Secde Suresi 9. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3512, sondan 2725. ayet; 32. sure ve Secde Suresinin 9. ayetidir. Secde Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 3807 olarak hesaplanmıştır. Secde Suresinin toplam ebced değeri 110478 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (7) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
ثم سويه ونفخ فيه من روحه وجعل لكم السمع والابصار والافـدة قليلا ما تشكرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ثمسويهونفخفيهمنروحهوجعللكمالسمعوالابصاروالافـدةقليلاماتشكرون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Śumme sevvâhu venefeḣa fîhi min rûhih(i)(s) vece’ale lekumu-ssem’a vel-ebsâra vel-ef-ide(te)(c) kalîlen mâ teşkurûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sonra onu şekillendirmiş, ona [rûh]undan üflemiştir. Sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler yaratmıştır. Ne kadar da azınız şükrediyor!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Sonra ona güzel bir şekil verip kendi ruhundan üflemiştir. Size kulaklar, gözler ve kalpler vermiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Sonra onu düzenledi ve ona ruhundan üfledi¹. Size duyma yetisi, görme yetisi ve fuad² verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona (insana, Kendi) Ruhundan üfledi. Sizin için de kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz? (Ne nankör insanlarsınız!)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra da onu tamamlamıştır, ona kabiliyet vermiştir ve ona ruhundan üfürmüştür ve size kulak, gözler ve gönüller halketmiştir; ne de az şükredersiniz.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Sonra ona, yaratılış amacına uygun bir şekil verip, kendi ruhundan üfler ve böylece sizi hem işitme, hem görme melekeleri, hem de düşünce ve duyularla donatır. Buna rağmen, ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Bir de, onu yaratılış amacına uygun olarak şekillendiren, rahmetiyle var ettiği düzenin bir bölümü olan ruhundan nûrânî dalgalar halinde onun bütün hücrelerine ruh yayarak hayat veren, onu bilinçlendiren, sizin için kulaklar, gözler, akıllar ve kalpler planlayıp yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Sonra onu düzenli bir şekle soktu ve içine kendi ruhundan üfledi. Size kulaklar, gözler ve kalpler verdi. Çok az şükrediyorsunuz!
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Sonra Allah onu (şeklini) düzeltip tamamladı ve bizzat kendi kudretinden ona ruh koydu. Sizin için kulaklar, gözler, kalbler yarattı. (Allah'ın size verdiği nimetlere karşı), şükrünüz pek az!...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Sonra o hücreyi düzenledi. Yani() ruhundan ona üfledi. Ve sizin için kulak, gözler ve duyular yaptı.() Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Besim Atalay
Besim Atalay
Sonra da, düzeyleyip, ona kendi ruhundan üflemiştir de; sizlere kulak verdi, göz verdi, yürek verdi, azdır şükredeniniz
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Sonra ona biçim verip, kendi ruhundan üfleyen ve (böylece) sizi hem işitme ve görme (melekeleri) hem de düşünce ve duygularla donatandır. (Buna rağmen) ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
7,8,9. Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Sonra onu biçimlendirip ona ruhundan üfledi. Size işitme ve görme yeteneği ile beyinler verdi; siz pek seyrek şükrediyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Sonra onu tesviye edib içine ruhundan nefh buyurdu ve sizin için o işitmeyi, o görmeleri ve gönülleri yaptı, siz pek az şükrediyorsunuz
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Sonra onu düzeltib tamamladı. İçine ruuhundan üfürdü. Sizin için kulaklar, gözler, gönüller yaratdı. Ne az şükredersiniz?
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Sonra onu (insan sûretinde) düzeltip içine kendi (yarattığı) rûhundan üfledi; hem sizin için kulaklar, gözler ve kalbler yaptı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Sonra insanın şeklini tamamlamış, sonra kendi canlılığından (ruhundan) ona can vermiş, sonra size kulak, göz ve kalp var etmiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Daha sonra onu düzeltmiş, ona kendi ruhundan [³] hayat üfürmüş. Sizin için kulaklar, gözler, yürekler yaratmıştır. Sizse bu nimetlere az şükredersiniz.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Sonra da onu düzeltip bir biçime sokmuş ve ona ruhundan üflemiştir. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etmiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Derken onu anne karnında, yaratılış amacına uygun biçimde düzenleyip şekillendirir, ona Kendi ruhundan hayat nefesi üfler ve böylece, ey insanlar, sizin için işiten kulaklar, gören gözler ve düşünen, hisseden gönüller yaratır. Fakat siz, bunca nîmetlere karşı ne kadar da az şükrediyorsunuz! Nitekim:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Sonra onu tesviye etti. Ona rûhundan üfledi. Sonra sizin için İşitme, Görme ve Gönüller kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Daha sonra da onu düzenli bir şekle sokup, ona kendi rûhundan1 üfleyen (de Odur). (Ey insanlar!) Size kulak, gözler ve gönüller var eden (Allah’a) ne kadar da az şükrediyorsunuz?
Muhammed Esed
Muhammed Esed
sonra ona [yaratılış] amacına uygun bir şekil verip Kendi ruhundan üfler; 9 ve [böylece, ey insanoğlu,] sizi hem işitme ve görme [melekeleri] hem de düşünce ve duygularla 10 donatır: [Buna rağmen] ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Sonra onun yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanıma sahip kılarak ona kendi ruhundan (Vahyinden) üfledi ve bu çerçevede sizi işitme, görme ve düşünme yetenekleriyle donattı. Bu nimetlerin hakkını ne kadar da az vererek şükrediyorsunuz. 23/78, 27/73, 67/23
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Daha sonra onu yaratılış amacını gerçekleştirecek bir donanıma sahip kılarak Kendi ruhundan üflemiştir;[3684] derken sizi[3685] hem işitme ve görme hem de duygu ve düşünce yetenekleriyle[3686] donatmıştır: ne kadar da azınız şükrediyor.[3687]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra onu düzeltti ve içerisine ruhundan üfürdü ve sizin için işitmeyi ve gözleri ve gönüIleri yarattı. Pek az şükredersiniz.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Sonra ona en uygun şeklini verdi, ona ruhundan üfledi. Size kulaklar, gözler, gönüller verdi. Ne az şükrediyorsunuz! [4, 171; 17, 85]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Sonra ona biçim verdi, ona kendi ruhundan üfledi. Ve sizin için kulak(lar), gözler ve gönüller yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Sonra (organlarını tamamlamış) dengesini kurmuş ve ona ruhundan üflemiş; (böylece) size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) yeteneği ve gönüller vermiştir. (Bu yetenekleri) Ne kadar az değerlendiriyorsunuz!
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Sonra ona şekil verip, canlandırdı. Size kulak, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Sonra ona güzel ve düzgün bir biçim verdi ve ruhundan üfledi.(4) Böylece size kulaklar, gözler, kalpler verdi. Fakat ne kadar az şükrediyorsunuz!
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
andan rast eyledi ādemį daħı ürdi anuñ içine canından daħı eyledi sizüñ içün ķulaķ daħı gözler daħı göñüller az şükr eylersiz.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Andan düzetdi ādemi ve ürdi anuñ içine emrinden. Daḫı yaratdı sizüñ‐çünḳulaḳlar ve gözler ve yürekler. Az daḫı şükr eylemezsiz Allāha.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Sonra onu düzəldib insan şəklinə saldı və ona öz ruhundan (özünün yaratdığı ruhdan) üfürdü (həyat verdi). O sizə göz, qulaq və ürək verdi. Siz (bu ne’mətlərə) az şükür edirsiniz!
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
Then He fashioned him and breathed into him of His spirit; and appointed for you hearing and sight and hearts. Small thanks give ye!
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
But He fashioned him in due proportion, and breathed into him something of(3639) His spirit. And He gave you (the faculties of) hearing and sight and feeling(3640) (and understanding): little thanks do ye give!*