Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2735, sondan 3502. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 62. ayetidir. Mü'minûn Suresi 62. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 49 ve toplam ebced değeri ise 2534 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولا نكلف نفسا الا وسعها ولدينا كتاب ينطق بالحق وهم لا يظلمون
Önceki âyetlerde belirtilen iyi ve değerli davranışların, hayırlarda yarışmanın önemi üzerinde durulmuştu. Bu âyette ise bunların insanlar için imkânsız olmadığı, çünkü Allah’ın insanlardan güç yetirilemeyecek şeyler istemediği bildirilmektedir. Ayrıca Kur’an’da başka yerlerde de geçen (Bakara 2:233, 286; En‘âm 6:152; A‘râf 7:42) ifadelerle insanlara güçlerinin yetmediği ödevler yüklemenin Allah’ın yasasına uymadığına, dolayısıyla bunun âdil olmadığına işaret edilmektedir.
Âyetteki kitap kelimesi genellikle “amel defteri” yani insanların dünyada iken yaptıkları iyi ve kötü işlerin kaydedildiği, –mahiyeti bizce bilinmeyen– bir tür belge olarak açıklanmıştır. Âyet, bu belgenin tamamen gerçekleri içereceğini, insanların haksızlığa uğramasına yol açacak hiçbir hatalı bilgi taşımayacağını bildirmektedir.
Mehmet Okuyan
Biz kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemeyiz. Katımızda gerçeği konuşan bir kitap vardır; onlar, haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Benzer mesajlar: Bakara 2:233, 286; Nisâ 4:84; Mâide 5:48; En‘âm 6:152, 165; A‘râf 7:42; Talâk 65:7.,Burada geçen kitap dünya şartlarında “Kur’an”, mahşerde ise “amel defterleri”dir.
Bayraktar Bayraklı
Biz, herkesi ancak gücü oranında sorumlu tutarız. Katımızda hakikati konuşan bir kitap vardır, onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz; elimizde Hakkı söylemekte olan bir kitap (herkesin hayatı ve bütün davranış kayıtları) vardır ve onlar hiçbir haksızlığa uğratılacak değildir.
Biz hiç kimseye, gücünün üstünde yük yüklemeyiz ve katımızda gerçeği söyleyen bir kitap bulunmaktadır, herkesin yaptığı ve yapacağı, olduğu gibi onda tespit edilmiştir. Bu sebeple onlara, asla haksızlık edilmez.
Biz, bir kimseyi ancak gücünün yettiği kadarı ile mükellef kılarız. Nezdimizde, hakkı, doğruyu söyleyen, doğruları ortaya koyan bir kitap, bir sicil vardır. Onlar hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmayacaklar.
Biz, herkese ancak güç ve takatı miktarınca teklif yaparız; (gücünün üstünde olan şeylerle sorumlu tutmayız). Katımızda (her kulun amelinin yazılı bulunduğu) bir kitab vardır; o, doğruyu söyler. Onlar zulme uğratılmazlar.
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda, doğruyu söyleyen (ve herkesin yaptıklarının kaydedildiği) bir kitap vardır. (Onun için) onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Cemal Külünkoğlu Mü'minûn Suresi 62. Ayet Açıklaması
Bkz. 18:49Yapılan bütün faaliyetlerin bireysel ve toplumsal olarak elektronik ortamda internet üzerinden kaydedildiği nasıl beşerî birtakım sistemler varsa; kıyası kabil olmayan, nasıl olacağını bilemeyeceğimiz bir şekilde bu sistemlerden çok daha gelişmiş olarak bireysel ve toplumsal anlamda etkinliklerin depolandığı ilahi bir sistem mutlaka bulunmaktadır. Bunun bireysel olanına “amel defteri”, toplu olanına da ayette ifade edildiği gibi “Kitap” diyoruz. “Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu, (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.” (İsra 17:13)
Diyanet İşleri (Eski)
Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Biz bir nefse gücünün yetmediği hiçbir şeyi yüklemeyiz. Her nefsin yaptıklarının kayıtları bizim yanımızdadır. Her nefsin yaptıklarının kayıtları bizim yanımızda olduğundan, hesap gününde bu kayıtlar gerçekleri konuşur ve bundan dolayı hiçbir nefse haksızlık yapılmaz.
Biz hiç kimseye, gücünün yetmeyeceği bir görev vermeyiz. Çünkü katımızda, yalnızca gerçeği dile getiren bir kitap var.Dolayısıyla, hiç kimseye zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.
Biz, kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemeyiz ve elimizde kesinlikle doğruyu söyleyen bir de kitap1 vardır ve on lar (âhirette) asla haksızlığa uğratılmazlar.
Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; ve katımızda [insanların ne yaptığı, ne yapabileceği konusunda] gerçeği söyleyen bir kitap bulunmaktadır; binaenaleyh, kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Zira biz hiç kimseye gücünün üstünde bir yük yüklemeyiz, çünkü bizim katımızda gerçeği söyleyen tutulmuş bir kayıt vardır, dolayısıyla onlar hiç haksızlığa uğratılmazlar. 2/286, 18/49, 45/28-29
Ve Biz hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyiz; Bizim katımızda hakkı-hakikati olduğu gibi dile getiren bir kayıt[2937] tutulmaktadır: sonuçta onlar asla zulme uğramayacaklar.
Biz hiç kimseye takatinin üstünde yük yüklemeyiz. Nezdimizde gerçeği bildiren, insanların yaptıklarını tam tamına tesbit eden bir kitap vardır. Bundan ötürü asla haksızlığa uğratılmazlar. [17, 13; 18, 49]
Kitaptan maksat: Levh-i mahfuz veya hesap (amel) defterleridir.
Süleyman Ateş
Biz, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz. Katımızda gerçeği söyleyen bir Kitap vardır. (Herkesin eylemleri onda tesbit edilmiştir), onlara asla haksızlık edilmez.
Biz, hiçbir benliğe gücünün yeteceğinden daha azını yüklemenin dışında bir teklifte bulunmayız. Bizim katımızda, hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara haksızlık edilmez.