Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
2832, sondan
3405. ayet;
24. sure ve
Nûr Suresinin
41. ayetidir.
Nûr Suresi 41. ayetinin kelime sayisi
21, harf sayısı
83 ve toplam ebced değeri ise
5309 olarak hesaplanmıştır.
Nûr Suresinin toplam ebced değeri
414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
الم تر ان الله يسبـح له من في السموات والارض والطير صافات كل قد علم صلاته وتسبيحه والله عليم بما يفعلون
المتراناللهيسبـحلهمنفيالسمواتوالارضوالطيرصافاتكلقدعلمصلاتهوتسبيحهواللهعليمبمايفعلون
Elem tera enna(A)llâhe yusebbihu lehu men fî-ssemâvâti vel-ardi ve-ttayru sâffât(in)(s) kullun kad ‘alime salâtehu vetesbîhah(u)(k) va(A)llâhu ‘alîmun bimâ yef’alûn(e)
Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.
Tesbih, Allah Teâlâ’yı, kendine mahsus yüce sıfatlarıyla anmaktır, dar mânada O’nu, yakışmayan sıfatlardan tenzih etmektir, her çeşit noksanlıktan uzak ve berî olduğunu ifade etmektir. İnsanlar ve melekler gibi şuurlu varlıkların bu bilince dayalı bir tercihle tesbih etmeleri mümkündür, vâkidir. Diğer canlı, cansız varlıkların tesbihi ise ya hal diliyle, varlık ve hareketlerindeki özellik ve incelikleri gözler önüne sermek, programlandıkları gibi davranmak suretiyle olmaktadır veya Allah’ın kendilerine verdiği, bizim anlayamadığımız özel bir dil ile ifade edilmektedir.
Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah’ı [tesbih] ettiklerini görmüyor musun? Elbette her biri kendi [salât]ını (duasını) ve [tesbih]ini (yüceltmesini) bilmektedir. Allah onların yapmakta olduklarını bilendir.
Benzer mesajlar: Nahl
16:79; Mülk
67:19.,Bu cümle İsrâ
17:44 ışığında okunmalıdır. Buradaki [salât] kelimesi “dua etmek” anlamına gelirken, [tesbîh] sözcüğü de iradeli veya iradesiz her varlığın yaratılış amacına uygun olarak hayatlarını sürdürmesi demektir. Melekler, insanlar ve cinler gibi canlı, iradeli ve konuşabilen varlıklar zaten [salât]ı yani duayı ve ibadeti de [tesbih]i de bilirler. Ancak kuşlar veya uçuşan varlıklar anlamında iradesiz, konuşamayan canlılar ile burada sözü edilmeyen diğer cansız varlıkların bunu bilmesi ancak mecazi anlamda bir bilgiyi ifade etse gerektir.
Göklerde ve yerde olan kimselerin, sıra sıra uçan kuşların, Allah'ı yücelttiğini görmez misin? Her biri kendi duasını ve yüceltmesini bilir. Allah, onların yaptıklarını bilendir.[368]
[368] Kâinatın tesbihini gözlemlemek hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIII, 406-414.
Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah'ı nasıl tesbih¹ ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını² ve tesbihini³ bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.
1- Allah'ı yücelttiklerini, O'na boyun eğdiklerini. 2- O'na yönelmekte, O'na tabi olmakta, fıtratlarına uygun olanı yapmaktadırlar. 3- Ve O'na hak ettiği saygınlığı göstermektedirler.
Görmüyor musunuz, yeryüzündekiler de göktekiler de ve bölük bölük gruplar oluşturan ‘tayr’lar (kuşlar ve uçaklar) da Allah’ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. (Canlı cansız her şeyin yaratılış ve yapılış gayesine uygun hareket ve hizmet etmesi, Allah’ın takdiri iledir.) Allah, onların işlediklerini Bilendir.
Görmez misin ki şüphesiz olarak Allah'ı tenzih eder göklerde bulunanlar da, yeryüzünde bulunanlar da ve kanatlarını çarpıp katarkatar uçan kuşlar da. Hepsi, dualarını da bilmede, onu tenzih etmeyi de ve Allah, ne yaparlarsa hepsini bilir.
Göklerde ve yerde bulunanlarla, dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların, Allah'ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirdiklerini görmüyor musun? Herbiri de Allah'ı nasıl anacağını ve Allah'ı nasıl yücelteceklerini bilmektedirler. Allah da onların yaptıkları herşeyi tam olarak bilmektedir.
Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların, Allah'ın koyduğu düzen içinde Allah'ı tesbih ettiklerini; kanat çırparak, süzülerek, sıra sıra uçan kuşların da tesbihlerini görmüyor musun? Her biri kendi namazını-duasını ve tesbihini biliyor. Allah da onların sergilemeye devam ettikleri güzel davranışları biliyor.
Göklerde ve yerde olanların ve kanatlarını çırparak uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmedin mi? Her biri kendi duasını ve tesbihini bilmiştir. Allah onların yaptıklarını bilir.
Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah onların işlediklerini bilendir.
(Ey Rasûlüm), görmedin mi ki, gökte olanlar, yerdekiler, havada kanatlarını çırparak uçan kuşlar, gerçekte hep Allah'ı tesbih ediyorlar. Bunların her biri duasını da, tesbihini de bilmiştir (Allah'ın kendilerine has kıldığı vazifeyi şaşırmazlar.) Allah da bütün yaptıklarını bilir.
Görmedin mi? Göklerdeki ve yerdeki melekler ve sıra sıra kuşlar Allah’ı tesbih ederler. (O’nun kusursuzluğunu ilan ederler.) Hepsi nasıl dua edeceklerini ve tesbih edeceklerini (doğal görevlerini ve çevreyi kirletmemeyi) öğrenmişlerdir. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.
Görmez misin? Göklerde, yerde bulunanlarla, kanad açıp uçan kuşlar, Allaha tespih ediyorlar, hepsi de duasını, tespihini bilir, Allah bilir niderlerse
Göklerde ve yerde bulunanlarla havada sürüler halinde (uçan) kuşların (kulluklarının bir gereği olarak) Allah'ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirerek görevlerini icra ettiklerini görmüyor musun? Bu varlıkların her biri, Allah'a nasıl yönelip niyaz edeceğini, kendine özgü tesbihini/vazifesini bilir. Allah da onların ne yaptığını tam olarak bilir.
Hareket etmek ve çalışmak anlamlarına da gelen tesbih, bütün varlıkların hayatlarını kapsamaktadır. Her yaratılmışın kendine özgü duası ve kendine has bir görevi vardır. Allah’ın verdiği vazifeyi kendi koşulları içerisinde icra eden her varlık tesbih etmektedir. Güneşin, Ay’ın ve yıldızların kendi yörüngelerindeki hareketleri ve bu hareketlere bağlı olarak faydalı işlevlerde bulunmaları bir tesbihtir. Atın, devenin, eşeğin, filin yük taşıması, köpeğin koruması ve sadakati, ineğin, koyunun, keçinin yün, et ve süt vermesi, arının bal yapması, tavuğun keneleri, böcekleri temizlemesi ve yumurtlaması, horozun ötmesi, akbabanın, sırtlanın leş yemesi, yılanın, akrebin zehir toplaması, solucanın toprağı temizlemesi hep birer tesbihtir. Kısacası tesbih fıtratın gereklerini yerine getirmektir.
Göklerde ve yerde olan kimselerin, sıra sıra uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiğini görmez misin? Her biri kendi niyaz ve tesbihini bilir. Allah, onların yaptıklarını bilendir.
Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (öğrenmiş) bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyle bilir.
Diziler halinde uçan kuşlar dahil, göklerde ve yerde bulunan herkesin ALLAH'ı yücelttiğini görmez misin? Her birisi kendi duasını ve yüceltme yöntemini bilir. ALLAH onların yaptıklarını iyi bilir.
Görmez misin ki, göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini? Her biri kendi tesbihini ve duâsını bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir.
Baksan â hakikat Allah, o Semavât-ü Arzdaki kimseler ve o kanad çırpıb süzülen dizilen kuşlar hep onun için tesbih ediyor, her biri cidden salâtını ve tesbihini bilmiş, Allah da, ne yapıyorlarsa hep biliyor
Gör (müş gibi bil) medin mi, göklerde ve yerdekiler ve havada kanatlarını çarpa çarpa uçan kuşlar hakıykatde hep Allâhı tesbihy (ve tenzîh) ediyor (lar. Hem) her biri düaasını da, tesbiyhini de muhakkak bilmişdir. Allah, ne yaparlarsa hakkıyle bilendir.
Görmedin mi, göklerde ve yerde bulunan kimseler ve kanatlarını çırparak uçan kuşlar O'nu, Allah'ı tesbîh eder. Her biri kendi (fıtrî vazîfesiyle) duâsını ve tesbîhini muhakkak bilmiştir. Ve Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.
Bakmaz mısın? Göklerde ve yerde olan herkes ve saf saf dizilmiş kuşlar, Allah’ı noksanlıklardan tenzih ederler. Onların hepsi Allah’a nasıl yöneleceklerini ve O nu nasıl yücelteceklerini bilirler. Allah onların yaptıklarını bilendir.
Görmüyor musun ki [³] göklerde ve yerde olanlar ve kanatlarını açıp uçuşan kuşlar O/na tespih ediyorlar, her biri dua ve tespihlerini [⁴] biliyor. Allah onların işlediklerini hakkıyle bilir.
[3] Böyle yerlerde kalp görmesi maksut olmakla bilmiyor musun? demek olur.[4] Veya Allah her birinin nasıl dua ve tespih ettiklerini bilir.
Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçmakta olan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri, kendi duasını ve tesbihini hiç şüphesiz bilmiştir. Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.
Göklerde ve yerdeki bütün varlıkların; örneğin, gökyüzünde saf tutup kanat çırparak uçan kuşların, Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini haykırarak andığını görmüyor musun? Bütün evrenin tesbih sedalarıyla nasıl çın çın öttüğünü duymuyor musun? Bak, her biri nasıl duâ edeceğini ve O’nun yüceliğini nasıl dile getireceğini ne de güzel öğrenmiş! Allah, onların yaptıkları her şeyi en mükemmel şekilde bilmektedir.
Görmedin mi, Yer ve Gökler’deki kimseler ve dizi dizi uçan Kuşlar / Uçarlar Allah’ı tesbih ediyor.
Hepsi, kendi salâtını / duasını ve tesbihini kesinlikle bilmiştir.
Ne yapıyorlarsa, Allah bilmektedir.
Göklerde ve yerdekiler1 ve dizi dizi uçmakta olan kuşlar, gerçekten Allah’ı tesbih ederler. Her şey kendi duâsını ve tesbihini2 kesinlikle bilir. Ve Allah da onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.
1 Akıl ve irade sahibi varlıklar… (insanlar, melekler, cinler ve diğerleri…)2 Diğerlerinin yaratılış gayelerini, Sünnetullah’ı bildiği gibi insanın da yaratılış gayesini ve görevlerini bilmesi gerekir.
GÖKLERDE ve yerde var olan bütün yaratıkların, kanatlarını yayarak 62 uçan kuşların, [hepsinin] Allah'ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirdiklerini görmüyor musun? Gerçek şu ki, Allah'a nasıl yönelip niyaz edeceklerini, O'nun yüceliğini nasıl dile getireceklerini [bunların] hepsi bilmektedirler; ve Allah da onların edip-eylediği her şeyi tam olarak bilmektedir;
Göklerde ve yerde bulunan varlıkların ve sıra sıra uçan kuşların Allah’ın yüce kudretini dillendirdiğini görmüyor musun? Doğrusu bunların hepsi O’na nasıl yakaracaklarını ve O’nun koyduğu yasaya göre hareket etmeyi bilmektedirler. Allah da onların davranışlarını çok iyi bilmektedir. 13/13...15, 16/48- 49, 17/44, 64/1
SEN (ey insan)! Göklerde ve yerde bulunan her bir varlığın -kanat çırpan kuş katarlarına varana dek- Allah’ın yüce kudretini dillendirdiğini fark etmez misin?[3034] Doğrusu onların hepsi de, O’na teslim olmayı ve O’nu yüceltmeyi bilmektedir; Allah onların hareketlerini de çok iyi bilmektedir:[3035]
[3034] Lafzen: “görmez misin”. Göz bakmaya, bakma görmeye, görme fark etmeye yarıyorsa işe yarar. Buradaki “görme” somuttan soyuta, görünenden görünmeyene, eserden müessire, fiilden faile, sanattan sanatkara ulaştıran akleden kalbin eylemidir. Zımnen: Allah’tan bağımsız bir varlık alanı yoktur. Bilinçli bilinçsiz tüm varlıklar, O’nun Rab oluşuna birer atıftırlar. Âlem O’nu gösteren bir parmaktır.
[3035] Yef‘alûnun türetildiği fi‘l kökü, benzerleri olan ‘amelden ve sun‘dan farklı olarak bilinçli ve bilinçsiz, tasarlanmış ve tasarlanmamış, ani ve sürece bağlı tüm eylemleri ifade eder (Bkz: Âyet 30, not 36). Zımnen: Allah onların her hareketini bilir.
Görmedin mi ki, şüphe yok göklerde olan da ve yerde olan da ve kanatlarını açıp uçan kuş-
Baksana göklerde olan, yerde olan herkes, kanatlarını çarparak uçan dizi dizi kuşlar, hep Allah'ı tesbih ederler. Onlardan her biri kendi duasını ve tesbihini pek iyi bellemiştir. Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilir. [17, 44; 22, 18]
Görmedin mi göklerde ve yerde olan kimseler, kanatlarını çırparak uçan kuşlar Allah'ı tesbih ederler? Her biri kendi du'asını ve tesbihini bilmiştir. Allah da onların ne yaptıklarını bilmektedir.
Hiç görmedin mi, göklerde ve yerde kim varsa, kuş sürülerine varıncaya kadar Allah’a boyun eğerler. Her biri duasını ve boyun eğmesi gerektiğini bilir. Allah onların yaptıkları her şeyi bilmektedir.
Görmüyor musun ki, göklerde ve yerde olanlar, dizi dizi uçan kuşlar, Allah'ı tesbih ederler. Hepsi de kendi duasını ve tesbihini bilir. Allah da onların yaptıklarını bilir.
Göklerde ve yerde olanların ve kanat çırpan kuşların Onu tesbih ettiğini görmedin mi? Onların hepsi duasını da bilir, tesbihini de. Allah ise onların yaptıklarını bilir.
Görmedin mi, göklerdeki ve yerdeki şuurlular da bölük bölük olmuş kuşlar da Allah'ı tespih etmektedir. Her biri kendine özgü duasını, kendine özgü tespihini bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilmektedir.
[189a] iy bilmedüñ mi bayıķ Tañrı tesbįḥ eyler aña ol kim göklerdedür daħı yirde daħı ķuşlar ķañad gerüp havade. dükeli bildi namāzını daħı teşbihini. daħı Tañrı bilürdür anı kim işlerler.
Görmez misin Tañrı Ta‘ālāya nice tesbīḥ ider gökler ehli ve yirler ehli, daḫıḳuşlar, daḫı ḳanatlar baġlu ṣaf ṣaf durup? Anlar barçası bildi du‘āsını,tesbīḥi daḫı. Tañrı Ta‘ālā bilicidür anlar işledügi işleri.
(Ya Rəsulum!) Məgər göylərdə və yerdə olanların (mələklərin, insanların, cinlərin), qanadlarını açıb (qatar-qatar) uçan quşların Allahı təqdis edib şə’ninə tə’riflər dediklərini görmürsənmi?! Allah onlardan hər birinin duasını, şükür-sənasını (yaxud onların hər biri öz duasını, şükr-sənasını) bilir. Allah onların nə etdiklərini (layiqincə) biləndir!
Hast thou not seen that Allah, He it is Whom all who are in the heavens and the earth praise; and the birds in their flight? Of each He knoweth verily the worship and the praise; and Allah is Aware of what they do.
Seest thou not that it is Allah Whose praises all beings in the heavens and on earth(3016) do celebrate, and the birds (of the air) with wings(3017) outspread? Each one knows its own (mode of) prayer and praise. And Allah knows well all that they do.*
3016 Cf.
21:19-20. 3017 All denizens of the heavens, such as angels, all denizens of the earth (including the waters) such as man, animals, insects, fishes, etc., and all denizens of the air, such as birds, celebrate the praises of Allah. Each has his own mode of prayer and praise. It is not necessarily with words, for language (as we know it) is peculiar to man. But actions and other modes of self-expression recognise and declare the Glory of Allah.