Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2038, sondan
4199. ayet;
17. sure ve
İsrâ Suresinin
9. ayetidir.
İsrâ Suresi 9. ayetinin kelime sayisi
16, harf sayısı
71 ve toplam ebced değeri ise
4667 olarak hesaplanmıştır.
İsrâ Suresinin toplam ebced değeri
473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
ان هذا القران يهدي للتي هي اقوم ويبشر المؤمنين الذين يعملون الصالحات ان لهم اجرا كبيرا
انهذاالقرانيهديللتيهياقومويبشرالمؤمنينالذينيعملونالصالحاتانلهماجراكبيرا
İnne hâżâ-lkur-âne yehdî lilletî hiye akvemu veyubeşşiru-lmu/minîne-lleżîne ya’melûne-ssâlihâti enne lehum ecran kebîrâ(n)
9,10. Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.
Kur’an’ın asıl işlevi, insanlık için bir rehber olması, “en doğru olan”a götürmesidir. “En doğru olan”la ilgili açıklamalar genellikle şu noktada toplanmaktadır: En doğru olan, öncelikle İslâm dini, yani onun temel öğretisi olan doğru itikad, güzel ameldir. Bu ikisini gerçekleştiren de Allah tarafından ödüllendirileceği için Kur’an aynı zamanda bu büyük ecri kazanmaya vesiledir. Öte yandan Kur’an âhirete inanmayanlara Allah’ın ağır bir azap hazırladığını da haber vermektedir ki, insanların doğruyu bulması için Kur’an’ın dikkat çektiği hususlardan biri de budur. Çünkü peşin fikirli olmadan hakikate karşı zihnini ve gönlünü açık tutanlar Kur’an’ın bu uyarıları sayesinde âhiret azabından korunmak gerektiğinin şuurunda olarak günahlardan uzaklaşma ve arınma çabası gösterirler.
Şüphesiz ki bu Kur’an, (tek) doğruya ulaştırır; iyi işler yapan müminlere büyük bir ödül olduğunu müjdeler.
Burada geçen [akvem] kelimesi, “en doğru” değil, “tek doğru” şeklinde yorumlanmalıdır. Çünkü din adına doğru söz ve davranışlar Kur’an’ın hükümleridir.,Benzer mesaj: Kehf
18:2.
9,10. Şüphesiz bu Kur'ân, dosdoğru olanı gösterir ve iyi işler yapan müminlere büyük ödül olduğunu ve âhirete inanmayanlara da acı bir azap hazırladığımızı bildirir.[284]
[284] Kur’ân’ın misyonu ve ekvam oluşu hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 193-195.
Kuşkusuz bu Kur'an, en doğru yolu gösterir. Sâlihâtı yapan¹ müminlere kesinlikle büyük bir ödül olduğunu müjdeler.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
Şüphesiz bu Kur'an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjdeleyip (kendilerini umutlandırır).
Şüphe yok ki bu Kur'an, insanları en doğru bir yola sevk eder ve iyi işlerde bulunan inanmış kimselere, gerçekten de büyük bir mükafata nail olacaklarını müjdeler.
Gerçek şu ki bu Kur'ân, insanları dosdoğru yola iletir. İyi ve dürüst davranışlar ortaya koyan mü'minlere, ödüllerinin çok büyük olacağını da müjdelemektedir.
Şüphesiz bu Kur'ân, insanlara en doğru, en sağlam, en güvenli yolu, insanlığı ayakta tutan en mükemmel düzeni sağlayan aydınlatıcı bilgiler verir. Hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçiren, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayan, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olan, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyen mü'minlere, kendileri için büyük mükâfatlar olduğunu müjdele.
Şüphesiz bu Kur'an en doğru yola yöneltir ve salih ameller işleyen mü'minleri kendileri için büyük ecir olduğunu müjdeler.
Şüphesiz, bu Kur'an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir.
Gerçekten bu Kur'ân, insanları en doğru yola iletir ve sâlih ameller işleyen müminlere de, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.
Şüphesiz bu Kur’an, en sağlam, en doğru yolu gösterir. Ve iyi işler yapan müminleri de “Onlar için büyük ecir vardır” diye müjdeler.
Şüphe yoktur bu Kur'an en doğruya iletir, inanmış bulunup da yararlı iş görenlere: «Büyük sevap var» diye müjde verirdi
Gerçekten bu Kur'an (insanları) en doğru yola götürür, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan mü'minler için büyük mükâfat olduğunu müjdeler.
9,10. Doğrusu bu Kuran en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan müminlere büyük ecir olduğunu, ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler.
Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.
Bu Kuran en iyi yola ulaştırır ve erdemli davranan müminleri büyük bir ödülle müjdeler
Şüphesiz ki bu Kur'ân, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir ve salih amel işleyen müminlere büyük bir ecir olduğunu müjdeler.
Haberiniz olsun ki bu Kur'an, insanları en doğru yola hidayet eder ve salih salih ameller yapan mü'minlere tebşir eyler ki kendilerine büyük bir ecir vardır
Gerçek bu Kur'an (insanları) öyle bir şey'e (yola) doğrultub götürür ki o, en aadil ve en doğru bir (yol) dur. Güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere kendileri için muhakkak bir ecr olduğunu da müjdeler o.
Muhakkak ki bu Kur'ân, (insanları) en doğru yola hidâyet eder ve sâlih ameller işleyen mü'minlere, kendileri için şübhesiz büyük bir mükâfât olduğunu müjdeler.
Bu Kur’an, en sağlam olan doğru yola iletir. Doğru ve yararlı işler yapan inananları, yaptıklarının karşılığının daha büyük olacağını müjdeler.
Bu Kur/an yok mu? İşte o, pek doğru ve sağlam bir yola götürür. İyi amel işleyen mü/minlere, büyük mükâfata nail olacaklarım müjdeler.
Şüphesiz ki bu Kur'an, en sağlam yola hidayet eder ve salih amellerde bulunan müminlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir.
Hiç kuşkusuz bu Kur’an, insanlığı en güzel, en doğru yola iletir ve gösterdiği yolda yürüyerek güzel davranışlar ortaya koyan müminlere, kendilerini büyük bir mükâfâtın beklediğini müjdeler.
Bu Kur’ân, en doğru-düzgün olana eriştiriyor; Salih Ameller işleyen Müminler’i de müjdeliyor ki; onlara büyük bir ödül vardır.
Şüphesiz bu Kur’an insanları en doğru yola iletir ve (Kur’an’da emredilen) iyi işleri yapan Müslümanlara gerçekten büyük bir mükâfat olduğunu, müjdeler.
GERÇEK ŞU Kİ, bu Kur’an o dosdoğru olan 10 yolu göstermekte; dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan müminlere, ödüllerinin çok büyük olacağını müjdelemektedir;
Hiç şüphe yok ki bu Kuran, en sağlam en doğru yola yöneltir.1 Güzel ve yararlı işler yapan müminlere de muhteşem bir ödül olduğunu müjdeler.2, 15/15-16, 14/1, 57/9, 2 2/119, 18/2, 27/2
HİÇ şüphe yok ki işte bu Kur’an, en doğru yola yöneltmekte; erdemli ve güzel davranış sergileyenleri, kesinlikle muhteşem bir karşılığın beklediğini müjdelemektedir;
Şüphe yok ki bu Kur'an en doğru olan yola hidâyet eder ve sâlih sâlih amellerde bulunan mü'minlere müjde verir ki, onlar için muhakkak bir büyük mükâfaat vardır.
Gerçekten bu Kur'ân insanları en doğru yola, en isabetli tutuma yöneltir. Güzel ve makbul işler yapan müminlere nail olacakları büyük mükâfatı müjdeler.
Gerçekten bu Kur'an da en doğru yola iletir ve iyi işler yapan mü'minlere, kendileri için büyük bir ecir olduğunu müjdeler.
Bu Kur’ân, en sağlam yolu gösterir. İyi işler yapan müminlere de büyük bir ödülün varlığını müjdeler.
Şüphesiz bu Kur'an, en doğru yolu gösterir. Doğruları yapan müminlere, büyük mükafat olduğunu,
Bu Kur'ân, yolun en doğrusuna iletir; güzel işler yapan mü'minlere de büyük bir ödülü hak ettiklerini müjdeler.
Şüpheniz olmasın ki bu Kur'an en kalıcı, en doğru olana kılavuzlar ve müminlere şu yolda müjde verir: Barışa/hayra yönelik işler yapanlar için büyük bir ödül vardır.
bayıķ uşbu ķur’ān ŧoġru yol gösterür aña kim ol düzirekdür maślıḥatluraķdur daħı muştılar mü’minlere anlar kim işlerler eyü işler. bayıķ anlaruñdur müzd ulu.
Taḥḳīḳ uşbu Ḳur’ān hidāyet virür doġru yola. Daḫı beşāret ider olmü’minlere ki ‘amel‐i ṣāliḥ işlerler. Anlara ulu müzd vardur Allāh ḳatında.
Həqiqətən, bu Qur’an (bütün bəşəriyyəti) ən doğru yola (islama) yönəldir, yaxşı işlər görən mö’minlərə böyük bir mükafata nail olacaqları ilə müjdə verir!
Lo! this Qur’an guideth unto that which is straightest, and giveth tidings unto the believers who do good works that theirs will be a great reward.
Verily this Qur´an doth guide to that which is most right (or stable),(2183) and giveth the Glad Tidings to the Believers who work deeds of righteousness, that they shall have a magnificent reward;*
2183 The instability and crookedness of the Jewish soul having been mentioned, the healing balm which should have cured it is now pointed out. The Message of the Qur'an is for all. Those who have Faith and show that Faith in their conduct must reap their spiritual reward. But those who reject Faith cannot escape punishment. Apart from what is past, apart from questions of national or racial history, there is a spiritual Hope-and a spiritual Danger—for every soul.