Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2085, sondan
4152. ayet;
17. sure ve
İsrâ Suresinin
56. ayetidir.
İsrâ Suresi 56. ayetinin kelime sayisi
13, harf sayısı
52 ve toplam ebced değeri ise
4085 olarak hesaplanmıştır.
İsrâ Suresinin toplam ebced değeri
473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
قل ادعوا الذين زعمتم من دونه فلا يملكون كشف الضر عنكم ولا تحويلا
قلادعواالذينزعمتممندونهفلايملكونكشفالضرعنكمولاتحويلا
Kuli-d’u-lleżîne ze’amtum min dûnihi felâ yemlikûne keşfe-ddurri ‘ankum velâ tahvîlâ(n)
De ki: “Onu bırakıp da ilâh diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler.”
Zemahşerî, Râzî, Şevkânî gibi müfessirler burada Allah’tan başka tanrı edinilen varlıkların melekler olduğunu belirtirler. Müşrikler taptıkları putları ve heykelleri meleklerin sembolleri olarak kabul eder, onların şahsında meleklere taptıklarını söylerlerdi. İşte âyet bu bâtıl inancın ne kadar çürük olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü melekler de dahil olmak üzere Allah’tan başka hiçbir varlık, Allah’ın yardımı ve yaratması olmadan kendisini zarardan koruma imkânına dahi sahip değildir.
57. âyetin baş kısmına değişik şekillerde mâna verilmekle birlikte, biz âyeti Zemahşerî’nin tercih ettiği açıklamayı dikkate alarak çevirmeye çalıştık. Zemahşerî’nin açıklaması şöyledir: “Onların tanrı diye taptığı (melekler gibi) varlıkların bizzat kendileri Allah’a vesile ararlar... Yani onların Allah’a en yakın olanları bile O’na daha da yakınlaşmak için yol aradığına göre en yakın olmayanları elbette arayacaktır” (II, 364). Sonuç olarak, melekler –tanrı olmak şöyle dursun– bütün yaratılmışlar gibi onlar da rahmete, yardım ve desteğe muhtaç olup Allah’a yakınlaşmak için çareler aramak durumundadırlar. Âyetteki “azap” kelimesini mutlaka bilinen mânasında anlamak gerekmez; kulun, başına gelmesini istemediği her şey onun için bir azaptır. Şu halde konu melekler olunca onların korktuğu azap da onların varlık yapılarıyla ilgili olumsuz bir durumdur.
Bu iki âyetin, Hz. Îsâ’yı tanrılaştıran hıristiyanlar ve benzeri kitâbî din mensuplarıyla ilgili olduğu da ifade edilmektedir. Ancak bu uzak bir ihtimaldir. Çünkü bu sûrenin indiği Mekke’de kayda değer bir hıristiyan topluluğu bulunmadığı bilinmektedir. Bununla birlikte âyetlerin içeriği o tür bâtıl inançları da reddetmektedir.
De ki: “O’nun (Allah’ın) peşi sıra (ilah olduğunu) sandıklarınıza yalvarın! (Ne var ki) onlar, sizin darlığınızı gidermeye de (hakkınızdaki hükmü) değiştirmeye de güç yetiremezler.”
De ki: “Allah'ı bırakıp da ilâh olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarınız! Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilirler ne de değiştirebilirler.”
De ki: O'nun yanı sıra, zanda bulunduklarınızı¹ çağırın. Oysa onlar, sizden bir sıkıntıyı yok etme veya onu değiştirmeye güç yetiremezler.
(Müşriklere ve münafıklara) De ki: "O'nun dışında (ilah olarak) öne sürdüklerinizi (Allah'la aranızda şefaatçi olacaklarını zannettiklerinizi boşuna) çağırıp yalvarın (bakalım, göreceksiniz ki), onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler, ne de (onu yararınıza) dönüştürebilirler."
De ki: Allah'tan başka mabut sandıklarınızı çağırın, onlar, sizden ne bir zararı defedebilirler, ne onu çevirmeye güçleri yeter.
De ki: Allah'tan başka ortaya koyduğunuz ilahları çağırın ve yalvarın. Onlar sizden ne bir zararı çevirebilirler, ne de onu değiştirebilirler.
“Allah'ı bırakıp da, yarattıkları içinden tanrı olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarın. Onlar, ne başınıza gelen bir felâketi, bir sıkıntıyı kaldırabilirler, ne ekonomik darboğazdan kurtarabilirler, ne geri çevirebilirler, ne zaman-mekân sapması yaptırarak değiştirebilirler, ne de başkalarına yönlendirebilirler” de.
De ki: "O'ndan başka (ilah) olduklarını sandıklarınızı çağırın. Onlar ne sizden bir sıkıntıyı giderebilirler ne de onu değiştirebilirler."
De ki: 'O'nun dışında (ilah olarak) öne sürdüklerinizi çağırın, onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler, ne de (onu yararınıza) dönüştürebilirler.
Ey Rasûlüm, müşriklere de ki: “- Allah'dan başka, ilâhlarınız diye inandıklarınızı çağırın, size yardım etsinler. Bu takdirde sizden sıkıntıyı ne kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler...
De ki: “Allah’ın dışında rab olduklarını iddia ettiğiniz melekler ve peygamberleri çağırın. Sizden hiçbir zararı gideremedikleri gibi engel de olamazlar.
Diyesin ki : «Çağırınız ondan ayrı tapmış olduğunuzu, sizden bir darlığı kaldıramazlar, döndüremezler de»
De ki: “O'ndan başka kendilerine tanrısal özellikler vehmettiğiniz (ve Allah yerine onlardan yardım dilendiğiniz) varlıkları çağırın. (Göreceksiniz ki) onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilecek ne de değiştirebilecekler.”
De ki: "Allah'tan başka tanrı olduğunu sandıklarınızı çağırın; sizin bir sıkıntınızı gidermeye ve onu değiştirmeye güçleri yetmez."
(Resûlüm!) De ki: Allah'ı bırakıp da (ilâh olduğunu) ileri sürdüklerinize yalvarın. Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilir, ne de değiştirebilirler.»
De ki: "O'nun dışında (bir güce sahip olduğunu) iddia ettiklerinizi çağırın bakalım, onlar sizden ne sıkıntıyı kaldırabilirler ne de önleyebilirler."
De ki: "Allah'tan başka, ilâh olduğunu sandığınız şeyleri çağırın, size yardım etsinler. Onlar, ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler.
De ki: ondan başka zu'mettiklerinize çağırın, anlarsınız ki başınızdan sıkıntıyı ne def'edebilirler ne de tahvil
De ki: «Onu (Allâhı) bırakıb boş yere (Tanrı diye) söylediklerinizi çağırın. Onlar sizden her hangi bir sıkıntı gideremeyecekleri gibi değişdiremezler de.
De ki: “O'ndan başka (ilâh) zannettiklerinize yalvarın; hâlbuki (onlar) ne sizden sıkıntıyı giderebilirler, ne de (onu başka bir tarafa) çevirebilirler.”
Allah’dan başka ilah olduğunu zannedenlere deki “Sizden Allah’ın verdiği zararı kaldırmaya veya değiştirmeye güçleri yetmeyecek olanları çağırın da, sizden bu zararları gidersinler.”
Onlara de ki Tanrı/dan başka mâbut zaım ettiklerinizi çağırın [⁷], onlar sizden ne bir sıkıntıyı kaldırmaya, ne onu başka bir yere döndürmeye kaadir değillerdir.
[7] Melekler ile cinni, İsa ve Üzeyir Aleyhisselâmı.
De ki: “O'nun dışında (ilah) olduğunu sandıklarınızı çağırın; onlar sizden ne zararı uzaklaştırabilirler ve ne de (o zararı faydaya) dönüştürebilirler.
Ey Müslüman! Allah’tan başka kendilerine el açıp medet umulacak bir makâma yücelterek Allah’a ortak koşanlara de ki: “Allah’tan başka birer tanrı olduklarını iddia ettiğiniz varlıkları o sahte ilâhlarınızı çağırın bakalım; çağırın da, duânıza cevap verebilecekler miymiş görün: Onlar, sizden ne bir zararı kaldırabilirler, ne de onu kendi üzerlerine alabilir veya başka bir yöne çevirebilirler!
De ki: -“Allah’tan başka ilah zannettiklerinize yalvaradurun bakalım!
Sizden Sıkıntı’yı / Zorluğu / Zaruret’i gidermeye de, değiştirmeye de mâlik olmazlar”.
(O kâfirlere): “Siz Allah’tan başka (ilâh) olduğunu zannettiklerinize duâ edin durun bakalım. (Ama onların gücü) sizin sıkıntınızı gidermeye ve onu (yararınıza) dönüştürmeye asla yetmez.” de.
DE Kİ: 65 “O'nunla beraber [tanrısal güçlere sahip olduğunu] zannettiğiniz [varlıkları] 66 çağırın bakalım; sizden bir darlığı gidermeye ya da onu [başka bir yere] yansıtmaya 67 güçlerinin olmadığını [göreceksiniz”].
De ki: “Allah’a yakın saydıklarınızı, sıkıntıya düştüğünüzde çağırın bakalım. Ne sizden sıkıntıyı gidermeye ne de onu iyiliğe çevirmeye güçleri yeter!” 2/165...167, 6/94, 39/3, 46/4...6
DE Kİ: “O’nun dışında kendilerinde (tanrısal güç) vehmettiğiniz kimseleri çağırsanıza; (düş kırıklığıyla) göreceksiniz ki, sizden hiçbir zararı kaldırmaya ya da onu (yararlı bir şeyle) değiştirmeye güçleri yetmeyecektir.”[2285]
[2285] Aziz, veli ve Allah’a yakın olduğuna inanılan kimseleri kurtarıcı ve kayırıcı ilan eden her tür yaklaşımı red.
De ki: «O'ndan başka zû'm etmiş olduğunuza dua ediniz. İmdi onlar sizden ne sıkıntıyı açmaya kâdir olurlar, ne de değiştirmeye.»
De ki: “İbadetlerde Allah'ın ortakları olduklarını yalan yere iddia ettiğiniz tanrılarınızı çağırın çağırabildiğiniz kadar! Onlar ne sizin sıkıntınızı giderebilir, ne de onu başka yere çevirebilirler! ” {KM, İşaya 41, 23-24}
De ki: "O'ndan başka (tanrı olduğunu) sandığınız şeylere yalvarın; onlar ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de (onu) başka bir yana çevirebilirler.
De ki “Allah’a ile aranızda olduğunu varsaydıklarınızı çağırın; ne sıkıntınızı gidermeye güçleri yeter ne de sizden uzaklaştırmaya.”
De ki:-Allah'tan başka ilah olduğunu iddia ettiğiniz kimselere dua edin bakalım,sizin sıkıntınızı ne giderebilirler ne de değiştirebilirler.
De ki: Ondan başka tanrı edindiklerinizi çağırın da görün: Sizin bir sıkıntınızı kaldırmaya da, değiştirmeye de onların gücü yetmez.
De ki: "O'nun berisinden bel bağladıklarınızı çağırın; onlar, başınızdaki zorluk ve sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."
eyit “oķıñ anları kim śanduñuz andan ayruķ pes mālik olmazlar ziyānı gidermege sizden ne daħı döndürmeġe ya'nį ayruġa.
Eyit: Du‘ā eyleñüz ol kimselere ki ilāh didüñüz Tañrı Ta‘ālādanözge. Pes ellerinden gelmez sizüñ üstüñüzden ziyān gidermek, ne daḫı sizigiderüp özgeleri getürmek.
De: “(Allahdan) başqa tanrı güman etdiklərinizi (köməyə) çağırın. Onlar sizi nə möhnətdən qorumağa, nə də onu dəyişməyə (sizdən sovuşdurub başqasına tərəf yönəltməyə) qadir deyillər!”
Say: Cry unto those (saints and angels) whom ye assume (to be gods) beside Him, yet they have no power to rid you of misfortune nor to change.
Say: "Call on those - besides Him - whom ye fancy: they have neither the power to remove your troubles from you nor to change them."(2242)*
2242 Men's suspicions of each or of the prophets have been condemned in the previous verses. We now have the strongest condemnation of all, that of imagining any other being as being equal or in the same category with One True God. Allah has all power: they have no power. They cannot remove men's troubles. They cannot even mitigate or change them so as to afford the least relief. Why indulge in false worship?