştır: “Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayın, hırsızlık yapmayın, zina etmeyin, Allah’ın haram kıldığı bir cana haksız yere kıymayın, suçsuz insanları öldürtmek için sultana gammazlık yapmayın, büyü yapmayın, faiz yemeyin, namuslu kadına iftira atmayın, savaştan kaçmayın. Bir de, ey Yahudiler, özellikle siz, Cumartesi yasağını çiğnemeyin.” (Tirmizî, İstizân: 33; Nesâî, Tahrim: 18.) 27:12’nin açıklamasına da bakınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz, Mûsa'ya açık-seçik dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor: Hani, Mûsa onlara geldiğinde Firavun ona şöyle demişti: "Ben senin kesinlikle büyülendiğini düşünüyorum, ey Mûsa!"
daħı bayıķ virdük mūsa'ya ŧoķuz nişānlar bellüler pes śor benį isrāyil’e ol vaķt kim geldi anlara pes eyitti aña fir'avn “bayıķ ben gümānsuz bilürin seni iy mūsā bügülenmişsin!”