A'raf Suresi 133. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1087, sondan 5150. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 133. ayetidir. A'raf Suresi 133. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 80 ve toplam ebced değeri ise 4676 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (9) م (7) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فارسلنا عليهم الطوفان والجراد والقمل والضفادع والدم ايات مفصلات فاستكبروا وكانوا قوما مجرمين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فارسلناعليهمالطوفانوالجرادوالقملوالضفادعوالدماياتمفصلاتفاستكبرواوكانواقومامجرمين
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Feerselnâ ‘aleyhimu-ttûfâne velcerâde velkummele ve-ddafâdi’a ve-ddeme âyâtin mufassalâtin festekberû vekânû kavmen mucrimîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Bunun üzerine biz de ayrı ayrı ayetler (mucizeler) olarak üzerlerine tufan, çekirgeler, haşereler, kurbağalar ve kan göndermiştik. Yine de kibirlenmeye devam etmişlerdi; zaten onlar suçlu bir toplumdu.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tûfan, çekirge, haşere, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Bunun üzerine, Biz de ayrı ayrı ayetler¹ olarak onlara tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayıp mücrim² bir toplum olmaya devam ettiler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ve musibetler) olarak üzerlerine tufan (kasırga felaketi,ekinleri ve meyveleri yiyip bitiren) çekirge (sürüleri), buğday güvesi (gibi haşereleri, gökten) kurbağa ve kan (yağıvermesi gibi musibetleri) musallat kıldık. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkâr bir kavim olmayı (terk etmediler).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bunun üzerine, ayrıayrı mucize olmak üzere onlara tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gönderdik, fakat ululanıp inanmaya tenezzül etmediler ve zaten de suçlu bir topluluktu onlar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Bunun üzerine biz de onlara, selleri, çekirge baskınlarını, haşereleri, kurbağaları ve kana dönüşen suyu musallat ettik. Hepsi de apaçık alametlerdi onlar için, ama burunlarını dikip kibirlendiler. Çünkü günaha gömülüp gitmiş bir topluluktu onlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri, mûcizeleri olmak üzere, başlarına tûfanlar, çekirgeler, haşereler, kurbağalar ve kan âfetleri musallat ettik. Yine de büyüklük taslamayı, serkeşliği, zorbalığı, diktatörlüğü terketmediler. İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen, güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu ve günahkâr bir kavim olmaya devam ettiler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Biz ayrı ayrı alametler olarak üzerlerine tufan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik. Ama onlar yine büyüklük tasladılar ve suçlular toplumu oldular.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat ettik. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim oldular.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Biz de, kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere, başlarına (sel felâketi) tufan, (ekinlerine) çekirge, haşerat, (evlerine) kurbağa ve (sularına) kan gönderdik. Yine de inad ettiler, kibirlendiler. Onlar öyle mücrimler gürûhu idiler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Bunun üzerine Biz de onların üzerine tufan, çekirge, bit (özellikle meyve biti,) kurbağa ve kan yağdırdık; açık mucizeler olarak (onlara gösterdik.) Fakat kibirlendiler (ve inanmadılar.) Çünkü onlar mücrim (azgın ve suçlu) bir toplum idiler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlara azap gelince, dediler ki: «Ey Musa ! Tanrın sana söz verdiği üzere, ona yalvar da bizden bu azabı kaldırır isen, sana inan ederek, Yakup oğullarını seninle göndeririz»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Bunun üzerine biz de onlara, ayrı ayrı birer mucize olarak tufan (su baskını, hayatı felç eden) çekirge sürüsü, (ürünlere zarar veren) böcekler, kurbağalar ve (sularını kızıla boyayan) kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayarak günahkâr bir toplum oldular.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Bunun üzerine su baskınını, çekirgeyi, haşeratı, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat kıldık; yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet oldular.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, haşere, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de büyüklük tasladılar ve günahkâr bir kavim oldular.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Üzerlerine tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gibi ayrı ayrı işaretler gönderdik. Buna rağmen büyüklük taslamaya devam ettiler ve suçlu bir topluluk oldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik, yine inad edip direndiler ve çok mücrim (suçlu) bir kavim oldular.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Biz de kudretimizin ayrı ayrı âyetleri olmak üzere başlarına tufan gönderdik, çekirge gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik yine inad ettiler ve çok mücrim bir kavm oldular
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine biz de, ayrı ayrı alâmetler olmak üzere, başlarına tuufan, çekirge, haşerat, kurbağalar ve kan gönderdik. (Böyle iken) yine (îman etmeyi) kibirlerine yediremediler. Onlar öyle günahkârlar güruhu idiler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Artık (biz de) onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak; tûfan, çekirge, haşerât, kurbağalar ve (sularına) kan gönderdik, buna rağmen büyüklük tasladılar ve bir günahkârlar topluluğu oldular.(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Sonra bizde onlara, suçlu bir topluluk oldukları için, ortalığı yerle bir eden tufanı, çekirgeleri, haşaratı, kurbağaları ve kanı açıklayıcı işaretler (mucizeler) olarak gönderdik. Sonra, yoldan çıkmış bir topluluk oldukları için yine de büyüklendiler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Bunun üzerine Musa onlara beddua etmekle biz de tufanı, çekirgeyi, keneyi [⁵], kurbağaları, kanı ayrı ayrı, birbiri ardınca mucize olmak üzere gönderdik. Yine onlar imanı kibirlerine yediremediler, günahkâr kavim oldular.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Biz de ayrı ayrı mucizeler olarak onların üzerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağalar ve kan gönderdik de yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Biz de, her biri başlı başına birer mûcize olarak, üzerlerine günlerce sel suları boşaltan tufanı, her yeri kaplayarak hayatı felç eden sürü sürü çekirgeleri, ürünleri mahveden zararlı böcekleri, nehirleri ve şehirleri dolduran kurbağaları ve içme sularını kızıla boyayan kanı gönderdik. Fakat bütün bu uyarılara karşılık, küstahça kibirlenip sürekli suç işleyen bir topluma dönüştüler.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Ayrı ayrı âyetler / mü’cizeler olmak üzere Kan’ı, Kurbağalar’ı, Haşerât’ı, Çekirgeler’i ve Tufan’ı üzerilerine gönderdik. Buna rağmen büyüklendiler; suçlu bir kavim oldular.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz de her biri (kudretimizin) birer işareti olarak onlara; tûfân,1 çekirge, haşereler,2 kurbağalar ve kan3 mûcizeleri gönderdik. Fakat böbürlendiler ve (Hakk’a inanmayarak) günâhkâr bir toplum, oldular.4
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Bunun üzerine, Biz de onlara selleri, çekirge [baskınlarını], haşereleri, kurbağaları ve kan[a dönüşen suyu] musallat ettik; 96 [hepsi de] apaçık ayetler/alametlerdi (onlar için): ama burunlarını dikip kurumlandılar; çünkü günaha gömülüp gitmiş bir topluluktu onlar.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Bunun üzerine biz de onlara, tufanı, çekirgeyi, küçük keneyi, kurbağaları ve kanı apaçık mesajlar olarak musallat ettik. Buna rağmen onlar yine de büyüklendiler. Onlar zaten günaha dalmış bir toplum idi. 7/130, 17/101
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine Biz de onlara tufanı,[1248] çekirge ve kurbağa sürülerini, zararlı böcekleri ve kan(kırmızı suyu) musallat ettik; (bunlar) apaçık mesajlardı, fakat yine de büyüklük tasladılar: Zira onlar günaha batmış bir topluluktular.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık Biz onların üzerine ayrı ayrı harikalar olmak üzere tufanı, çekirgeleri, böcekleri, kurbağaları, kan gönderdik. Yine böbürlendiler ve günahkârlar olan bir kavim oldular.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Biz de kudretimizin ayrı ayrı delilleri olarak onların üzerine tufan gönderdik, çekirgeler gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik. Yine de inad edip büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular. [17, 101; 27, 12] {KM, Çıkış 7 ve 12. bölümler; Mezmurlar 105;28-36}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Biz de onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak Tufan, Çekirge, Kımıl (haşerat), Kurbağalar ve Kan gönderdik; ama yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Biz de üzerlerine su baskını, çekirge, kımıl ve kurbağa salgını ve kanı, herbiri ayrı ayrı birer gösterge (ayet) olarak gönderdik. Yine de büyüklük tasladılar ve suçlular topluluğu haline geldiler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bu yüzden onlara, tufanı, çekirgeyi, küçük keneyi, kurbağaları ve kanı apaçık işaretler olarak musallat ettik. Buna rağmen büyüklendiler. Onlar zaten suçlu bir toplum idi.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz de onlara ayrı ayrı mucizeler olarak tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de onlar iman etmeyi kibirlerine yediremediler ve bir mücrimler güruhu olup çıktılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Biz de onlar üzerine, açık açık mucizeler olarak tufan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik; yine de kibre saptılar ve günahkâr bir topluluk oluverdiler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes viribidük anlaruñ üzere śu ŧufānıñ daħı çegürge daħı buġday biti daħı ķurbaġalar daħı ķan nişānlar ķaçınılmışlar pes boyun virmediler daħı oldılar bir ķavm yazuķlular.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes gönderdük anlar üstine ṭā‘ūnı, daḫı çekirgeyi, ḳurādları daḫıḳurbaġaları, daḫı ḳanı gönderdük biri birinden ayrılmış āyetler. Pes büyük‐lendiler, daḫı anlar yaman ḳavm‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz ayrı-ayrı mö’cüzələr üzrə onlara tufan, (əkinlərinə) çəyirtkə və həşərat, (evlərinə, yeməklərinə) qurbağa və (çeşmələrinə, kəhrizlərinə) qan göndərdik. Onlar yenə də (iman gətirməyi) özlərinə sığışdırmayıb kafir bir tayfa oldular.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
So We sent them the flood and the locusts and the vermin and the frogs and the blood a succession of clear signs. But they were arrogant and became guilty.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
So We sent (plagues) on them: Wholesale Death,(1090) Locusts, Lice, Frogs, And Blood: Signs openly(1091) self-explained: but they were steeped in arrogance,- a people given to sin.*