Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
326, sondan
5911. ayet;
3. sure ve
Âl-i İmran Suresinin
33. ayetidir.
Âl-i İmran Suresi 33. ayetinin kelime sayisi
11, harf sayısı
46 ve toplam ebced değeri ise
1457 olarak hesaplanmıştır.
Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri
1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ا (10)
ل (7)
م (4) bulunuyor.
ان الله اصطفى ادم ونوحا وال ابرهيم وال عمرن على العالمين
اناللهاصطفىادمونوحاوالابرهيموالعمرنعلىالعالمين
İnna(A)llâhe-stafâ âdeme venûhan veâle ibrâhîme veâle ‘imrâne ‘alâ-l’âlemîn(e)
33,34. Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur’an-ı Kerîm’in birçok âyetinde peygamberlerin Allah’ın seçkin kulları olduğunu belirten ifadeler vardır. Bu hususu özellikle belirten “ıstafâ” fiili için: a) Onların bütün yaratılmışların özü kılındığı,
b) onların kötü sıfatlardan arındırılıp övgüye lâyık hasletlerle bezendiği şeklinde yorumlar yapılmıştır (Râzî, VIII, 20-22).
Tefsirlerde ve genel olarak İslâm düşüncesine dair eserlerde, bu gibi âyetlerde geçen “ıstafâ” fiili, varlıkların oluşum ve gelişim süreci ile ilgili “ıstıfâ” kanunu arasında bağ kurularak peygamberlerin üstünlüğü konusunda geniş açıklamalar yapılmıştır (meselâ bk. Elmalılı, II, 1081 vd.).
Âyette geçen “âlemîn” kavramı kendi zamanındaki veya kendi cinsinden olan yaratılmışlar şeklinde yorumlandığı gibi, bütün yaratılmışlar şeklinde de açıklanmıştır (Râzî, VIII, 19-21; ayrıca bk. İsrâ
17:70).
Bu iki âyette peygamberlerin seçilmiş üstün özelliklere sahip kişiler ve hep Hz. Âdem’in soyundan gelmiş oldukları hususuna değinilmesini, Hz. Îsâ’nın yaratılışı konusuna fikrî hazırlık sağlama şeklinde açıklamak mümkündür. Hatırlanacağı üzere, hıristiyanların bazı inanç ve tutumlarının yanlışlığını ortaya koyma bu sûrenin ana hedefleri arasında bulunmaktadır. İşte müteakip âyetlerde, babasız olarak dünyaya gelmiş olması Hıristiyanlık’ta tek tanrı inancından sapmanın hareket noktası haline getirilen Hz. Îsâ’nın ailesine, doğumuna ve hayatına dair bilgiler yer aldığından, burada zihnin sırf tabiat kanunlarının tek düzeliğine saplanıp kalmaması ve tabiat kanunundan önce gelen yaratma fiilinin göz ardı edilmemesi gerektiği, buna göre dilediğini dilediği biçimde yaratmaya kadir olan yüce Allah’ın iradesini kısıtlayabilecek hiçbir güç bulunmadığı hatırlatılmaktadır (Elmalılı, II, 1087).
Bunun yanı sıra –aşağıda açıklanacağı üzere– Hz. Meryem’in babası olan İmrân’ın ailesi peygamberler dizisi içinde anılarak, Hz. Îsâ’nın annesinin de Hz. Âdem ve onu izleyen peygamberler soyundan olduğuna dikkat çekilmektedir.
Şüphesiz ki Allah; Âdem’i, Nuh’u, İbrahim Ailesi ile İmran Ailesini âlemlere (diğer insanlara) seç(ip üstün kıl)mıştır.
33,34. Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işitendir, bilendir.
Allah, Âdem'i, Nuh'u, İbrahim Soyunu ve İmran Soyunu insanların üzerine seçti.
Gerçek şu ki Allah; Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini âlemler üzerine seçti; (Hakk Dini tebliğle görevlendirdi).
Şüphe yok ki Allah, Âdem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu seçti, alemlere üstün etti.
İmran, Mûsâ ile Hârûn'un babasıdır. Bu takdîrde buradaki İmran soyu sözüyle Mûsâ ve Hârûn kastedilir. İmran'a Meryem'in babası diyenler olduğu gibi bu hususta başka rivâyetler de vardır.
Gerçek şu ki, Allah Adem'i ve Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmrân ailesini seçip, bütün insanlığın üzerinde bir konuma çıkardı.
Allah Âdem'e, Nûh'a, İbrahim ailesine ve nesline, İmran ailesine, âlemler, insanlar üzerinde seçkin bir yer verdi.
Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı.
Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti;
Gerçekten Allah, Âdem'i, Nûh'u, İbrahim hânedânını ve İmrân ailesini âlemler üzerine seçkin kıldı (soylarını peygamber yaptı.)
Allah, Âdemi, Nuhu, İbrahim ailesini, İmran ailesini insanlık âleminde üstün kılmıştır.()
(*) İnsanlık tarihi dört ana döneme ayrılır:
1- Medeniyetlerin filizlendiği dönem, Âdem (insan) ile sembolize edilmiştir.
2- Nuhla başlayan peygamberlik ve tek bir Allah inancının çok önemli olduğu ve beşeriyetin şirkten kurtarıldığı dönem.
3- İbrahim ile başlayan dini pratiklerin uygulandığı dönem.
4- İmran ailesinden olan Musa ile başlayan dinin devletleştiği dönem.
Nuh’un ilk Resul olduğu, meşhur şefaat hadisiyle sabittir. İbrahim’in de dini pratikleri ilk uygulayan olduğu, yine Kur’anla sabittir. (Bakara: 124)
Allah, Âdem'le Nuh'u, İbrahimgili, İmrangili âlemler üzere seçkin kıldı
Muhakkak ki Allah, (ortaya koydukları faydalı çalışmalarından dolayı) Âdem'i, Nuh'u ve İbrahim hanedanı ile İmran soyunu (İmran kızı Meryem ve İsa'yı) seçerek âlemler üzerinde bir konuma çıkardı.
Burada adı geçen İmrân, Hz. Meryem’in babasıdır yani Hz. İsa’nın anne tarafından dedesidir. Hz. Mûsâ’nın ve Hz. Harun’un babalarının adı da İmrân’dı ki, burada kastedilen o değildir.“Âl”kelimesi “yakınlıkta ve gidilen yolda herhangi bir insana mensup olan kimseler” için kullanılır. Âl-i İbrâhim, “İbrahim peygamberin yolundan gidenler” demektir. “(Allah, İbrahim’e) Ben seni insanlara (din işlerinde sana uysunlar diye) imam/önder kılacağım” buyurmuştu. İbrahim de: “Benim neslimden de (önderler yap ya Rabbi!) deyince (Allah: Bu va’adim mü’minler için geçerlidir.) “Zalimler Benim ahdime erişemez” (Bakara
2:124) ayetin hükmü gereğince ilahi ahdin içine aldığı kimseler zalimlerin dışındaki mü’minlerdir.
33,34. Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini, İmran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah işitendir, bilendir.
33, 34. Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işiten ve bilendir.
İbrahim ve İmrân ailesinden maksat, müfessirlerin çoğunluğuna göre, onlardan sonra gelen peygamberlerdir.
ALLAH Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini halkların arasından (elçi olarak) seçti.
Gerçekten Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.
Gerçek Allah, Ademi ve Nuhu ve âli İbrahimi ve âliımrânı süzdü: âlemîn üzerine ıstıfa buyurdu
33,34. Gerçek, Allah Âdemi, Nuhu, İbrahim haanedânını, İmrân ailesini — hepsi de birbirinden (gelme) tek bir zürriyyet olarak — âlemlerin üzerine mümtaz kıldı. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle bilicidir.
33,34. Muhakkak ki Allah, Âdem'i, Nûh'u ve İbrâhîm hânedânı ile Âl-i İmrân'ı(İmran kızı Meryem ve Îsâ'yı) birbirinden gelen bir zürriyet olarak âlemler üzerine seçkin kıldı. Allah ise, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.
Muhakkak ki Allah, Âdem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini bütün zamanlara (örnek olarak) seçmiştir.
Allah Âdem-i, Nuh-u, İbrahim hanedanını, Ümran hanedanını bütün âlem üzerine mümtaz kıldı.
Allah, Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçip (kendi zamanlarında) âlemlere üstün kıldı.
Gerçekten Allah, insanlığın ataları sayılan Âdem’i ve Nûh’u, içinde bir çok Peygamberin yetiştiği İbrahim ve İmrân Ailesini, nesilden nesle süzerek ve tüm kötülüklerden, çirkinliklerden arındırıp mükemmel özelliklerle donatarak bütün insanlık âlemine üstün kılmıştır.
Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim’in ailesini ve İMRÂN’IN AİLESİ’ni Âlemler üzerine süzerek seçti;
33,34. Gerçekten Allah, birbirinin soyundan gelme tek nesil olarak; Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçerek, âlemlere üstün kıldı.1 Çünkü O, hakkıyla işitendir, eksiksiz bilendir.
1 Istıfa: Bir şeyin en safını, temizini seçip almaktır. Buradaki ıstıfa ise; Allah’ın saf ve temize vücut vermesi, yarattıklarının içerisinden en saf ve temizini seçmesi, anlamında kullanılmıştır.
GERÇEK ŞU Kİ Allah, Âdem'i ve Nûh'u, İbrahim Soyunu ve İmrân Soyunu bütün insanlığın üzerinde bir konuma çıkardı,
Allah; Âdem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini toplumlar arasından seçti. 22/78, 3/110
ŞÜPHE yok ki Allah Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini, İmran ailesini kendi çağının insanları içinden seçerek üstün kıldı:[569]
[569] “Saflaştırarak seçmek” mânasındaki ıstıfâ yaratılış kanunudur. Âdem’in seçimi beşeriyyet içinden insaniyyete, Nûh’un seçimi insaniyyet içinden risalete delâlet eder. ‘İbrahim ailesi’nden sonra aynı kökten olan ‘İmran ailesi’nin seçimi; soyun seçiminin Yahudilerin iddia ettiği gibi o soya ait herkesin seçimi anlamına gelmediğine işarettir. Allah Rasûlü’nün seçimini de izahtır. Bir sonraki âyet bunu teyit eder.
Şüphe yok ki, Allah Teâlâ Âdem'i, Nûh'u, İbrahim'in âlini ve İmrân'ın âlini âlemler üzerine mümtaz kıldı.
33, 34. Gerçek şu ki Allah Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim ailesi ile İmran ailesini, birbirinden gelen tek zürriyet halinde bütün insanlardan süzüp onlara üstün kılmıştır. Allah semî'dir, alîmdir (her şeyi hakkıyla işitir, mükemmel tarzda bilir). [2, 47; 66, 12] {KM, Çıkış 2, 1; 6, 20; 15, 20}
Bu ailelerden maksat, onların neslinden gelen peygamberlerdir. Âl: yakınlıkta ve tutulan yolda herhangi bir insana mensup olan kimseler, “âile, hanedan” demektir. Âl-i İbrâhim, 2,124 gereğince ilâhî ahdin içinde olanlar, onun zalim olmayan nesli ve özellikle Hz. Muhammed Mustafa (a.s.m)’dır. İmran ise: Hz. Îsâ’nın anne tarafından dedesi, yani Hz. Meryem’in babasıdır.
Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı.
Allah Âdem’i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini çağdaşlarına karşı seçkin konuma getirmişti.
[*] el âlemîne (الْعَالَمِينَ) kelimesine, 'çağdaşları' manası verilmiştir. Çünkü kıyaslama, onları hazmedemeyen çağdaşlarıyla yapılır.
33,34. -Allah; Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini (birbirlerinin soyu olarak) toplumlar üzerine seçkin kıldı. Allah, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.
Allah Âdem'i, Nuh'u, İbrahim'in ailesini ve İmrân ailesini âlemlere seçkin kıldı.
Allah; Âdem'i, Nûh'u, İbrahim Ailesi'ni, İmran Ailesi'ni seçerek âlemlere üstün kılmıştır;
bayıķ Tañrı üyürdi ādemį daħı nūḥ’ı daħı ibrāhįm ķavmını, daħı ķavmını 'ālemler üzere
Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā iḫtiyār eyledi Ādem peyġamberi ve Nūḥ peyġamberi,İbrāhīm ehlini daḫı, ‘İmrān ehlini daḫı cemī‘ ‘ālemler üstine efḍal ḳıldı.
Allah Adəmi, Nuhu, İbrahim övladını və İmran ailəsini aləmlər (məxluqat, insanlar, bəşər övladı) üzərində seçilmiş (üstün) etdi.
Lo! Allah preferred Adam and Noah and the Family of Abraham and the Family of 'Imran above (all His) creatures.
Allah did choose Adam and Noah, the family of Abraham, and the family of ´Imran above all people,-