Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
6016, sondan
221. ayet;
89. sure ve
Fecr Suresinin
23. ayetidir.
Fecr Suresi 23. ayetinin kelime sayisi
9, harf sayısı
43 ve toplam ebced değeri ise
4238 olarak hesaplanmıştır.
Fecr Suresinin toplam ebced değeri
47998 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
وجيء يومئذ بجهنم يومئذ يتذكر الانسان وانى له الذكرى
وجيءيومئذبجهنميومئذيتذكرالانسانوانىلهالذكرى
Ve cî-e yevme-iżin bi-cehennem(e)(c) yevme-iżin yeteżekkeru-l-insânu ve ennâ lehu-żżikrâ
22,23. Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
Kıyamet sahnelerini tasvir eden bu âyetler, benlik iddiasına, mal-mülk ihtirasına kapılarak Allah’a ve insanlara karşı sorumluluğunu unutan insana, hayatın geçiciliğini, kıyametin dehşetini, bunun ardından kendisini bekleyen, hak ettiği büyük cezayı ve sonuç vermeyecek pişmanlığı hatırlatmaktadır. “Rabbin gelip melekler de saf saf dizildiğinde” diye çevirdiğimiz 22. âyeti selef dediğimiz daha çok ilk dönem müfessirleri herhangi bir te’vile gitmeksizin, âyetin lafzına bağlı kalarak anlamışlardır. Bu âlimler, hesap gününde Allah’ın geleceğine inanırlar, fakat “gelmek”ten maksadın ne olduğu bilgisini Allah’a bırakırlar. Halef denilen sonraki müfessirler ise tenzih ilkesinden hareket ederek âyeti, “Allah’ın gelmesinden maksat O’nun emrinin gelmesidir” şeklinde te’vil etmişlerdir. Buna göre âyetin meâli şöyle olmaktadır: “Rabbinin emri gelip melekler de saf saf dizildiğinde...” Allah’ın veya emrinin gelmesi ve meleklerin saf saf olması gayb âleminden olduğu için bunların mahiyeti hakkında bir şey söylemek mümkün değildir. Müminlerin görevi ise âhiret hayatına ve dünyada yaptıklarından dolayı orada Allah’ın huzurunda hesap vereceklerine iman etmektir.
O gün, cehennem getirilecek ve insan (yaptıklarını) hatırlayacaktır. Ama (artık) bu hatırlamanın kendisine ne (yarar)ı olabilir ki!
İşte o gün cehennem getirilir. O gün insan her şeyi hatırlayacak, ama bu hatırlamanın ona ne faydası olacak?
İzin Günü¹ Cehennem ortaya getirilir. O gün insan neyin ne olduğunu anlar, ancak bunun ona bir yararı olmaz.
O gün, cehennem de getirilmiştir (ortadadır) . İnsan o gün düşünüp (bütün yaptıklarını ve hatalarını) hatırlayacaktır, ancak (bu) hatırlamanın artık ona ne faydası (vardır) ?
Ve o gün cehennem, ortaya çıktı mı, insan, öğüt alır, anlar ama öğütün, anlayışın artık ne faydası var ona?
İşte o gün cehennem göz önüne getirilip konacak. O gün insan yaptığı ve yapamadığı herşeyi hatırlayacak ama bu hatırlamanın ona ne faydası var.
O gün, Cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan anlar. Ama bu anlamanın ona ne yararı var?
O gün cehennem de getirilmiştir. İşte o gün insan düşünüp hatırlar. Ama hatırlamaktan ona ne (fayda) var!
O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?
Cehennem de o gün getirilib ortaya konur; o gün (kâfir) insan düşünür, fakat o düşünüb (gerçeği) anlamaktan ona ne fayda? (Artık düşünmek ona hiç bir fayda sağlayamaz).
Ve Cehennem ortaya getirildiği zaman, işte o gün insan idrak edip anlar. Fakat (o gün) anlamak, nerden ona fayda verecektir!
İnsan oğlu diyecek ki: «Önce bu dirliğe çalışaydım keşke ben!»
O gün cehennem getirilip ortaya konur. İşte o gün insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Ama bu hatırlamanın ona hiçbir faydası yoktur (çünkü iş işten geçmiştir)!
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
O gün cehennem getirilir, insan yaptıklarını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!
Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlayacaktır. Artık anlamanın kendisine ne yararı var ki!
Ki cehennem de o gün getirilmiştir. İşte o gün insan anlar. Fakat bu anlamanın ona ne yararı var?
Ki Cehennem de o gün getirilmiştir, o insan o gün anlar, fakat o anlamadan ona ne fâide?
ki o gün cehennem de getirilmişdir, insan o gün (herşey'i) hatırlayacak. Fakat hatırlamadan ona ne (fâide)?
O gün Cehennem de getirilir; insan o gün (günahlarını) hatırlar; artık o hatırlama(nın faydası) ona nereden olacak?
O gün cehennem getirilir ve insan o gün ( dünyada iken elçilerin uyarılarını) düşünüp hatırlar. Ancak o vakitte insanın düşünüp hatırlaması neye yarar ki.
O gün Cehennem yakın bir yere getirilince işte o gün insan günahını hatırlayacak, lâkin o hatırlama neye yarayacak!
O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda var ki?
O Gün, cehennem getirilip tüm korkunçluğuyla zâlimlerin karşısına dikilecek! İşte o anda, günahkâr insan büyük bir pişmanlık duyup gerçeği anlayacak fakat iş işten geçtikten sonra öğüt almanın ona ne faydası olabilir ki?
Cehennem o gün getirildi.
O gün İnsan hatırlar / anlar; ama onun için nerede Öğüt Almak!
22,23. Rabbinin emri gelip, 1 melekler sıra sıra dizildiği ve cehennemin getirildiği o gün (var ya) işte o gün insan, (neyin peşinde koştuğunu) 2 çok iyi anlar. Fakat bu anlamanın ona hiçbir yararı olmaz.
1 Allahu Teâlâ’nın böyle gelmesi, “bir yerden başka bir yere geçmek” manasına değildir. Onun için bu gelişin birkaç yönlü izahı yapılmıştır. 1. Bu gelmenin manası, bir yerden bir yere geçme gelişi değil, Allah'ın yaratılmışlara görünmesidir. 2. Mana, mahzuf olan muzafın takdiri suretiyle “Rabbinin emri, hükmü, kazası veya otoritesi geldiği vakit” demektir. 3. Allahu Teâlâ’nın kudret ve saltanatını gösteren delillerin ortaya çıkıp görünmesini temsildir. Allah'ın şanı ve durumu, bir hükümdarın bizzat hazır olarak idaresini yürüttüğü haliyle temsil olunmuştur. Zira onun bizzat hazır olmasıyla ortaya çıkan heybet, sadece vezirlerinin, vekillerinin, bütün askerlerinin ve özel adamlarının hazır olmasıyla görünen heybet ve saltanattan yüksek olur. (Elmalılı)2 Bu parantezdeki ifâde için Bk. (Naziat: 35)
İşte o Gün cehennem [gözönüne] getirilip konacak; o Gün insan [yaptığı ve yapmadığı her şeyi] hatırlayacak: ama bu hatırlamanın ne faydası olacak ona?
Cehennem ortaya getirilir. İşte o zaman insanın aklı başına gelecek fakat artık bunun hiçbir faydası olmayacak. 6/26...28, 23/99...108
o gün Cehennem[5722] de ortaya getirilmiş olacak; o gün (sınavı kaybetmiş) insan (gerçeği) itiraf edecek; ama bu itirafın ona hiçbir yararı olmayacak.
[5722] Cehennem: Nüzul sürecinde ilk geçtiği yer. İbranice “derin kuyu” anlamına gelen go-hinnom’dan gelir. Kelimenin etimolojisinde ateş çağrışımı bulunmamaktadır “Cehennem azabı” ve “yakıcı azab”ın Buruc 10’da yan yana gelmesi, bu ikisinin mahrumiyetin iki ayrı türünü ifade etmesi olarak anlaşılabilir. Cehennem âhiretteki ilâhî ceza mekânının cins ismidir. Kur’an’da “ateş” anlamındaki nâr cehenneme izafe edilir. Cahîm, hutame, sa’ir ve lezâ ise sanıldığı gibi cehennem’in değil, “ateş”in sıfatlarıdır. Bize göre sıfatların farklılığı insanı ateşe mahkûm eden günah kaynaklarının farklı oluşuna delâlet eder. Kaynağında duyuların olduğu ve göz önünde işlenen günahlar göze dair bir kelime olan cahîm sıfatlı bir ateş ile cezalandırılır (Bkz:
73:12, not 13). Kaynağında insan duygularının ve iç dünyasının yer aldığı günahlar, Kur’an’da insanın bütün bir iç dünyasını yakıp kavuracağı ifade edilen hutame ile cezalandırılır (
104:5-7). Haddini ve Allah’ın sınırlarını tecavüz eden bir akıl yüzünden cehennemi boylayanlar, “çıldırmış bir ateş” anlamındaki sa’ir ile cezalandırılır (
76:4, not 7). Tensel hazlar ve dünyalıklar yüzünden ateşi boylayanlar ise, deriyi yakıp kavuracağı buyurulan lezâ ile cezalandırılır (
70:15-18). Hâviye ise ateşin değil cehennemin vasfı olarak geçer (
101:9).
Ve o gün cehennem de getirilmiş olunca insan o gün anlamış olur. Ve artık o anlayıştan da ona ne faide!
Ve cehennemin getirildiği gün. . . İnsan işi anlar o gün! Ama anlamasının ne faydası var o gün!
Ve cehennem de getirildiği zaman. İşte o gün insan anlar, ama artık anlamanın kendisine ne yararı var?
O gün oraya Cehennem de getirilince… İşte o gün kişinin aklı başına gelir ama ne fayda!
İşte cehennem o gün getirilir. Ve insan o gün doğruyu hatırlar. Ama nasıl öğüt alacak?
O gün Cehennem de getirilir. O gün insan herşeyi hatırlar; fakat neye yarar hatırlamak?
O gün cehennem de getirilir. İşte o gün düşünüp anlar insan. Ama düşünüp hatırlamanın ona ne yararı var!
daħı getürile ol gün cehennem. ol gün ögütlene ādemį daħı ķandadur anuñ ögüt?
daḫı cehennem getürülse ol günde, ol gün fikr eyle ādem oġlanı. Fikr ey‐lemek aña aṣṣı eylemeye.
Və Cəhənnəmin (məhşər meydanına) gətiriləcəyi gün – məhz o gün insan (öz günahlarını) xatırlayacaqdır. Lakin bu xatırlamağın ona nə faydası?!
And hell is brought near that day; on that day man will remember, but how will the remembrance (then avail him)?
And Hell, that Day,(6125) is brought (face to face),- on that Day will man remember, but how will that remembrance profit him?*
6125 The Retribution will at last come, and we shall realise it in our inmost being, all the illusions of this fleeting world having been swept away. Then we shall remember, and wish, too late, that we had repented. Why not repent now? Why not bring forth the fruits of repentance now, as a preparation for the Hereafter?