Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
667, sondan
5570. ayet;
4. sure ve
Nisâ Suresinin
174. ayetidir.
Nisâ Suresi 174. ayetinin kelime sayisi
12, harf sayısı
51 ve toplam ebced değeri ise
1555 olarak hesaplanmıştır.
Nisâ Suresinin toplam ebced değeri
1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
يا ايها الناس قد جاءكم برهان من ربكم وانزلـنا اليكم نورا مبينا
ياايهاالناسقدجاءكمبرهانمنربكموانزلـنااليكمنورامبينا
Yâ eyyuhâ-nnâsu kad câekum burhânun min rabbikum veenzelnâ ileykum nûran mubînâ(n)
Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik.
Arapça karşılığı burhan olan “kesin delil”den maksat akıldır ve aklın yürüyerek imanın ve hidayetin sınırına kadar gelmesini sağlayan işaret taşlarıdır; yani insanın kendi iç ve dış, maddî ve mânevî varlığı ile onu çepeçevre saran kâinatta sergilenmiş olan alâmetler, deliller, yol bulduran izlerdir. “Apaçık nur” ise “indirdik” yükleminin de delâletiyle Kur’an’dır (burhanın terim olarak anlamı için bk. Bakara
2:111). Burada tekrar bütün insanlara hitap edilmekte, akıllarını doğru kullanarak, kendilerini ve kainatı doğru gözlemleyip, okuyup yorumlayarak Allah’a inanmaları, bu imandan sonra Hz. Peygamber, onun gösterdiği mûcizeler ve özellikle getirip tebliğ ettiği kitap üzerinde doğru ve yeterli düşünerek Resûlullah’a ve Kur’an’a iman etmeleri; putlara, kendileri gibi beşer oldukları halde tanrılaştırdıkları insanlara, hayvanlara, hatta imanı dışlayan akla (sakat düşünce) sarılmak yerine Allah’a sarılmaları, O’nun gönderdiği dine sımsıkı tutunmaları istenmektedir. Bu imana kavuşan ve rehbere sarılanlar için üç mükâfat vaad edilmekte, başka bir deyişle üç güzel sonuç müjdelenmektedir: 1. Allah’ın rahmet deryasına dalmak. 2. O’nun lutfuna mazhar olmak. 3. Hidayet; yani insanı dosdoğru Allah’a, O’na kul olma şerefine erdiren ilâhî rehberlik. Dünya hayatında kul, bu üç değerli ödülden daha büyüğünü bulamaz ve elde edemez; bütün nimetler, mükâfatlar ve ecirler bu üç ödülün içindedir. İnsanlar Allah’ın rahmetiyle esirgenir, lutfuyla gönenir, hidayetiyle doğruyu, güzeli ve iyiyi bulurlar, bilirler ve yaşarlar.
Ey insanlar! Elbette size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir [nûr](Kur’an) indirdik.
Yüce Allah bütün insanlığa [nûr-u mübîn] yani “apaçık bir nur” yani “Kur’an”ı indirdiğini bildirmektedir. Kur’an’ın “ışık” anlamına gelen bu ismiyle, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilmiş olduğu ortaya konulmaktadır. Bu konuda örnek ayetler için bkz. Mâide
5:15; A‘râf
7:157; Tevbe
9:32; Hacc
22:8; Nûr
24:35; Lokmân
31:20; Şûrâ
42:52; Saff
61:8; Teğâbun
64:8.
Ey insanlar! Rabbinizden size güçlü bir delil geldi ve size aydınlatıcı bir nur indirdik.[90]
[90] Burhân ve nûr hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, V, 475-476.
Ey insanlar! Kesinlikle Rabb'inizden size bir “burhan”¹ geldi. Ve size apaçık bir nur² indirdik.
1- İlahi rehberlik. Allah'tan kesin doğruları ortaya koyan yol gösterici. 2- Yolunuzu aydınlatan ışık.
Ey insanlar! Rabbinizden size (Kur'an gibi) 'kesin bir kanıt (bürhan) ' gelmiş ve size apaçık bir nur (hikmet ve hidayet kaynağı) indirmiş (bulunmaktayız).
Ey insanlar, size Rabbinizden reddi mümkün olmayan bir delil gelmiştir ve size apaçık bir nur indirmişizdir.
Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil geldi. Size apaçık bir nur olan Kur'ân'ı indirdik.
Ey insanlar, şüphesiz size, Rabbinizden kesin bir delil geldi.
Size, Allah, insan, kâinat ilişkilerini, ilâhî düzeni açıklayan apaçık bir nur, Kur'ân indirdik.
Ey insanlar! Size Rabb'inizden burhan [29] gelmiştir ve size aydınlatıcı bir nur indirdik.
29.Burhan kesin delil, kuvvetli kanıt ve doğru ile yanlışı birbirinden ayırmayı sağlayan kuvvetli dayanak gibi anlamlara gelir. Burada kastedilen burhanın Resulullah (a.s.) olduğu bildirilmiştir.
Ey insanlar Rabbinizden size 'kesin bir kanıt (burhan)' geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.
Ey İnsanlar! Size Rabbinizden mucizelerle Peygamber geldi; ve size apaçık bir Nûr (Kur'an) indirdik.
Ey insanlar! Artık Rabbinizden size kuvvetli bir delil ve burhan gelmiştir. Ve apaçık (kuvvetli) bir nuru size indirdik.
Ey insanlar! Size Tanrınızdan hüccet gelmiştir, size açık bir nur indirdik
Ey insanlar! Rabbinizden size hakikatin delili geldi ve Biz size her şeyi aydınlatıcı bir nur (olarak Kur'an'ı) indirdik.
Ey İnsanlar! Rabbiniz'den size açık bir delil geldi, size apaçık bir nur, Kuran indirdik.
Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
Kesin delil Resûlullah, nur ise Kur’an-ı Kerim’dir.
İnsanlar! Rabbinizden size bir kanıt geldi ve üzerinize apaçık bir ışık indirdik.
Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil (Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
Ey insanlar! bâkın size rabbınızdan bürhan geldi, size açık bir nur indirdik
Ey insanlar, size Rabbinizden hakıykî bir bürhan gelmişdir. Size apaçık bir nur göndermişizdir.
Ey insanlar! Şübhesiz size Rabbinizden bir delil (peygamber) geldi ve size apaçık bir nûr (olan Kur'ân'ı) indirdik.
Ey İnsanlar! Rabbinizden size apaçık deliller (burhan) gelmiş olup ve size yollarınızı aydınlatacak içeriği anlaşılır (bir kitap) indirmişizdir.
Ey nâs! Size Rabbiniz tarafından bir burhan gelmiştir [⁶]. Size biz apaşikâr bir nur da indirdik [⁷].
[6] Kur'an-ı Kerîm veya Mucize-i Nebeviye.[7] Kur'an-ı Azîmüşşan.
Ey insanlar! Rabbinizden size açık bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
Ey insanlar! İşte size Rabb’inizden apaçık bir delil olarak Muhammed Peygamber geldi ve işte size, aydınlatıcı bir ışık olan Kur’an’ı gönderdik!
Ey İnsanlar!
Rabbinizden size bir bürhan / delil / kanıt geldi.
Size açık bir nûr indirdik.
Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil1 geldi ve Biz, size apaçık bir nur (olarak da Kur’an’ı) indirdik.
1 Yani, delil olarak Muhammed (a.s) geldi.
EY İNSANLAR! Rabbinizden size hakikatin bir tezahürü geldi ve size aydınlatıcı bir ışık gönderdik.
Ey insanlar, Rabbinizden size hakikatin belgesi olan aydınlatıcı Kuran’ı indirdik. 6/104, 42/52, 65/10-11
EY insanlık! Artık Rabbinizden size hakikatin belgesi geldi! Biz de size aydınlatıcı bir ışık gönderdik.[878]
[878] Göze nisbetle ışık ne ise, akla nisbetle vahiy de odur.
Ey insanlar! Muhakkak size Rabbinizden bir bürhan geldi ve sizlere bir apaçık nûr indirdik.
Ey insanlar! İşte size Rabbinizden kesin bir delil geldi, size açık bir nûr indirdik. {KM, Mezmur 36, 10; İşaya 2, 5; 10, 1. Luka 1, 78; Yuhanna 8, 12}
Ey insanlar, size Rabbinizden delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
Ey insanlar! Size Rabbinizden açık bir delil geldi. Size her şeyi açıklayan bir Nur (Kur’ân) indirdik.
Ey İnsanlar, size Rabbinizden açık bir belge gelmiştir. Size apaçık bir aydınlatıcı (Kur'an) indirdik
Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil geldi; bir de size apaçık bir nur indirdik.
Ey insanlar! Size Rabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. Biz size, her şeyi açık seçik gösteren bir ışık gönderdik.
iy ādemįler! bayıķ geldi size ḥüccet çalabuñuzdan. daħı indürdük sizüñ dapa aydınlıķ bellü.
İy ādemīler, taḥḳīḳ geldi size mu‘cizātlar ki Ḳur’āndur sizi yaradan Tañrı‐dan. Daḫı indürdi size āşikāre olur nūr ki Ḳur’āndur.
Ey insanlar! (Bu Muhəmməd) sizə Rəbbiniz tərəfindən dəlil gəlmişdir. Biz sizə aydın bir nur (Qur’an) endirdik.
O mankind! Now hath a proof from your Lord come unto you, and We have sent down unto you a clear light;
O mankind! verily there hath come to you a convincing proof from your Lord: For We have sent unto you a light (that is) manifest.(679)*
679 The Proof and the Light are the Qur'an and the Personality, life and teaching of Muhammad Al Mustafa.