

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Bed'üi-Halk» ve «Nikâh» bahislerinde tahrîc etmiştir. Dıla': Kaburga kemiği demektir; cem'i: adla' gelir. Bu kelimeyi dil' şeklinde okuyanlar da vardır. Müennes bir kelimedir. Avec veya Ivec : Eğrilik mânâsına gelir. Bu kelimeyi bâzı râviler ivec, birçokları da avec şeklinde zaptetmişlerdir. Hafız Ebu'l-Kasim b. Asâkir ile diğer bir takım ulemâ «Ivec» okumuşlardır. Burada müreccah olan da budur. Çünkü lisân âlimleri iki okunuş arasında fark görmüş, avec'in duvar ve ağaç gibi dik duran şeyler hakkında, ivec'in ise yaygı, yer, maaş, borç ve sâirede kullanıldığını söylemişlerdir. Bir takımları avec'in görünen şeylerde, ivec'in ise fikir ve söz gibi görünmeyen şeyler hakkında kullanıldığını bildirmişlerdir. Dâvudî'nin beyanına göre bu hadîste kadının kaburga kemiğine benzetilmesi Hz. Havva kaburgadan yaratıldığı içindir. İbni Abbâs (Radiyallahu anh), Hz. Havva'nın, Adem (Aleyhîsselem) uyurken onun sağ kaburgalarının en kısasından yaratıldığını rivayet etmiştir. Âdem (Aleyhisselam) uyandığı zaman Hz. Havvâ'yı yanında otururken görmüş ve kucaklamış. Teâlâ Hazretleri de : «Sizt bîr nefisden yaratan, zevcesini de ondan halk eden (AMah'dan sakının.» [Nisâ 1] buyurarak buna işaret etmiştir. Kaadî Beydâvî: «Kadınlar hakkında size vasiyyette bulunuyorum; bu vasıyyetimi tutun!» şeklinde tefsir etmiştir. Bu tefsire göre kaburga eğrilik mânâsına istiare edilmiştir. Yâni kadınlar eğri bir asıldan yaratılmışlardır. Binâenaleyh onlardan istifâde ancak kendilerini idare etmek ve eğriliklerine sabru tehammül göstermekle mümkün olur. Tîbî'ye göre bu cümle: «Kadınlar hakkında nefislerinizden hayır tavsiyesi isteyin!» manasınadır ve mübalağa ifâde eder. Mezkur cümle ile umumî hitâb kabilinden: «Birbirlerinize kadınlar hakkında hayır tavsiye edin!» mânâsı kasdedilmiş de olabilir. Kadınların hassaten tavsiye edilmesi zayıf ve işlerine bakacak bir kimseye muhtâc oldukları içindir. Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayetinde: «Her kim Allah'a ve âhiret gününe îmân ederse bir şey gördüğü zaman yâ hayır söylesin yâhud sussun!» buyuruluyor. Bu cümlenin mefhumu muhalifine bakılırsa hayır söylemeyen yâhud susmayan bir kimsenin mu'min olamayacağı anlaşılırsa da hadîsden kasdedilen mânâ bu değil, böyle bir kimsenin kâmil mu'min sayılamayacağını beyândır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.