Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1120, sondan 5117. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 166. ayetidir. A'raf Suresi 166. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 2345 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (3) م (3) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
فلما عتوا عن ما نهوا عنه قلنا لهم كونوا قردة خاسـين
Burada da kötülerin çarptırıldıkları cezaya sebep olarak onların kendi günahları gösterilmektedir. Buna göre onlar, uyarılara rağmen kötülüklerinde küstahça direnmişler, Allah da onlara “Aşağılık maymunlar olun!” buyurmuştur. Allah, bir şey için “Şöyle olsun!” buyurmuşsa o şey kaçınılmaz olarak öyle olur. Bu şekilde Allah’ın söz konusu zümreyi maymuna vb. şeylere dönüştürmesine mesh denir. Kur’an-ı Kerîm’de bu dönüşümün mahiyeti hususunda açıklama yoktur. Müfessirler ise, burada Allah’ın bu buyruğunun, söz konusu isyancı yahudi topluluğunu hem bedenen hem de ruhen gerçek maymun yapan bir buyruk mu, yoksa sadece karakterlerini (tab‘) ve huylarını maymununkine benzeten bir buyruk mu olduğu hususunda değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. Yaygın görüşe göre bu tam bir meshtir. Yani Allah, isyanda direnen bu yahudi topluluğunu en sonunda tamamen maymunlar haline getirmek suretiyle cezalandırmıştır. Ancak bu yorumu, ilmî olmaktan ziyade eski dönemlerin sosyal psikolojisinin bir yansıması şeklinde değerlendirmek ve âyeti bir ‘tür’ değişmesi olarak değil, bir ahlâk ve karakter dejenerasyonu olarak anlamak daha uygun görünmektedir. Mâide sûresinin 60. âyetinde aynı kavmin Allah tarafından maymun ve domuzlara çevrildiği bildirilirken de böyle bir anlam kastedilmiş olmalıdır. Buna göre âyet İsrâiloğulları’nın ahlâkî ve mânevî dejenerasyonuna işaret etmekte olup Kur’an-ı Kerîm, hâkim üslûbu uyarınca, diğer bütün olgular gibi onlardaki bu değişikliği de ilâhî iradeye bağlamaktadır. Tâbiîn âlimlerinden Mücâhid’e kadar götürülen bir yorumda da “Onların kalpleri değişti; (yoksa bedenî olarak) maymunlara dönüşmediler” denmiş; Bakara sûresinin 65. âyetinde geçen “Aşağılık maymunlar olun!” ifadesinin de temsilî bir ifade olduğu belirtilmiştir (Taberî, I, 332; ayrıca bk. Bakara 2:65).
Muhtemelen burada olmayan bir şeyin ilâhî emirle oluvermesinden ziyade, saygın ve erdemli insanlık yolunu seçmek yerine, kendilerini maymunlar gibi aşağılık ve gülünç duruma düşürecek, maskara yapacak davranışları seçmiş ve bunda ısrar etmiş bulunanlara, “Madem böyle olmak istiyorsunuz o halde böyle olun ve böyle kalın!” denmiş olmalıdır.
Mehmet Okuyan
Yasaklanan şeyler nedeniyle haddi aşınca onlara “Aşağılık maymunlar (gibi) olun!” demiştik.
1- Ahlaken, kişilik ve davranış yönünden maymunlar gibi olun. 2- 2: 65: İçinizden sebt'te sınırları aşanları elbette bilirsiniz. İşte budan dolayı onlara “Düşkün maymunlar olun.” dedik.
Ahmet Akgül
Onlar, kendisinden nehyolundukları ‘şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca’ onlara: “Aşağılık maymunlar olunuz” dedik. (Onları taklitçi ve bâtılın takipçisi kimseler haline getirdik.)
Onlar, ilmimizin-hikmetimizin gereği yasaklandıkları kötülüklerde, bunların sözcülüğünde, savunuculuğunda daha da ileri gitmeye serkeşlikte bulunmaya başladıklarında onlara:
“Aşağılık maymunlar olun" dedik.
Cemal Külünkoğlu A'raf Suresi 166. Ayet Açıklaması
Bkz.2:65, 5:60Kur’an’da üç ayrı yerde (Bakara 2:65, Maide 5:60 ve A’raf Surelerinde) “maymunlaşın, maymuna dönün” ifadesi kullanılmıştır. Otoritelerin bir kısmı bunu zahiri anlamda değerlendirerek itaat etmeyenlerin maymuna döndüğü diğer bir kısmı da ruhen, karakter ve davranış bakımından maymuna benzetildikleri şeklinde yorumlamışlardır. Kur’an’ın genel anlam örgüsü içinde bir değerlendirme yaptığımız zaman ikinci görüşün daha doğru olacağını söyleyebiliriz. Bu durum Cuma 62:5 ayetinde “‘kitap yüklü eşeğin durumu gibidir”, A’raf 7:176 “Onun durumu; üstüne varsan da dilini sarkıtıp soluyan, kendi başına bıraksan da dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir” ve daha birçok örnekte olduğu gibi Allah’ın, o günkü Yahudilerin durumunu tasvir etmek için kullandığı mecazi bir ifadedir. Nitekim maymunlar karakterleri gereği ne yapacaklarına bir türlü karar veremeyen, sadece birbirlerini taklit eden ve gördüklerinin sırf dış görünüşlerine bakarak hareket eden, iştahlı ve doyumsuz varlıklardır. Adı geçen Yahudiler de Allah’ın hükümlerinin derinliğine bakmadan, iç hikmetini merak etmeden, insicamı üzerinde kafa yormadan sağlıklı karar veremedikleri, tutarsız ve istikrarsız bir hayat ortaya koydukları ve dünyalık nimetlere çok iştahlı oldukları için Allah onların karakterlerinin maymuna dönüştürüldüğünü anlatıyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Kendilerine edilen yasakları aşınca, onlara: "Aşağılık birer maymun olun" dedik.
Yahudi kabilelerinden bir gurup, cumartesi gününe saygı göstermediği için dejenere edilip domuz ve maymun şekline konulmuşlardır. Bir insanın şeklinin değiştirilip hayvan şekline konmasına «mesh» denir. Eski milletlerde bu değişme olurdu. Bu, insanların bozulması sonucu Allah tarafından verilen bir ceza idi. Ancak bunun hakiki olarak insanın maymun biçimine sokulması mı, yoksa ahlâken bozulup maymun gibi taklitçilik ve aç gözlülük durumuna düşürülmesi mi olduğu hakkında görüş ayrılığı vardır. Eğer âyet, ahlâkî bir bozulmaya işaret ise, bu her zaman her millette olabilir. İnsanlar nefislerinin zebûnu oldukları zaman şeklen değil, fakat huy itibariyle herhangi bir hayvanın kılığına girmiş olurlar.
Edip Yüksel
Kendilerine yasaklananlara uymayınca da onlara, "Aşağılık maymunlar olun!," dedik.
Buna rağmen (onlar), kendisinden yasaklandıkları şeylerde (ısrâr ile) isyân ettiklerinde, (biz de) onlara: “Aşağılık kimseler olarak, maymunlar olun!” dedik.(1)
(1)İbn-i Abbâs (ra)’dan gelen bir rivâyete göre bu tâife, ibret-i âlem olmak üzere üç gün maymun olarak kalmışlar, insanlar onları gördükten sonra helâk olmuşlardır. (Râzî, c. 8:15, 43)
İlyas Yorulmaz
Yasaklandıkları şeylere karşı başkaldırınca, onlara “Aşağılık maymunlar olun” dedik.
Onlar, iyice azgınlaşarak kendilerine yasaklanan çirkin davranışları ısrarla yapmaya devam edince, Biz de onlara, “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.Böylece, onları şeklen maymunlara dönüştürdük ve üç gün sonra helâk ettik. Onların izinden yürüyenleri ise, ihtirâsları uğruna tüm insânî değerleri ayaklar altına alan, gözü doymaz, onursuz ve kişiliksiz insanlar hâline getirdik.
1 Bunlar, cumartesi yasağına uymayan Yahûdîlerdir. Bunların gençleri maymuna, ihtiyarları da domuza dönüştürülmüşlerdir. Bazı müfessirlere göre domuza dönüştürülenler Hıristiyanlardır. (Maide: 60) Bazı müfessirler ve mealciler, bu “birer aşağılık maymun olun!” ifâdesini, herhalde Yahudi dostlarının maymun olmalarına tahammül edemedikleri için olsa gerek ibarenin hilafına “maymun gibi olun, maymun karakterli olun, maymundan beter olun” şekillerinde anlamaya çalışmışlarsa da müfessirlerin çoğunluğunun kanaatine ve ibarenin zahirine göre bu ifâde, gerçek anlamında kullanılmıştır. Onlardan bir kısmı, gerçekten Allah’ın emriyle maymuna dönüşmüştür. Yani bu rezalet, Yahûdîlerin soyunda gerçek olarak vardır. Evrim teorisi, “Yahûdîlerin soylarındaki bu pisliğe tüm insanlığı ortak etmek için” Yahudiler tarafından uydurulmuştur. Konu ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 65, Maide: 60)
Muhammed Esed
ve sonra da, kendilerine yasak edilen şeyleri yapmakta küstahça direttikleri zaman onlara: “Aşağılık maymunlar gibi olun!” 133 dedik.
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 166. Ayet Açıklaması
[1282] Lafzen: “Alçak maymunlar olun!” Doğaldır ki, kaynak dildeki söyleyiş vurgusu çeviriye yansıttığımız vurgudur. Kaynaklarda bu olayın deniz ve göle sahili olan Filistin’de gerçekleştiği, bunun kapsamına sadece Cumartesi hilesi yapan ‘Ashab-ı Sebt’in girdiği kayıtlıdır. Fakat biz bu olayın, fiziki bir ‘maymuna dönüşme’ (mesh) olayı değil, ‘ahlaki bir maymunlaşma’ olduğu, bu zaafın ise İsrailoğulları’na daha Mısır’dayken tebelleş olduğu düşüncesindeyiz. Düşmanının putlarına tapacak kadar ona aşık bir toplum ancak böyle tanımlanabilirdi. Nitekim ikinci neslin büyük Kur’an âlimi Mücâhid, İsrâiloğullarının düşmanını taklit hastalığını kastederek, “ahlâken maymunlaştılar” der.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, nehyolundukları şeylerden dolayı serkeşlikte bulundular, onlara, «Zelil maymunlar olunuz!» deyiverdik.
165, 166. Kendilerine verilen öğütleri ve uyarıları kulak ardı edip onları bir tarafa bırakınca, içlerinden kötülükleri önlemeye çalışanları kurtarıp o zalimleri fâsıklıkları yüzünden şiddetli bir azaba uğrattık. Şöyle ki: Onlar serkeşlik edip yasakları çiğnemekte ısrar edince onlara: “Hor ve hakir maymunlar haline gelin! ” diye emrettik.
Mâide Sûresinin 60. âyetinde belirtildiği gibi, yahûdî kabîlelerinden bir grup, işte bu Ashâbu's-sebt (Cumartesi yasağını çiğneyenler), dejenere edilip hınzır ve maymun kılığına sokulmuşlardır. Bir insanın kılığının değiştirilip hayvan kılığına sokulmasına mesh (Âî"òÎ) denilir. Rivâyetlere göre eski uluslarda mesh olurdu. Bu, ahlâkan bozulan insanlara, Allah tarafından verilen bir cezâ idi.. Ancak bunun, gerçekten insanın maymun biçimine sokulması mı, yoksa ahlâkan bozulup maymun gibi taklitçi ve aç gözlü duruma düşürülmesi mi olduğu hakkında görüş ayrılığı vardır. Eğer âyet, ahlâkî bozulmaya işâret ise bu, her zaman ve her ulusta olur. İnsanlar nefislerinin zebûnu olunca şeklen değil, sîreten yani huy bakımından herhangibir hayvanın karakterine girmiş olurlar. Bunlar görünürde insan olsalar da gerçekte hayvan düzeyinde ve ahlâkındadırlar. O halde insan, ahlâkını korumalıdır ki ma'nen insan mertebesinden çıkıp herhangibir hayvan düzeyine inmesin, nefsinin esîri olmasın!
Süleymaniye Vakfı
Yapılan engellemelere baş kaldırıp direnince onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.
(22) 2:65’in açıklamasında da geçtiği gibi, bir kısım müfessirlere göre bu kimseler gerçekten maymuna çevrilmiş ve bir süre öylece yaşadıktan sonra ölüp gitmiş; diğerlerine göre de, insanlığa yakışır bir tarafları kalmadığı için, onların aşağılık durumları bu şekilde anlatılmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne zaman ki, yasaklandıkları şeylerden ötürü öfkelendiler, onlara şöyle dedik: "Aşağılık, maskara maymunlar olun!"