Nasr b. Ali

Ebû Amr · 10. tabaka

Nasr b. Ali b. Nasr b. Ali b. Sahbân b. Ebü'l-Ezdî

Vefath. 250
KünyeEbû Amr
Nisbeel-Ezdî, el-Basrî
Yaşadığı yerlerBasra
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kadın bir kedi sebebiyle cehenneme girdi. Çünkü bu kediyi bağlayıp hapsetmiş, beslemeyip aç bırakmış ve yeryüzündeki bazı canlıları yakalayıp yemesi için serbest bırakmamıştı."
Abdullah r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "O halde var mı ibret alıp, düşünen?" [Kamer, 15] (mealindeki) buyruğu herkes nasıl okuyorsa öylece okumuştur. Hadis 3345,3376,3869,3870,3871,3872,3873 ve 3874 numara ile gelecektir.
İbn Ebı Müleyke'nin anlattığına göre iki kadın bir evde veya bir odada deri dikiyorlardı. Bir gün içlerinden biri eline biz saplanmış şekilde dışarı çıktı. Bizi eline arkadaşının batırdığını iddia etti. Mesele [çözümlemesi için] İbn Abbas'a götürüldü. İbn Abbas olayı kendisine anlatanlara Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletti: Eğer iddialarına bakılarak insanlara istedikleri verilseydi, toplumun ne can güvenliği, ne de mal güvenliği kalırdı. Sonra onlardan kadına Allah'ı hatırlatmalarını ve ona "Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur," ayetini okumalarını istedi. Onlar da gidip kadına bunu hatırlattılar. Kadın hatasını kabul etti. Bunun üzerine İbn Abbas Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletti: Yemin davalıya düşer.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Nasr b. Ali ← Abdullah b. Dâvüd ← İbn Cüreyc ← İbn Ebî Müleyke
Abdullah İbn Mes'ud'un şöyle söylediği rivayet edilmiştir: İçinde secde ayeti bulunan surelerden ilk inen Necm Suresi'dir. [Bu suredeki secde ayeti sebebiyle] hemen Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve onun arkasındakiler secde ettiler. Sadece bir adam secdeye gitmedi ve bir avuç toprak alıp ona secde etti. Daha sonra onun kafir olarak öldürüldüğünü gördüm. Bu adam, Ümeyye İbn Halef idi.
Bana Ubeydullah b. Muaz da tahdis etti. (1/47b) Bize babam tahdis etti. (H) Bize Nasr b. Ali el-Cahdam'i de tahdis edip dedi ki: Bana babam tahdis etti. İkisi birlikte dediler ki: Bize Kurra b. Halid, Ebu Cemre'den tahdis etti. O İbn Abbas'tan, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu hadisi Şube'nin hadisi rivayetine yakın olarak rivayet etti ve (onun rivayetine göre Allah Rasulü) şöyle buyurdu: "Sizlere dubba, nakfr, hantem ve müzeffet'te yapılan şıra/arı yasaklıyorum. " İbn Muaz, hadisi rivayetinde babasından ziyade olarak şunları söylemektedir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayrıea Eşec'e yani Abdulkayslıların Eşec'ine şunları söyledi: "Şüphesiz sende Allah'ın sevdiği iki haslet vardır: Vakar ve ağır başlılık (aceleci olmamak)" Bunun tahrici de 115 ile aynıdır. 117. NOLU HADİS İÇİN
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Kurre b. Hâlid ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Nasr b. Ali ← babam ← Kurre b. Hâlid ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Bize Nasr b. Ali el-Cehdami, Ebu Gassan el-Mismai ve İshak b. İbrahim -hepsi- Abdulaziz b. Abdussamed'den -lafız Ebu Gassan'a ait olmak üzere- şöyle dediğini tahdis ettiler: Bize Abdussamed tahdis etti. Bize Ebu İmran el-Cevni, Ebu Bekr b. Abdullah b. Kays'dan tahdis etti. O babasından, o Nebi {Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletti: "Kapları ve içindekileri gümüşten olan iki cennet, kapları ve içindekileri altından olan iki cennet vardır. Adn cennetinde cennetlikler ile Rablerine bakmaları arasında ancak onun yüzü üzerindeki kibriya ridası vardır. "
Bana Nasr b. Ali El-Cehdamî'de rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr yani (İbni'l-Mufaddal) Ebu Mesleme'den, o da Ebu Nadra'dan, o da Ebu Sa'id'den naklen rivayet etti. Ebu Said dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Gerçek manada cehennemliklere gelince, onlar orada ne ölürler, ne yaşarlar ama günahları -yahut hataları dedi- sebebiyle ateşin isabet etmiş olduğu ve onları bir çeşit ölümlü öldürdüğü kimseler de olacaktır. Nihayet bunlar kömür olacaklarında şefaat için izin verilecek. Bunun üzerine onlar da kalabalık topluluklar halinde getirilecek ve cennetin ırmakları üzerine dağıtılacaklar, sonra da: Ey cennetlikler, üzerlerine (su) akıtın, denilecek. Böylelikle onlar da selin getirdikleri arasında bulunan bir tohum gibi bitecekler. " Dinleyenler arasındaki bir adam: Sanki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çölde yaşamıştı, dedi.
Bana Nasr b. Aliy el-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdil â'la haber verdi. Dediki: Bize Hişâm Muhammed'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletli: "Beş vakit namaz, bir sonraki cumaya kadar Cuma namazı aralanndaki (günah}/ar için kefarettir. "
Bize Nasr b. Ali el-Cehdami ile Hamid b. Ömer el-Bekravı tahdis edip dediler ki: Bize Bişr b. el-Mufaddal Halid'den, o Abdullah b. Şakik'den, o Ebu Hureyre'den rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden biriniz uykudan uyandığı vakit elini üç defa yzkamadıkça kaba daldırmasın. Çünkü o elinin geceyi nerede geçirdiğini bilmez" buyurdu.
Bize Kuteybe b. Said de tahdis etti. Bize Muğlre -yani elHizami-, Ebu'z-Zinad'dan tahdis etti. O el-A'ree'den, o Ebu Hureyre'den (H). Bize Nasr b. Ali de tahdis etti. Bize Abdula'la, Hişam'dan tahdis etti. O Muhammed'den, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Ebu Kureyb de tahdis etti, bize (3171a) Halid -yani b. Mahled- Muhammed b. Cafer'den tahdis etti. O Ala'dan, o babasından, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Muhammed b. Rafi"de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti, bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'ten haber verdi, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Muhammed b. Hatim de tahdis etti. Bize Muhammed b. Bekr tahdis etti. (H) Bize el-Hulvani ve İbn Rafi' de tahdis edip dediler ki: Bize Abdurrezzak tahdis etti. Hepsi birlikte: Bize İbn Cureyc bildirdi, dediler. Bana Ziyad'm haber verdiğine göre Abdurrahman b. Zeyd'in azatlısı Sabit kendisine şunu haber vermiştir: O Ebu Hureyre'yi -hepsinin rivayetlerinde- Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu hadisi naklettiğini dinlemiştir. Hepsi de rivayetlerinde: "Onu yıkayıncaya kadar" demişlerdir. Ancak onlardan hiçbiri "üç defa" dememiştir. Yalnız daha önce kaydettiğimiz Cabir, İbnu'l-Müseyyeb, Ebu Seleme, Abdullah b. Şakik, Ebu Salih (3171b) ve Ebu Rezın müstesnadır. Onların hadisi rivayetlerinde üç defa sözkonusu edilmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Mugîre el-Hizâmî ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Nasr b. Ali ← Abdüla'lâ b. Abdüla'lâ ← Hişâm b. Hassân ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← Hemmâm b. Münebbih ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← İbn Cüreyc ← Ziyâd b. Sa'd ← Sâbit b. İyâz ← Ebû Hureyre
Bize Nasır b. Aliy El-Cehdamî ile İbni Numeyr, Ebu Kureyb ve Züheyr b. Harb hepsi birden Vckî'den rivayet ettiler. Ebu Kureyb Dediki: Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki): Bize Evzâi Hassan b. Atıyye'den, o da Muhammed b. Ebî Âişe'den, o da Ebu Hureyre'den bir de yine Evzâi, Yahya b. Ebf Kesîr'den, o da Ebu Seleme'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz teşehhud yaptığı zaman dört şeyden Allah'a sığınsın: Allah'ım ben cehennem azabından, kabir azabından, hayât ve memat fitnesinden ve mesîh-i deccâlın fitnesi şerrinden sana sığınırım desin!» buyurdular.
(Bize Nasr b. Aliy El-Cehdamî rivâyet etti. ki): Bize Ebû Ahmed rivâyet etti. ki): Bize Hamzetü'z - Zeyyât, Hakem'den, o da Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan, o da Kâ'b b. Ucra'dan, o da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen rivâyet etti. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlar: takım muakkibât vardır ki onlan söyleyen —yahut yapan— haybete uğramaz. (Bunlar) her namazın sonunda otuzüç tesbîh, otuzüç tahmîd ve otuzdört tekbîrden ibâretdir.»
Bize Nasr b. Aliy El-Cehdamî ile İshâk b. Mûse'I - Ensârî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ma'n, Mâlik'den, o da Yahya b. Saîd'den, o da Amre'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazını kılardı da kadınlar Çarşaflarına sarınarak dağılırlar; alaca karanlıkdan dolayı tanınmazlardı.» Ensârî kendi rivayetinde müteleffifât» tâbirini kullandı. İzah Bu hadîsi Buhari «Namaz» bahsinin bir iki yerinde; Ebu Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbni Mâce dahî «Namaz» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Müteleffiât; tâbiri «Mü teleffif ât» şeklinde de rivayet edilmişdir. Ekseri rivayetler müteleffiât kelimesi ile vârid olmuşlardır. Her iki kelimenin mânâları «Bürünerek» demekse de aralarında fark vardır. Esmaî'nin beyânına göre, müteleffiât: Hiç bir tarafı görünmemek şartı ile âdeta çul ile sarınır gibi sarınanlardır. Bâzılarına göre kadınların bu şekilde sarındıkları örtüye «Lifâ» derler. El-Muvatta» şerhinde şöyle denilmişdir: «Teleffu': Elbiseyi başın üzerine koyarak; onunla sarınmakdır. iltifâ'; ancak başı Örtmekle olur. (İltifâ', istimal gibidir, yânî gelişi güzel sannmakdan ibarettir.) deyenler hatâ etmişdir. Teleffüf ise başını örtmekle olduğu gibi açmakla da tehakkuk eder.» Mirt: Kazzâz'in beyânına göre çarşaf demekdir. Bâzıları mırt'ın ipek, yün veya ketenden yapma bir örtü olduğunu söylerler. Bir takımları, bunun yeşil elbise demek olduğunu; diğerleri de siyah kıl'dan yapma elbise olduğunu söylemişlerdir. Mırt'ın çizgili elbiseler demek olduğunu söyleyenler hattâ gömleğe mırt denildiğini ileri sürenler de olmuştur. Bunu kadınların giymediği söylenirse de «El-Muvatta» şârihi Abdülmelik: «Mırt ince yünden yapılmış dört köşeli hafif elbisedir. O zamanın kadınları bununla örtünürlerdi.» demişdir. Kadınların tanınmaması yâ karanlık devam ettiği için yahut sımsıkı sarınıp büründüklerindendir. Aynî bu cümleyi îzâh ederken: «En iyisi onların kadın mı, erkek mi olduklarını kimse tanımaz. Görenlerin gözüne yalnız bir karaltı görünürdü; demekdir,» şeklinde mutâlea beyân etmişdir.
Bana Nasr b. Aliy El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbni Mufaddâl) Hâlid'den, o da Enes b. Sîrîn'den naklen rivayet etti: Demişki: Ben, Cündeb b. Abdillâh'ı şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim sabah namazını cemaatla kılarsa, o kimse Allah'ın zimmetindedir. Sakın Allah zimmetine âid bir şey'den dolayı sizî talep etmesin. Talep ettiği kimseyi de yetişerek, cehennem ateşine tepetaklak atmasın!» buyurdular.
Bize Nasr b. Aliy El-Cehdamî dahî rivayet etti. (Dediki): Bana, babam rivayet etti. (Dediki) ; Bana Eİ-Müsennâ, Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: «Biriniz, namazını kılmadan uyur yahut gaflete dalar da unutursa, onu hatırladığı vakit kılıversin! Zîra Allah (namazı, beni hatırlamak için kıl)» buyuruyor.
Rivayet zinciri: Müslim ← Nasr b. Ali ← babam ← Müsennâ b. Saîd ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Nasr b. Aliy ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize, Süfyân b. Uyeyne, Ebû'n-Nadr'dan, o da Ebû Seleme'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe, şöyle demiş : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah'ın iki rek'ât sünnetini kıldığı vakit, şayet ben uyanık bulunursam benimle konuşurdu; aksi takdîrde (istirahat için sağ tarafına) uzanırdı.
Bize Nasr b. Aliyy El-Cehdamî ile Züheyr b. Harb ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ömer b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize İkrimetü'bnü Ammâr rivayet etti. (Dediki): Bize Şeddât rivayet etti. (Dediki): Ebû Ümâme'yi şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)-- «Ey Adem oğlu! Senin fazla malını sadaka olarak vermen kendin için hayır; vermemen ise şerrdir. (Ama) kendine yetecek kadar elinde mal bulundurduğundan dolayı hesaba çekilmezsin. Hem (sadakaya) nafakasını verdiğinden başla. Yüksek el alçak elden hayırlititr.» buyurdular.
Bize Nasr b. Aliy el-Cehdamî rivayet etti. (Dediki) Bize Bişr, yani İbni Mufaddal, Ebû Mesleme'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî (Radiyallahu anh) 'dan naklen rivayet etti şöyle demiş: «Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Ramazanda sefer ederdik. Ama ne oruçlunun orucu ta'yib edilirdi ne de tutmayanın iftarı.»
Bize Nasru'bnu Aliy El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu"be, Eyyûb'dan, o da Ebû'l-Âliyete'l-Berrâ'dan naklen rivayet eyledi. O da İbni Abbâs (Radiyallahu anh)'i şöyle derken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacca telbiye getirerek Zi'l-Hicce'nin dördünde (Mekke'ye) geldi. Ve sabah namazını kıldı. Namazı kıldıktan «onra: — Bu haccı, Umre yapmak isteyen umre'ye tebdil ediversin ! buyurdular.
Bize Nasr b. Aliy el-Cahdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b, Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Enes b. Sîrîn'-den, o da Ma'bed b. Sîrîn'den, o da Ebu Saîd-i Hudrî'den naklen rivâyet eyledi. Enes demiş ki: (Ma'bede) sen bu hadîsi Ebu Saîd'den mi işittin? diye sordum: — Evet, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selem)'den nakletti: «Bunu yapmamanızda size bir zarar yoktur. Çünkü bu ancak kadere bağlı bir şeydir.» buyurmuşlar, cevâbını verdi.
Bize Nasr b. Aliy El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b, Avn, Muhammed b. Sîrîn'den, o da Abdurrahmân b. Ebî Bekra'dan, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş : O gün gelince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devesinin üzerine oturdu. Bir insan da yularından tuttu. Derken : «Bilir misiniz bugün hangi gündür?» buyurdu. Ashâb: — Allah ve Resulü bilir... dediler. Hattâ ona adından başka bir isim verecek sandık; sonra: «Kurban günü değil mi?» buyurdu. — Hay hay (öyle) yâ Resûlâllah, dedik. «Yâ bu ay nedir?» diye sordu. — Allah ve Resulü bilir, dedik. «Zi'l-hicce değil mi?» buyurdu. — Hay hay (öyle) yâ Resûlâllah, dedik. «Yâ bu belde neresidir?» diye sordu. — Allah ve Resulü bilir, dedik. Hattâ ona adından başka bir isim verecek sandık. «Ma'lum belde değil mi?» buyurdu. — Hay hay (öyle) yâ Resûlâllah, dedik. «işte sizin kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız birbirinize şu beldenizde, şu ayınızda, şu gününüzün hürmeti gibi haramdır. Burada bulunan bulunmayana iletsin!» buyurdular. Sonra iki bakla koça yönelerek onları kesti. Ve bir koyun sürüsüne dönerek onu aramızda taksim etti.
Bana bu hadîsi Nasr b. Aliy El-Cehdamî dahî rivayet etti. (Dediki): Bana babam haber verdi. (Dediki): Bana Hâlid b. Kays. Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'ten naklen rivayet etti. Fakat: «Bu Necâşî, cenaze namazını Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in kıldığı Necâşî değildir.» ifadesini anmadı.
Rivayet zinciri: Müslim ← Nasr b. Ali ← babam ← Hâlid b. Kays ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize Nasr b. Aliy El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Haris rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Arûbe, Katâde'den naklen rivayet etti ki, kendilerine Enes b. Mâlik rivayet etmiş. (Demişki): Hudeybiye'den dönüşte: Biz sana apaçık bir fetih sağladık. Allah sana gelmiş geçmiş bütün günahlarını bağışlasın diyen âyet-i kerîmesi: Bu, Allah indinde büyük bir kurtuluştur! âyetine kadar indiği vakit ashabı gam ve gussa almıştı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy kurbanını Hudeybiye'de boğazlamıştı. işte o zaman : «Bana öyle bir âyet indirildi ki, benim için bütün dünyadan daha makbuldür!» buyurdular.
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Avn rivayet etti, H. Bize Ahmed b. Osman En-Nevfelî de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Ezher rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Avn, Şa'bî'den, o da Câbir b. Semûra'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Beraberimde babam olduğu halde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gittim. Ve onu: «Bu dîn on iki halîfeye kadar azız, muhkem devam edecektir!» buyururken işittim. Arkacığından bir kelime söyledi ki, halk onu işitmeme mâni oldu. Bunun üzerine babama: — Ne söyledi? diye sordum. — «Hepsi Kureyş'ten» (buyurdu) dedi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Nasr b. Ali ← Yezîd b. Zürey' ← İbn Avn ← Âmir eş-Şa'bî ← Câbir b. Semüre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ahmed b. Osman en-Nevfelî ← Ezher b. Sa'd ← İbn Avn ← Âmir eş-Şa'bî ← Câbir b. Semüre
Bize Nasr b. Aliy El-Cehdamî ile Salih b. Hatim b. Verdân hepsi birden Yezîd'den rivayet ettiler. Cehdamî Dediki: Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. (Dediki): Bize Yûnus b. Ubeyd, Amr b. Saîd'den, o da Ebû Zür'a b. Amr b. Cerîr'den, o da Cerîr b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i parmağı ile bir atın alnını örüyor ve : «Atların alınlarına kıyamet gününe kadar hayır düğümlenmiştir. Ecir ve ganîmet!» buyuruyorken işittim.
Bize Nasr b. Alî El-Cehdami de rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbn-i Mufaddal) Ebû Mesleme'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Rivayet zinciri: Müslim ← Nasr b. Ali ← Bişr b. el-Müfaddal ← Ebû Mesleme
Bize Nasr b. Alî El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize Nuh b. Kays haber verdi. (Dediki): Bize İbn-i Avn, Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdul-Kays heyetine : «Sizi dubbâ', hantem, nekîr ve mukayyer'den men ediyorum. Hantem ağzı kesilmiş küptür. Lâkin tulumundan iç ve ağzını bağla!» buyurmuşlar.
Rivayet zinciri: Müslim ← Nasr b. Ali ← Nûh b. Kays ← İbn Avn ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Bize Nasr b. Ali El-Cehdami dahi rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bana El-Müsennâ (yâni İbn-i Saîd) Ebû'I-MütevekkîI'den, o da Ebû Saîd'den, naklen rivayet etti. Ebû Saîd şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hantem'le, dübbâ' ve nekîrden içmeyi yasak etti.
Rivayet zinciri: Müslim ← Nasr b. Ali ← babam ← Müsennâ b. Saîd ← Ebü'l-Mütevekkil ← Ebû Saîd el-Hudrî
Bize Nasr b. Ali El-Cehdamî de rivayet etti. (Dedikî): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Leys b. Sa'd bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız o: «Çünkü senede bir gün vardır. O günde veba iner,» demiş; hadîsin sonuna şunu ziyade etmiştir: «Leys dedi ki: Bizde yabancılar bundan Aralık ayında korunurlar.»
Bize Nasr b. Alî El-Cahdemî rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Müsennâ b. Saîd, Talha b. Nâfi'den rivayet etti. (Demişki): Bize Câbir b. Abdillah rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun elinden tutarak evine götürmüş: Râvi, îbni Uleyye'nin hadîsi gibi : «O halde sirke ne güzel katıklardır...» cümlesine kadar rivayette bulunmuş; ondan sonrası almamıştır.
Rivayet zinciri: Müslim ← Nasr b. Ali ← babam ← Müsennâ b. Saîd ← Ebû Süfyân ← Câbir b. Abdullah