Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
665, sondan
5572. ayet;
4. sure ve
Nisâ Suresinin
172. ayetidir.
Nisâ Suresi 172. ayetinin kelime sayisi
18, harf sayısı
86 ve toplam ebced değeri ise
4619 olarak hesaplanmıştır.
Nisâ Suresinin toplam ebced değeri
1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
لن يستنكف المسيح ان يكون عبدا لله ولا الملئكة المقربون ومن يستنكف عن عبادته ويستكبر فسيحشرهم اليه جميعا
لنيستنكفالمسيحانيكونعبداللهولاالملئكةالمقربونومنيستنكفعنعبادتهويستكبرفسيحشرهماليهجميعا
Len yestenkife-lmesîhu en yekûne ‘abden li(A)llâhi velâ-lmelâ-iketu-lmukarrabûn(e)(c) vemen yestenkif ‘an ‘ibâdetihi veyestekbir feseyahşuruhum ileyhi cemî’â(n)
Mesih de, Allah’a yakın melekler de, Allah’a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah’a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
Müşrikler, “melekler Allah’ın kızlarıdır” diyorlar (Nahl
16:57), hıristiyanlar da Îsâ Mesîh’in Allah’ın oğlu olduğunu ileri sürüyorlardı. Bu iki iddianın reddinde kullanılan delil, meleklerin ve Îsâ’nın davranışlarından hareket eden vâkıa delilidir; çünkü gerçekte olan, fiilen gerçekleşen şey, gerek meleklerin ve gerekse Hz. Îsâ’nın Allah’a kulluk ve ibadet ettikleridir. Melekler bunun için var edilmişlerdir, Hz. Îsâ’nın Allah’a kulluk ve ibadetle ömrünü geçirdiği ise yalnızca Kur’an’ın nakli ile değil, İncil’deki açıklamalarıyla da sabittir (meselâ bk. Matta,
4:8-10). Allah ibadet eden değil, kendisine ibadet edilendir; melekler ve Hz. Îsâ da Allah’a ibadet ettiklerine göre bunların ne tanrı ne de O’nun oğlu veya kızı olmaları mümkündür.
Allah’a ibadetten geri duranlar ikiye ayrılır; bir kısmı bilgisizlik, tembellik, imkânsızlık gibi sebeplerle ibadet edemeyenler, diğerleri ise bildikleri ve imkân buldukları halde büyüklendikleri, Allah’a kulluğu içlerine sindiremedikleri için ibadetten geri duranlar. Birinci gruba girenler, ya iyilikleri kötülüklerine, sevapları ibadet eksiklerine ve günahlarına galip geldiği için veya Allah’ın lutfu ile affedilebilirler. İkinci gruba girenler ise –kendileri bunu istemedikleri halde– zorla Allah’ın huzuruna getirilecekler, elleri kelepçeli sanık ve tutukluların mahkeme huzuruna celbedildikleri gibi Allah’ın huzuruna çıkarılınca âcizliklerini anlayacaklar, büyüklenmelerinin anlamsızlığı ortaya çıkacaktır. Ceza ve mükâfat konusundaki ilâhî kural ise şudur: Birinci kısım olarak tanımlanan kusurlular affedilmedikleri takdirde yalnızca günahları kadar ve ağır olmayan bir ceza göreceklerdir; bunlar için, Allah izin verdiği takdirde, şefaat kapısı da açık olacaktır. İkinci gruba girenlerin cezası –günahları ölçüsünde– ağır ve şiddetli olacak, ayrıca Allah’tan başka ne bir dost ne de yardımcı bulabileceklerdir. Sığınabilecekleri yegâne merci olarak, sadece Allah kalacak, ancak dünya hayatında O’na karşı büyüklendikleri ve kendisine kul olmayı reddettikleri için O’ndan yardım beklemeye de yüzleri olmayacaktır. Dünyada Allah’a kulluktan geri durmayan, ömrünü Allah’a kulluk, ibadet ve güzel işler, iyi davranışlarla geçiren müminlere gelince Allah, onlara ibadetlerinin ve güzel davranışlarının karşılığını verdikten sonra lutfundan bir de fazlasını ihsan edecek, onları hak ettiklerinin üstünde ödüllendirecektir. Cezada denge adalet gereği olup bunun bozulması haksızlıktır. Hak edilenin üstünde ödüllendirme ise adalete aykırı olmayıp ödüllendirenin lutuf, cömertlik ve kereminin eseridir.
[Mesih] (İsa) ve (Allah’a) yakınlaştırılmış melekler, Allah’ın kulu olmaktan geri durmazlar. Kim O’na kulluktan geri durup kibirlenirse, (bilsin ki Allah) hepsini ileride huzuruna toplayacaktır.
Meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: A‘râf
7:206; Ra‘d
13:13; Nahl
16:49; Enbiyâ
21:19, 20; Zümer
39:75; Mü’min
40:7; Fussilet
41:38.,Yüce Allah Hz. İsa’ya kulluk edenler başta olmak üzere Yüce Allah’tan başkalarına kulluk edenlere hitap etmekte, gerek Hz. İsa’nın, gerekse Yüce Allah’a yakınlaştırılmış meleklerin Allah’a kulluktan geri durmadıklarını, çekinmediklerini bildirmektedir.
Ne Mesih, Allah'a kul olmaktan çekinir, ne de Allah'a yaklaştırılmış melekler. Kim Allah'a kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki Allah onların hepsini kendi huzurunda toplayacaktır.
Ne Mesih ne de mukarrabin¹ melekler Allah'a kul olmaktan kaçınmazlar. Kim büyüklenerek O'na kulluk etmekten kaçınırsa, bilsin ki O, yakında onların tamamını huzuruna toplayacaktır.
(Hz. İsa) Mesih ve yakınlaştırılmış melekler, Allah’a kul olmaktan, kesinlikle çekinmezler (iman ve itaatte gevşeklik göstermezler) . Kim O’na ibadet etmeye (kulluğun gereğini yerine getirmeye) karşı çekimser davranır ve büyüklenmeye kalkışırsa, (biliniz ki) onların hepsini, huzuruna haşredecek (ve hesaba çekecektir).
Ne Mesih, Allah'a kul olmaktan çekinir, ne de Tanrının kendisine yakınlaştırdığı melekler ve ona kulluktan çekinen ve ululanmak isteyenleri o, tapısında toplayacaktır.
Matyus İncili'nin sonunda üç uknumun Baba, Oğul ve Rûh-ül-Kudüs olduğu bildirilmektedir (28, 19). Bu İncil'de ve diğer üç İncil'de yer yer, Tanrının baba, İsa'nın da oğul olduğu ve Ruh-ül-Kudüs'le kuvvetlenip olağanüstü şeyler yaptığı tekrarlanır. Hasılı Hıristiyanlığın esası, üç uknuma, yani asla inanmaktır. Onlarca Tanrı, öyle bir varlıktır ki bu varlık, Baba, Oğul ve Ruh-ü-Kudüs olarak tecelli eder. Baba, Oğul ve Ruh-ül-Kudüs de tek tanrı sayılır. Baba hayatı, Oğul kelâmı, Ruh-ül-Kudüs de kudreti temsil eder. Kelâm, yani oğul olan İsa, lâhutun, Tanrılığın, nâsut, yani insan sûretine bürünmesi ve zuhur etmesidir. Müslümanlık, tek ve münezzeh Tanrı esasına dayanır.
Ne İsa Allah'ın kulu olmaktan kaçınacak kadar gurura kapıldı, ne de O'na yakın olan melekler. O'na kulluk yapmaktan vazgeçecek kadar gurura kapılanlar ve küstahça böbürlenenler bilsinler ki, hesap günü Allah hepsini kendi katında toplayacaktır.
Ne Mesih, ne de Allah'a yakın, gözde Melekler asla Allah'ı ilâh tanımaktan, candan müslümanlar olarak Allah'a teslim olmaktan, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet etmekten, O'nun şeriatına bağlanmaktan, O'na boyun eğmekten yüksünerek, burun kıvırarak kaçınmazlar. Kimler Allah'ı ilâh tanımaktan, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanmaktan, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet etmekten yüksünerek, burun kıvırarak kaçınır, büyüklük taslayarak serkeşlik ederlerse, bilsinler ki, Allah onların hepsini huzuruna toplayıp, hesaba çekecektir.
bk. Kur’an-ı Kerim,
19:30.
Mesih Allah'a kul olmaktan çekinmez; Allah'a yaklaştırılmış melekler de çekinmezler. [28] Kim O'na kul olmaktan çekinir de büyüklenirse (bilsin ki) O, onların tümünü kendi huzuruna toplayacaktır.
28.Buradaki yaklaştırılma ile kastedilen derecelerinin yükseltilmiş olmasıdır. Yoksa mekan itibariyle bir yaklaştırılma sözkonusu değildir. Yüce Allah mekandan münezzehtir.
Mesih ve yakınlaştırılmış (yüksek derece sahibi) melekler, Allah'a kul olmaktan kesinlikle kaçınmazlar. Kim O'na ibadet etmekten kaçınırsa ve büyüklenirse (bilmeli ki,) onların tümünü huzurunda toplayacaktır.
Mesih (Hz. İsa), hiç bir zaman Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez. Mukarrebûn Melekler (Allah'a yakın melekler) de çekinmezler. Kim Allah'a kulluktan, ona ibadetten çekinir ve büyüklenirse, bilsin ki, o, kıyâmette hepsini huzurunda toplayacaktır.
Ne Mesih (olan İsa,) ne de mukarreb melekler, Allah’a kul olmaktan kaçınmayacaklardır. Kim Allah’ın kulluğundan kaçarsa ve kibirlenirse, Allah onların hepsini (mahşerde) toplayacaktır.
Mesih'le yakın melekler Allaha kul olmaktan hiç çekinmezler, Allahın kulluğundan kim çekinerek böbürlenirse, bunların hepsi O'nun katında toplanacaktır
(Oysa İsa) Mesih de (Allah'a) en yakın olan melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O'na kulluk etmekten kaçınır ve büyüklük taslarsa, bilsin ki O, onların hepsini huzurunda toplayacaktır.
Hz. İsa da diğer peygamberler ve Hz. Muhammed gibi Kur’an âyetlerinin bize tanıttığı onurlu, saygın ve seçkin bir elçidir (Âl-i İmran,
3:45). Ancak ne melektir ne de bazı Hristiyanların iddia ettiği gibi Allah’ın oğludur. O da diğer insanlar gibi Allah’ın kuludur. Nitekim Kur’an’da “Meryem oğlu İsa” diye geçer (Meryem,
19:34). Nasıl olur da hem Meryem’in oğlu hem de Allah’ın oğlu olur? İnsanlar için bir imtihan vesilesi olmak üzere Hz. Âdem’de olduğu gibi Hz. İsa da babasız dünyaya getirilmiştir (Âl-i İmran,
3:49). Hz. Âdem hem annesiz hem de babasız yaratılmasına rağmen ona ilahlık izafe etmeyenler, nasıl oluyor da sadece babasız yaratılan Hz. İsa’ya ilahlık izafe ediyorlar?
Mesih de, gözde melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, hepsini huzuruna toplayacaktır.
Ne Mesîh ve ne de Allah'a yakın melekler, Allah'ın kulu olmaktan geri dururlar. O'na kulluktan geri durup büyüklenen kimselerin hepsini (Allah) yakında huzuruna toplayacaktır.
Ne Mesih, ne de yakın melekler ALLAH'ın kulu olmayı küçüklük saymaz. Kim O'na kulluğu küçük görür de büyüklük taslarsa, bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacak.
Hiçbir zaman Mesih de Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez, Allah'a yakın melekler de. Kim O'na kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
Hiç bir zaman Mesih de Allahın bir kulu olmaktan çekinmez, Melâikei mukarrebîn de, ve her kim ona ibadetten çekinir ve kibirlenirse bilsin ki o yarın hepsini toplayıb huzuruna haşredecek
Ne Mesîh, ne en yakın melekler Allahın kulu olmakdan asla çekinmez. Kim Ona kullukdan çekinir ve kibirlenmek isterse (düşünsün ki Allah) onların hepsini huzurunda toplayacakdır.
(Sizin bâtıl i'tikadınıza rağmen) Mesîh (Îsâ), Allah'a kul olmaktan aslâ çekinmez, Allah'a yakın melekler de (çekinmezler). O hâlde kim O'na (Allah'a) kulluktan çekinip büyüklük taslarsa, artık (bilsin ki Allah, hesâbını sormak üzere) onları hep berâber huzûruna toplayacaktır.(4)
(4)“Ey insan! Eğer yalnız O’na abd (kul) olsan, bütün mahlûkāt üstünde bir mevki‘ kazanırsın. Eğer ubûdiyetten (kulluktan) istinkâf etsen (çekinsen), âciz mahlûkāta zelil (aşağılanmış) bir abd olursun. Eğer enâniyetine (benliğine) ve iktidârına güvenip tevekkül ve duâyı bırakıp, tekebbür (büyüklenme) ve dâ‘vâya sapsan, o vakit iyilik ve îcâd cihetinde arı ve karıncadan daha aşağı, örümcek ve sinekten daha zaîf düşersin. Şer ve tahrib cihetinde dağdan daha ağır, tâûndan (vebâdan) daha muzır (zararlı)olursun.” (Sözler, 23. Söz, 109)
İsa Mesih, Allah’a kulluk etmekten asla kaçınmaz ve Allah’a yakın olan meleklerde. Kim Allah’a kulluk etmekten kaçınır ve kibirlenirse, şu muhakkak ki, O’nun huzurunda hepsi toplanacaklar.
Mesih de, Melâikeimukarrebin de Allah/a kul olmadan asla arlanmazlar, herkim ki ona kulluktan arlanır, bunu istihkakı olmadığı halde kibrine yediremez ise Allah onların hepsini huzurunda toplayacaktır.
Mesih de, yakınlaştırılmış melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmez. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa (bilsin ki), O, hepsini huzuruna toplayacaktır.
Ey Hıristiyanlar! Sizin neredeyse ilâhlık mertebesine yücelttiğiniz İsa Mesih, Allah’ın bir kulu olmaktan asla gocunmaz, bilakis bundan şeref duyar; Allah’a en yakın melekler de öyle. O hâlde, her kim kibre kapılarak O’na kulluktan kaçınacak olursa, şunu iyi bilsin ki, Diriliş Gününde Allahhepsini huzurunda toplayacaktır:
Mesîh, Allah’a kul olmaktan asla kaçınmayacaktır;
Yakınlaştırılmış Melekler de öyle!
Kim O’na kulluktan kaçınırsa ve büyüklenirse, topluca onları O’na doğru bir araya getirecektir.
Mesih1 de Allah’a yakın melekler de Allah’a kul olmaktan asla kaçınmazlar. Kim, ona kul olmaktan kaçınır ve büyüklük taslarsa, şunu iyi bilsin ki Allah onların hepsini (âhirette) huzuruna toplayacaktır.2
1 Mesih: Dünyanın sonuna doğru gelmesi beklenen kurtarıcının Yahudilik ve Hristiyanlıktaki adıdır. Kur’an’da on bir yerde ve sadece Hz. Îsâ’nın adı veya lakabı şeklinde geçen mesîh’in Arapça bir kökten geldiği kabul edilmekle birlikte kelimenin aslının İbrânîce, Ârâmîce veya Süryânîce olduğunu ileri sürenler de vardır (Zemahşerî). Mesîh telakkisi Yahudilik’te çok köklü bir inanç olup Yahudi iman esaslarının temel unsurlarındandır. Yahudilere göre beklenen mesih henüz gelmemiştir. Hıristiyanlar ise Yahudilerin bekledikleri mesîhin Hz. Îsâ olduğunu söylemekte, ona çeşitli nitelikler atfetmekte ve ikinci defa geleceğine inanmaktadırlar. Yahudiler ise Îsâ’yı mesîh olarak kabul etmemektedir. Hıristiyanlığa göre Îsâ’nın mesîh olarak kabul edilmesinde en etkin faktör havârilerin Îsâ’nın ölümünden sonraki inançları olmuştur. Onlar, çarmıha gerilmiş Îsâ’nın yeniden hayata kavuştuğunu ve bazı kişilere göründüğünü iddia etmiştir. Petrus, haça gerilip dirilen Îsâ’nın Allah tarafından hem rab hem de mesîh kılındığını söylemiştir. Kur’an’da mesîh, Hıristiyanlık’ta olduğu gibi Hz. Îsâ’nın ölümünden sonra dirilişi üzerine kendisine verilmiş bir sıfat olmayıp doğumundan itibaren onun için kullanılmıştır. Kavram Kur’ân-ı Kerîm’de Hıristiyanlık’taki anlamıyla yer almamakta, Îsâ’nın kendisinden önce gelenler gibi Allah’ın kulu bir peygamber olduğu vurgulanmaktadır. Bazı hadislerden hareketle Hz. Îsâ’nın kıyamet alâmetleri kapsamında tekrar yeryüzüne döneceğini ifade eden anlayış, âlimler arasında tartışmalı bir husustur. Müslüman milletlerin edebiyatlarında Hz. Îsâ; Mesîh, Mesîh b. Meryem, Mesîh-i Îsâ adlarıyla ifade edilmiştir.2 Necran Hıristiyanlarından bir grup, Peygamberimize gelerek: “Sen bizim sahibimize karşı ayıp ediyorsun!” dediler. Peygamberimiz: “sizin sahibiniz kim?” buyurunca onlar: “İsa” dediler. Efendimiz: “Ben ne dedim?” buyurunca onlar: “Sen, ona Allah’ın kulu ve elçisidir diyorsun!” dediler. Peygamberimiz de: “Allah’a kul olmak, bir ayıp değildir.” buyurdu. Bu âyet, bu olay üzerine inmiştir. (Vâhidî)
Ne İsa, Allah'ın kulu olmaktan kaçınacak kadar gurura kapıldı, ne de O'na yakın olan melekler. O'na kulluk yapmaktan vazgeçecek kadar gurura kapılanlar ve küstahça böbürlenenler [bilsinler ki Hesap Günü] Allah hepsini Kendi katında toplayacaktır:
Ne Mesih İsa ne de Allah’a yakın olan melekler, Allah’a kulluktan asla kaçınmazlar. Kim Allah’a kulluk etmekten kaçınır ve ona kulluğu kibrine yediremezse; bilsin ki Allah, bunların hepsini huzurunda toplayacaktır. 43/57...65
Ne İsa Allah’a kul olmaktan kaçınacak kadar gurura kapılır, ne de gözde melekler. Ve Allah, kendisine kul olmaktan kaçınacak kadar küstahça bir gurura kapılan herkesi, (Hesap Günü) kendi katında toplayacaktır.
Mesih de Allah Teâlâ için kul olmaktan asla çekinmez, mukarrebin olan melekler de. Her kim O'nun ibadetinden çekinir ve kibirlenirse elbette onları umumen huzuruna toplayacaktır.
Ne Mesih, ne de Allah'a en yakın büyük melekler, Allah'a kul olmaktan kaçınmazlar. Kim O'na kulluktan kaçınır ve kibirlenirse bilsin ki Allah, yarın hepsini huzuruna toplayıp hesaba çekecektir. [19, 30] {KM, İşaya 42, 1; Matta 12, 18; Yuhanna 8, 29}
Ne Mesih, Allah'a kul olmaktan çekinir, ne de (Allah'a) yaklaştırılmış melekler. Kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini kendi huzuruna toplayacaktır.
Mesih, Allah'a kul olmaktan geri durmaz. Mukarreb melekler de öyle. Kim O’na kulluktan geri durur da büyüklük taslarsa Allah, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
[*] özel görev verilmiş ve değeri yükseltilmiş melekler.
Mesih, Allah'a kul olmaktan asla çekinmemiştir. Yakın Melekler de (kulluktan çekinmezler). Kim Allah'a kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa; Allah, herkesi huzurunda toplayacak.
Ne Mesih, ne de meleklerin Allah'a en yakın olanları, Allah'a kul olmaktan çekinmez. Kim Allah'a kul olmayı kibrine yediremez de bundan kaçınırsa, Allah onların hepsini huzuruna toplayacaktır.
Ne Mesih Allah'ın bir kulu olmaktan çekinir ne de Allah'a yakınlaştırılmış melekler. Allah'a kulluk ve ibadetten çekinerek kibre saplanan bilsin ki, Allah onların tümünü huzurunda haşredecekir.
hergiz arlanmaz el sürici kim ola ķul Tañrı’nuñ ne daħı firişteler yaķın olınmışlar. daħı her kim arlaña anuñ ŧapmaġından daħı boyun virmemekliķ eyleye ķopara anları gendü dapa hep.
‘Ārlanmaz ‘Īsā Tañrı Ta‘ālānuñ ḳulı olmaḳdan, muḳarreb feriştehler daḫı‘ārlanmaz. Daḫı kim ‘ārlansa anuñ ḳulluġına, daḫı büyüklense pesdirse gerek Tañrı Ta‘ālā anları ḥażretine barçası[nı].
İsa əl-Məsih də, yaxın mələklər də Allahın qulu olmağı əsla özlərinə ar bilməzlər. Allah Ona ibadət etməyi özünə ar bilənlərin və təkəbbür göstərənlərin hamısını Öz hüzuruna toplayacaqdır!
The Messiah will never scorn to be a slave unto Allah, nor will the favoured angels. Whoso scorneth His service and is proud, all such will He assemble unto Him;
Christ disdaineth nor to serve and worship Allah,(677) nor do the angels, those nearest (to Allah.: those who disdain His worship and are arrogant,-He will gather them all together unto Himself(678) to (answer).*
677 Christ often watched and prayed, as a humble worshipper of Allah; and his agony in the Garden of Gethsemane was full of human dignity, suffering, and selfhumiliation (see Matt. xxvi. 36-45). 678 The disdainful and the arrogant are the crew of Satan, who will be gathered together before the Supreme Throne for punishment.