Secde Suresi 21. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3524, sondan 2713. ayet; 32. sure ve Secde Suresinin 21. ayetidir. Secde Suresi 21. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 3613 olarak hesaplanmıştır. Secde Suresinin toplam ebced değeri 110478 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (7) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
ولنذيقنهم من العذاب الادنى دون العذاب الاكبر لعلهم يرجعون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ولنذيقنهممنالعذابالادنىدونالعذابالاكبرلعلهميرجعون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Velenużîkannehum mine-l’ażâbi-l-ednâ dûne-l’ażâbi-l-ekberi le’allehum yerci’ûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Gerçeğe) dönsünler diye en büyük azaptan önce onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, biz onlara o büyük azaptan önce pek yakın/dünya azabı da tattıracağız. Belki dönerler!
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onlara, büyük azaptan¹ önce, daha yakın² olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler.³
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Andolsun Biz onlara belki (inkârcılıktan) dönerler diye, o büyük (uhrevi) azaptan önce, yakın (dünyevi) azaptan da tattıracağız. (Onlara karşı mü’minlere zafer verip zalimlerin saltanatını yıkacağız.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, belki dönerler diye pek büyük azaptan önce de onlara yakın bir azabı tattıracağız mutlaka.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Biz, belki dönerler diye pek büyük bir azap olan, kıyamet azabından önce, onlara daha yakın olan, dünya felaketleri ve yenilgisini tattıracağız.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
En büyük azaptan, cehennem azâbından önce, onlara korku, esâret, zillet, açlık, hastalık, deprem, âfet gibi en yakın felâketlerden, kabir azabından tattıracağız. Olur ki, şirkten ve isyandan vazgeçip imana dönerler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Andolsun ki onlara en büyük azaptan önce yakın azaptan tattıracağız. Umulur ki dönerler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Andolsun, biz onlara belki (inkarcılıktan) dönerler diye o büyük (uhrevi) azabdan önce, yakın (dünyevi) azabtan da taddıracağız.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Şu da muhakkak ki, o kâfirlere, o en büyük azabdan (cehennem azabından) önce, yakın azabdan (dünyadaki esaret, ölüm, açlık gibi felâketlerden) taddıracağız. Olur ki, (küfürlerinden) dönerler, tevbe ederler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Andolsun! O büyük azaptan başka da yakın bir azabı onlara tattıracağız. Belki dönerler diye…
Besim Atalay
Besim Atalay
Büyük azaptan önce, yakın olan azabı da onlara tattırırız, ola ki onlar döne
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Belki dönüp yola gelirler diye onlara (ahiretteki) büyük azaptan önce mutlaka daha yakın azabı da (dünyada açlık, korku, esaret, zillet, musibet, deprem, afet gibi) tattıracağız.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Belki yollarından dönerler diye and olsun onlara büyük azabdan önce dünya azabından tattırırız.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
En büyük azaptan önce, onlara mutlaka en yakın azaptan tattıracağız; olur ki (imana) dönerler.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Belki (ibret alıp) dönerler diye büyük azaptan önce biz onlara yakın (dünya) azabı tattırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Şu bir gerçek ki, onlara o en büyük azabdan önce yakın azabdan (dünyada) da tattıracağız. Umulur ki, (kötülükten) dönerler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Şu da muhakkak ki onlara o en büyük azâbdan beride o yakın azabdan da tattıracağız, gerek ki rücu' edeler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Biz, o en büyük azâbdan önce de onlara mutlakaa yakın azâbdan tatdıracağız. Tâki ric'at etsinler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Âhiretteki) en büyük azabdan ayrı olarak, daha yakın azabdan (dünya azâbından)da onlara mutlaka tattıracağız; tâ ki (isyankâr hâllerinden) dönsünler.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
O büyük azaptan başka, onları daha çok aşağılayacak azabı tattıracağız. Belki dönerler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz onlara kalanların hak yoluna dönebilmeleri için herhalde en büyük [¹] azaptan evvel [²] daha küçük [³] bir azap [⁴] tattıracağız.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Şüphesiz biz onlara, belki dönerler diye o büyük (uhrevi) azaptan önce, yakın (dünyevi) azaptan da tattırırız.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Bu büyük azaptan ayrı olarak, pişman olup doğru yola dönmeleri için, onlara daha dünyadayken belâ ve musibetler vererek, küçük azaptan da bir nebze tattıracağız. Bütün bunlara rağmen;
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Dönmeleri için onlara En Büyük Azab’tan başka elbette En Yakın Azab’tan da tattırıyoruz.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Belki yola gelirler diye onlara, o büyük (âhiret) azabından önce, yakın (dünya) azabından1 da mutlaka tattıracağız.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Fakat o şiddetli azab[a onları mahkum etme]den önce belki [pişman olup] yollarını düzeltirler diye 16 hemen yanı başlarındaki azabı tattıracağız. 17
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Oysa biz onlara belki dönerler diye ahiretteki büyük azaptan önce dünyada kısmen daha aşağı azap yaşatıyoruz. 13/33- 34, 43/46...51
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ama onlara, daha büyük mahrumiyeti tattırmadan önce daha yakın (dünya) mahrumiyetini kısmen elbette tattıracağız;[3702] umulur ki (yol yakınken) dönerler.[3703]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve elbette onlara o en büyük azaptan önce o yakın azaptan tattıracağız. Umulur ki, onlar ric'at ediverirler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O kâfirlerin dönüş yapmaları ümidiyle, onlara en büyük azaptan önce, dünyada açlık, musîbet, esaret, ölüm gibi peşin bir azap tattıracağız.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Belki dön(üp yola gel)irler diye, mutlaka onlara o büyük azabdan ayrı olarak, daha yakın azabı da taddıracağız.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Belki vazgeçerler diye büyük azaptan önce onlara kesinlikle küçük azaptan da tattıracağız.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Belki dönerler diye onlara büyük azaptan önce daha yakın bir azap tattıracağız.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Belki vazgeçerler diye, Biz onlara en büyük azaptan önce, dünyada da bazı azapları tattıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Belki dönerler diye, onlara o büyük azaptan ayrı olarak, o küçük azaptan da mutlaka tattıracağız.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ŧaduravuz anlara yaķın 'aźābdan ya'nį depelemek ulu 'aźāb ileyince ola kim anlar döneler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı daddurur‐biz anlara dünyā ‘aẕābını ki ḳızlıḳ ve yesīrlik ve özgesidür, ulu ‘aẕāb gelmezden burun ki āḫiret ‘aẕābıdur. Ola kim Tañrıya ḳaytalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz ən böyük əzabdan (axirət əzabından) əvvəl onlara mütləq dünya əzabından daddıracağıq. Bəlkə, (tövbə edib düz yola) qayıdalar!
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
And verily We make them taste the lower punishment before the greater, that haply they may return.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
And indeed We will make them taste of the Penalty of this (life) prior to(3654) the supreme Penalty, in order that they may (repent and) return.*