Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
5890, sondan
347. ayet;
84. sure ve
İnşikâk Suresinin
6. ayetidir.
İnşikâk Suresi 6. ayetinin kelime sayisi
9, harf sayısı
37 ve toplam ebced değeri ise
887 olarak hesaplanmıştır.
İnşikâk Suresinin toplam ebced değeri
32944 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
يا ايها الانسان انك كادح الى ربك كدحا فملاقيه
ياايهاالانسانانككادحالىربككدحافملاقيه
Yâ eyyuhâ-l-insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan femulâkîh(i)
Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (kavuşuncaya kadar) didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kavuşacaksın.
Ayette şu gerçek ortaya konmaktadır: İnsan bilmelidir ki dünya hayatı bütünüyle –mahiyetleri ve amaçları farklı da olsa– türlü çabalardan ibarettir; çabaların sonu da Allah’a varır. Kimse bu dünyada ebedî kalamayacağı gibi, hayatının sonunda huzuruna varıp yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını vereceği tek güç de Allah’tır. Dünya hayatında mutlaka harcamaları gereken gayretlerini, ömürlerini ilâhî iradeye uygun yollarda, hakikat, dürüstlük ve iyilik uğrunda harcayan insanlar ilâhî huzura vardıklarında iyi karşılıklar bulacak, “kitap”ları (yapıp ettiklerinin kaydedildiği belgeler) kendilerine sağ taraflarından verilecek; kolay bir hesaptan geçtikten sonra sevinç ve mutluluk içinde yakınlarına döneceklerdir. Artık onlar için zahmet ve meşakkat dönemi bitmiş, rahmet ve mutluluk dönemi başlamıştır. 7-9. âyetler bunu anlatmaktadır.
Ey insan! Şüphesiz ki Rabbine (giden yolda) çaba üstüne çaba gösteriyorsun ve (sonunda) O’na varacaksın.
“Ey insan! Şüphesiz sen Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın. Sonunda O'na kavuşacaksın.”
Ey insan! Rabb'ine kavuşuncaya kadar didinip duracak ve sonunda O'na kavuşacaksın.¹
1- Ey insan! Aklını başına al, bütün çabaların bir gün sona erecek ve sen hesap vermek için Rabb'inin huzuruna çıkacaksın. Gidecek hiçbir yerin yok.
Ey insan gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine (O’nun va’adine ve müjdesine) doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; (ve mecburen) sonunda O'na varacaksın (mülaki olacaksın).
Ey insan, şüphe yok ki sen, Rabbine ulaşmak için meşakkatler içinde didinirdurursun da sonunda ona kavuşursun.
Öyleyse ey insan! Muhakkak sen Rabbbine doğru varan bir yol üzerinde çabalayıp durmaktasın, eninde sonunda mutlaka ölecek, tekrar diriltilip O'na kavuşacaksın.
Ey insan, sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarf etmektesin. Endişelenme, Rabbine de, amellerinin mükâfatına da kavuşacaksın.
Ey insan! Sen Rabbine (kavuşuncaya) kadar çabalayacaksın, sonunda O'na kavuşacaksın.
Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın.
Ey İnsan! Gerçekten sen, (dönüb varacağın) Rabbine doğru (ölünceye kadar) çabalar da çabalarsın. Nihayet O'na kavuşursun.
Ey insan! Sen gerçekten Rabbine doğru koşturuyorsun; O’nunla buluşacaksın. (Bu dünyada ebedî kalacak değilsin.)
Ey insan oğlu! Sen Tanrın için çabalayıp emek verirsin, imdi, ona kavuşursun!
Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp didinerek ömrünü tüketeceksin! Sonunda (bütün yaptıklarında) O'na kavuşacaksın.
Yani insan zahmetli ve meşakkatli bir çaba ile Rabbine doğru yol almaktadır. Bu yolun bittiği yerde yeniden dirilişle asıl hayat başlayacaktır. İşte bu hayatın başladığı yerde her şey değişecek. Bir kısım insan dünyanın zorluğuna razı olarak geri dönmek isteyecek ama buna fırsat verilmeyecek. Bir kısım insan da öylesine güzel nimetlere erişecek ve öylesine muazzam bir ortama kavuşacak ki, bir çırpıda dünyayı ve dünyada yaşadıklarını unutacağı ifade ediliyor.
Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın.
Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.
Ey insan, Rabbine doğru çalışıp çabalarsın ve sonunda O'nunla karşılaşırsın.
Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın.
Ey o insan! Sen cidden rabbına doğru çabalar da çabalar nihâyet ona mülâkî olursun
Ey insan, hakıykat sen Rabbine (kavuşuncaya) kadar durmayıb didineceksin, nihayet Ona ulaşacaksın.
Ey insan! Şübhesiz ki sen (o gün), Rabbine (kavuşuncaya) kadar çabalamakla didinip durucusun! Nihâyet onunla (o yaptığın amelle) karşılaşacak olansın!
Ey İnsan! Sen Rabbinin emirlerine ulaşmak için bir çaba içindesin, o halde O’na (Rabbine) kavuşacaksın.
İnsan! Rabbine kavuşuncaya kadar işinde öyle çalışıyorsun, öyle çalışıyorsun ki, artık O/na kavuşacaksın.
Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacak, sonunda O'na kavuşacaksın.
Ey insan! Sen bu dünyada daha çok mal mülk kazanmak, servet üstüne servet yığmak için gözü dönmüş bir hâlde didinip dururken, her an adım adım Rabb’ine doğru yol almaktasın; sonunda O’nun huzuruna çıkacak ve yaptığın bütün iyilik ve kötülüklerin karşılığını orada bulacaksın!
Ey İnsan!
Sen, rabbine doğru çabalamaktasın; sonunda O’na kavuşacaksın.
“-Ey insan! (Unutma ki) sen, Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacaksın. Sonunda da mutlaka Ona kavuşacaksın.-”1
1 Yani: Ey insan! Sen dünyada, rahat yüzü görmeyeceksin. Rahat ancak âhirettedir. Öyleyse kendine, Allah’ın sana verdiği bu özelliklere yakışacak yaşayış biçimini ve Onun huzuruna çıktığında seni rahata kavuşturacak yolu seç. Bu âyet, öncesi ve sonrası arasında bir cümle-i mu’tarıza durumundadır.
[öyleyse,] ey insan -sen [madem ki] zahmetli bir çaba ile Rabbine yönelmektesin- 4 sonunda mutlaka O'na kavuşacaksın!
Ey hayat yolunda son sürat Rabbine doğru koşan insan, hiç şüphen olmasın ki O
a mutlaka kavuşacaksın. 29/5…7, 45/34-35
Sen ey insanoğlu! Evet evet, hayat yolunda son sürat yeldirdikçe (ister istemez) Rabbine doğru yol alan sen, sonunda O’na kavuşacaksın![5637]
[5637] Veya, mulâkîhideki zamiri kedhe dönük okuyarak: “Rabbine vardığında hayat yolundaki çabanın karşılığına kavuşacaksın”. Tercihimiz Müberred ve Ahfeş gibi dil otoritelerine dayanmaktadır. Kesb, sonucu sahibine kâr veya zarar olarak dönen fiil, kedh sahibini yaparken aşırı etkileyen ve büyük emek isteyen fiil. Kedh eylemin sebebini, kesb ise sonucunu ifade eder. (Furûk, 150).
Ey insan muhakkak ki sen Rabbine doğru bir çalışmakla çalışıcısın, artık O'na kavuşacaksındır.
Ey insan! Sen, tâ Rabbine kavuşuncaya kadar didinip duracaksın.
Ey insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihayet O'na varacaksın.
Ey insan! Sen Rabbine giden yolda didinip durur ve nihayet onun huzuruna çıkarsın.
-Ey insan, sen, Rabbine kavuşmak için çabalayıp durdun. İşte ona kavuştun.
Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalar, sonunda Ona kavuşursun.
Ey insan, sen Rabbine varmak için çok didinecek, sonunda O'na kavuşacaksın!
iy ādemį! bayıķ sen caḥillik eyleyicisin çalabuña caḥillik eylemek pes göricisin anı.
İy ādem oġlanı, sen sa‘y eylersin, seni yaradan ḥażretine durursın. Sa‘yitgen cezāsın göreceksin.
Ey insan! Sən (ölənə qədər) Rəbbinə doğru çalışıb çabalayırsan. Sən Ona qovuşacaqsan! (Sənin qısa ömrün gündən-günə səni Allaha yaxınlaşdırır. Ölümün gəlib çatması Allah dərgahına qovuşmaq deməkdir. Öləndən sonra Allahın hüzuruna gedib dünyada etdiyin yaxşı, pis əməllərin əvəzini tamamilə alacaqsan. Yaxşı əməllər etmisənsə, xoş halına. Pis əməllər etmisənsə, vay halına!)
Thou, verily, O man, art working toward thy Lord a work which thou wilt meet (in His presence).
O thou man! Verily thou art ever toiling on towards thy Lord-(6036) painfully toiling,- but thou shalt meet Him.*
6036 This life is ever full of toil and misery, if looked at as empty of the Eternal Hope which Revelation gives us. Hence the literature of pessimism in poetry and philosophy, which thinking minds have poured forth in all ages, when that Hope was obscured to them. "Our sweetest songs are those that tell of saddest thought." "To each his suffering; all are men condemned alike to groan!" It is the noblest men that have to "scorn delights and live laborious days" in this life. The good suffer on account of their very goodness: the evil on account of their Evil. But the balance will be set right in the end. Those that wept shall be made to rejoice, and those that went about thoughdessly rejoicing, shall be made to weep for their folly. They will all go to their account with Allah and meet Him before His Throne of Judgement.