Muhammed b. Râfi'

Ebû Abdullah · 11. tabaka

Muhammed b. Râfi' b. Ebû Zeyd…

Doğumh. 170
Vefath. 245
KünyeEbû Abdullah
Nisbeen-Nîsâbûrî, ez-Zâhid, el-Hâfız
Yaşadığı yerlerNisapur
Tabaka11. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

İbn Ömer r.a. şöyle demiştir: "Nebî (Sallallahu aleyhi ve Sellem), hac ve umre tavaflarının üç şavtında seri bir şekilde (remel), dört şavtında ise normal olarak yürümüştür."
Abdullah b. Ömer r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem umre yapmak için yola çıktı. Kureyş müşrikleri onun Beytullah'a gitmesine engel oldular. Bunun üzerine Hz. Nebi Hudeybiye'de kurbanını kesti, başını tıraş etti ve umreyi ertesi yıl yapmak, yanında kılıç dışında silah taşımamak ve onların istediği süreden daha uzun kalmamak üzere Mekkelilerle anlaştı. Ertesi yıl umre yaptı ve Mekke'ye anlaşmaya uygun şekilde girdi. Orada üç gün kalınca Mekkeliler, artık çıkmasını istediler ve o da çıktı. Tekrar: 4252
Sa'd b. Ubeyde dedi ki: "Bir adam İbn Ömer'in yanına gelerek ona Osman hakkında sordu. O da yaptığı güzel işlerden sözetti. Muhtemelen bu senin hoşuna gitmez, dedi. O da: Evet deyince, İbn Ömer: Allah senin burnunu yere sürtsün dedi. Daha sonra adam ona Ali hakkında sordu. Onun da yaptığı güzel şeyleri sözkonusu etti ve: İşte o böyle birisi idi. Onun evi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in evlerinin en ortasında idi. Daha sonra (adama): Herhalde bu da senin hoşuna gitmez deyince, adam yine: Evet dedi. İbn Ömer dedi ki: Allah senin bumunu yere sürtsün. Bana karşı elinden ne geliyorsa yapabilirsin
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Râfi' ← Hüseyin ← Zâ'ide b. Kudâme ← Ebû Hasîn ← Sa'd b. Ubeyde
el-Müseyyeb, babasından rivayetle dedi ki: "Andalsun ben (altında bey'atin yapıldığı) ağacı gördüm. Sonra ise onun hangisi olduğu bana unutturuldu.. Fakat onu tanıyamadım." Mahmud dedi ki: "Sonra o bana unutturuldu." Bu Hadis 4163,4164,4165 numara ile gelecektir.
İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre "Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem umre yapmak üzere çıktı. Fakat Kureyş kafideri kendisinin Beyte ulaşmasına engeloldu. Bu sebeple Hudeybiye'de hediyelik kurbanlıklarını kesti ve başını traş etti. Mekkelilerle de gelecek sene umre yapmak ve yanlarında kılıç dışında silah taşımamak, Mekke'de istedikleri süreden fazla kalmamak üzere antlaştı. Ertesi sene umre yaptı ve onlarla barış antlaşmasında belirtildiği şekilde Mekke'ye girdi. Orada üç gün ikamet ettikten sonra Mekke'den çıkmasını istediler, o da çıktı."
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Muhammed b. Râfi' ← Süreyc b. en-Nu'mân ← Füleyh b. Süleymân ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
İbn Ömer r.a. dedi ki: "Mekke fethi yılında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Usame'yi el-Kasva adlı devesi üzerinde arkasına bindirmiş olarak geldi. -Beraberinde de Bilal ve Osman b. Ebi Talha vardı.- Devesini Beyt'in yakınında çöktürdü. Sonra Osman'a: Bize anahtarı getir dedi. Osman anahtarı getirerek ona (Kabe'nin) kapısını açtı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Usame, Bilal ve Osman (Kabe'nin içine) girdiler. Sonra da üzerlerine kapıyı kapattılar. Kabe'nin içinde uzunca bir süre kaldılar. Daha sonra Nebi çıktı, insanlar da Kabe'ye girmek için harekete koyuldular. Ben onların önüne geçtim. Bilal'i kapının arkasında ayakta buldum. Ona: Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem nerede namaz kıldı, diye sordum. O: Şu ön taraftaki iki direğin ara,sında, dedi. Kabe'nin iki sıra halinde altı direği vardı. O öndeki sıranın iki direği arasında namaz kıldı ve Kabe'nin kapısını arkasına alarak yüzünü de sen Kabe'ye girdiğinde karşına gelen duvara doğru çevirdi. (İbn Ömer) dedi ki: Ona kaç rekat kıldığını sormayı unuttum. Resulullah'ın namaz kıldığı yerde kırmızı bir mermer vardı."
Bana Muhammed b. Bekkar el-Basri rivayet etti. (Dedi ki:) Bize Ebu Asim, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Bafi' dahi rivayet eyledi. Bu lafız onundur. (Dedi ki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. Dedi ki: Bana Ebu Kazea kendisiyle Hasan'a Ebu Nadra'um haber verdiğini söyledi ikisine de Ebu Said-i Hudri'nin kendisine şunu haber verdiğini söylemiş: Abdulkayslılar heyeti Allah'ın Nebisine (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelince, ey Allah'ın Rasulü Allah için sana feda olalım. İçeceklerden neyi içmemiz uygun olur, dediler. O: "Nakirde içmeyin" buyurdu. Onlar: Ey Allah'ın Nebisi, Allah için sana feda olalım, nakirin ne olduğunu da biliyor musun, dediler. O: "Elbette, o ortası oyulan ağaç kütüğüdür. Dubba'da da, hanteme'de de içmeyin. Ağzı kapatılan kaplardan içmeye bakın" buyurdu.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Bekkâr el-Basrî ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Ebû Kazaa ← el-Mnzr b. Mâlik ← Ebû Saîd el-Hudrî
Bana Muhammed b. Rafi de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize Süfyan, A'meş'den bildirdi. O Zekvan'dan, o Ebu Hureyre'den hadisi merfu olarak rivayet etti ve: "Zina eden zina etmez" diyerek sonra da hadisi Şube'nin hadisi rivayet ettiği şekilde aynen zikretti.
Bana Muhammed b. Rafi' ve Abd b. Humeyd tahdis etti. -Bize Abdurrezzak (2/9a) -Abd haber verdi, dedi, İbn Rafi' tahdis etti, dedi-, bize Ma'mer, ez-Zührl'den haber verdi. O Urve b. Zubeyr'in azatlısı Habib'den, o Urve b. Zübeyr'den, o Ebu Muravih'den, o Ebu Zerr'den, O Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den hadisi buna yakın olarak nakletti. Ancak bu rivayetinde O: "(İş yapan anlamındaki lafzın başına elif lam getirerek): İş yapan birisine yardımcı olursun, yahut yapamayan adına sen yaparsın" buyurdu (diye nakletti)
Bize İshak b. İbrahim ve Abd b. Humeyd tahdis edip dediler ki: Bize Abdurrezzak haber verip dedi ki: Bize Ma'mer haber verdi. (H) Bize İshak b. Musa el-Ensari de tahdis etti. Bize Velid b. Müslim, el-Evzal'den tahdis etti. (H) Bize Muhammed b. Rafi' de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize İbn Cureyc haber verdi. Hepsi ez-Zührl'den bu isnat ile bu hadisi rivayet etti. Ama İbn Cureyc ve el-Evzai hadisi rivayetlerinde -el-Leys'in hadisinde dediği gibi-: "Allah için teslim oldum" diye rivayet etti. Ma'mer ise hadisi rivayetinde: Ben onu öldürmek için harekete geçince, o la ilahe illallah dedi, (dese), dedj
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İshâk b. Mûsâ ← el-Velîd b. Müslim ← Ebû Amr Evzâî ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← İbn Şihâb (ez-Zührî)
Bize Muhammed b. Rafi' ve Abd b. Humeyd birlikte Abdurrezzak'tan tahdis etti. İbn Rafi' dedi ki: Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize Ma'mer, ez-Zühri'den haber verdi. O İbnu'l-Müseyyeb'den, o Ebu Hureyre'den şöyle dediğini nakletti: Rasınuilah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte Huneyn'de bulunduk. Müslüman diye çağrılan bir adam için: "Bu cehennem ehlindendir" buyurdu. Savaşa başlayınca o adam oldukça çetin bir şekilde çarpıştı ve bir yara aldı. Arkasından: Ey Allah'ın Resulü, kendisi için az önce: "Şüphesiz o cehennem ehlindendir" dediğin adam var ya bugün oldukça zorlu bir şekilde çarpıştı ve öldü. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "(O) cehenneme (gidecektir)" buyurdu. Az kalsın bazı Müslümanlar şüpheye düşecekti. Onlar bu halde iken o kişinin ölmediği ama ağır yaralı olduğu söylendi. Gece olunca yaraya sabredemeyip, kendisini öldürdü. Bu hal Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e haber verilince "Allahu ekber, Allah'ın kulu ve ResuIü olduğuma şahadet ederim" buyurdu. Sonra Bilal'e verdiği emir üzerine insanlar arasında yüksek sesle: "Şüphesiz ki cennete ancak Müslüman bir kimse girecektir ve şüphesiz Allah bu dini günahkar bir adamla da güçlendirir" diye seslendi. "
Bana Muhammed b. Rafi' tahdis etti. Bize ez-Zubeyri' -ki o Muhammed b. Abdullah b. ez-Zubeyr'dir- tahdis etti. Bize Şeyban tahdis etti. el-Hasan'ı şöyle derken dinledim: "Sizden önceki/erden bir adamın bir çıbanı olmuştu. Bu çıban onu rahatsız edince ok torbasından bir ok çıkarttı, onu deşti fakat kan durmadığından sonunda öldü. Aziz ve celil Rabbimiz de: Ben de ona cenneti haram ettim, buyurdu." Sonra elini mescide uzattı ve dedi ki: Evet, Allah'a yemin ederim ki bu hadisi bana Cündeb, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu mescitte tahdis etti.
Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz Müslümanlığını güzelleştirirse yaptığı her bir iyilik on mislinden yedi yiiz katına kadar yazılır. Yaptığı her bir kötuliik de misliyle yazılır. Yiice Allah'ın huzuruna çıkıncaya kadar (bu böyledir)."
Bana el-Hasan b. Ali el-Hulvani, İshak b. Mansur ve Muhammed b. Rafi' -lafızları birbirine yakın olmak üzere- tahdis etti. İshak: Bize Abdurrezzak haber verdi, derken diğer ikisi tahdis etti, dedi. (Abdurrezzak dedi ki): Bize İbn Cureyc haber verdi. Bana Süleyman el-Ahvel'in haber verdiğine göre Ömer b. Abdurrahman'ın azatlısı Sabit kendisine şunu haber verdi: Abdullah b. Amr ile Anbese b. Ebu Süfyan arasında olanlar olunca birbirleriyle çarpışmak için hazırlandılar. Bu sefer Halid b. Ebu'ı-As bineğine binip, Abdullah b. Amr'ın yanına gitti. Halid ona öğüt verdi. Bu sefer Abdullah b. Amr şöyle dedi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in: "Malı uğrunda öldürülen şehittir" buyurduğunu bilmiyor musun?
Bana Muhammed b. RMi' ve el-Fadl b. Sehl el-A'rec tahdis edip dediler ki: Bize Şebabe b. Sevvar tahdis etti. Bize Asım -b. Muhammed el-Umeri'dir- babasından tahdis etti. O İbn Ömer'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletti: "Şüphesiz İslam garip olarak başladı ve başladığı gibi garip dönecektir. O yılanın yuvasına çekildiği gibi iki mescidin arasına çekilecektir. " Yalnız Müslim rivilyet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 7430 AÇIKLAMALAR 147. sayfada.
Bana Muhammed b. Rafi' de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti, bize Ma'mer haber verip dedi ki: Zühri dedi ki: Bana Urve, Aişe'den onun şöyle dediğini de haber verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e vahyin ilk gelişi şöyle olmuştur. Sonra da (Ma'mer) hadisi Yunus'un naklettiği şeklide nakletti ancak o rivayetinde şöyle dedi: Allah'a yemin olsun ki Allah seni ebediyen mahcup etmeyecektir. Ayrıca dedi ki: Hatice: Ey amcaoğlu, kardeşinin oğlunu dinle, dedi.
Bana Muhammed b. Rafi' de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize Ma'mer, ez-Zühri'den bu isnat ile Yunus'un hadisine yakın olarak haber verdi. (2/64a) Ayrıca dedi ki: Şanı yüce ve mübarek Allah: "Ey örtünüp bürünen" buyruğundan itibaren "pisliklerden uzak dur" (Müddessir, 1-5) buyruğuna kadar olanları, namaz farz kılınmadan önce indirdi. Rucz ise putlar demektir. (ez-Zühri) ayrıca: Ukayl'in dediği gibi: "Ondan çok korktum" dedi. Tahric bilgisi 404 ile aynı.
Bana Muhammed b. Rafi' ve Abd b. Humeyd -lafızları birbirine yakındır- tahdis etti. İbn Rafi': Bize Abdurrezzak tahdis etti, Abd: Haber verdi, dedi. Bize Ma'mer, ez-Zührl'den haber verdi. Bana Said b. el-Museyyeb, Ebu Hureyre' den şöyle dediğini haber verdi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İsra'ya götürüldüğüm zaman Musa (a1eyhisselam) ile karşılaştım. -Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu niteliklerini de (şöyle) anlatlı. Onun -zannederim şöyle buyurdu:- Uzun boylu (muztarib), saçlarını taramış, Şenuelilerin adamlarından birisi gibi olduğunu gördüm. İsa ile de karşılaştım. -Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun da niteliklerini (şöylece) anlatlı:- Onun orta boylu, kırmızıya çalan tenli, sanki dimas'dan -yani hamamdan- çıkmış gibi olduğunu gördüm. İbrahim'i gördüm -Allah'ın salavatı ona olsun-. Çocukları arasında ona en çok benzeyen kişi benim. (Allah Resulü devamla) buyurdu ki: Sonra bana birisinde süt, diğerinde şarap bulunan iki kap getirildi. Bana: Hangisini dilersen onu al, denildi. Ben süt'ü aldım ve onu içtim. O: Fıtrata hidayet olundun yahut fıtratı isabet ettirdin. Şayet sen şarabı almış olsaydın ümmetin azmış olacaktı, dedi. "
452-301/3- Bize Muhammed b. Rafi' de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'ten şöyle dediğini bildirdi: Bu Ebu Hureyre'nin bize Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye naklettiği (tahdis ettiği) hadislerdir. Böyle deyip çeşitli hadisler zikretti. Bunlardan birisi de şudur: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle de buyurdu: "Şüphesiz sizden herhangi birinizin cennette kalacağı en asgari mertebe şu olacaktır: (Allah) ona: Temenni et buyuracak, o da temenni ettikçe edecek sonra ona: Temenni edeceğin kadar ettin mi, buyuracak. 0, evet diyecek. Yüce Allah ona: Şüphesiz temenni ettiklerin ve onlarla birlikte bir o kadarı daha senindir buyuracak. " Bunu yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 14741 DAVUDOĞLU ŞERHİ Öneri : İzah’ı okuduktan sonra 183.sayfadaki 453’ü de okumayı unutma !
Bize Muhammed b. Rafi' tahdis etti. Bize Abdurrezzak b. Hemmam tahdis etti, bize Ma'mer b. Raşid, Vehb b. Münebbih'in kardeşi, Hemmam b. Münebbih'ten tahdis edip dedi ki: Bu bize Ebu Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muhammed'den tahdis ettikleridir deyip, zikrettiği çeşitli hadisler arasında bu da vardı: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden birinizin abdestini bozan bir hali olursa abdest almadıkça namazı kabul edilmez. "
Bana Muhammed b. Rafi' rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Abdurrazzak b. Hemmam rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'den naklen haber verdi. Hemmam b. Münebbih dedi ki: Bu Ebu Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bize tahdis ettiğidir deyip, pek çok hadis-i şerif zikretti. Bunlardan biri de şudur: Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden bir kimse abdest alırsa her iki burun deliğine su çektikten sonra onu çıkarsın. "
Bize İshak b. İbrahim ve Muhammed b. Rafi' tahdis etti. İbn Rafi' dedi ki: Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize İbn Cureyc bildirdi. Bana Ebu'z-Zubeyr'in haber verdiğine göre o Cabir b. Abdullah'ı şöyle derken dinledi: RasılluIlah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Biriniz taşla temizlenirse tek sayıda taş kullansın" buyurdu.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe, Amr en-Nakid ve Zuheyr b. Harb tahdis edip dediler ki: Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührl'den tahdis etti. O Ebu Seleme'den (H). Bunu bana ayrıca (3/70b) Muhammed b. Rafi' de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti, bize Ma'mer, Zühn'den haber verdi. O İbnu'l-Müseyyeb' den diye nakletti. (Ebu Seleme ile birlikte ikisi) Ebu Hureyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den hadisi aynen rivayet etti.
Bize Kuteybe b. Said de tahdis etti. Bize Muğlre -yani elHizami-, Ebu'z-Zinad'dan tahdis etti. O el-A'ree'den, o Ebu Hureyre'den (H). Bize Nasr b. Ali de tahdis etti. Bize Abdula'la, Hişam'dan tahdis etti. O Muhammed'den, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Ebu Kureyb de tahdis etti, bize (3171a) Halid -yani b. Mahled- Muhammed b. Cafer'den tahdis etti. O Ala'dan, o babasından, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Muhammed b. Rafi"de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti, bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'ten haber verdi, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Muhammed b. Hatim de tahdis etti. Bize Muhammed b. Bekr tahdis etti. (H) Bize el-Hulvani ve İbn Rafi' de tahdis edip dediler ki: Bize Abdurrezzak tahdis etti. Hepsi birlikte: Bize İbn Cureyc bildirdi, dediler. Bana Ziyad'm haber verdiğine göre Abdurrahman b. Zeyd'in azatlısı Sabit kendisine şunu haber vermiştir: O Ebu Hureyre'yi -hepsinin rivayetlerinde- Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu hadisi naklettiğini dinlemiştir. Hepsi de rivayetlerinde: "Onu yıkayıncaya kadar" demişlerdir. Ancak onlardan hiçbiri "üç defa" dememiştir. Yalnız daha önce kaydettiğimiz Cabir, İbnu'l-Müseyyeb, Ebu Seleme, Abdullah b. Şakik, Ebu Salih (3171b) ve Ebu Rezın müstesnadır. Onların hadisi rivayetlerinde üç defa sözkonusu edilmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Mugîre el-Hizâmî ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Nasr b. Ali ← Abdüla'lâ b. Abdüla'lâ ← Hişâm b. Hassân ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← Hemmâm b. Münebbih ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Ziyâd b. Sa'd ← Sâbit b. İyâz ← Ebû Hureyre
Bize Muhammed b. Rafi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. Dediki Bize Ma'mer Hemmam b. Münebbih'ten rivayet etti. Hemmam dedi ki: Bu(nlar) Ebu Hureyre'nin bize Resulullah Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye naklettiği hadislerdir deyip çeşitli hadisler zikretti. Bunlardan birisi: Ve (Ebu Hureyre) dedi ki: Resu.lullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Köpek dilini herhangi birinizin kabına sarkıtıp, yalayacak olursa onun temizliği o kabı yedi defa yıkamasıdır" buyurdu.
Bize Muhammed b. Rafi'de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmam b. Miinebbih'ten rivayet etti. dedi ki: Bu Ebu Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muhammed'den bize tahdis ettikleridir deyip, çeşitli hadisler zikretti. Bunlardan birisi de şudur: Ayrıca (Ebu Hureyre) dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): '~kmayan durgun suda küçük abdest bozma, sonra kalkar ondan yıkanırsm" buyurdu.
Bize Muhammed b. Rafi'de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrezzak, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demiş ki) : Bana Nafi', İbni Ömer'den naklen haber verdi ki: (babası): Ömer, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den fetva sorarak: Bizden bir kişi cünüp olduğu halde uyuyabilir mi, dedi. Allah Resulü: "Evet (ama önce) abdest alsın, sonra -dilerse- gusledinceye kadar uyusun" buyurdu.
Bana Muhammed b. Rafi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Şebabe rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yezîd' den o da Irak'dan, o da Hafsa binti Abdirahman b. Ebî Bekr'den — bu kadın Münzirü'bnü Zübeyr'in zevcesidir— naklen rivayet etti. onada Aişe haber vermiş ki: Kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile üç müdd yahut ona yakın (su) alacak bir kabdan yıkanırlarmış.
Bana bu hadisi Harun b. Abdillah ile Muhamıned b. Rafi'de rivayet ettiler dediler ki bize ibni Ebî Fudeyk rivayet etti. (Dediki): Bize ed-Dahhak b. Osman bu isnad ile haber verdi. Yine ikisi "avret" lafzı yerine erkeğin uryeti ve kadının uryeti tabirlerini kullanmışlardır. (766 - 767)
Bize Muhammed b. Rafi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hammam b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmam bize Ebu Hureyre'nin Resulullah Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den rivayeti şudur, diyerek çeşitli hadisler zikretti. Onlardan birisi de şudur: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "İsrailoğulları çıplak olarak yıkanırlar, biri diğerinin avretine bakardı. Musa (aleyhisselam) ise tek başına yıkanırdı. Bu sebeple (kendi aralarında): Allah'a yemin olsun ki Musa'yı bizimle birlikte yıkanmaktan alıkoyan husus onun hayalarının büyük olmasından (kasık fıtığı) başka bir sebebi yoktur, dediler. Bir defa Musa yıkanmaya gitmiş, elbiselerini bir taşın üzerine koymuştu. Taş elbisesi ile kaçıp gitti. Bunun üzerine Musa arkasından hızlıca koşarak: Ey taş elbisem, ey taş elbisem, demeye koyuldu. Sonunda İsrailoğulları Musa'nın avretini görünce, Allah'a yemin olsun ki Musa'nın herhangi bir hastalığı yoktur, dediler. Taş durdu ve o İsrailoğulları tarafından görüldü, sonra Musa elbisesini alıp taşa vurmaya başladı. " Ebu Hureyre: Allah'a yemin olsun ki Musa'nın taşa vurması sebebiyle taşta altı ya da yedi tane iz kaldı, dedi.