Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
4077, sondan
2160. ayet;
39. sure ve
Zümer Suresinin
19. ayetidir.
Zümer Suresi 19. ayetinin kelime sayisi
10, harf sayısı
38 ve toplam ebced değeri ise
3537 olarak hesaplanmıştır.
Zümer Suresinin toplam ebced değeri
364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
افمن حق عليه كلمة العذاب افانت تنقذ من في النار
افمنحقعليهكلمةالعذابافانتتنقذمنفيالنار
Efemen hakka ‘aleyhi kelimetu-l’ażâbi efeente tunkiżu men fî-nnâr(i)
Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın?
“Hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimse” tefsirlerde genellikle inkârcı tutumu sebebiyle azabı hak etmiş kişi olarak açıklanmış; âyet, “Kim azabı hak ederse artık o kişi ateşe atılacak ve senin onu kurtarman da mümkün olmayacaktır” şeklinde yorumlanmıştır. 16. âyette inkârcıların âhiretteki cezaları hakkında bilgi verilirken cehennemin katlarından söz edilmişti; 20. âyette ise “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar” için kat kat cennet köşkleri hazırlandığı bildirilmektedir.
Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimse (diğerleri gibi olur mu)! Ateşte olanı sen mi kurtaracaksın!
Şefaatle ilgili ayetler bu cümle göz önünde bulundurularak okunmalıdır.
Hakkında azap kesinleşmiş olanı, ateştekini, sen mi kurtaracaksın?
Hakkında azap kararı gerçekleşmiş olana gelince; ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
(Allah’ın gazap hükmü ve) Azap sözü kendisi üzerine hak olmuş kimse mi (iman ve istikamet ehli mü’minlerle bir tutulacaktı? Ey Nebim!) Ateşe (müstahak) olanı, artık Sen mi kurtaracaksın?
Ya azap hükmünü hak edene ne dersin? Sen mi cehennemde bulunanı kurtaracaksın?
Allah tarafından hakkında azap hükmü gerçekleşmiş olan kimseyi, sen doğru yola getirebilir misin? Ve sen ateşi hak eden kimseyi kurtarabilir misin?
Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar etmediği için, hakkında cezalandırılma hükmü, gerekçeli, haklı olarak kesinleşmiş kimse böyle midir? Ateşteki, Cehennemdeki kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Hakkında (azab) söz(ü) hak olmuş olanı; ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
Azab sözü kendisi üzerinde hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?
Artık (Allah'ın ilim ve takdirinde) üzerine azab vacib olmuş o ateşteki kimseyi, sen mi kurtaracaksın? (Ey Rasûlüm, buna kimsenin gücü yetmez).
Aleyhinde azap sözü gerçekleşmiş olanı ve ateş içinde olacak olanı sen mi kurtaracaksın?
Üzerine, azap sözü hak olan kimseyi mi, ateşte olanı mı, sen kurtarabilirsin?
Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş olan kimseyle (kendisine Cennet müjdelenen) kimse bir olur mu? Şimdi, ateş (örtüleri) içinde kal(maya karar vermiş ol)an kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
(Resûlüm!) Hakkında azap hükmü gerçekleşmiş kimseyi ve ateşte olanı sen mi kurtaracaksın!
Azap sözünü hakedenlere gelince, sen ateştekini kurtarabilir misin?
Ya üzerine azab kelimesi hak olmuş kimse de mi (böyledir)? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
Ya üzerine «kelimei azâb» hakk olmuş kimse de mi? Artık o ateşteki kimseyi sen mi çıkaracaksın?
Kendisine azâb hükmü hak olmuş kimseyi, (bu yüzden) ateşde bulunan kişiyi artık sen mi kurtaracaksın (Habîbim)?
O hâlde üzerine azab sözü hak olmuş kimseyi, (ve) bu sebeble o ateşte bulunan kişiyi sen mi kurtaracaksın?
Azap kelimesinin üzerine hak olduğu kimseyi, (ey Elçi) ateşten sen mi kurtaracaksın?
Sen azaba müstahak olanı koruyabilir misin? Ateşte bulunanı kurtarabilir misin? [⁴]
[4] Veya onların işi elinde midir? Azaba müstahak olanı, yani ateşte bulunanı kurtarabilir misin?
Üzerine azap kelimesi hak olmuş kimse mi (onlarla bir tutulur)? Ateşte olanı artık sen mi kurtaracaksın?
Şimdi, hak ve hakikat karşısında inatla direnen ve bu yüzden hakkında azap hükmü gerçekleşen kimse doğruya, gerçeğe ulaşabilir mi? Öyle ya, bilerek ve isteyerek ateşe giren kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Azap sözü aleyhine gerçekleşmiş kimse, öyle mi?
Sen mi, Ateş’teki kimseyi çıkarıp kurtaracaksın?
Hakkında azap edilme ve cehenneme atılma hükmü verilmiş kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Peki, ya 23 [Allah'ın] azabına çarpılmış olan kimse[yi insanlar kurtarabilir] mi? Ateşi hak eden kimseyi sen kurtarabilir misin? 24
Şimdi bununla hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimse bir olur mu? Bu durumda cehennemin ortasına düşmüş birini sen mi kurtaracaksın? 2/119
Ne o, hakkında azap vaadi gerçekleşmiş olan kimseyle (böyle olmayan) kimse bir olabilir mi? Şimdi, ateşin göbeğine düşmüş birini sen kurtarabilir misin?
Ya üzerine azap kelimesi hak olmuş kimseyi mi, ateş içinde bulunan şahsı mı sen kurtaracaksın?
Hakkında azap hükmü kesinleşmiş kimseyi, ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın?
Üzerine azab kararı hak olanı mı, sen ateşte bulunanı mı kurtaracaksın?
Azap konusunda söylenenleri hak eden biri, (sözün en güzeline uyan) o kişi ile aynı olur mu? Ateşte olanı kurtarmak senin elinde mi?
Hakkında azap verilen kimseyi sen mi ateşten kurtaracaksın?
Azap vaadini hak etmiş olan kimseye gelince, ateşe girmiş olanı sen mi kurtaracaksın?
Üzerine azap sözü hak olanı, ateşe dalmış olanı sen mi kurtaracaksın?
iy her kim vācib oldı anuñ üzere 'aźāb sözi ay sen ķurtarur mısın anı kim oddadur?
Ol kimsenüñ ki vācib oldı üstine ‘aẕāb kelimesi. Pes sen ḳurtarmaḳ mıbilürsin cehennem içinde olanı.
(Ya Peyğəmbər!) Məgər sən haqqında (lövhi-məhfuzda) əzab sözü (hökmü) vacib olmuş kimsəni (qoruya bilərsənmi)?! Məgər sən Cəhənnəmdə olanı qurtara bilərsənmi?!
Is he on whom the word of doom is fulfilled (to be helped), and canst thou (O Muhammad) rescue him who is in the Fire?
Is, then, one against whom the decree of Punishment is justly due (equal to one who eschews Evil)?(4270) Wouldst thou, then, deliver one (who is) in the Fire?*
4270 If a man is already steeped in sin and has rejected Allah's Grace, how can we expect Revelation to work in his soul?