Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 954, sondan 5283. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 165. ayetidir. En'am Suresi 165. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 86 ve toplam ebced değeri ise 8821 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وهو الذي جعلكم خلائف الارض ورفع بعضكم فوق بعض درجات ليبلوكم في ما اتيكم ان ربك سريع العقاب وانه لغفور رحيم
O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
“Millet-i İbrâhîm” ifadesi, başta tevhid inancı olmak üzere bütün peygamberlerin benimseyip tebliğ ettikleri ilâhî ve değişmez ilkeleri, mesajları kapsar ve genellikle Hz. Muhammed’in yeni bir din uydurmadığı, aksine bütün hak dinlerde var olduğu halde unutulmuş veya tahrif edilmiş bulunan evrensel ilkeleri benimseyip tebliğ ettiği ve bu bakımdan geçmiş peygamberlerin bir devamı olduğu fikrini vurgular. Nüsük kelimesi hem genel olarak “tapınma” hem de özellikle “kurban” anlamına gelir. Burada müfessirlerce her iki mâna da verilmiştir. Halîfe ise “birinin ardından gelen, onun yerini alan” demektir (halîfe teriminin anlamları konusunda ayrıntılı bilgi için bk. Bakara 2:30). Sûrenin başından itibaren Allah’ın varlığı, birliği, ilim, irade ve kudretinin genişliği ve her yönden mükemmelliği ile İslâm’ın hak din, Hz. Muhammed’in de hak peygamber olduğu; ayrıca İslâm’a aykırı bütün yolların bâtıl olduğu ve bunların insanlara dünyaları için de âhiretleri için de asla hayır getirmeyeceği hususunda, peşin yargılı olmayanlar için en doyurucu ve en ikna edici açıklamalar yapıldıktan, deliller verildikten sonra, bu son âyetlerde de sonuç mahiyetindeki ifadeler yer almaktadır. Bu ifadelerde Hz. Peygamber’e hitaben, insanlar ister inansınlar ister inanmasınlar, kendisinin Allah’ın lutfettiği hidayet sayesinde, belli başlı ilkelerine bu sûrede de yer verilen dosdoğru yolda bulunduğunu, itikadî ve amelî hükümleriyle gerçek, düzgün ve sapasağlam bir dine bağlandığını; bunun, hem Araplar’ın hem de yahudiler ve hıristiyanların sözde inandıkları İbrâhim’in, bâtıl inanç ve uygulamalardan münezzeh olan tevhid dini olduğunu; müşriklerin putlara tapmalarına karşılık kendisinin namazıyla, niyazıyla, kurbanıyla ölümüne kadar bütün varlığıyla hayatını Allah’a adadığını ve bu inançları taşıyan ilk müslüman olduğunu, bu sebeple de Allah’tan başka birini asla tanrı tanımayacağını tam bir inanç ve güvenle açıklaması emrolunmaktadır. Kuşkusuz bu, esas itibariyle bütün müslümanlara yönelik bir buyruktur. Herkes kendi ettiklerinin karşılığını görecek, kimse kimsenin vebalini yüklenmeyecektir. Hz. Peygamber tebliğini yapmış, görevini eksiksiz yerine getirmiştir; bu sebeple inkâr ve kötülüklerde direnenler sonunda Allah’ın huzuruna varacak ve müslümanlarla tartışmaya kalkışıp inkâr ettikleri gerçeği o zaman Allah kendilerine apaçık bildirecektir. Son âyette Allah, gerek bütün insanlara gerekse insanların bir kısmına bahşettiği üstünlüğü ve seçkin nimetleri hatırlatmaktadır. Buna göre yeryüzünde birçok canlının nesli kesildiği halde yüce Allah, peş peşe yarattığı nesillerle insanları birbirine halef kılmış; dünyayı insanla şenlendirmiş, onları yeryüzünün seçkin varlıkları yapmıştır; ayrıca kimi insanlara, diğerlerine nisbetle dünyevî bakımdan üstün dereceler de vermiştir. Ama bunların hepsi bir imtihan içindir; hepsinin hesabı, sorumluluğu vardır. Bu son âyetle dolaylı olarak, nesilleri birbiri peşine getirerek insan soyunu kıyamete kadar devam ettiren Allah’ın onları âhiret hayatı için yeniden yaratmaya ve hesaba çekmeye de kadir olduğu hatırlatılmakta ve nihayet Allah’ın cezalandırmasının çok çabuk olduğu uyarısıyla inkârda ısrar edenler bir defa daha uyarılırken, O’nun bağışlayıcı ve esirgeyici olduğu müjdesiyle de müminler sevindirilmektedir.
Mehmet Okuyan
Sizi yeryüzünün halifeleri (sorumluları olarak) görevlendiren ve verdiği (nimetler) hakkında sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz ki Rabbin, cezası hızlı olandır. Şüphesiz ki O, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Sizi yeryüzünde iktidar sahipleri yapan O'dur. Verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan da O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, çok bağışlayandır; çok merhamet edendir.[128]
[128] En‘âm sûresinden çıkarılacak genel ilkeler hakkında bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 49-54.
Erhan Aktaş
Sizi, yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerle denemek için bazınızı bazınıza derecelerle üstün kılan, O'dur. Kuşkusuz Rabb'in, cezası pek çabuk olandır. Ve gerçekten O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
(Ey mücahit mü’minler!) O sizi yeryüzünün halifeleri kılıp (seçti) ve size verdikleriyle sizi denemek için kiminizi kiminize göre derecelerle yükseltti. (Kimilerinizi ötekilerinizden mal, mevki, marifet yönündenderece derece üstün kılarak, size verdiğinimet, fazilet ve fırsatlarlasizi imtihan etmektedir.) Şüphesiz Senin Rabbin, sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, Bağışlayandır, Esirgeyendir.
Öyle bir mabuttur ki sizi yeryüzüne hakim kılar ve size verdiği şeylerle sizi sınamak için bir kısmınızı, bir kısmınızdan mevki ve paye bakımından yüceltir. Şüphe yok ki Rabbin, cezaya layık olanın cezasını pek tez verir ve şüphe yok ki o, suçları örter, rahimdir.
Zira O sizi, karakter, güç, bilgi, sosyal statü ve servetleriniz vasıtasıyla dünyaya mirasçı yapmış, bir kısmınızı diğerlerine derecelerle üstün kılmıştır ki, bahşettiği şeylerle sizi sınayabilsin. Şüphe yok ki, Rabbiniz cezalandırmada çok hızlıdır. Ama unutmayın ki, O gerçekten çok acıyan ve bağışlayandır.
O sizi, dünya düzenini kurmaya, ilâhî hükümleri icraya, yeryüzünü imara yetkili halifeler olarak hazırlayıp yerleştirendir.
Bir kısmınızı ilimde, servette, makam, mevki vesairede diğer bir kısmınıza üstün kılandır.
Size ihsan ettiği maddî manevî nimetler, imkânlar içinde, sizi denemek istiyor.
Rabbin, emirlerine isyan edilme suçuna denk, sizi adâletle, süratle cezalandırır. O çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Sizi yeryüzünün halifeleri yapan ve verdikleriyle sizi imtihan etmek için bazılarınızı bazılarınızdan derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin cezalandırmayı hızlı yapandır ve O bağışlayıcı, rahmet edicidir.
O sizi yeryüzünün halifeleri kıldı ve size verdikleriyle sizi denemek için kiminizi kiminize göre derecelerle yükseltti. Şüphesiz senin Rabbin, sonuçlandırması pek çabuk olandır ve şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir.
(Ey Müminler), Allah, odur ki, sizi arzın halifeleri yaptı ve derecelerle kiminizi kimizin üstüne çıkardı. (Bunun hikmeti ise, sizi) size verdiği şeylerden imtihan etmek içindir. Muhakkak ki Rabbin, azabı çabuk olandır; ve o, gerçekten çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
O Allah’dır ki, sizi yeryüzünde halifeler yapmıştır. Birilerini diğerlerinden derecelerce üstün kılmıştır. Ki size verdiği nimetlerde sizi denesin. Şüphesiz senin Rabbin her şeyi çabuk sonuçlandırandır. Ve şüphesiz O, Gafur ve Rahimdir.
O, sizleri yeryüzünün ardaları kılmıştır, verdiğiyle sizi sınamakçin, sizin bir nicenizi, nicenizden kat kat üstün etmiştir, senin Tanrın çabuk verir azabı, o, hem bağışlar, hem de yarlıgar
O (Allah), sizi dünyaya mirasçı yapmış ve kiminizi kiminizden denemek için derecelerle farklı/üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla sizi imtihan edebilsin. Şüphe yok ki Rabbiniz ceza vermede hızlıdır ve şüphe yok ki O, gerçekten çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O'dur. Doğrusu Rabbinin cezalandırması süratlidir. Şüphesiz O bağışlar, merhamet eder.
Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayan merhamet edendir.
O ki sizi yeryüzünün mirasçıları kıldı, ve size verdikleriyle sizi sınamak için kiminizi kiminize derecelerle üstün kıldı. Rabbin çabuk sonuçlandırandır. Bağışlayandır, Rahimdir.
Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde, sizi denemek için, kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve O, bağışlayan, esirgeyendir.
O, odur ki sizi Arzın halîfeleri yaptı ve ba'zınızı ba'zınızın derecelerle fevkına çıkardı, bunun hikmeti ise sizi size verdiği şeylerde imtihan etmektir, şüphe yok ki rabbın seriulıkab, yine şüphe yok ki o yegâne gafur, yegâne rahîm
O, sizi (ey peygamberin ümmeti) yer (yüzün) ün halîfeleri yapan, size verdiği şeylerde sizi imtihaana çekmek için kiminizi derecelerle kiminizin üstüne çıkarandır. Şübhe yok ki Rabbin, cezası pek çabuk olandır ve muhakkak ki O, hakkıyle yarlığayıcı, hakkıyle esirgeyicidir.
Sizi yeryüzünün halîfeleri kılan ve size verdiği şeyler (ni'metler) husûsunda, sizi imtihân etmek için bazınızı bazınızın üstüne derecelerle yükselten de O'dur. Muhakkak ki Rabbin, azâbı pek çabuk olandır ve şübhesiz ki O, elbette Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Sizi birbirinizin ardından yer yüzünün sahipleri yapan O’dur. Size verdikleri ile imtihan etmesi için, bazınızı bazınızdan rızık olarak üstün tutmuştur. Elbetteki Rabbinin hesap görmesi çok çabuktur ve O bağışlayan ve acıyandır.
Sizi yer yüzünde halife kılan [⁵] bir kısmınızı diğer bir kısım üzerine pâye itibariyle yüksek tutan O/dur; ta ki size verdiği şeyde sizi deneyecektir. Şüphesiz ki Rabbin ukubette çabuktur. Muhakkak ki o yarlıgayandır, bağışlayandır.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 165. Ayet Açıklaması
[5] Veya halef.
Kadri Çelik
Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O, bağışlayandır, merhamet edendir.
Unutmayın; Allah sizi, önceki ümmetlerin ardından yeryüzünde ilâhî adâleti gerçekleştirmekle görevli yönetici ve halîfeler yapmış ve bahşettiğitürlü nîmetler ve verdiği belâlar çerçevesinde sizi imtihân etmek ve böylelikle her açıdan gelişip olgunlaşmanızı sağlamak için akıl, güç, zenginlik, toplumsal statü ve yetenek bakımından kiminizi diğerinden daha üstün derecelere yükseltmiştir. İmtihan sonunda hak edenleri cezalandırmak istediği zaman, Doğrusu Rabb’inceza vermekte süratlidir. Bahşettiği bunca nîmetlere karşı nankörce davranan kâfirleri, istese anında yok edebilir! Fakat sonsuz merhameti sayesindedir ki, tövbe edip hakîkate yönelmeleri için onlara mühlet veriyor. Çünkü O, gerçekten çok bağışlayıcı, çok merhametlidir!
Sizi Yeryüzü’nün halifeleri kılan, size verdiği şeylerle denemesi için bir kısmınızı bir kısmı üzerine derece derece yükselten O’dur.
Senin rabbin, Cezalandırması çok hızlıdır.
O, elbette rahîm gafûr’dur.
(Ey insanlar!): Sizi, yeryüzünün halîfeleri kılan, verdikleriyle sizi denemek için, kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan Odur. Şüphesiz Rabbin, karşılığı çok çabuk verendir ve O gerçekten çok bağışlayandır, pek merhamet edendir.
Zira O sizi dünyaya mirasçı yapmış, 165 ve bazınızı diğerlerinize derecelerle üstün kılmıştır ki bahşettiği şeyler aracılığıyla sizi sınayabilsin. 166 Şüphe yok ki Rabbiniz karşılık vermede hızlıdır: ama, unutmayın ki, O gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
O’dur, sizi bu toprakların varisleri ve idarecileri yapan. Size verdiği nimet ve imkânları da sizi sınamak için birbirinize derecelerle üstün yapan O’dur. Şüphesiz ki senin Rabbin hemen cezalandırmayandır hem de O çok bağışlayan ve merhamet edendir. 2/30, 7/74, 38/26, 21/35, 89/15-16
Çünkü O, sizi yeryüzüne mirasçı kılmış ve bahşettiği nimetlerle sizi sınamak için bir kısmınızı diğerlerinizden derecelerle üstün kılmıştır. Kuşkusuz Rabbin karşılık vermede çok seridir: Fakat, bununla birlikte O gerçekten tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
«Ve O, (o Hâlik-ı Zîşan)dır ki, sizi yeryüzünde halife kıldı. Ve bazınızı bazınızın üzerine derecelerce yükseltti, tâ ki sizi size verdiği şeylerde imtihana tâbi tutsun. Şüphe yok ki, senin Rabbin Seriu'l-İkâb'tır. Ve muhakkak ki, O gafûrdur, rahîmdir.»
O'dur ki sizi dünyada halifeler yapmış ve verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Muhakkak ki Rabbin, cezalandırmayı dilediğinde işi çarçabuk bitirir ve muhakkak O gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı pek boldur). [43, 60; 27, 62; 2, 30; 7, 129; 43, 32; 7, 129]
Sûrenin Allah’a hamd ile başlayıp O’nun mağfiret, merhamet ve ihsanı ile sona erdirilmesi ne letafetlidir! Son âyette cezalandırmasına delâlet vardır, fakat bu devamlılık belirten bir sıfat olmayıp, cezalandırması halinde cezasının şiddetli olduğunu bildirir. Buna karşılık çok affeden, çok merhamet ve ihsan eden mânasına gelen gafûr ve rahîm olarak iki güzel ismini bildirmesi, kullar için büyük bir müjdedir.
Süleyman Ateş
Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde, sizi denemek için, kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Doğrusu Rabbin, cezası çabuk olandır ve O, bağışlayandır, esirgeyendir.
“Bu topraklarda sizi, öncekilerin yerine geçiren O'dur. Kiminizi kiminizden kat kat üstün kılmıştır ki size verdikleriyle sizi imtihan etsin. Rabbinin cezası çabuk olur. O çok bağışlar, ikramı boldur.”
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 165. Ayet Açıklaması
[*] İnsanların diğer insanların yerine geçmesi konusu ile ilgili olarak Bkz. Bakara 2:30 ve dipnotu
Şaban Piriş
Sizi yeryüzünün halifeleri kılan O'dur. Bir kısmınızı verdikleri ile denemek için bir kısmınızdan derecelerle üstün kılmıştır. Şüphesiz Rabbin çabucak cezalandırandır ve O çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Sizi yeryüzünün halifeleri yapan(31) ve verdiği nimetlerle sizi sınamak için kiminize diğerlerinden üstün dereceler veren Odur. Rabbinin cezası pek sür'atlidir; aynı zamanda O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
(31) Sizi geçmiş milletlerin yerine getiren; bağışladığı bilgi ve yeteneklerle, yeryüzünde Onun adına, Onun buyrukları doğrultusunda tasarrufta bulunma yetkisi veren.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizi yeryüzünde öncekilere halefler yapan O'dur. Verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminiz üzerine derecelerle yükseltmiştir. Rabbin ceza verdiğinde çok süratli verir. Ama O, gerçekten çok affedici, çok merhametlidir.
daħı ol oldur kim eyledi sizi yirüñ ħalįfeleri daħı götürdi bir niceñüzi bir nice üzere derecetler tā śınaya sizi virdügi nesene içinde size. bayıķ çalabuñ tįz 'aźābludur daħı bayıķ ol yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.