Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
5897, sondan
340. ayet;
84. sure ve
İnşikâk Suresinin
13. ayetidir.
İnşikâk Suresi 13. ayetinin kelime sayisi
5, harf sayısı
18 ve toplam ebced değeri ise
765 olarak hesaplanmıştır.
İnşikâk Suresinin toplam ebced değeri
32944 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
İnnehu kâne fî ehlihi mesrûrâ(n)
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
Şüphesiz o, (dünyada iken) yakınları arasında neşeliydi.
Şüphesiz ki o, (dünyadayken) ailesinin (arkadaşlarının) içinde çok mutluydu.
Zira o, ailesi içinde şımarmıştı.
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
Çünkü o, (dünyada günahkâr ve isyankâr olmasına rağmen) kendi yakınları arasında neşelenip (gururlanmıştı).
Şüphe yok ki o, ailesinin içinde sevinmedeydi.
Şüphe yok ki o adam dünyadaki hayatında yandaşlarının yanında pek sevinçli ve keyifle yaşamıştı.
Çünkü ailesi, yandaşları içinde malları mülkleri sebebiyle şımarmıştı.
Çünkü o ailesinin içinde sevinçliydi. [1]
1.Yani dünyada ailesi içinde keyif çatan, zevk süren bir şımarıktı.
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Çünkü o, (dünyadaki) evinde keyifli ve sevinçli idi.
Çünkü o, daha önce ailesi içinde sevinçli idi.
O önceden ailesi arasında, sevinç içindeydi
Hâlbuki o, (dünyada) yandaşlarının yanında iken pek sevinçliydi.
Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi.
10, 11, 12, 13. Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Bu âyetlerde, dünyada zengin olup etrafına yardım etmeyen, egoist olarak yaşayan, zenginliği kendisi için bir imtiyaz sayarak fakirleri, yoksulları hiç düşünmeyen kimselerin ahiretteki acıklı hali sergilenmektedir. Bu âyetten gerekli ibret dersini almayanlar, ölümle kendilerini azabın ve ateşin içinde bulacaklardır. Halbuki onlar zenginlik ve refah halinin devam edeceğini, yeniden dirildikleri takdirde dünyadaki durumlarına göre dirileceklerini sanıyorlardı. Sonuç umdukları gibi olmayacaktır.
Oysa arkadaşları arasında sevinçliydi;
Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.
Çünkü o ehlinde mesrur idi
Çünkü o, ehli içinde bir şımarıkdı.
Çünki o, (dünyada) âilesi içinde (emirlerimize isyân ederek şımarmakla orada)sevinçli idi.
O daha önce ailesinin yanında çok sevinçli birisi idi.
Çünkü o, dünyada ailesi arasında sevinç içindeydi [³].
[3] Zevk ve safa ile vakit geçiriyordu.
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Çünkü o, dünyadayken dostları ve yakınları arasında hep sorumsuz bir şekilde bencilce ve keyif içinde yaşardı.
O, kendi ailesinde sevinçliydi.
Çünkü o (bir zamanlar) ailesi içerisinde keyif çatıyordu.
Bakın, o adam, [yeryüzündeki hayatında] kendi görüş ve anlayışındaki insanlar 8 arasında keyifle yaşadı;
Hâlbuki o, vaktiyle yandaşlarının yanında pek mutlu idi. 11/38, 38/62-63, 83/29...33
oysa o, (vaktiyle) kendi insanları içerisinde pek şen şakrak idi;
Şüphe yok ki o, ehli arasında sevinçli bir halde idi.
O dünyada iken ailesi içinde keyifli, şımarık idi.
Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.
Hâlbuki bir zamanlar eşi dostu arasında mutluydu.
Nitekim o, ailesinin yanında neşeli idi.
Halbuki o ahbabının arasındayken pek keyifliydi.
O, ailesi içinde sevinçli idi.
bayıķ ol oldıyıdı ķavunuñda şād olmış.
Ol dünyāda ehli içinde ḳatı baṭarān‐ıdı.
O, (dünyada) öz ailəsi (yaxınları) arasında sevinc içində idi.
He verily lived joyous with his folk,
Truly, did he go about among his people, rejoicing!(6041)*
6041 The tables are now turned. His self-complacence and self-conceit in his lower life will now give place to weeping and gnashing of teeth! Cf. n. 6036 above.