Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
5478, sondan
759. ayet;
73. sure ve
Müzzemmil Suresinin
3. ayetidir.
Müzzemmil Suresi 3. ayetinin kelime sayisi
5, harf sayısı
18 ve toplam ebced değeri ise
739 olarak hesaplanmıştır.
Müzzemmil Suresinin toplam ebced değeri
67081 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Nisfehu evi-nkus minhu kalîlâ(n)
2,3. Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
Hadis kaynaklarında anlatıldığına göre Hz. Peygamber Hira mağarasında ilk vahyi aldığında bu olaydan fevkalâde etkilenmiş, doğruca evine gidip eşi Hz. Hatice’ye, “Beni örtün, beni örtün!” demiş; onlar da üzerine bir örtü örtmüşler, korkusu geçip rahatlayıncaya kadar bu şekilde kalmıştır (bk. Buhârî, “Bed’ü’l-vahy”, 3, 7; Müslim, “Îmân”, 252, 255). İşte 1. âyetteki “müzzemmil” kelimesi onun bu halini ifade etmektedir. Hz. Peygamber örtüsüne bürünmüş bir halde dururken yine Cebrâil gelmiş ve “Ey örtüsüne bürünen!” hitabıyla başlayan yeni vahiyler getirmiştir (bk. Şevkânî, V, 364; İbn Âşûr, XXIX, 256). Bundan sonraki Müddessir sûresi de aynı sebeple gelmiştir. Çünkü bu durum bir süre devam etmiştir. Bununla birlikte “örtüsüne bürünen” ifadesine mecaz olarak, “peygamberlik kisvesine bürünen, Kur’an’a bürünen, uyumak için örtüsünü üzerine çeken, uykuya dalmış olan, kendi kendine dalıp düşünen” anlamları da verilmiştir (Şevkânî, V, 364; Esed III, 1200). 2. âyette Hz. Peygamber’e gecenin büyük bir kısmını ibadetle geçirmesi emredilmiş; 3 ve 4. âyetlerde ibadet süresinin miktarı gecenin yarısı veya daha azı yahut biraz fazlası olarak tayin edilmiştir. 20. âyette ise bu sürenin, üçte ikisine yakın, yarısı, üçte biri olarak uygulandığı bildirilmiştir. Çoğunlukla tefsirlerde gece kalkıp namaz kılmanın Hz. Peygamber’e farz olduğu, beş vakit namaz farz kılındıktan sonra da bu ödevin aynen devam ettiği bildirilmektedir. Teheccüd adı verilen bu gece namazı yükümlülüğü Hz. Peygamber’e mahsus olup ümmetinin de geceleyin kalkıp bu namazı kılmaları sünnet kabul edilmiştir (İbn Âşûr, XXIX, 258; ayrıca krş. İsrâ
17:79). “Tane tane, hakkını vererek oku” diye çevirdiğimiz fiilin masdarı olan tertîl, sözlükte “bir şeyi güzel bir şekilde sıralamak, dizmek, açığa çıkarmak ve açıklamak” anlamlarına gelmektedir. Burada Kur’an’ın açık ve düzgün bir şekilde, tane tane ve yavaş yavaş, mânası üzerinde düşünerek okunması kastedilmektedir. Bu şekilde okumak Kur’an’ı anlamaya ve mânalarını düşünmeye daha elverişli olduğu için yüce Allah böyle okunmasını emretmiştir. Hz. Peygamber’in Kur’an’ı, harflerinin hakkını vererek ağır ağır okuduğu rivayet edilir (İbn Kesîr, VIII, 276).
(Gecenin) yarısında, ondan biraz eksilt(erek daha erken kalk).
2,3,4,5,6,7,8. Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'ân'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver![689]
[689] Kur’ân’ın ne zaman ve nasıl okunacağı hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 94-99.
Gecenin yarısında veya ondan biraz önce.
(Gecenin) Yarısını (ibadetle değerlendir, bir kısmında ise uyu ve dinlen) veya bu vakti biraz eksilt.
Gece yarısında, yahut ondan biraz da sonra.
Gecenin yarısı kadar yahut ondan biraz eksilterek ibadet et.
Yarısını uyanık geçir. Yahut yarıdan biraz azalt.
Yarısı kadar. Yahut bundan biraz eksilt.
(Gecenin) Yarısı kadar. Ya da ondan biraz eksilt.
Gecenin yarısını kalk, yahut bu yarıdan biraz eksilt;
Gecenin yarısı veya daha azında (üçte birinde,)
Gece yarısına değin, ister onu artırasın, ister eksiltesin
Gecenin yarısında veya ondan biraz eksilt!
1,2,3,4. Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.
2, 3, 4. Birazı hariç, geceleri kalk namaz kıl. (Gecenin) yarısını (kıl). Yahut bunu biraz azalt, ya da çoğalt ve Kur'an'ı tane tane oku.
Yarısında veya yarısından biraz önce.
Gecenin yarısında kalk, yahut yarısından biraz eksilt.
Yarısı, yâhud eksilt ondan biraz
(Gecenin) yarısı mıkdârınca. Yahud ondan «birazını eksilt.
3,4. (Gecenin) yarısı kadar (namaz kıl) veya bundan (yarısından) biraz eksilt yâhut onu artır (serbestsin), Kur'ân'ı da tâne tâne oku!
Yarısında veya yarısından biraz daha eksiltebilirsin.
Yani gece yarısı kadar kalk, yahut ondan az eksik yap,
(Gecenin) Yarısı kadar. Ya da ondan (yarısından) da biraz eksilt.
Yani, gecenin yarısı kadar bir süre, ya da duruma göre bundan biraz daha kısa,
Yarısında veya ondan biraz eksilt!
2,3,4. Gece biraz ilerleyip yarıya gelince; bundan biraz önce veya biraz sonra (namaza) kalk.1 Ve Kur’an’ı da en güzel bir şekilde oku.2
1 Bu âyet; (نِصْفٌ) kelimesi (لَيْلٌ) kelimesinden bedel, kabul edilerek (Kurtubî) tercüme edilmiştir. Yani burada kastedilen; “gecenin üçte biri, yarısı veya üçte ikisinde namaza kalk!” demektir. Ayrıca buradan Efendimizin rûhi bir eğitime tabi tutulduğu da anlaşılmaktadır.2 Tertîl: Bir şeyi güzelce dizmek, tertiplemek ve sözü kusursuzca açıklamak demektir. Kıraatte tertîl; Kur’an’ı, acele etmeden, harfleri ve harekeleri açık bir şekilde, mana ve hikmetini düşünerek okumaktır. (Kurtubî) Kıraatten maksat ise; Kur’an’ı anlamak, düşünmek, içerisindekileri öğrenmek ve onu yaşamaktır. Tertil; Kur’an’ı tecvid kurallarına göre en güzel şekilde okumak anlamına da gelir. Ancak tecvitle Kur’an okumayı, sadece “ayın çatlatmaktan ve musikiye dönüştürmekten” ibaret hale getirmek ise, Kur’an’ın cahilce okunması demektir.
gece yarısı 2 -biraz önce
Gecenin yarısı kadar veya ondan daha az. 25/64, 52/49
Gece yarısı, ondan biraz eksilt
Onun yarısı (kalk) veya ondan biraz eksilt (yarısından az kalk),
3, 4. Duruma göre gecenin yarısında, veya bundan biraz daha azında veya fazlasında ibadet etmen de yeterlidir. Kur'ân'ı tertîl ile, düşünerek oku.
Maksat şudur: “Kur’ân okurken hızlı değil, kelimelerin hakkını vererek, tane tane okuyun, ta ki Allah kelamının mânası iyice zihninize yerleşsin ve muhtevası size tesir etsin.” Efendimiz (a.s.m.)’ın bu şekilde okuduğuna dair sünnet-i seniyyede çok örnekler vardır. Üzerinde tefekkür etmeden, kelimelerini telaffuz etmek, matlub olan kıraat değildir.
Gecenin yarısında (kalk) yahut bundan biraz eksilt.
Ya gecenin yarısı kadar ya yarısından biraz az,
[*] Gece yarısından biraz önce veya sonra
Gece yarısında veya biraz önce
Yarısında uyanık ol; veya ondan biraz eksilt.
Gecenin yarısını ayakta ol yahut bundan biraz eksilt!
yarśın ya'nį gicenün yā eks yarśından az yā eks yarsından yā artur yarsından .
Buçuġını yā andan az eksilt.
(Gecənin) yarısına qədər, yaxud bir qədər ondan az;
A half thereof, or abate a little thereof
Half of it,- or a little less,