Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
4192, sondan
2045. ayet;
40. sure ve
Mü'min Suresinin
59. ayetidir.
Mü'min Suresi 59. ayetinin kelime sayisi
11, harf sayısı
43 ve toplam ebced değeri ise
2165 olarak hesaplanmıştır.
Mü'min Suresinin toplam ebced değeri
360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure
حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette
ح (0)
م (1) bulunuyor.
ان الساعة لاتية لا ريب فيها ولكن اكثر الناس لا يؤمنون
انالساعةلاتيةلاريبفيهاولكناكثرالناسلايؤمنون
İnne-ssâ’ate leâtiyetun lâ raybe fîhâ velâkinne ekśera-nnâsi lâ yu/minûn(e)
Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
“Kör”den maksat, kibir, kıskançlık gibi kötü duygulara, sübjektif sebeplere veya taklide dayanarak hükümler veren; “gören”den maksat da akıl ve bilgiye, doğru kanıtlara dayanarak hükümler verendir (Râzî, XXVII, 79). Râzî, “Ne de kıt düşünüyorsunuz!” meâlindeki eleştiri cümlesini özetle şöyle açıklar: Aslında onlar, bilginin bilgisizlikten, erdemli işin erdemsiz işten daha iyi olduğunu bilirler; fakat bir inanç ilkesinin doğru bilgiye mi dayandığı, yoksa asılsız mı olduğu; bir işin erdemli mi erdemsiz mi olduğu hususunda yeterince düşünmezlerdi. Kıskançlık kalplerini kör eder; bu yüzden bilgisizlik ve taklidi bilgi, kin ve kibri de erdem zannederlerdi (XXVII, 79-80). İşte o dönemde Mekke toplumunun çoğunluğunu oluşturan inkârcıların, geleceği kesin olan kıyamete inanmamaları da böyle bir zihin ve ahlâk bozukluğunun sonucuydu.
O (Son) Saat, mutlaka gelecektir; bunda hiçbir şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Son Saatle ilgili bilgi hiç kimseye verilmemiş, Rabbimiz bunu gaybın konusu olarak sadece kendisine saklamıştır. Neml
27:65’te ifade edildiği gibi, “Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilemez.” gaybın en önemli konularından birisi olan Son Saat ve ahiret süreciyle ilgili bilgi sadece Allah’ın katındadır. Genellikle alametlerinden bahsedilen Kıyâmet hakkında onun “aniden” geleceği defalarca ifade edilmesine ve bu konuda Hz. Muhammed dahil hiç kimsenin bilgi sahibi kılınmadığı bildirilmiş olmasına rağmen, alametlere dair bir literatür oluşturulması çeşitli istismarları da maalesef beraberinde getirmiştir. Benzer mesajlar: En‘âm
6:59; A‘râf
7:187-188; Enbiyâ
21:109; Lokmân
31:34; Ahzâb
33:63; Şûrâ
42:17; Muhammed
47:18; Cinn
72:25; Nâzi‘ât
79:42-44.
Şüphesiz kıyamet günü gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
Kuşkusuz ki o Sa'at¹ kesinlikle gelecektir. Onda hiç kuşku yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
Şüphesiz kıyamet-saati (ve va’ad edilen Hakkın hâkimiyet devrimi), yaklaşarak gelmektedir; bunda hiçbir kuşku yoktur. Ancak insanların çoğu (hâlâ) iman etmemektedir.
Kıyamet, elbette kopacak, şüphe yok bunda ve fakat insanların çoğu inanmaz.
Kıyamet elbette kopacak, şüphe yok bunda. Fakat insanların çoğu, buna inanmazlar.
Kıyametin kopacağı an mutlaka gelecektir, hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu iman etmeyecekler.
Kıyamet saati muhakkak gelecektir, bunda şüphe yoktur. Ancak insanların çoğu iman etmezler.
Şüphesiz kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir; bunda hiç bir kuşku yok. Ancak insanların çoğu iman etmiyorlar.
Kıyamet muhakkak gelecektir; onda hiç şübhe yoktur. Fakat insanların çoğu (buna) inanmazlar.
Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Onda asla şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Herhalde saat gelir, bunda hiçbir şüphe yok, inanmazlar insanların pek çoğu
Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Bunda şüphe yoktur, fakat, insanların çoğu inanmıyor.
Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
Dünya insanlar için bir imtihan yeri olduğuna, insanlar da birtakım görevlerle yükümlü tutulduğuna göre bunun muhakeme ve muhasebesi için ikinci bir hayat zorunlu görünmektedir. Üstelik şu evrenin bir başlangıcı olduğu gibi elbette bir de sonu vardır. Ölüm gerçeği karşısında dünyanın, insanlara ait asıl karargâh olmadığı da gözler önündedir. Yaratılış ve ölüm her an tekrarlanarak gerçekleştiği gibi kıyamet ve ahiret de mutlaka gerçekleşecektir. Kıyamet bu hayatın sona ermesi, ahiret de ikinci hayatın ismidir.
Dünyanın sonu (Saat) elbette gelecektir, bunda kuşku olmasın. Ne var ki insanların çoğu inanmaz.
Herhalde o saat (kıyamet) muhakkak gelecektir. Onda şüphe yok. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Her halde o saat muhakkak gelecek, onda şübhe yok ve lâkin nâsın ekserîsi inanmazlar
O saat muhakkak ve mutlak gelecekdir. Onda hiçbir şübhe yokdur. Ancak insanların çoğu (buna) inanmazlar.
Şübhesiz ki kıyâmet (günü) elbette gelicidir; onda şübhe yoktur; fakat insanların çoğu (buna) îmân etmezler.
Kıyamet saatinin geleceğinden asla şüphe yoktur. Fakat insanlardan çoğu buna inanmıyor.
Kıyamet muhakkak gelecektir. Onda şüphe götürecek bir şey yoktur. Fakat insanların pek çoğu buna inanmazlar.
Şüphesiz kıyamet elbette gelecektir; bunda hiç bir kuşku yoktur. Ancak insanların çoğu iman etmezler.
Kıyâmet mutlaka gelip çatacaktır; bunda hiç şüphe yok! Fakat insanların çoğu, bu gerçeğe inanmaya yanaşmaz.
Saat, elbette gelmektedir; onda kuşku yoktur; ama İnsanlar’ın çoğu inanmaz.
Şüphesiz geleceğinden asla şüphe edilmeyen kıyametin vakti, yaklaşmaktadır. Fakat insanların çoğu (hala ona) inanmıyorlar.
Son Saat mutlaka gelecektir: buna hiç şüphe yok; fakat hâlâ insanların çoğu buna inanmaz. 42
O saat bu dünyanın sonu mutlaka gelip çatacaktır bunda hiçbir şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu bu gerçeğe inanmıyor. 27/66, 34/8
İmdi, Son Saat mutlaka gelecek; bunda kuşku yok: Ama insanların çoğu buna (dahi) inanmaz.
Muhakkak ki o saat elbette gelicidir, onda bir şüphe yoktur. Velâkin nâsın ekserisi imân etmezler.
Kıyamet (yeni dirilme ve duruşma) saati mutlaka gelecektir. Bunda hiç şüphe yok. Fakat insanların ekserisi buna inanmazlar.
(Duruşma) sa'at(i) mutlaka gelecektir. Bunda asla şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Kıyamet saati elbette gelecektir, onda şüphe yok ama insanların çoğu inanmıyor.
Kıyamet saati gelecektir. Onda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu ona inanmıyor.
Kıyamet günü mutlaka gelecek; bunda hiçbir şüphe yoktur. Lâkin insanların çoğu buna inanmıyor.
O saat elbette gelecektir; kuşku yok bunda. Fakat insanların çokları inanmazlar.
bayıķ ķıyāmet gelicidür gümān yoķdur anuñ içinde daħı velįkin ādemįlerüñ eyregi inanmazlar.
Taḥḳīḳ ḳıyāmet gelecekdür, şek yoḳdur anda. Lākin çoḳ kişiler inanmazlar.
O, saat (qiyamət günü) mütləq gələcəkdir, ona heç bir şəkk-şübhə yoxdur. Lakin insanların çoxu (buna) inanmaz!
Lo! the Hour is surely coming, there is no doubt thereof; yet most of mankind believe not.
The Hour will certainly come:(4433) Therein is no doubt: Yet most men believe not.*
4433 "The Hour" is the crown and consummation of man's life on this earth—the gateway to the Hereafter.