Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
145, sondan
6092. ayet;
2. sure ve
Bakara Suresinin
138. ayetidir.
Bakara Suresi 138. ayetinin kelime sayisi
10, harf sayısı
37 ve toplam ebced değeri ise
2913 olarak hesaplanmıştır.
Bakara Suresinin toplam ebced değeri
1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (4)
ل (5)
م (2) bulunuyor.
صبغة الله ومن احسن من الله صبغة ونحن له عابدون
صبغةاللهومناحسنمناللهصبغةونحنلهعابدون
Sibġata(A)llâh(i)(c) vemen ahsenu mina(A)llâhi sibġa(ten)(c) venahnu lehu ‘âbidûn(e)
“Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz” (deyin).[35]
Hıristiyanlar, doğan çocuklarını, Hıristiyanlığı kabul edenleri ya da bir kiliseden öbürüne geçenleri vaftiz denen bir işlemden geçirirler. Vaftiz, su serpmek ya da suya batırmak suretiyle yapılır. Baba, Oğul ve Ruhu’l-Kudüs adına yapılan bu işlemin insanı aslî günahtan kurtaracağına, insanın âdeta yepyeni bir hayat boyasına boyanacağına inanırlar. Vaftiz uygulamasının aslı Yahudilikten gelmektedir. Bu âyette, gerçek kurtuluşun böyle zahirî ve sembolik eylemlerle değil, Allah’ın insanların fıtratına yerleştirdiği aslî renk olan tevhid inancı ile mümkün olacağı vurgulanmaktadır.
“Allah’ın boyası” (sıbgatullah) deyimine tefsirlerde “İslâm, İslâm boyası, Hanîflik, Allah’ın ezelî-ebedî değişmez dini (ed-dînü’l-kayyim), Hz. Nûh ve ondan sonraki bütün peygamberlerin bildirdikleri din, Allah’ın insan tabiatına lutfetmiş olduğu temiz fıtrat, Allah’ın kanunu (sünnetullah), hücceti, Allah’ın arındırıp temizlemesi, sünnet olma” gibi anlamlar verilmiştir (bk. Taberî, I, 570-572; Zemahşerî, I, 97; Râzî, IV, 86-87).
Bir önceki âyette anılan peygamberlere indirildiği veya verildiği bildirilen ilâhî gerçeklerin aslı ve özü hak dindir; yani Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak, O’nu rab tanıyıp –biçimi devirden devire değişse de– O’na kulluk etmek, adalet, doğruluk vb. evrensel ahlâk ilkelerine riayet etmek, âhiret gününe, o günde herkesin inançlarından ve yaptıklarından hesaba çekileceğine inanmak gibi öğretileriyle, ilk peygamberden sonuncusuna kadar değişmeyen dindir. “Allah’ın boyası” da bu hak dinden veya bu dine uyma ve onu yaşama sayesinde kazanılan ruhî-ahlâkî kemalden ibarettir.
Müfessirlere göre âyette dolaylı olarak hıristiyanların vaftiz uygulamalarının yanlışlığına da işaret edilmiştir. Zira onlar, yeni doğan çocukları sarımtırak boyalı bir suya batırarak gerçek Hıristiyanlığa soktuklarına, onunla boyadıklarına inanırlar. Kur’an’a göre ise böyle sunî yollarla, sembolik uygulamalarla gerçek dindarlığa ulaşılamaz; gerçek iman öyle boyalı suya girip çıkmakla kazanılamaz. Gerçek iman, Allah’ın boyasıyla boyanarak, Allah’ın, yaratılışta insanın temiz fıtratına aşıladığı hak dinle bezenerek kazanılır. Allah’ın insanlığa verdiği böyle bir din ile boyanıp bezenmekten, böyle bir fıtratla donanmış olmaktan daha güzel bir şey de yoktur; hele vaftiz gibi sunî bir uygulama böyle bir dinin ve inancın yerini asla tutamaz. Âyetin ifadesine göre müslümana yakışan da kendisine ve genel olarak insanlığa bu güzellikleri bahşetmiş olan Allah’a, lâyık olduğu şekilde kulluk etmektir; bu kulluğunu bir şükran ifadesi olarak dile getirmektir. Bu şekilde inanıp kulluk eden insan Allah’ın hak dini ile veya tevhid inancına yatkın olan fıtrat boyasıyla boyanmış olup bundan güzel bir arınma ve bezenme de yoktur.
Allah’ın boyası (ile boyanın)! Allah’ın boyasından daha güzel boyası olan kimmiş! Biz yalnızca O’na kulluk edicileriz.
Ayette geçen “Allah’ın boyası” ifadesi mecazdır ve kastedilen de Yüce Allah’ın fıtratımıza yerleştirdiği tevhid inancıdır. Bu ayet dini fıtratla eşitleyen Rûm
30:30. ayetle birlikte okunmalıdır.
Biz Allah'ın manevi rengiyle boyandık. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz sadece O'na kulluk ederiz.
Allah'ın boyası!¹ Allah'tan daha iyi boyası olan kim? Biz, yalnızca ona kulluk edenlerdeniz.
1- Allah'ın öngördüğü yaşam biçimi, inanç sistemi, İslam.
(İşte) Allah'ın boyası (tabiattaki muhteşem renk ve desenlerin yaratılışı ve canlı cansız her varlığa vurulan vahdet damgası) ! Allah(ın boyasın) dan (Kur’an ahkâmından ve ahlâkından) daha güzel boyası olan kimdir? Biz (yalnızca) O'na kulluk edenleriz.
Allah'ın verdiği renk. Allah'tan daha güzel renk veren kim? Ve biz ona tapanlarız.
Allah'ın verdiği renk. İbn-i Abbas, Hasen, Katâde ve Mücâhid'e göre Allah dinine yapışmaktır. İmam Ca'fer-üs-Sâdık (a.s), Allah rengine, Müslümanlık demiştir. Ferrâ ve Belhi, bu sözü, sünnet anlamına almışlardır. Tanrı yaratışı diyenler de vardır (Mecma'ül-Beyan, 1. 92). Râgıb-ı İsfahanî'ye göre Tanrının, insanları hayvanlardan ayırt etmek üzere ihsân ettiği akıldır ve gene ona göre Hıristiyanlar, doğan çocuğu, doğumunun yedinci günü Amudiyye suyunda Vaftiz ederler ve böylece çocuğun tam Hıristiyan olduğuna inanırlardı, ayet, yaratılışı gerçek vaftiz, yani doğru dine sahip oluş diye kabul ediyor (al-Müfredat, s. 275). Hz. Muhammed (s.a.a) de "Her doğan çocuk, Tanrı yaratışına uygun doğar, sonra dil beller de anası babası, onu Yahûdi yapar, Hıristiyan yapar, Mecusi yapar" mealindeki hadisinde, Tanrı yaratışını, Müslümanlık olarak kabul etmiştir (Süyuti: al-Camii-al-Sakıyr fi Ahadis-il-Beşir-in-Nezir, Matbuat-ül-Hariyye- 1321 h. c. 2, s. 79).
Biz Allah'ın yaratılıştan boyadığı iman boyasıyla boyanmışızdır. O'nun boyasından daha güzel boya mı olur? Yani hayatımız Allah'ın rengi olan iman ve islâm ile renklenir. Kim tüm hayatımıza Allah'tan daha güzel renk verebilir? Gerçekten O'na kulluk ediyorsak...
Siz de Allah'ın ortaya koyduğu tabiî renklere boyanın, insan yaratılışına uygun, İslâmî ilkeleri ve değerler manzumesini hayata geçirin. Allah'tan başka kim, insan fıtratına uygun en güzel boyayı, insan tabiatına en uygun değerleri ortaya koyabilir. Biz daima, yalnız O'nu ilâh tanıyor, candan müslümanlar olarak O'na bağlanıyor, saygıyla O'na kulluk ve ibadet ediyoruz.
"Allah'ın boyası(nı seçtik)... [25] Kimin boyası, Allah'ın boyasından daha güzel olabilir? Biz O'na kulluk etmekteyiz."
25.Yani Allah`ın sizin için seçip uygun gördüğü boya ile boyanın. Burada boya ile inanç, akide, anlayış kastedilmektedir. Yani kişi Allah`ın seçtiği dine girer, onun bildirdiği inanç ilkelerini benimser, anlayış ve yaşayışını bu ilkelere göre bir düzene koyarsa Allah`ın boyası ile boyanmış olur.
Allah'ın boyası... Allah(ın boyasın)dan daha güzel boyası olan kimdir? Biz (yalnızca) O'na kulluk edenleriz.
Ey müminler, deyiniz ki: “- Biz Allah'ın dinine (boyasına) girmişiz. Allah tarafından olan bir dinden daha güzel din, kimin olabilir? İşte biz ona ibadet edenleriz.”
(Biz) Allah’ın boyasıyla (ahlakıyla) boyanırız. Onun boyasından daha güzel boya mı olur? Biz yalnızca O’na ibadet edenleriz.
[İman, Allah’a bağlanmak demektir. Ona bağlanmak ise, O’nun sıfatlarıyla boyanmak, ahlaklanmak demektir.]
Biz Allahın boyasiyle boyandık, kim verir Allahtan daha iyi renk? Bizler ona taparız
“Allah'ın verdiği rengi alınız (O'nun istediği şekilde hayatınızı dizayn ediniz)! Kim (hayata) Allah'tan daha güzel renk verebilir? Biz yalnız O'na kulluk ederiz.” deyiniz.
Buradaki “Allah’ın verdiği rengi almak.” ifadesi; vahiyle hayatı inşa ederek anlamlı hale getirmektir. Yani, Allah tarafından gönderilen ve insanın yaratılış özelliklerine en uygun olan inanç sistemini kabul ederek, hayatı bu sisteme göre düzenlemektir. “Kim (hayata) Allah’tan daha güzel renk verebilir.” ifadesi ise; diğer renklerin (sistemlerin) insanı tatmin etmede, ondaki güzelliği ve derinliği ortaya koymada yeterli olamayacağını göstermektedir. Bu bakımdan Allah’ın uygun gördüğünün dışındaki renkler (sistemler)insanın doğasıyla örtüşmediği için inanç sisteminde ve hayat tarzında çelişkiler ortaya çıkacaktır. Bunun çözümü tüm bu ifadeleri özetleyen, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmaktır. Bunun yapılmaması; mutsuz ve huzursuz bir dünyanın oluşmasına sebep olacaktır.
Allah'ın verdiği renge uyun; rengi Allah'ınkinden daha güzel olan kim vardır? "Biz O'na kulluk edenleriz" deyin.
Allah'ın (verdiği) rengiyle boyandık. Allah'tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk ederiz (deyin).
Zemahşerî’nin açıklamalarına göre hıristiyanlar, yeni doğan çocukları, bir su ile boyarlar ve «İşte şimdi hıristiyan oldu» derlerdi ve bunu o çocuk için bir temizlik sayarlardı. Âyette müslümanların buna karşılık «Allah’ın boyası ile boyandık» demeleri emredildi. Allah’ın boyası İslâm fıtratı, İslâm ve iman temizliğidir.
Budur ALLAH'ın sistemi! Kimin sistemi ALLAH'ınkinden daha iyidir? "Biz yalnız O'na kulluk ederiz."
Allah'ın boyasına bak, (vaftiz nolacak?) Kim, Allah'dan daha güzel boya vurabilir ki? İşte biz O'na ibadet edenleriz.
Allah boyasına bak (vaftiz nolacak) Allahdan güzel boya vuran kim? Biz işte ona ibadet edenleriz
(Biz) Allahın boyasıyle (boyanmışızdır). Allahdan daha güzel boyası olan kim? Biz ona kulluk edenleriz.
(Ve deyin ki:) “Allah'ın boyası (ki biz onunla boyandık, dînine girdik).(3) (Böyle)boya cihetiyle Allah'dan daha güzel kim olabilir? Biz ise, ancak O'na kulluk eden kimseleriz!”
(3)Allah’ın boyası, Allah’ın dîni, yani O’nun temizlemesi demektir. Çünki îman, nefisleri temizler. Hristiyanlar ise, vaftiz adını verdikleri muâmeleyi çocuklarını sarı boyalı bir suya daldırarak yaparlardı. (Nesefî, c. 1, 130)
(Bu) Allah’ın boyası, Allah’ın boyasından (şekillendirdiği dinden) daha güzel kim boyayabilir ki. Biz yalnızca O’na kulluk edenleriz.
Allah/ın boyasiyle boyandık [⁶], Allah/tan daha iyi boyası olan kim vardır? Biz yalnız O/na ibadet edenleriz.
[6] Nazm-ı Celîldeki «Sıbğa» Nasaranın vaftizlerine bedel bir taharettir. Nasaranın vaftizlerine bedel İslama dahil olan kimsenin müstahap alarak «igtisali» de kastolunabilir.
(İbrahim'in dinidir) Allah'ın rengi! Rengi (dini) Allah'ınkinden daha güzel olan kim vardır? Biz sadece O'na ibadet edenleriz.
(Allah’ın renginden maksat; Allah’ın, insanı üzerinde yarattığı fıtratı veya dinine hidayet etmesi veya imanla temizlemesidir. Bunların “renk” olarak adlandırılması ise Hıristiyanların kullandığı sözün benzerini ifade etmek ve onlara kendi mantıklarıyla cevap vermek içindir. Zira Hıristiyanlar, yeni doğan çocuklarını sarı renkli sözde kutsal bir suda vaftiz etmekte ve böylece temizlendiklerini ve Hıristiyanlıklarının gerçekleştiğini kabul etmektedirler. Allah da burada vaftiz suyunun rengi olan sarı renk yerine, kendi rengi olan ve insanı üzerinde yarattığı fıtratı önermektedir.)
Bizler, Allah’ın verdiği renklerle boyandık. Çünkü kainatta herşey Allah’ın verdiği renklerle boyanmıştır. Yani Allah tarafından gönderilen ve insanın yaratılış özelliklerine en uygun olan o doğal ve tertemiz inanç sistemine iman ederek, hayatımızın her alanını bu inanca göre şekillendirdik. Çünkü Allah’ın dini, insanın kendi rengi kadar doğaldır, suni boyalar gibi çirkin ve iğreti durmaz, solmaz, pörsümez, silinip yok olmaz. Öyle ya, kimin boyası Allah’ın boyasından daha güzel olabilir? İşte bu yüzden biz, ancak O’na kulluk ederiz.
Allah’ın (verdiği) boyası!
Boya bakımından Allah’tan daha güzel kim vardır?
Biz sadece O’na kulluk etmekteyiz.
(Ey îman edenler!) Onlara: “Allah’ın boyası (ile boyanın,)1 boyası Allah(ın boyasın)dan daha güzel olan kim olabilir ki? İşte biz, (sadece) Ona kulluk ederiz.” (deyin.)
1 (صِبْغَةَ اللّٰهِ) ifâdesi mahzuf bir fiilin mef’ulü olarak tercüme edilmiştir. Bu istiârede; “Allah’ın Dini, Allah’ın boyasına” benzetilerek; “Ey insanlar sadece Allah’ın boyasıyla boyanın yani Allah’ın dinine girin, başka dinlerle cennete gireceğinizi zannederek uğraşıp durmayın.” denilmek istenmiştir.
[De ki: “Hayatımız] Allah'ın rengi [ile renklenir]! Kim [hayata] Allah'tan daha güzel renk verebilir, eğer gerçekten O'na kulluk ediyorsak?”
İşte bu tevhid dini İslam Allah’ın dini ve Allah’tan daha güzel kim din önerebilir? Biz onun için yalnızca Allah’a kulluk ederiz! 4/125, 41/33
Allah’ın boyasına (gelin), Allah’ın!.. Kim Allah’tan daha güzel boya vurabilir ki? İşte biz, (bunun için) yalnızca O’na kulluk ederiz.[271]
[271] Zımnen: Ey Hıristiyanlar! Yeni doğan bebeleri doğuştan günahkâr addedip de vaftiz kazanına daldırmak yerine, insana doğuştan Allah’ın vurduğu fıtrat boyası olan İslam’a gelin! İnsan annesinden günahıyla birlikte doğmaz, ama sorumluluğuyla birlikte doğar!
Sıbğatallah “fıtratallah” olarak anlaşılmalıdır. Boyaların hası Allah’ın boyasıdır; Allah’ın boyası “fıtrat”, yani insanın doğasıdır. Fıtrat, insanın doğasına Allah’ın döşediği muhteşem altyapıdır. İnsanın tek doğal boyası budur; onun üzerine sürülen tüm boyalar sentetiktir. Zımnen: Müslüman olmak bir başka boyayla boyanmak değil, sentetik boyaları atıp kendi öz boyasına dönmektir. Bu yüzden İslâm’a dönüş öze dönüş, kendine geliştir.
(Ey mü'minler! Deyiniz ki, bizim boyamız) Allah'ın boyasıdır. Allah'ın boyasından boyası daha güzel olan kim vardır? Ve bizler ancak ona ibadet edenleriz.
Siz Allah'ın verdiği rengi alınız. Allah'ın boyasından daha güzel boya vuran kim olabilir? “Biz ancak O'na ibadet ederiz. ” deyiniz.
Hrıstiyanlar çocuklarını sarımtırak renkteki vaftiz suyuna daldırmakla onların gerçek anlamda dine girdiklerine inanırlar. Dini boyaya benzetmek gerekirse: “Biz, Allah’ın doğuştan her insana verdiği temiz fıtrat olan “Allah’ın boyasıyla boyandık.” demenin uygun olduğu bildiriliyor.
Allah'ın boyası (ile boyan). Allah'ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir? Biz ancak O'na kulluk ederiz.
(Onlara şöyle deyin:) “Biz Allah’ın boyasını bozmayız. Kimin boyası Allah’ın boyasından güzel olabilir ki? Biz yalnız O’na kulluk eden kimseleriz.”
[*] Var olanı korur, Allah'ın yarattığını değiştirmeye kalkmayız.
İşte Allah'ın boyası! Allah'tan daha güzel boyası olan kim vardır? Biz yalnız ona kulluk ederiz!
Allah'ın boyası—kim var Allah'tan güzel boya vuran?(56) Biz ancak Ona kulluk ederiz.
(56) Kâinatı rengârenk güzelliklere boyayan İlâhî sanat, insanın manevî benliğini de sağlam imanın ve güzel ahlâkın renkleriyle süslemiştir.
Allah'ın boyasını esas alın. Allah'tan daha güzel kim boya vurabilir! Biz yalnız O'na kulluk ederiz.
Tañrı dįni; daħı kimdür görklürek Tañrı’dan, dįndin yaña? daħı biz aña ŧapıcılaruz.
Tañrı Ta‘ālā dīni ḥaḳdur. Kimüñ dīni yaḫşıraḳdur Tañrı dīninden? Daḫıaña ṭaparuz.
(Ey mö’minlər, deyin: ) “(Biz) Allahın dinini (rəngini qəbul etdik). (Dini) Allahın dinindən daha gözəl olan kimdir?! Biz ancaq Ona ibadət edənlərik”.
(We take our) colour from Allah, and who is better than Allah at colouring. We are His worshippers.
(Our religion is) the Colour of Allah(137): And who can baptize better than Allah. And it is He Whom we worship.*
137 Sibghah: the root-meaning implies a dye or colour; apparently the Arab Christians mixed a dye or colour in the baptismal water, signifying that the baptized person got a new colour in life. [We do not believe that it is necessary to be baptized to be saved. Eds.].