Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 100, sondan 6137. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 93. ayetidir. Bakara Suresi 93. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 131 ve toplam ebced değeri ise 9172 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (23) ل (6) م (17) bulunuyor.
Arapça Metin
واذ اخذنا ميثاقكم ورفعنا فوقكم الطور خذوا ما اتيناكم بقوة واسمعوا قالوا سمعنا وعصينا واشربوا في قلوبهم العجل بكفرهم قل بئسما يأمركم به ايمانكم ان كنتم مؤمنين
Hani, Tûr’u tepenize dikerek sizden söz almıştık, “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın; ona kulak verin” demiştik. Onlar, “Dinledik, karşı geldik”[28] demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat’a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
Allah İsrâiloğulları’ndan “Allah’a kulluk edip O’na ortak koşmayacaklarına, doğru olduklarına ilişkin kanıtlar getiren peygamberlere iman edeceklerine, Allah’ın hükümlerine ve kanunlarına boyun eğeceklerine”, özellikle kendi milletlerinden olan Hz. İsmâil’in soyundan gelen Hz. Muhammed’e inanacaklarına ve daha başka konulara ilişkin olarak söz almış (bilgi için bk. Bakara 2:40); bu arada üzerlerine dağı kaldırmıştır. İsrâiloğulları’na Allah’ın kudretini göstererek tehdit yoluyla söz vermelerini veya sözlerinde durmalarını sağlama ya da genel olarak ıslah etme amacı taşıdığı rivayet edilen bu dağı kaldırma olayının bir mûcize olduğu anlaşılmakla birlikte mahiyeti hakkında tefsirlerde yer alan bilgilerin hangi kaynağa dayandırıldığı bilinmemektedir (bilgi için bk. Bakara 2:63). Buna rağmen onlar, Hz. Mûsâ’nın ikazlarına, “İşittik ve isyan ettik” şeklinde karşılık vermek veya bu anlama gelebilecek eylemlerde bulunmak (İbn Atıyye, I, 180) suretiyle inat ve isyanlarını sürdürmüşlerdir. “İnkârları yüzünden kalpleri buzağı sevgisiyle dopdoluydu” anlamındaki ifadeden, İsrâiloğulları’nın, asırlarca Mısır’da kalmalarının bir sonucu olarak, Mısırlılar gibi sığıra kutsallık atfetmelerinin kastedildiği düşünülebilir (bk. Bakara 2:51, 54, 67; A‘râf 7:152; Tâhâ 20:85-96). Her ne sebeple olursa olsun bu durum inkâr etmelerinin bir sonucuydu. Medine yahudileri, “Biz sadece bize indirilene inanırız” diyorlardı. Oysa onların inanç tarihleri, belirtildiği gibi bir sürü sapmalarla doluydu; onun için de onların yanlış inançları kendilerine böyle çok kötü şeyler emrediyordu; Hz. Peygamber’i ve Kur’an’ı reddetmeleri de bu kötülüklerden biriydi.
Mehmet Okuyan
Hani sizden sağlam bir söz almış, üzerinize (Sînâ) Dağı(nı âdeta) kaldırmıştık. (Onlara) “Size verdiğimizi kuvvetle alın (ona sıkıca tutunun); (ondaki gerçekleri) dinleyin!” (demiştik). Onlar ise “İşittik ve isyan ettik.” demişlerdi. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı(ya tapma sevgisi) içirilmişti (doldurulmuştu). De ki: “(Böyle) inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!”
Buradaki dağın Sînâ Dağı olduğunun delili Mü’minûn 23:20 ve Tîn 95:2’dir.,“Dağın kaldırılması” mecaz olarak “dağın sarsılması ve durumun sıkıntı vermesi” olabilir.,Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:103, dipnot 1.,İnkârcıların kalplerine buzağıya tapma sevgisinin doldurulmasının sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani insanların kararlı bir şekilde inkar etmesi, inkarcılığı sürdürmesi inkâr “sebep”, bunun sonucunda kalplerine buzağıya tapma sevgisinin doldurulması ise “sonuç”tur.
Bayraktar Bayraklı
Hatırlayınız ki, “Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri dikkatlice dinleyin” diye sizden söz almış ve Tûr'u üzerinize kaldırmıştık. Onlar, “İşittik ve isyan ettik” dediler. İnkârları sebebiyle buzağı sevgisi gönüllerine dolduruldu. De ki: “Eğer inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!”
Hani sizden, “Size verdiğimizi kuvvetlice alın ve dinleyin.” diye kesin söz almış ve Tur'u üzerinize kaldırmıştık¹. Demişlerdi ki: “Dinledik ama itaat etmiyoruz.” Küfürleri yüzünden kalplerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: “Eğer gerçekten inanıyorsanız, inancınız sizden ne kötü şey istiyor!”
Hani sizden misak (kesin söz) almış ve Tûr'u (kaldırıp) üstünüze yükseltmiştik (ve) : "Size verdiğimize (Kitaba) sımsıkı sarılın ve (emirlerini) dinleyin" (demiştik) . Onlar ise (tam aksine) : “Dinledik ve isyan ettik” demişlerdi. (İşte bu) İnkârları yüzünden (altın) buzağı (servet tutkusu) kalplerine sindirilmişti. De ki: "Eğer (gerçekten) inanıyorsanız, (düşünüp söyleyin, bu bâtıl) inancınız size ne kötü şey emredip durmaktadır?” (Ve bugünkü münafıkların tavrı da aynıdır; acaba bu nasıl bir imandır ki, vicdanları Siyonist Yahudiler ve Haçlı emperyalistlerle dostluk kurmaktan ve onlara tâbi olmaktan rahatsızlık duymamaktadır?)
De ki: O vakit sizden kesin söz almıştık, Tur dağını üstünüze yüceltmiştik. Size verdiğimizi azimle tutun, dinleyin demiştik. Onlar da duyduk demişlerdi ve asi olduk. Buzağı sevgisi, küfürleri yüzünden ta iliklerine işlemişti. İnanmışsanız inancınız, ne de kötü ve pis şey emrediyor size.
Biz o zaman Tur Dağı'nı üzerinize yükseltip, size verdiğimiz ilâhî buyruklara bütün gücünüzle sarılın ve kulak verin diye Musa ile sizden bir söz almıştık. Bütün bu hatırlatmalara rağmen onlar: “Dinledik anladık ama karşı geliyoruz” demişlerdi. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeleri sebebiyle, bunların kalplerini buzağı sevgisi kaplamıştır. De ki: “Eğer iman etmiş kimseler iseniz, imanınız size ne kötü şeyleri emrediyor.”
Bir zamanlar sizin kesin sözünüzü, taahhüdünüzü aldığımızı hatırlayın.Tûr'u üstünüze kaldırıp;
“Size verdiğimiz kitaba, sıkı sıkı sarılın, sorumluluğuna pürdikkat sahip çıkın, iyice kulak verin" demiştik. Onlar:
“Sözünü duyduk ve emrine isyân ettik" dediler. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrarları sebebiyle kalplerine, akıllarına buzağı putunu yerleştirdiler. Onlara:
“Mü'min olmakla alâkanız varsa eğer, imanınız size ne kötü şey emrediyor, ne kötü rehberlik ediyor" de.
Hani, sizden kesin bir söz almıştık ve Tur dağını üzerinize doğru yüseltmiştik. "Size verdiğimize sıkı sıkıya yapışın ve bildirileni duyun." Onlar: "Duyduk ve başkaldırdık" dediler. İnkarcılıklarından dolayı buzağıya olan tutku onların kalplerine iyice yerleştirilmişti. De ki: "Eğer iman sahibi iseniz, sizin imanınız size ne kadar fena şeyler emrediyor!"
Hani sizden misak almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik (ve): 'Size verdiğimize (Kitaba) sımsıkı sarılın ve dinleyin' (demiştik). Demişlerdi ki: 'Dinledik ve isyan ettik.' İnkârları yüzünden buzağı (tutkusu) kalplerine sindirilmişti. De ki: 'İnanıyorsanız, inancınız size ne kötü şey emrediyor?'
Bir vakıt: “- Size verdiğimiz Tevrat'ı kuvvetle tutun, emirlerini dinleyip gereğince amel edin.” diye Tur'u üzerinize kaldırıp sizden sağlam ahd almıştık. Onlar: “-Kulağımızla işittik, kalbimizle isyan ettik.” demişlerdi. Çünkü küfürleri sebebiyle kalblerine buzağı sevgisi sinmişti. Habibim, onlara şöyle de: “Eğer siz mümin olsanız, imanınız size buzağıya tapın ve Kur'an'ı inkâr edin diye” çirkin şeyleri emretmezdi.
Yine bir vakit sizden söz aldık. Tur dağını üstünüzde yükselttik (manen veya maddeten.) “(Bu Tur dağından size gelen) İlahî vahiyleri kuvvetle tutun ve dinleyin” dedik. (Bu söze muhatap olanlar hal dilleriyle:) “İşittik ve isyan ediyoruz” dediler. İnkârcılıklarından dolayı, buzağı sevgisi kalplerine nüfuz ettirildi. Söyle: “Eğer mümin (dindar) iseniz, bu dininiz size ne kötü şeyler emrediyor.” (Demek dindar değilsiniz.)
Hani, “Size verdiğimiz Tevrat'ı kuvvetle tutun, emirlerini dinleyip gereğince amel edin” diye Tur'u üzerinize kaldırıp, sizden sağlam söz almıştık. Onlar da “Kulağımızla işittik, kalbimizle isyan ettik.” demişlerdi. Çünkü küfürleri sebebiyle kalplerine buzağı/madde sevgisi sinmişti. Onlara de ki: “Eğer inanan kimseler iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor.”
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 93. Ayet Açıklaması
Bkz. 4:154, 7:171Burada o günün Yahudileri üzerinden Müslümanlara ve bütün insanlara bir mesaj var. Yahudilerin vaktiyle Tevrat’taki ilahi emirleri uygulama konusunda kesin söz vermelerine rağmen ortaya koydukları davranışlar yadırganıyor. Bu örnekten hareketle, Hz. Muhammed aracılığıyla gelen vahiy mesajının muhataplarının da aynı duruma düşmemesi konusuna dikkat çekiliyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Sizden kesin söz almış ve Tur'u tepenize dikmiştik, "Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin" demiştik "İşittik ve karşı geldik" dediler de inkarları yüzünden buzağı sevgisi kalblerine sindirildi. De ki, "Eğer inanmışsanız, imanınız size ne kötü şey emrediyor?"
Hatırlayın ki, Tûr dağının altında sizden söz almış: Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri anlayın, demiştik. Onlar: İşittik ve isyan ettik, dediler. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi dolduruldu. De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şeyler emrediyor!
Yahudiler Tevrat’tan edindikleri bilgilere göre bir peygamber geleceğini biliyorlardı ve bunun kendilerinden geleceğini düşünerek ondan faydalanmanın planlarını yapıyorlardı. Bekledikleri peygamber Araplardan gelince onu inkâr ettiler. 89. âyette buna işaret edilmiştir. Onlar aslında Hz. Musa’ya da hakkıyla inanmış değillerdir. 92. âyette ifade edildiği gibi Hz. Musa nice mucizeler getirdiği halde o Tûr’a gidince buzağıya taptılar.
Edip Yüksel
Hani üzerinize Tur dağını kaldırıp sizden söz almıştık: "Size verdiğim emirlere sıkıca sarılın ve dinleyin." Fakat "Dinledik ve karşı geldik," dediler. İnkarlarından dolayı kalpleri buzağı ile kandı. De ki: "İnanmışsanız, inancınız size ne de kötü yön veriyor!"
Bir zamanlar size, "verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onu dinleyin." diye Tûr'u tepenize kaldırıp mîsakınızı aldık. (O yahudiler): "Duyduk, dinledik, isyan ettik." dediler, kâfirlikleri yüzünden o danayı yüreklerinde besleyip büyüttüler. De ki, " Eğer siz mümin kimseler iseniz, bu imanınız size ne çirkin şeyler emrediyor!
Bir vakit size verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve dinleyin diye Turu tepenize kaldırıb misakınızı aldık, dinledik ısyan ettik dediler, ve küfürleriyle danayı kalblerinde iliklerine işlettiler, eğer, de: sizler mü'minlerseniz iymanınız size ne çirkin şeyler emrediyor?
Bir vakit «Size verdiğimiz (Tevrat) ı kuvvetle tutun (ona sımsıkı yapışın, söz) dinleyin» (diye) «Tur» u tepenizin üstüne kaldırıb sizden te'mînatlı va'd almışdık. «(Kulağımızla) dinledik, (kalbimizle) isyan etdik» demişlerdi. (Çünkü) küfürleri yüzünden özlerine buzağı (bir su gibi) içirilmiş (iyice işlemiş) di. De ki: «Eğer mü'min (kimse) ler iseniz inancınız size ne kötü şey emrediyor.»
Hani sizin sağlam sözünüzü almış, Tûr'u da üzerinize kaldırmıştık. (Şöyle demiştik:)“Size verdiğimizi (Tevrât'ı) kuvvetle tutun ve (emrettiklerimizi) dinleyin!” (Onlar ise:)“İşittik ve isyân ettik!” dediler de inkârları sebebiyle kalblerine buzağı (sevgisi) içirildi, (o muhabbet, âdetâ iliklerine işledi). (Ey Resûlüm! Onlara) de ki: “Eğer mü'min kimseler iseniz, inancınızın size kendisiyle emretmekte olduğu şey ne kötüdür!”
Sizden sağlam bir söz almıştık ve bunun karşılığında da, sizin şanınızı yüceltmiştik. Sonra “Allah’ın size verdiklerine sımsıkı sarılın ve mesajlara kulak verin” demiştik. Onlarda “İşittik ama isyan ediyoruz” demişlerdi. Daha önce inkâr etmelerinden dolayı, buzağı sevgisi onların kalplerine yerleştirildi (içirildi). Deki “Eğer inanıyorsanız, şu anda imanınızın emrettiği inkârınız, ne kadar kötü şeydir.
Hani sizden misak alıp üzerinize Tur/u kaldırmış. «size verdiğimiz Kitabı kemal-i ciddiyet ile alın, emirlerini dinleyin, demiştik. Onlar «dinledik, karşı koyduk» [⁸] demişlerdi. Küfürlerinden dolayı kalplerine buzağı muhabbeti yerleşmişti. Onlara de ki, mü/min iseniz imanınız size ne kötü şey emrediyor!
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 93. Ayet Açıklaması
[8] Sözünü dinledik, emrine karşı koyduk.
Kadri Çelik
Hani sizden kesin bir söz almış ve Tur'u (tehdit olarak) tepenize dikmiştik de, “Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin” demiştik. (Ama onlar,) “Dinledik ve karşı geldik” demişlerdi. Küfürleri yüzünden buzağı sevgisi kalplerine içirilip sindirilmişti. De ki: “Eğer iman etmiş kimseler iseniz, (bu durumda) imanınız size pek de kötü bir şeyi emretmektedir.”
Hani, Sînâ dağını üzerinize yıkılacakmış gibi kaldırıp:“Size bahşettiğimiz ilâhi prensiplere sımsıkı sarılın ve içindeki emir ve tavsiyelere kulak verin!” diye sizden kesin bir söz almıştık. Ne var ki, onlar: “İşittik, fakat isyan ettik!” dediler. Bunun üzerine, inkâr etmeleri sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi içirildi. Azgınlıklarının doğal bir sonucu olarak, buzağıya tapma arzusu, tüm benliklerini kaplayarak gönüllerine sindi, âdetâ iliklerine kadar işledi ve bütün duygu, düşünce ve davranışlarına damgasını vuran en önemli etken oldu.Ey Peygamber! Sadece önceki kitaplara inanmakla mümin olacaklarını zanneden bu kâfirlere de ki: “Eğer iddia ettiğiniz gibi gerçekten inanıyorsanız, şu sözde imanınız size ne kötü şeyler emrediyor! Bu ne tuhaf bir imandır ki, sahibini günaha, isyankârlığa ve Allah’ın ayetlerini inkâra sevk ediyor!”
Hani, sizin mîsâkınızı / açık ve kesin bağlılık sözünüzü aldık.
Tûr’u / Dağ’ı üzerinize kaldırdık.
Size verdiğimizi kuvvet ile tutun, işitin!
-“İşittik, isyan ettik” dediler.
İnkârları sebebiyle Dana / Buzağı sevgisine, tutkusuna kapıldılar.
De ki:
-“Eğer inanmışsanız, sizin inancınız size onunla ilgili ne kötü şeyler emrediyor / yaptırıyor!
(Ey İsrâil oğulları!) Bir zamanlar dağı (bir gölgelik gibi) üzerinize kaldırarak Sizden bağlayıcı söz almış ve: “Eğer Allah’tan hakkıyla sakınmak istiyorsanız size verdiğimiz (kitaba) sımsıkı sarılın ve ona kulak verin.” (demiştik.)1 Kâfirlikleri sebebiyle buzağı sevgisi2 gönüllerine iyice yerleştiği için, onlar da: “İşittik ve isyan ettik.” demişlerdi. (Ey Muhammed!) Onlara: “Eğer inanıyorsanız, îmanınız size ne kötü şeyler emrediyor!” de.
2 Yani, ölümden sonraki hayatın tamamen size ait olduğuna inanıyorsanız, böyle elemler ve kederlerle dolu şu üç beş günlük Dünya hayatına niçin bu kadar sarılıyor ve zillet içerisinde yaşayarak tüm insanların başına belâ oluyorsunuz.3 Yahûdîlerin bu tür iddiâları ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 111, Mâide: 18)
Muhammed Esed
Biz o zaman, Sina Dağı'nı üzerinize kaldırıp, “Size emanet ettiğimiz şeye [bütün] gücünüzle sarılın ve ona kulak verin!” [diyerek] sizden kesin bir taahhüt almıştık. [Bütün bu hatırlatmalara rağmen] onlar: “Dinledik, ama itaat etmiyoruz!” derler. 77 Zira, hakikati reddetmeleri yüzünden bunların kalplerini [altın] buzağı sevgisi kaplamıştır. 78 De ki: “Ne kötü (şu) inancınızın sizi yönelttiği [şey]! Eğer gerçekten bir şeylere inanıyorsanız.”
Bir vakit de sizin liderinizi (tur) dağına davet ederek misak/söz almış; “Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve vahye kulak verin.” demiştik. Siz de “İşittik ama isyan ediyor inanmıyoruz.” demiştiniz ve bu inkârınızdan dolayı buzağı dünyalık sevgisi kalplerinize yerleşmişti. De ki: “Gerçek karşısındaki inancınız size ne kötü şey emrediyor öyle.” 4/154, 43/46...52, 7/171
“Hani, bir zaman da (Sina) Dağı(nı) üzerinize yükselterek sizden kesin söz almıştık: “Size gönderdiğimiz mesajı hayata uygulayın ve artık hakikati duyun!” Buna karşın “İşittik ve itaât ettik/isyan ettik” dediler.[169] Küfürleri sebebiyle buzağı (heykeli) gönüllerinde taht kurdu.[170] De ki onlara: İmanınız size ne fena şeyler yaptırıyor? Tabii ki gerçekten inanıyorsanız!..[171]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 93. Ayet Açıklaması
[169] Onların tavrı, hem “itaat etme” hem de “isyan etme” anlamına gelen tevriyeli bir kelime ile ifade ediliyor (‘Asânın bu özelliği için bkz: 4:46, not 71, ayrıca krş: Âyet 104). Dilleriyle itaat edeceklerini söylerken, kalplerinden tersini geçirmiş olmalılar. Bir yoruma göre onlar hâl diliyle bunu ifade etmişler, ilâhî mesajı işittikleri hâlde onu uygulamayarak fiilen “uygulamayacağız” demişlerdir (Ebu Müslim’den nkl: Râzî).
[170] Lafzen: “Buzağı kalplerine içirildi”. Metinde edilgen fiil kullanılması, tüm dikkatleri işin failine değil de fiilin bizzat kendisine çekmek içindir.
[171] Aslında iman keşfedilmemiş defineye benzer. Onun sahibine yararı ancak keşfedilmesiyle mümkündür. İmanın keşfi ise sahibini iyiye, doğruya ve güzele götürebilecek iktidara sahip olmasıyla kendini belli eder. İnanç mücerret olarak her zaman sahibine yararlı bir unsur değildir. Sahibini kötü yola götüren inanç da vardır. Bu nedenle asıl olan bir inanca sahibi olmak değil, sahibine doğruyu emreden bir inanca sahip olmaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o zamanı hatırlayınız ki, sizin misakınızı almıştık. «Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alınız ve dinleyiniz,» Diye üzerinize Tûr dağını kaldırmıştık. Demiştiler ki: «İşittik ve isyan ettik.» Ve onların küfürleri sebebiyle kalblerinde buzağı (muhabbeti) yerleştirilmişti. De ki: «Size imânınız ne kötü şey emrediyor, eğer mü'minlerseniz.»
“Size verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onu dinleyin” diye Tur'u (Dağı) tepenize kaldırıp sizden (atalarınızdan) kesin söz aldık. Onlar: “Dinledik ve fakat isyan ettik. ” dediler. Çünkü kâfirlikleri sebebiyle buzağıya tapma sevgisi iliklerine işlemişti. De ki: “Eğer mümin iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor! ”
Bir zaman üzerinize Tur(dağın)ı kaldırıp sizden kesin söz almıştık: "Size verdiğimiz şeyi kuvvetle tutun, dinleyin!" (demiştik). "Dinledik ve isyan ettik." dediler. İnkarlarıyla kalblerine buzağı sevgisi içirildi. De ki: "Eğer inanan kimseler iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor."
Bir gün Tur’u tepenize kaldırarak[1] sizden kesin söz almış, “Size verdiğimize sıkı sarılın ve dinleyin!” demiştik. Siz de “Dinledik ve sıkı sarıldık"[2] demiştiniz. Oysa âyetleri görmezlikten gelmeniz sebebiyle buzağı tutkusu içinize işlemişti[3]. De ki “Kendinizi mümin sayıyorsanız, inancınız sizden ne kötü şey istiyor!” [4]
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 93. Ayet Açıklaması
[1] "Bir gün o dağı adeta bir gölgelik gibi üzerlerine kaldırdık; başlarına düşeceğini sandılar. Size verdiğimizi sıkı tutun. İçindekilerini düşünün ki kendinizi koruyabilesiniz" dedik." (Araf 7:171) [*] Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından meâlde bu sanat yok sayılmıştır (Bkz. Bakara 2:49'un dipnotu). [4] Bir taraftan inandık ve sıkı sarıldık diyorsunuz, diğer taraftan buzağı tutkusundan vazgeçmiyorsunuz.
Şaban Piriş
Bir vakit de sizden üzerinize dağı kaldırarak kesin söz almıştık:-Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve dinleyin, demiştik.-İşittik ve karşı geldik, dediler de küfürleri yüzünden gönüllerine buzağı sevgisi sindirildi. De ki:-Eğer mümin iseniz, imanınız size ne kötü şey emrediyor!
Yine hatırlayın ki, üzerinize Tur Dağını yükselterek sizden söz almış, “Size verdiğimize bütün gücünüzle sarılın ve ona kulak verin” demiştik. Onlar ise “İşittik ve isyan ettik” dediler. Çünkü inkârları yüzünden buzağı sevgisi onların iliklerine işlemişti. De ki: Eğer siz mü'min iseniz, inancınız sizi ne kötü şeylere teşvik ediyor!
Hani, kesin söz almıştık sizden de Tûr'u üzerinize kaldırmıştık. "Size verdiğimizi kuvvetlice tutun ve dinleyin!" demiştik. Şöyle demişlerdi: "Dinledik ve isyan ettik." İnkârları yüzünden gönüllerine buzağı içirildi. De ki: "Eğer inanan kişilerseniz, ne kötü şeydir size imanınızın emretmekte olduğu!"
daħı ol vaķt kim ŧuttuķ aḥduñuzı ķavluñuzı. daħı götürdük sizüñ üzere ŧaġu “dutuñ anı kim virdük size, becidlig-ile; daħı isidüñ.” eyittiler: “işiddük daħı āsį olduķ.” daħı ķarışturınıldılar göñülleri içinde buzaġuyı ya'nį buzaġu bu sözi yañśulamakdur küfürleri sebebinden. eyit: “ne yavuzdur ol nesene kim buyurur size anı inanduġuñuz; eger olursañuz mü’minler!”