Bakara Suresi 146. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 153, sondan 6084. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 146. ayetidir. Bakara Suresi 146. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 73 ve toplam ebced değeri ise 4285 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (5) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
الذين اتيناهم الكتاب يعرفونه كما يعرفون ابناءهم وان فريقا منهم ليكتمون الحق وهم يعلمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
الذيناتيناهمالكتابيعرفونهكمايعرفونابناءهموانفريقامنهمليكتمونالحقوهميعلمون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Elleżîne âteynâhumu-lkitâbe ya’rifûnehu kemâ ya’rifûne ebnâehum(s) ve-inne ferîkan minhum leyektumûne-lhakka vehum ya’lemûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.[39]
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (kıbleyi) kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Şüphesiz ki onlardan bir grup, bilerek hakikati gizlemektedir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine kitap verdiklerimiz, peygamberi, çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir grup, bile bile gerçeği gizler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, O'nu¹ öz oğullarını bildikleri gibi bilirler. Buna rağmen içlerinden bir zümre, bile bile gerçeği gizlemektedir.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Kendilerine kitap verdiklerimiz, O’nu (Kur'an’ı ve Resulüllah’ı) öz oğullarını tanıdıkları gibi tanıyıp bilirlerdi. (Hz. Peygamberin özelliklerini ve güzelliklerini kitaplarında okurlardı ve gelişini beklerlerdi.) Buna rağmen onlardan bir grup, bile bile gerçeği gizlerlerdi.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendilerine kitap indirdiğimiz kimseler, Peygamberi, oğullarını tanır gibi tanırlar. Tanırlar ama gene de içlerinden bir kısmı bilebile gerçeği gizler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Hani şu kendilerine kitap verdiklerimiz varya, O son peygamberi kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Ama buna rağmen, onların bir kısmı gerçeği bile bile örtbas ederler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kendilerine kutsal kitapları, Tevrat'ı, İncil'i verdiklerimiz onu, Muhammed'i, öz oğullarını bildikleri gibi, kitaplarında zikredilen özellikleri sebebiyle tanırlar. Böyle iken içlerinden bir kısmı bile bile hakikati, onun Hak Peygamber olduğunu gizliyorlar.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Kendilerine daha önce Kitab vermiş olduklarımız onu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Yine de onlardan bir grup bile bile gerçeği gizlerler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Kendilerine kitap verdiklerimiz, Hazreti Peygamberi, öz oğullarını tanır gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir topluluk hak ve hakikatı bile bile gizlerler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Kitap verilenler, çocuklarını tanıdıkları gibi onu (Peygamber’i veya Kâbeyi) tanırlar. (Onun hak olduğunu bilirler.) Onlardan bir grup bile bile hakkı gizlerler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kendi oğullarını tanıdıkları gibi, kitaplı olanlar, onu dahi tanırlar, onlardan bir bölük, bile bile hakkı gizlemektedir
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Daha önce kendilerine Kitap verdiğimiz (Yahudi ve Hıristiyan bilginleri), onu kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken, onlardan bazıları (kıskançlık ve bencillikleri yüzünden) hakikati bilerek örtbas ederler. 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir takımı, doğrusu bile bile hakkı gizlerler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (o kitaptaki peygamberi), öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir gurup bile bile gerçeği gizler.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu gerçekleri çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar; ama yine de onlardan bir grup bile bile gerçeği gizler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
O kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin âlimleri onu o peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı gerçeği bile bile gizlerler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O kendilerine kitab verdiğimiz ümmetlerin uleması onu -o Peygamberi- oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı hakkı bile bile ketmederler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Kendilerine Kitab verdiklerimiz onu (o peygamberi) öz oğulları gibi tanırlar, öyle iken içlerinden bir güruh, kendileri bilib durdukları halde, yine mutlakaa Hakkı gizlerler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu (o peygamberi) kendi oğullarını tanımakta oldukları gibi tanırlar.(1) Buna rağmen şübhesiz onlardan bir fırka, kendileri bile bile gerçekten hakkı gizlerler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Kendilerine kitap verdiklerimiz. Onu (Elçiyi) kendi öz çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir gurup, bildikleri halde hakkı gizlerler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kitap verdiğimiz kimseler kendi oğullarını tanıdıkları gibi O/nu da [¹] tanırlar. Onlardan bir gürûh hakkı, bile bile ketmederler.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Kendilerine kitab verdiklerimiz, onu (Peygamber'i) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir takımı, doğruyu bile bile gizlerler.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Kendilerine daha önce Kitap verdiklerimiz, yani Yahudi ve Hıristiyan bilginleri, kıblenin değiştirilmesine yönelik emrin Allah’tan geldiğini ve bu emre muhatap olan Muhammed (s)’in hak Peygamber olduğunu pekâlâ bilir, onu kendi öz evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar fakat yine de içlerinden bir kısmı, kıskançlık ve bencillikleri yüzünden gerçeği bile bile gizlerler.Oysa inkârcılar ne derlerse desinler:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Kitap verdiğimiz kimseler onu, kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanıyorlar. Onlardan bir takımı, bile bile Gerçeği gizliyorlar.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Kendilerine kitap verdiklerimiz, o (Peygamberi) kendi oğullarını bildikleri gibi bilirler.1 Fakat onlardan bir bölümü, bu gerçeği bile bile gizlerler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Daha önce kendilerine vahiy verdiklerimiz, onu kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar: Ancak bilin ki, onların bazısı hakikati bile bile örtbas eder;
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Kendilerine kitap verdiklerimiz bu gerçeği öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Bununla beraber onlardan bir kısmı hakkı bile bile gizlerler. 6/20, 2/42
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine vahiy emanet ettiklerimiz, bunu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onların çoğu, bildikleri hâlde ısrarla gerçeği gizlerler.[291]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
O kendilerine kitap verdiğimiz kimseler kendi oğullarını bildikleri gibi O'nu da bilirler. Fakat onlardan bir fırka, hiç şüphe yok ki, bilir oldukları halde hakkı ketmederler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kendilerine kitap vermiş olduğumuz kimseler, onu (Muhammed'i) tıpkı evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken, onlardan bir kısmı, bile bile gerçeği gizler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar, ama yine de onlardan bir grup, bile bile gerçeği gizlerler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine Kitap verdiklerimiz bunu (Kâbe’nin tekrar kıble olacağını), kendi oğullarını bildikleri gibi bilirler. Ama onların birtakımı bu gerçeği bile bile gizlerler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Kendilerine kitap verdiklerimiz (Yahudi ve Hıristiyanlar) onu (Muhammed'i) öz oğulları gibi tanırlar. Bununla beraber onlardan bir kısmı bildikleri halde hakkı gizlerler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu, kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.(62) Yine de onlardan bir zümre var ki, bile bile gerçeği gizler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Bununla birlikte, içlerinden bir zümre, bilip durdukları halde gerçeği gizliyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
anlar kim virdük anlara kitāb, bilürler anı nite kim bilürler oġlanlaruñ. daħı bayıķ bir bölük anlardan, gizlerler ḥaķķı ya'nį muḥammed śıfatın anlar bilürlerken.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol kişiler kim kitāb virdük anlara, bilürler Muḥammed ḥaḳ peyġamberolġanı, yā ḳıble ḥaḳ olġanı, oġlanları bildükleri gibi. Daḫı bir ṭāyife anlar‐dan ḥaḳḳı gizlerler, anlar ḥaḳ olġanı bilürlerken.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Kitab (Tövrat və İncil) verdiyimiz şəxslər onu (Muhəmmədi) öz oğullarını tanıdıqları kimi tanıyırlar. (Buna baxmayaraq) onların bir qismi, şübhəsiz ki, həqiqəti bilə-bilə gizlədir.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
Those unto whom We gave the Scripture recognize (this revelation) as they recognize their sons. But lo! a party of them knowingly conceal the truth.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
The people of the Book know this as they know their own sons(151); but some of them conceal the truth which they themselves know.*