Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2793, sondan
3444. ayet;
24. sure ve
Nûr Suresinin
2. ayetidir.
Nûr Suresi 2. ayetinin kelime sayisi
26, harf sayısı
122 ve toplam ebced değeri ise
6691 olarak hesaplanmıştır.
Nûr Suresinin toplam ebced değeri
414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
الزانية والزاني فاجلدوا كل واحد منهما مائة جلدة ولا تأخذكم بهما رأفة في دين الله ان كنتم تؤمنون بالله واليوم الاخر وليشهد عذابهما طائفة من المؤمنين
الزانيةوالزانيفاجلدواكلواحدمنهمامائةجلدةولاتأخذكمبهمارأفةفيديناللهانكنتمتؤمنونباللهواليومالاخروليشهدعذابهماطائفةمنالمؤمنين
Ezzâniyetu ve-zzânî feclidû kulle vâhidin minhumâ mi-ete celde(tin)(s) velâ te/ḣużkum bihimâ ra/fetun fî dîni(A)llâhi in kuntum tu/minûne bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣir(i)(s) velyeşhed ‘ażâbehumâ tâ-ifetun mine-lmu/minîn(e)
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.
Daha önce (bk. Nisâ
4:15-16) zina ve cezası hakkında bazı bilgiler verilmişti. Burada ek olarak şunları kaydetmek mümkündür:
İslâm’a göre zina, aralarında nikâh bağı bulunmayan kadın ve erkeğin birbirleriyle cinsel ilişkide bulunmasıdır. Bunun para karşılığında yapılmış olup olmaması zina kavramını değiştirmez. Câhiliye devrinde daha ziyade câriyeler ve az da olsa hür kadınlar, evlerine flamalar asarak bu işi ücret karşılığında yaparlardı ve onların yaptığına “biğâ” denirdi. Zina kelimesi ise menfaat karşılığı olmayan, aşka ve sevgiye dayanan veya zevk için yapılan gayri meşrû birleşmeler için kullanılırdı. Bu dönemde zina için uygulanan, hukukî işlerliği olan objektif bir ceza da yoktu. Zina eden kadının kocası veya velisi olayı namus meselesi yaparsa ya şahsen intikam alırdı veya araya girenler ihtilâfı sulh yoluyla çözerlerdi.
İslâm’dan sonra zina bütün çeşitleriyle yasaklandı, kınandı ve yapanlar için cezalar kondu. Nisâ sûresinde öngörülen cezalarda açıklanması gereken hususlar vardı, bu âyet zina eden erkeğe ve kadına yüzer adet sopa vurulacağını ifade ederek konuya açıklık getirdi. Tefsircilerin ve fıkıhçıların çoğu bu cezanın muhsan olmayan (sahih evlilik akdi içinde cinsel temas yapmamış) kimselere uygulanacağını, muhsan olanların cezasının ise recm yani taşlayarak öldürmek olduğunu belirtmişlerdir. Biz ise kendi tercihimizi, Nisâ sûresinde “Yüz sopa genel olarak cezadır (haddir), recm, sürgün vb. cezalar ise kanunlaştırılması ve uygulanması yönetimlere bırakılmış, ta‘zir diye bilinen ve değişmeye açık bulunan cezalardır” diyerek açıklamıştık.
Fıkıhçılar, uygulama şekillerine bakarak sopanın ve uygulamanın nasıl olacağı konusunda detaylı açıklamalar yapmışlardır. Bu konudaki açıklamalarda dikkat çeken husus, çok acı vermeyecek bir sopanın veya kırbacın seçilmesi ve sakatlığa sebep olacak, hayatî tehlike oluşturacak şekilde vurulmaması gibi konularda gösterilen titizliktir.
Cezanın gerekçeleri arasında suçluyu ıslah etmesi, ırza tecavüz durumunda mağduru tatmin etmesi, hem suçlu hem de diğerleri için caydırıcı ve ibret verici olması gibi hususlar vardır. Allah kullarını sevdiği ve onlara karşı sonsuz merhamet sahibi olduğu halde yine kullarının faydasına olduğu için acı bir ilâç gibi cezaya da yer vermiştir. “Merhamet duygunuza yenilmeyin” ifadesiyle buna dikkat çekilmiştir. Ceza infaz edilirken uygun sayı ve nitelikte bir grubun hazır bulunması, cezanın hukuka uygun bir şekilde infaz edilmesinin sağlanması ve ibret alma gerekçesinin gerçekleşmesi bakımından faydalı görülmüştür.
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz(er) [celde] (değnek) vurun! Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dininde (hükümlerini uygulamada) onlara şefkatiniz tutmasın! Müminlerden bir grup da onlara (uygulanan) cezaya şahit olsun!
[Celde], etkisi ciltle sınırlı olacak şekilde değnek ile vurmak demektir.,Bu ayet zina suçunun cezasını içerir. Nisâ
4:15-16’da ise kadın kadına ve erkek erkeğe yapılan ahlaksızlıkların cezası üzerinde durulmaktadır.
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurunuz; Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın cezasında onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.[363]
[363] Zinanın hükmü ve iftira hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIII, 326-339.
Zina yapan kadın ve zina yapan erkeğin her birine yüzer sopa vurun. Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyorsanız, onlara karşı duyduğunuz acıma duygusu sizi Allah'ın bu yasasını uygulamaktan alıkoymasın. Mü'minlerden bir grup da buna tanık olsun.¹
1- Ayete zinanın cezasının ne olduğu açıkça belirtilmektedir. Uydurulan dinin dediği gibi zina yapmanın cezası recmetmek, yanı taşlayarak öldürmek değil, yüz sopa vurmaktır. Recmetmek kesinlikle Allah'ın dininde yoktur; bu ceza İsrâîliyyât'a ait bir uygulamadır. Kur'an'da olmayan bir hükmü dinde hüküm yapmak, Kur'an'ın ifadesiyle, “kendi yanından uydurduğu şeyi din edinmektir.”
Zina eden erkekle zina eden kadından her birine (öldürecek ve kırıp dökecek şiddetten ve tehlikeli bölgelerinden sakınarak) yüz celde (ince çubuk) vurun. (Canilere ve zanilere hak ettikleri İlahi ve hukuki cezaları uygularken) Eğer Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, sakın ha, Allah’ın dini (hükümlerini tatbik) için, onlara acımanız (re’fet duymanız) kabarmasın. Onlara uygulanan cezaya mü’minlerden bir topluluk da şahit olsun.
[Not: Ancak bu cezaların tatbiki, zina olayını bizzat gören dört adil şahidin itirafını gerektirdiği, bunun da pratikte pek mümkün görülmediği için Kur'an; karısını suçlayan kocanın iddialarının doğru olduğuna dair dört sefer Allah adına yemin ettikten ve “eğer yalan söylüyorsam Allah'ın laneti üzerime olsun!” denildikten ve karşı taraf da aynı şekilde bu isnadı reddettikten sonra, hâkim tarafından boşanmalarını öngörmektedir.]
Zina eden kadınla zina eden erkeğin herbirine yüzer sopa vurun ve Allah dinindeki bu hüküm hususunda onları esirgemeniz tutmasın ve azaplarını da inananların bir bölüğü görsün.
Dayakta, üsteki palto, kürk gibi şeyler çıkarılır, diğer elbise çıkarılmaz. Sopanın, yalnız deriyi incitmesi, ete tesir etmemesi şarttır. Bunun için vuran kişinin, dirseğini bedeninden ayırmaması gerektir. Bu bakımdan dayak, adeta bir teşhir cezasından ibarettir. Zinada dayağın şartı, zina edenle zina edilenin evli olmamalarıdır. Aksi takdirde ayrı bele kadar toprağa gömüp taşlayarak öldürme cezası tatbik edilir.
Evlenmemiş zina eden kadın ve erkeğin herbirine, yüz değnek vurun ve eğer Allah'a, ahiret gününe inanıyorsanız. Onlara karşı duyduğunuz acıma, sizi Allah'ın bu yasasını uygulamaktan alıkoymasın. Bu uygulamayı gizleyerek yapmayın, inananlardan bir topluluk da, onların cezalandırılmalarına şahit olsun.
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine derilerini incitecek şekilde yüz kırbaç vurun. Allah'a, Allah'a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman ediyorsanız eğer, Allah'ın dininde, şeriatın hükümlerini uygulamada, acıma duygusu onları cezalandırmanızı engellemesin. Onların alenen cezalandırılması sırasında, onurlarını kıracak, kamuoyu baskısı ve tepkisi sağlıyacak ölçüde mü'minlerden bir cemaat de hazır bulunsun.
Zina eden kadınla zina eden erkeğin her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah'ın dini(ni uygulama)da sizi onlara karşı acıma duygusu tutmasın. Onlara uygulanan cezaya mü'minlerden bir grup da şahit olsun.
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah'ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü'minlerden bir grup da şahit olsun.
(Bekâr olub da) zina eden kadınla zina eden erkeğin her birine yüz değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, bunlara, Allah'ın dini hususunda (emirlerini yerine getirmekte) merhametiniz tutmasın. Müminlerden bir topluluk da, bunların ceza tatbikinde şahid olsun (hazır bulunsun ki, artık böyle bir fenalık işlenmesin).
Zina eden kadın ve erkekten her birisinin vücuduna yüz değnek vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanmış iseniz, şefkatiniz sizi Allah’ın dinini (yasasını) uygulamaktan alıkoymasın. Ve müminlerden bir cemaat, onlara verilen azaba şahit olsun.
Zina eden erkeğin, kadının herbirine yüzer değnek vurunuz, Allahla son güne inanmışsanız, bu gibiler hakkında, Allahın hükmünde hiçbir esirgeme gelmesin size, onların cezasında inanlı olanlardan birkaç tanık buluna
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek (sopa) vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın hükmünü uygulamada acıma hissi sakın sizi etkisi altına (alarak bu cezayı uygulamadan) alıkoymasın. Onların cezalandırılmalarında mü'minlerden bir grup da şahit olsunlar (ki bu uygulamanın bir de caydırıcılığı olsun)!
Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda o ikisine acımayın. Onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk da şahit olsun.
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dininde (hükümlerini uygularken) onlara acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir gurup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.
Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüz celde vurunuz. ALLAH'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, onlara olan acıma duygunuz ALLAH'ın yasasını uygulamakta size engel olmamalı. İnananlardan bir grup onların cezalandırılma işlemine tanık olsun.
Utandırma, yani kamu oyunun cezalandırmaya tanık olması, islamın cezalandırma sisteminin bir parçasıdır. Celde, herhangi bir değnek değil, sadece deriyi acıtan bir nesnedir. Zinanın cezası toplum huzurunda kınamaya yönelik sembolik bir cezadır. Zina eden evliler için taşla öldürme cezasını uyduranlar, bu ayetin açık olmadığını iddia etmişlerdir. İlk iki ayet, bu tip sapıkların iddialarına cevap oluşturur. Bu konu üzerinde tartışmamız için "Müslüman Dinadamlarına 19 Soru" adlı kitabımıza bakabilirsiniz.
Sosyo-psikolojik bir cezanın, yani utandırmanın, istenen etkinliği gösterebilmesi için, bazı koşullar bulunmalı: (1) suçlu belli bir grubun üyesi olmalı; (2) grup, verilen cezayı onaylamalı; (3) utandırma cezası gruba iletilmeli ve grup, suçluyu fiziksel, duygusal ve ekonomik açıdan bir süre ihmal etmeli; (4) utandırılan kişi grubun kendisiyle ilgiyi kesmesinden korkmalı; ve (5) utandırılan kişi grubun güvenini tekrar kazanmanın yollarına sahip olmalı.
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.
Zaniye ve zanî, hemen bunlardan her birine yüz değnek vurun, Allahın dininde bunlara bir acıyacağız tutmasın, Allaha ve Âhıret gününe gerçekten inanıyorsanız, hem mü'minlerden bir taife azâblarına şâhid olsun
Zina eden kadınla zina eden erkekden her birine yüzer değnek vurun. Eğer Allaha ve âhiret gününe inanıyorsanız bunlara, Allahın dîni (ni tatbıyk) hususunda, acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir zümre de bunların azabına (bu cezalarına) şâhid olsun.
Zinâ eden kadın ile zinâ eden erkeğin her birine yüzer sopa vurun; eğer Allah'a ve âhiret gününe îmân ediyorsanız, Allah'ın cezâsı(nı tatbik) husûsunda o ikisine karşı bir acıma duygusu, artık size mâni' olmasın! Mü'minlerden bir topluluk da o ikisinin cezâsına şâhid olsun!(1)
(1)İslâm hukūku ıstılâhında bu çeşit cezâya “Hadd” ta‘bîr edilir. Âyet-i celîlede tatbîkı emrolunan husus, bekârlara âiddir. Şâyet evli olanlar zinâ ederse, recmolunurlar. (Nesefî, c. 3, 196)“Bu zamanda, zındıka dalâletinin (dinsizlik sapıklığının) İslâmiyet’e karşı muhârebesinde nefs-i emmârenin plânıyla, şeytanın kumandasına verilen fırkalardan en dehşetlisi, açık bacak kadınlarla yarım çıplak hanımlardır ki, açık bacaklarıyla dehşetli bıçaklarla ehl-i îmâna taarruz edip saldırıyorlar. Nikâh yolunu kapamaya ve fuhuşhâne yolunu genişlettirmeye çalışarak, çokların nefislerini birden esîr edip, kalb ve ruhlarını kebâirle (büyük günahlarla) yaralıyorlar. Belki o kalblerden bir kısmını öldürüyorlar.” (Lem‘alar, 24. Lem‘a, 209-210)
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin ikisinden her birine yüz değnek sopa vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah’ın dininde, o ikisine acıyacağınız tutmasın. İnananlardan bir gurup bu cezayı uygularken şahitlik etsin.
Zina eden kadın ve erkekten her birine yüzer kırbaç vurun. Allah/a ve âhiret gününe inanıyorsanız Allah/ın dininde [²] kalbinize şefkat ve merhamet girmesin. Mü/minlerden bir kısmı [³] onların azaplarını müşahede etsin.
[2] Yani bu haddi icra hususunda.[3] Teşhir hasıl olacak kadar cemaat.
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah'ın dini konusunda sizi bir acıma tutmasın. Onlara uygulanan cezaya müminlerden bir grup da şahit bulunsun.
Kendi arzusuyla evlilik dışı cinsel ilişkiye girerek zina eden ve en az dört şâhitle suçu ispatlanan kadın ve erkeğin her birine, caydırıcı bir ceza olarak yüzer değnek vurun! Bu ceza bekarlar için geçerlidir. Evli olanların cezası ise Peygamberin uygulamasında görüldüğü üzere, ölümdür. Eğer Allah’a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onlara duyduğunuz merhamet duygusu, sizi Allah’ın hükmünü uygulamaktan alıkoymasın! Çünkü bu ceza, fuhşun ve zinanın yaygınlaştığı; sadakat, dürüstlük, fedâkârlık gibi İslâmî değerlerin silinip yok olduğu, ailelerin parçalanarak başıboş nesillerin yetiştiği bir toplumu dünyada ve âhirette bekleyen âkıbetten çok daha hafiftir. Bunun için, zinayı engelleyecek cezaları uygulamaktan çekinmeyin. Fakat bu ceza, kapalı kapılar ardında infâz edilmesin, inananlardan bir topuluk da, ceza infaz edilirken orada hazır bulunarak, suçluların cezalandırılmasına şâhitlik etsin. Böylece bu, hem suçu işleyenler, hem de seyredenler üzerinde daha etkili ve caydırıcı olur.Bu suçu işleyen kişi, içtenlikle tövbe eder ve bir daha da zinaya yaklaşmazsa günahı bağışlanır ve İslâm toplumundaki saygın yerini alır. Zinayı alışkanlık hâline getiren sözde “Müslümanlara” gelince, müminler böyle kişileri kendilerine eş olarak seçmekten titizlikle sakınmalıdırlar, çünkü:
Zina eden kadının ve zina eden erkeğin her birine yüz değnek vurun!
Allah’a ve Âhir Gün’e iman ediyorduysanız, Allah’ın dininde onlara karşı sizi yumuşaklık / acımaklık almasın!
Müminler’den bir grup da onların azabına / cezasına tanıklık etsin!
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin1 her birine yüzer değnek vurun.2 Eğer Allah’a ve âhiret gününe îman ediyorsanız onlara Allah’ın dinini uygulama konusunda sizi bir acıma duygusu tutmasın ve uygulanan cezâya mü’minlerden bir grup da şahit olsun.3
1 Bu zina edenlerden kastedilen bekâr olanlardır. Evli iken zina edenler “recm” edilirler. Bu da sünnetle sâbittir. Bk. (Tecrid-i Sarih: 1162, 1482, 2176 nolu hadisler.) “Zâniye” zina eden kadın, “zâni” ise zina eden erkek demektir. İkrah (zorlama) ile zina edilen kadın ve erkeğe zâni ve zâniye denilemez. Zira o zina suçunu kendi rızası ile işlememiştir. Ayette ikrah olunana had lâzım gelmeyeceğini anlatmak için zâniye (zina eden) denilmiş, “mezni veya mezniyye” (zina edilen) denilmemiştir. 2 Celde: Kelime olarak deriye vurmak veya deriyle vurmak anlamına gelir. Dini terim olarak celde; “zina eden bekâr mükellef erkek ve kadın ile zina iftirasında (kazf) bulunanların ve şarap içenlerin belirli yerlerine, belirlenen ölçülerde değnek veya kamçı ile vurmaktan ibaret bir ceza çeşididir.” Zina suçu için, uygulanacak ceza yüz değnektir. Kazf suçu için belirlenen ceza seksen değnek olup, şarap içme suçu için de, yine seksen değnektir. Müslümanların kendilerinden olan Devlet Başkanlarının takdirine bırakılan suçlar için de celde (ta’zir) uygulanır. Fakat ta’zirde uygulanacak celde “üç”ten az, “otuz dokuz”dan fazla olamaz. Celde uygulaması yapılabilmesi için, suçlunun “cezaî ehliyete” sahip bulunması gerekir. Bu itibarla akıllı ve bâliğ olmayan veya suçu iradesiyle işlemeyen kimseye celde vurulmaz. Celde için kullanılacak değnek veya kamçının, kısa-ince veya kalın-iri olmayıp bu ikisi arasında orta yumuşaklıkta budaksız bir değnek veya düğümsüz bir kamçı olması gerekir. Celde, kadın-erkek farkı gözetilmeksizin herkese eşit şekilde uygulanır. Köle ve cariyelere, hür kimseye uygulanan celdenin yarısı uygulanır. (Nisa: 25) İslâm toplumunda yaşayan zimmî ve müste’menler (şarap içme hariç), diğer suçlarda Müslümanlarla aynı hükümlere tabidirler. Celde cezası uygulanırken, suçlunun helâkine sebep olacak veya derisini parçalayacak şiddette olmamasına dikkat edilir ve hep aynı yere vurulmayıp, baş, yüz ve diğer sakıncalı organlar hariç vücudun muhtelif yerlerine dağıtılır. Yine celde çıplak vücuda vurulmayacağı gibi çok kalın elbise üzerine de uygulanmaz. Celde cezası, diğer insanların ibret almaları için alenî olarak uygulanır. Ayrıca gizli uygulamalarda işkence ihtimali de söz konusu olabilir. Celde cezasını uygulamaya devlet başkanı yetkilidir. Bu itibarla, devletin yetkili organlarına haber vermeden celde uygulaması yapılamaz. 3 Recm: Taşla öldürme, taşa tutma, lânet etme, kovma, evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde İslâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimidir. Kur’an-ı Kerim’de bu anlamda “recm” ifadesi bulunmamaktadır. Zinanın cezası, fiili işleyenin evli veya bekâr oluşuna, İslâmî emir ve yasaklarla yükümlü bulunup bulunmamasına göre kısımlara ayrılır. Dayak, taşla öldürme, sürgün ve İslâm Devleti’nin koyacağı ta’zir cezası bunlar arasındadır. Bekâr erkekle bekâr kadının zina etmesi halinde, ceza her birine yüz değnek vurulmasıdır. (Nûr: 2) Hz. Peygamber’in evli olarak zina edene “recm cezası” uyguladığı, tevatüre ulaşan hadislerle sabittir. Hz. Ömer’in: “Rasulullah (s.a.v) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık. Korkarım, zaman geçince birileri çıkıp, ‘Biz Allah’ın kitabında recmi bulamıyoruz,’ der ve Allah’ın indirdiği bir farzı terk ederek sapıklığa düşerler” diyerek recmi, Medine minberinden ilân etmesi, içlerinde birçok sahabe bulunan cemaatten hiç birinin buna karşı çıkmaması, recmin sabit olduğunu gösterir. Hz. Peygamber’in emri üzerine Üneys’in karısı, Mâiz b. Mâlik (r.a) ve Gâmid’li bir kadın recm edilmiştir. Recm’le öldürülen kimse yıkanır, kefenlenir, cenaze namazı kılınır ve defnedilir. Çünkü Hz. Peygamber, recmedilen Mâiz için, “kendi ölülerinize yaptığınız şeyleri ona da yapınız” buyurmuştur.
İMDİ, zina eden 2 kadın ve erkeğin her birine yüz değnek vurun ve eğer Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyorsanız, onlara karşı duyduğunuz acıma, sizi Allah'ın bu yasasını uygulamaktan alıkoymasın; ve inananlardan bir topluluk da onların cezalandırılmalarına şahit olsun. 3
Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara duyacağınız acıma hissi sizi Allah’ın dininin hükümlerini uygulamadan alıkoymasın. Ve müminlerden bir grup da onlara verilen cezaya şahit olsun. 4/25
ZİNA[2970] eden kadın ve zina eden erkek: İşte bunlardan her biri için, etkisi cilt ile sınırlı yüz vuruş yapın;[2971] eğer Allah’a ve Âhiret Günü’ne inanıyorsanız, o ikisine olan acıma duygunuz sizi Allah’ın hükmünü uygulamaktan alıkoymasın; inananlardan bir gurup da onların cezalandırılmasına[2972] tanık olsun.[2973]
[2970] Zina, Allah’ın tanıklığına başvurularak yapılan ve hukukî bağlayıcılığı olan meşru bir sözleşme olmaksızın iki insanın birbirleriyle cinselliklerini paylaşmaları olayıdır. Cinselliği hayvanî bir içgüdünün eseri olmaktan çıkarıp insanî bir faaliyet kılan nikâh sözleşmesidir. Sosyal bir varlık olan insanın oluşturduğu toplumun yapı taşı olan aile kurumu bu sözleşme üzerine bina edilir.
[2971] Celde, etkisi insan derisiyle sınırlı olup onun altındaki kasa işlemeyen “vuruş” ve bu vuruşta kullanılan “vurma aracı”. Kelime, “zorlamak, zora koşmak” anlamını da taşımakta (Mekâyîs ve Lisân). Bu ceza, âyetin sonunda yer alan kamunun tanıklığı şartından da anlaşılacağı gibi, suçlunun canını yakmaktan daha çok suçtan caydırma amacına yöneliktir. Zina suçunun Kur’an’ın öngördüğü şekilde isbatı, ancak suçun kısmen de olsa kamuya açık bir biçimde işlenmiş olması durumunda mümkündür. Bu ise vahyin, zina suçunu, sadece insan tekinin onuruna yönelik bir saldırı olmakla sınırlı tutmayıp, aynı zamanda toplumsal ahlâk katsayısını düşüren bir cürüm olarak gördüğünün delilidir.
[2972] Azâb kelimesinin Kur’an’da sıklıkla “ceza” anlamında kullanılmasının açık bir örneği.
[2973] Zina yasağı, eşlerin birbirine güvendiği bir ahlâk toplumunda olmazsa olmaz bir şarttır. Bu yasak aynı zamanda toplumun yapıtaşı aileyi kurmaya ve korumaya teşviktir. Özetle İslâm ceza hukuku üç vicdanı teskin eder: Mağdurun vicdanını, kamunun vicdanını ve suçlunun vicdanını. Bunun için de önce suçluda bir vicdan inşâ etmek gerekir. İşte vahiy bunu yapar.
Zina eden kadın ile zina eden erkekten herbirine yüzer değnek vurun, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dinindeki bir emri tatbik ederken (bu ikisi hakkında) bir acımak sizi tutmasın ve (bunların cezalarına) mü'minlerden bir tâifede şahit bulunsun.
İmdi, zina eden kadın ve erkeğin her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah'a ve âhirete iman ediyorsanız, Allah'ın hükmünü uygulama işinde sakın acıma hissi sizi etkisi altına alıp da uygulamayı engellemesin. Hem onların bu cezalandırılmalarında müminlerden bir cemaat da bulunup şahid olsun! {KM, Tesniye 22, 28-29}
İslâm hukukuna göre, bu ceza, bekârlara ait olup, evli zinakârlara recim uygulanır. Değnek diye çevirilen celde, cild kökünden gelip cilde tesir eden, ete geçmeyecek şekilde vurmadır. Ceza uygulanırken kürk, palto gibi kaba elbiseler çıkarılır, fakat gömlek gibi giyecekler çıkarılmaz. Cezanın uygulanması, esnasında en az dört kişi bulunmalıdır.
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz değnek vurun; Allah'a ve ahiret gününe inananlar iseniz Allah'ın cezasını uygulamada sizi, onlara karşı acıma duygusu tut(up engelle)mesin. Mü'minlerden bir grup da onlara yapılan azaba şahid olsun.
Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüz kamçı vurun. Eğer Allah’a ve son güne inanıyorsanız, Allah’ın verdiği cezayı yerine getirirken onlara karşı yumuşamayın. İnananlardan bir takımı da onlara yapılan azabı gözleriyle görsün.
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, Allah'ın dini konusunda sizi bir acıma tutmasın. Onlara verilen cezaya da müminlerden bir grup şahit olsun.
Zina eden kadın ile zina eden erkeğin herbirine yüzer değnek vurun.(1) Eğer Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, onlara olan şefkatiniz, Allah'ın dinini uygulamaktan sizi alıkoymasın. Mü'minlerden bir topluluk da onların cezasına şahit olsun.
(1) Âyette geçen celde sözcüğü, cilde vurulacak değneği ifade etmektedir ki, bundan, “cildin altına nüfuz ederek eti çürütmeyecek ve tehlike doğurmayacak” bir vurma anlamı çıkarılmıştır.
Zina eden kadınla zina eden erkek... Yüz vuruş vurun her birinin ciltlerine... Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın. Müminlerden bir grup da bunların cezalarına tanık olsun.
zinā eyleyici 'avrat daħı zinā eyleyici er uruñ her birisine ol ikiden yüz urmaķ. daħı dutmasuñ sizi ol ikide, şafķat Tañrı hükmi içinde eger olduñuzsa įmān getürürler Tañrı’ya daħı śoñraġı güne. daħı ḥāżır olsun ol iki 'aźābına bir bölük mü’minlerden.
Zinā iden ‘avrat‐ıla zinā iden ere her birisine anlaruñ yüz aġaç vuruñuz.Daḫı anlara şefḳat eylemeñüz Tañrı Ta‘ālā ḥükminde, eger siz TañrıTa‘ālāya ve ḳıyāmet günine inanursañuz. Daḫı ḥāżır olsun anlaruñ ‘aẕābınabir ṭāyife Müselmānlardan.
Zinakar kişiyi və zinakar qadına yüz çubuq vurun. Allaha və axirət gününə inanırsınızsa, Allahın dini barəsində (bu işin icrasında) ürəyiniz onlara yumşalmasın və mö’minlərdən bir dəstə də onların əzabına şahid olsun. (Bu, subay kişiyə və ərsiz qadına aiddir. Evli kişi və qadın zina etdikdə isə onların cəzası daşqalaq edilməkdir).
The adulterer and the adulteress, scourge ye each one of them (with) a hundred stripes. And let not pity for the twain withhold you from obedience to Allah, if ye believe in Allah and the Last Day. And let a party of believers witness their punishment.
The woman and the man guilty of adultery or fornication,-(2954) flog each of them with a hundred stripes:(2955) Let not compassion move you in their case, in a matter prescribed by Allah, if ye believe in Allah and the Last Day: and let a party of the Believers witness their punishment.(2956)*
2954 Zina includes sexual intercourse between a man and a woman not married to each other. It therefore applies both to adultery (which implies that one or both of the parties are married to a person or persons other than the ones concerned) and to fornication, which, in its strict signification, implies that both parties are unmarried. The law of marriage and divorce is made easy in Islam, so that there may be less temptation for intercourse outside the well-defined bonds of marriage. This makes for greater self-respect for both man and woman. Other sex offences are also punishable, but this Section applies strictly to Tina as above defined. 2955 Cf.
4:15, n. 523 and
33:30. 2956 The punishment should be public, in order to be deterrent.