Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
6095, sondan
142. ayet;
94. sure ve
İnşirâh Suresinin
5. ayetidir.
İnşirâh Suresi 5. ayetinin kelime sayisi
4, harf sayısı
14 ve toplam ebced değeri ise
873 olarak hesaplanmıştır.
İnşirâh Suresinin toplam ebced değeri
12416 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Fe-inne me’a-l’usri yusrâ(n)
Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Hz. Peygamber ve arkadaşları Mekke döneminde müşriklerin giderek türlü işkencelere kadar varan baskılarından acı çekiyorlardı. Bu durum hem peygamberi hem de müminleri üzüyordu. Yüce Allah resulünü ve müminleri teselli edip gönüllerini rahatlatmak için bu âyetleri indirerek sıkıntılardan sonra ferahlığın ve başarının geleceğini müjdelemiştir. Rivayete göre bu sûre inince Hz. Peygamber, 5 ve 6. âyetlerde güçlüğün yanında kolaylığın da bulunacağının iki defa zikredilmesini göz önüne alarak kendisine inananlara, “Müjdeler olsun! Size kolaylık geldi; artık bir güçlük iki kolaylığa asla galip gelemez!” buyurmuştu (Muvatta’, “Cihâd”, 6; Taberî, XXX, 151).
Oldukça muhtasar ve değişik şekillerde açıklanmaya elverişli olan “O halde önemli bir işi bitirince diğerine koyul” meâlindeki 7. âyetle ilgili olarak çok farklı yorumlar yapılmıştır (meselâ bk. Taberî, XXX, 152; Râzî, XXXII, 7). Bize göre İbn Âşûr’un, âyeti herhangi bir özel iş ve ibadetle sınırlamadan, “Önemli işlerden birini tamamlayınca ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın” şeklindeki açıklaması isabetli görünmektedir (XXX, 416-417). Bu yoruma göre âyette Resûlullah’a ve onun şahsında müslümanlara bütün vakitlerini hayırlı ve yararlı faaliyetlerle değerlendirmeleri, ibadet, dua, tebliğ ve irşad gibi dinî faaliyetlerin de; çalışma, üretme, öğrenme-öğretme, yardımlaşma ve dayanışma gibi dünyevî faaliyetlerin de hakkını vermeleri istenilmiştir. Son âyette ise kişinin, gerek çalışmasında gerekse ibadetinde yalnız Allah’a yönelmesi, her işini öncelikle O’nun rızasını gözeterek yapması, ne diliyorsa O’ndan dilemesi, ne istiyorsa O’ndan istemesi emredilmiştir.
Şüphesiz ki her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.
Bu ayet Talâk
65:2, 3, 4, 5 ve 7. ayetlerle okunmalıdır.
5,6. Elbette, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, zorluğun yanında bir kolaylık vardır.
Zira zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Demek ki, gerçekten her zorlukla beraber (ona dayanacak ve aşacak bir) kolaylık vardır.
Artık şüphe yok ki her güçlükle beraber bir de kolaylık var.
Artık şüphe yok ki, her güçlükle beraber bir kolaylık var.
Büyük bir zorluğun yanında kesinlikle çok yönlü büyük kolaylıkların varlığı daima aklında bulunsun.
Muhakkak ki zorlukla beraber bir kolaylık da vardır.
Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.
Demek ki, zorlukla beraber bir kolay var.
Çünkü her zorluğun ardında bir kolaylık vardır.
Her güçlüğün bir kolayı var
Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.
5, 6. Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.
Elbette, kolaylık zorlukla birliktedir.
Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık var
Demek, hakıykaten güçlükle beraber kolaylık var.
İşte şübhesiz zorlukla berâber, bir kolaylık vardır.
Elbette ki, her zorluğun ardından bir kolaylık vardır.
Her güçlükle beraber kolaylık vardır.
Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık da vardır.
Demek ki, zorlukla kolaylık iç içedir ve her zorluk, o zorluğu aşacak güç ve kabiliyeti kendi içinde barındırmaktadır; yani, her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.
Şüphesiz, Zorluk’la birliktedir, kolaylık!
Elbette (bildiğiniz) her zorlukla beraber, (bilemeyeceğiniz) bir kolaylık(lar)1 vardır.
1 Parantezler, (الْعُسْرُ) kelimesinin ma’rife, (يُسْرٌ) kelimesinin nekra olmasından dolayı ilave edilmiştir. Ayrıca (يُسْرٌ) kelimesi nekra ve cins için olması sebebiyle Türkçeye çoğul tercüme edilmiştir.
Elbette her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır:
Elbette her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. 54/17-40
Sözün özü: zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık vardır.[5789]
[5789] “Sözün özü” fasiha fâsının bu bağlamdaki en uygun karşılığıdır. Nasıl ki her gece iki gündüz arasındadır, her zorluk da iki kolaylık arasındadır. Asla bir zorluk iki kolaylığa galip gelemez.
Artık şüphe yok, çetinlikle beraber bir kolaylık vardır.
Demek ki güçlükle beraber kolaylık vardır.
Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Demek ki her güçlüğün yanında bir kolaylık varmış.
Şüphesiz her zorlukla, bir kolaylık vardır.
Zorlukla beraber kolaylık vardır.
Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!
bayıķ duşħarlıġ-ıla ya'nį ardınca geñezlikdür.
Pes her düşvārlıġ‐ıla geñezlik vardur.
Şübhəsiz ki, hər çətinlikdən sonra bir asanlıq gələr! (Asanlıq yalnız çətinliklə hasil olar!)
But lo! with hardship goeth ease,
So, verily, with every difficulty, there is relief:(6191)*
6191 This verse is repeated for extra emphasis. Whatever difficulties or troubles are encountered by men, Allah always provides a solution, a way out, a relief, a way to lead to ease and happiness, if we only follow His Path and show our Faith by patience and well-doing . The solution or relief does not merely come after the Difficulty: it is provided with it I understand the definite article in al 'usr in a generic sense, and translate: "every difficulty", In
92:7, I have translated Yusr a s , Bliss, and in
92:10 'Usr as Misery.