Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
106, sondan
6131. ayet;
2. sure ve
Bakara Suresinin
99. ayetidir.
Bakara Suresi 99. ayetinin kelime sayisi
10, harf sayısı
45 ve toplam ebced değeri ise
1940 olarak hesaplanmıştır.
Bakara Suresinin toplam ebced değeri
1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (12)
ل (5)
م (1) bulunuyor.
ولقد انزلـنا اليك ايات بينات وما يكفر بها الا الفاسقون
ولقدانزلـنااليكاياتبيناتومايكفربهاالاالفاسقون
Velekad enzelnâ ileyke âyâtin beyyinât(in)(s) vemâ yekfuru bihâ ille-lfâsikûn(e)
Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder.
Yüce Allah’ın Hz. Peygamber’e açık seçik âyetler indirdiği kesin bir dille ifade edilerek fâsıklardan başkasının bu âyetleri inkâr etmelerinin mümkün olmadığı belirtilmekte ve bu suretle yahudiler fâsıklıkla suçlanmaktadır. Fâsık “dinin emir ve yasaklarına aykırı davranma” anlamına gelen “fısk” kelimesinden türetilmiş bir isim olup “Allah’ın buyruklarına itaat etmeyip âsi olan mümin, münafık veya kâfir” mânalarında kullanılan bir terimdir. Genellikle büyük günahlar işleyen kimselere fâsık denmiştir. Bu günahlar içinde dinin itikad ilkelerinden biri veya birkaçı bulunursa fâsıkın aynı zamanda kâfir olduğu hususunda görüşbirliği vardır; fakat haksız yere ve kasten adam öldürmek, zina etmek, hırsızlık yapmak gibi dinin büyük günah saydığı fiilleri işlemenin de insanı dinden çıkarıp çıkarmayacağı hususunda mezhepler arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Ehl-i sünnet dışı bazı mezhepler bu tür günahlar işleyen fâsıkların mümin olma niteliğini kaybettiklerini ve ebedî olarak cehennemde kalacaklarını ileri sürerken bu görüşü çok sert ve aşırı bulan Ehl-i sünnet bilginleri müminlerin de büyük günah işleyebileceklerini, bu sebeple iman esaslarını kabul eden fâsıkı kâfir saymanın yanlış olduğunu, bunların –eğer affedilmezlerse– günahlarının büyüklüğüne göre bir süre cehennemde azap çektikten sonra cennete kabul buyurulacaklarını hem Kur’an ve hadislerden getirdikleri delillerle hem de aklî gerekçelerle kanıtlamaya çalışmışlardır (genişbilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Fâsık”, DİA, XII, 202-205; Ali Şafak, “Fısk”, DİA, XIII, 37-38). Konumuz olan âyette “fâsıklar” kelimesi, İslâm’ı, Kur’an’ı ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini inkâr eden yahudileri veya Allah’ın âyetlerini inkâr eden herkesi kapsadığı için “kâfirler” anlamında kullanılmıştır.
Yemin olsun ki sana apaçık ayetler indirdik. Onları yoldan çıkanlardan başkası inkâr etmez.
Andolsun ki, sana apaçık âyetler indirdik. Onları fâsıklardan başka kimse inkâr etmez.[26]
[26] Âyet ve beyyine kelimeleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, II, 71-74.
Ant olsun Biz, sana apaçık ayetler indirdik. Ancak, onları, fâsık olanlar inkâr ederler.
Andolsun ki, Biz Sana apaçık ayetler indirdik. Bunları fasıklardan (günahkâr ve doğru yoldan sapmış vicdanı bozuklardan) başkası inkâr etmeye (kalkışmayacaktır.)
Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik. Onlara, ancak kötü işlerde bulunanlar kafir olur.
Gerçekten biz sana apaçık mesajlar indirdik ve onların gerçekliğini yoldan çıkmış olanlardan başkası örtbas etmez.
Şanım hakkı için, sana hak peygamber olduğun ile ilgili çok açık âyetler, mûcizeler indirdik. Yalnızca doğru ve mantıklı düşünmeyi terkedenler, fâsıklar, günahkârlar, âsiler bunları inkâr eder.
Şüphesiz sana apaçık ayetler indirdik. Onları fasıklardan başkası inkar etmez.
99.İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre yahudi İbnu Suriya Resulullah (a.s.)`a: "Ey Muhammed! Sen bizim bildiğimiz bir şey getirmedin (yani bizim kitabımızdaki haberleri doğrulayıcı bir şey getirmedin) ve Allah sana açık bir âyet de indirmedi" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi.
Andolsun biz sana apaçık ayetler indirdik. Bunları fasıklar (yoldan çıkanlar)dan başkası inkâr etmez.
Biz, sana, ahkâmı açıklayan âyetler indirdik. Onları fasıklardan (kâfirlerden) başkaları inkâr etmez.
Andolsun, (Biz bu Kur’anı) sana (onların iddia ettiği gibi savaş ve fitne için değil) açık mesajlar (hidayet ve müjde olarak) indirdik. Fasıklardan (nefsine düşkün, yasaları çiğneyenlerden) başkası o mesajları yalanlamaz.
Biz sana çok açık âyetler verdik, ona ancak fâsıklar inanmazlar
Biz sana apaçık âyetler indirdik. Yoldan çıkmış olanlardan başkası onları inkâr etmez.
And olsun ki, sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece yoldan çıkmışlar inkar eder.
Andolsun ki sana apaçık âyetler indirdik. (Ey Muhammed!) Onları ancak fasıklar inkâr eder.
Sana apaçık ayetler indirmekteyiz. Yoldan çıkmış olanlardan başkası onları inkar etmez.
Şanım hakkı için sana çok açık âyetler; parlak mucizeler indirdik. Öyle ki, iman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onları inkâr etmez.
Şanım hakkı için sana çok açık âyetler: parlak mu'cizeler indirdik öyle ki iyman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onlara kâfirlik etmez
Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Onları faasıklardan başkası inkâr etmez.
Celâlim hakkı için, sana apaçık âyetler indirdik! Hâlbuki onları fâsıklardan başkası inkâr etmez.
Açıklayıcı ayetleri sana, elbetteki biz indirdik. Ancak Allah’ın açık ayetlerini, doğru yoldan çıkmış olanlar inkâr eder.
Biz sana apaçık [¹²] inzal eylemişizdir, onları ancak fâsıklar tanımazlar.
[12] Helâl ve haramı mübeyyin olan, nübüvvet-i Muhammediyeye alâmet olan Kur'an demektir. Âyât inzal ve tenzile makrun olursa ondan Kur'an kast olunur.
Hiç şüphesiz sana apaçık ayetler indirdik. Onları sadece fasıklar inkâr eder.
Ey şanlı Elçi! Gerçek şu ki, Biz sana apaçık ayetler indirdik; kötülüğe saplanmış olanlardan başkası bunları inkâr etmez. Doğrusu onlar, öteden beri döneklik ve nankörlüğü âdet edinmişlerdir. Nitekim:
And olsun, sana açık âyetler indirdik!
Onları ancak Yoldan Çıkıp Sapmış / Fâsıklar inkâr ediyor.
(Ey Muhammed!) Biz, sana apaçık âyetler indirdik ki bunları, sadece hak yoldan çıkanlar inkâr eder.
Gerçekten Biz sana apaçık mesajlar indirdik ve onların gerçekliğini yoldan çıkmış olanlardan başkası inkar etmez.
Andolsun biz, sana apaçık ayetler indirdik. Bunları yoldan çıkan fasıklardan başkası inanmazlık etmez. 9/24, 32/20
Doğrusu biz sana hakikatin apaçık delillerini indirdik; yoldan sapmış olanlardan başkası bunları inkâr edemez.[185]
[185] Kişiyi yoldan çıkaran her günah fısktır. O günahta ısrar sahibini fâsık yapar.
Şan-ı Akdesim hakkı için sana çok açık âyetler indirdik. Onları fâsıklardan başka bir kimse inkâr etmez.
Biz sana apaçık âyetler indirdik. Onları yoldan çıkan sapıklardan başkası inkâr etmez.
Andolsun, sana apaçık ayetler indirdik, onları yoldan çıkmışlardan başkası inkar etmez.
Sana, birbirini açıklayan âyetler indirdik. Yoldan çıkmışlar dışında hiç kimse onları görmezlik edemez.
[*] Kur'ân âyetleri, birbirini açıklar. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Elif, Lâm, Râ. Bu, âyetleri muhkem kılınmış ve hakîm olan, her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından açıklanmış bir kitaptır." (Hûd
11:1) Muhkem, bir konuda özet hüküm bildiren ayettir. Muhkem, kendisiyle benzeşen yani müteşabih olan âyetlerle açıklanmıştır.
Andolsun biz, sana apaçık ayetler indirdik. Onları fasıklardan başkası inkar etmez.
Biz sana apaçık âyetler indirdik; yoldan çıkmış olanlardan başkası onları inkâr etmez.
Yemin olsun, biz sana açık-seçik ayetler indirdik. Onları, sapmış olanlardan başkası inkâr etmez.
daħı bayıķ indürdük saña āyetler, bellüler; daħı kāfir olmaya aña, illā ŧa'atdan çıķıcılar.
Taḥḳīḳ biz indürdük saña yā Muḥammed āyetleri beyān eyleyiciler. Daḫıkāfir olmaz ol āyetlere illā fāsıḳlar ki ḥaḳḳı terk itdi.
(Ya Rəsulum!) Biz sənə (ehkamı bildirən, halal və haramı ayıran) açıq-aydın dəlillər göndərdik, onları yalnız fasiqlər inkar edərlər.
Verily We have revealed unto thee clear tokens, and only miscreants will disbelieve in them.
We have sent down to thee Manifest Signs (ayat); and none reject them but those who are perverse.