

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Talâk», «Tefsir», «İ'tisâm». «Ahkâm» ve «Muharibin» bahislerinde; Ebû Dâvûd, Nesai ve îbni Mâce «Talâk» bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sorulan suâlden hoşlanmaması henüz vuku bulmayan bir şeye dair olduğu içindir. Bir de bu suâl müslümanlar aleyhine ifşaatta bulunmayı, bu suretle Yahudilerle münâfıkları müslümanlann ırzlarına dil uzatmağa musallat kılmayı lezammur ediyordu. Anlaşılıyor ki, Hz. Uveymir karısını zina halinde yakaladığını iddia etmiş: iddiasını şâhidle isbât edememiş; bu vaziyete düşen bir adamın ne yapması lâzım geldiğini sormuştur. Fakat o zaman'a kadar böyle bir şey vâki' olmadığ: için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu acâib sulâden hoşlanmamıştır. Az sonra bu mesele hakkında liân âyeti inmiş; böyle bir iddia karşısında karı kocanın hâkim huzurunda yemin vererek şehâdette bulunmak suretiyle lâ'netleşmeleri gerektiği bildirilmiştir. Uveymir (Radiyallahu anh) meseleyi bizzat sorduğu zaman Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu kendisine bildirmiş; liân için karısını getirmesini emir buyurmuştur. Bir rivayette Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Uveymir'in karısını kasdederek : «Şâhidsiz bir kimseyi recmetseydim, bu kadını recmederdim.» demiştir. Buhâri'nin rivayetinde burada : «Resûlullah, (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara Allah'ın kitabında beyân ettiği şekilde lânetleşmeyi emir buyurdu. Onlar da lânetleştiler.» denilmiştir. Lânetleşmenin sureti aynen âyet-i kerîme'de [Nur 6 ve 7] beyân buyurulduğu gibidir. Yâni: Hâkim huzurunda evvelâ erkek söze başlayarak kadına dört defa: «Allah'a şehâdet ederim ki, sana isnâd ettiğim zina sözünde ben hakîkaten doğru söyleyenlerdenim.» der. Beşinci defada : «Sana isnâd ettiğim zina sözünde yalancılardansam Allah'ın laneti üzerime olsun!» cümlesini söyler. Sıra kadına gelince: O da kocası hakkında dört defa: «Allah'a şehâdet ederimki, bu adam bana isnâd ettiği zina süzünde hakîkaten yalancılardandır.» der. Beşincide: «Eğer bu adam bana isnâd ettiği zina sözünde doğru söyleyenlerdense Allah'ın gazabı benim üzerime olsun!» cümlesini söyler; ve liân yapılmış olur. Hakim de onları birbirinden ayırır. İmam Âzam'a göre bunun hükmü bir taiâk-ı bâindir. Ulemânın beyanlarına göre liânda erkeğin (lanet), kadının (gazab) kelimelerini kullanmaları, kadınların ağızları lanete alışık olup bu kelimeyi söylemekte beis görmeyecekleri içindir. Filhakika bir hadîste kadınlara: «Siz laneti çok yaparsınız...» buyurulmuştur. Bir kelimeyi çok söyleyen insan nazarında o kelimenin hürmeti kalmaz. îbni Şihab'ın: «Artık bu liân yapanların âdeti olmuştur.» sözünü Mâlikîler'den İbni Nâfi' : «Liândan sonra kadını boşamayı müstehab görmek âdet olmuştur.» mânâsına te'vîl etmiştir. Nevevî: Cumhura göre bu sözden murâd: Karı kocanın birbirinden ayrılmalarının sırf liânla oluşu âdet hükmüne girmiştir.» mânâsı alındığını söylüyor. Hanefîler'e göre burada hâkimin hükmü mutlaka lâzımdır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.