İbn el-Hâd

Ebû Abdullah · 5. tabaka

Yezîd b. Abdullah b. Üsâme b. el-Hâd

Vefath. 139 · Medine
KünyeEbû Abdullah
Nisbeel-Leysî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerMedine
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Hureyre r.a.'den şöyle nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Siz'den birinizin kapısının önünden günde beş kez yıkandığı bir nehir aksa, ne dersiniz bu yıkanma onun üzerinde bir kir bırakır mı?" diye sordu. Ashâb-ı kiram, "Kir'den eser bırakmaz" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Beş vakit namaz da böyledir. Onlar sayesinde Allah, günahları siler." Diğer tahric: Tirmizi Emsal; Müslim, Mesacid
Ebu Said el-Hudrî r.a., Resulullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dediğini duymuştur: "Visal orucu tutmayın. Biriniz visal orucu tutmak istediğinde seher vaktine kadar tutsun". Sahabe: "Sen visal orucu tutuyorsun ey Allah'ın Resulü" dediler. Bunun üzerine Nebi: "Ben sizin durumunuzda değilim. Ben, beni doyurucu beni doyurduğu halde ve bir su veren bana su verdiği halde gecelerim" buyurdu.
Ebu Said el-Hudrî r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan ayının ortasındaki on günde itikaf yapardı. Yirminci gece bitip de yirmi birinci gün başlayınca evine gider, kendisi ile birlikte itikafta olanlar da evlerine dönerdi. Bir Ramazan ayında, daha önce evine döndüğü zamanda itikafta kaldı. İnsanlara hitap ederek onlara bazı hususları emretti. Sonra şöyle buyurdu: "Ben (ayın ortasındaki) bu on günde itikaf yapardım. Sonra aklıma bu son on günde de itikaf yapmak geldi. Benimle birlikte itikaf hangi gece olduğu) bana gösterildi, sonra unutturuldu. O halde kadir gecesini son on günde arayın. Onu son on günün tekli gecelerinde arayın. Ben, (kadir gecesinde) su ve çamur içinde secde yaptığımı gördüm." Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bunu söylediği gece şiddetli bir yağmur yağdı ve Ramazan'ın yirmi birinci gecesi Hz. Nebi'in namaz kıldığı yere mescid'in tavanından yağmur suları aktı. Ben gözlerimle Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördüm, ona baktım. Sabah namazını bitirdiğinde çamur ve su alnını kaplamıştı.
Ebu Said el-Hudrî r.a. şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan ayının ortasındaki on günde itikaf yapardı. Bir yıl itikaf yaptı. Yirmi birinci gece olunca -ki her zaman bu gecenin sabahında itikafından çıkardı- şöyle buyurdu: "Benimle birlikte itikaf yapanlar, son on günde itikaf yapmaya devam etsinler. Bana bu gece (kadir gecesi) gösterildi ancak unutturuldu. Ben (rüyamda) kadir gecesinin sabahında su ve çamur içinde secde ettiğimi gördüm. Öyleyse kadir gecesini son on günde arayın. Onu her tekli gecede arayın." O gece öyle şiddetli yağmur yağdı ki mescidin tavanı hurma dallarından olduğundan tavanından sular aktı. Yirmi birinci gecenin sabahında gözlerimle Resulullah'ın alnında su ve çamurun izini gördüm.
Ebu Hüreyre r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Bir kimse uyandıktan sonra abdest aldığı zaman üç kere sümkürsün! Çünkü şeytan geceyi onun genzi üzerinde geçirmiştir."
Useyd İbn Hudayr, bir gece Bakara suresini okuyormuş. Atı da yanında bağlı imiş. Derken at huysuzlanmış. Hudayr susunca at sakinleşmiş. Tekrar okumaya başlayınca at da huysuzlanmaya başlamış. Tekrar susmuş, at da susmuş. Sonra yeniden okumaya başlamış. At yine huysuzlanmış. Useyd de okumayı bırakmış. Çünkü oğlu Yahya atın yakınındaymış. Hayvanın ona zarar vermesinden korkmuş. Oğlunu bulunduğu yere doğru götürürken başını kaldırıp semaya bakmış ama gökyüzünü göremeyecek kadar her tarafın kaplandığını görmüş. Sabah olunca Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gidip dun,ımu anlatmış. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Oku! Ey Hudayr'ın oğlu. Oku! Ey Hudayr'ın oğlu" demiş. O da şöyle demiş: Ey Allah'ın Elçisi! Atın oğlum Yahya'yı tepmesinden korktum. Çünkü ona yakın bir yerde idi. Başımı mushaftan kaldırıp onun yanına gittim. Bu esnada başımı göğe çevirdim. Orada buluta benzer bir şey vardı. İçinde lambaları andıran parıltılar gördüm. Çıktı m ama onları göremedim. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Onların ne olduğunu biliyor musun?" diye sormuş, o da, "hayır" cevabını verince şöyle buyurmuştur: "Onlar Meleklerdi. Senin sesini duymak için yaklaşmışlardı. Eğer okumaya devam et- ' seydin, sabaha kadar orada olurlardı. Herkes de gelip onlara bakar görürdü. Zira melekler böyle bir durumda insanlardan uzaklaşmazlar."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Leys b. Sa'd ← İbn el-Hâd ← Muhammed b. İbrâhîm ← Üseyd b. Hudayr
Yezid'den rivayete göre İbn Şihab kendisine şunu yazmıştır: Ubeydullah İbn Abdullah'ın kendisine babasından haber verdiğine göre o: 'ibn el-Erkam'a mektup yazarak Subey'a el-Eslemiyye'ye Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nasıl fetva verdiğini sordu. Subey'a: Bana doğumumu yaptığım takdirde nikahlanabileceğime dair fetva verdi, dedi
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Yüce Allah: Ben kulumu iki sevgilisi ile belalandırıp (gözünün nurunu alıp) o da sabrederse ona o ikisinin yerine cenneti veririm diye buyurdu." İki sevgilisiyle kastettiği, gözleridir. Bu hususta Eş'as b. Cabir ve Ebu Zilaı b. Hilal de Enes'ten, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den diye ona (Muttalibin'in azatlısı Amrla) mutabaat etmişlerdir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Leys b. Sa'd ← İbn el-Hâd ← Amr b. Ebû Amr ← Enes b. Mâlik
Ebu Saıd el-Hudri"den rivayet edildiğine göre sahabller "Ya Resulallah! Selamı biliyoruz peki nasıl salat edeceğiz?" dediler. O da Allahumme salli ala Muhammedin abdike ve Resulike kema salleyte ala İbrahime. Ve Barik ala Muhammed ve ala al-i Muhammed kema barekte ala İbrahime ve al-i İbrahim. dememizi öğretti. Meali: "Allahım! İbrahim ve ailesine salat ettiğin gibi Muhammed ve ailesine de salat et. İbrahim ve ailesine bereket verdiğin gibi Muhammed ve ailesine de bereket ver"
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kul bazen manasını düşünmeden bir söz söyler de o söz sebebiyle cehennemin içinde güneşin doğduğu yer ile battığı yer arasından daha uzak bir derinliğe kayıp gider!"
Ebu Said el-Hudrl'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanında amcası Ebu Talib anılınca: "Umarım ki benim şefaatim kıyamet gününde amcama fayda verir. Şefaatimle amcam topuklarına ulaşabilen ateşten bir çukura konulur ve o çukurdan beyninin özü kaynar" dedi.
Ebu Hureyre'nin nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e içki içmiş olan bir adam getirildi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunu dövünüz!" buyurdu. Ebu Hureyre şöyle devam etti: Artık aramızda eliyle, ayakkabısıyla vuran ve ihramı ile vuran kimseler vardı. Vurma işi bitince topluluktan bazı kimseler "Allah seni rezil rüsvay etsin" dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem : "(Hayır) böyle söylemeyiniz! Bu adam'ın aleyhine şeytan'a yardım etmeyiniz" buyurdu.
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sarhoş bir adam getirildi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz onun dövülmesini emretti. Artık bizden kimimiz ona eliyle vuruyor, kimimiz ayakkabısıyla, kimimiz de elbisesiyle vuruyordu. Dövme işi bitince içimizden bir adam "Buna ne oluyor! Allah bunu rezil ve rüsvay etsin!" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Kardeşinizin aleyhinde şeytanın yardımcıları olmayınız" buyurdu.
Ebu Said el-Hudri'nin nakline göre ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Salih rüya Nebiliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür" buyurmuştur.
Ebu Said el-Hudrı'nin nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Herhangi biriniz sevdiği bir rüya görürse (bilsin ki) o Allah tarafındandır. Rüya sahibi bu rüyası üzerine Allah'a hamdetsin ve onu başkasına da söylesin. Bunun dışında hoşlanmadığı bir rüya gördüğünde de muhakkak ki bu rüya da şeytandandır. Bu halde onu gören şerrinden Allah'a sığınsın ve rüyasını kimseye söylemesin. Çünkü böyle yaparsa o rüya, sahinibe zarar vermez.
Amr b. eı-As Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemı şöyle buyururken işitmiştir: "Bir hdkim hükmedeceği zaman içtihat eder sonra bu hükümde isabet ederse o hdkime iki ecir vardır. Eğer hükmedeceği zaman içtihat eder fakat sonunda hata ederse onun da bir ecri vardır."
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah Teala hiçbir şeyi bir Nebiin kuran'ı açıktan, güzel sesiyle okumasını dinlediği kadar dinlememiştir."
Bize Muhammed b. Yahya b. Ebi Ömer el-Mekki ve Bişr b. Hakem tahdis edip dediler ki. Bize Abdülaziz —ki İbni Muhammed ed-Deraverdi'dir— Yezid b. el-ilad'dan, o da, Muhammed b. İbrahim'den, o da Amir b. Sa'd'dan, o da Abbas b. Abdulmuttalib'den rivayete göre o Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinlemiştir: "Rab olarak Allah'a, din olarak İslam'a, Resul olarak Muhammed'e razı olan kimse imanın tadını almış olur. "
Bize Muhammed b. Rumh b. el-Muhâdr-i Mısri rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbnü'l-Hâd'dan, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da Abdullah b. Ömer'den, o da Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletli: "Ey kadınlar topluluğu sadaka verin, çokça istiğfar edin çünkü ben sizlerin cehennemliklerin çoğunluğunu teşkil ettiğinizi gördüm. " Aralarında akıllı bir kadın: Ey Allah'ın Rasulü, cehennemliklerin çoğunluğunu bizim teşkil etmemizin sebebi nedir, dedi. Allah Rasulü: "(Çünkü) çokça lanet okursunuz, kocalarınıza karşı nankörlük edersiniz. Aklı ve dini eksik olanlar arasından aklı başında birisine sizden daha çok galip geleni görmedim" buyurdu. O kadın: Ey Allah'ın Rasulü, aklın ve dinin eksik olması ne demektir, dedi. o: ''Aklın eksikliği iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasıdır. İşte bu aklın eksikliğidir. Kadın günler boyunca namaz kılmadan bekler, ramazanda da oruç açar. İşte dinin eksikliği de budur" buyurdu. Bunu bana Ebu't-Tahir de tahdis etti. Bize İbn Vehb, Bekr b. Mudar'dan haber verdi. O İbn el-Had'dan bu isnad ile aynısını nakletti.
Rivayet zinciri: Müslim ← Muhammed b. Rumh ← Leys b. Sa'd ← İbn el-Hâd ← Abdullah b. Dînâr ← İbn Ömer
(Bana Hasen b. Aliy el-Hulvânî ile Ebû Bekir b. İshâk rivâyet ettiler, dediler ki: Bize İtmü Ebi Meryem rivâyet etti. ki): Bize Muhammed b. Ca'fer haber verdi. ki: Bana Zeyd b. Eşlem, Iyâd b. Abdillâh'dan, o da Ebû Said-i Hudrî'den, o da Nebiy (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen haber verdi.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ahmed b. Amr ← İbn Vehb ← Bekir b. Mudar ← İbn el-Hâd
Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki) Bize Leys İbnü'l-Hâd'dan, o da Sa'd b. İbrahim'den, o da Humeyd b. Abdirrahnıan'dan, o da Abdullah b. Amr b. As'dan rivayetine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kişinin anne babasına sövmesi büyük günahlardandır. " Ashab: Ey Allah'ın Resulü, hiç kimse anne babasına söver mi, dediler. O: "Evet, başka bir adamın babasına söver, o da onun babasına söver. Annesine söver, o da onun annesine söver" buyurdu.
Bize Kuteybetü'bnü Sa'id de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys İbnu'l Had'dan, o da Abdullah b. Habbab'dan, o da Ebu Said el-Hudri'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzurunda amcası Ebu Talib'ten söz edilince şöyle buyurdu: "Kıyamet gününde şefaatimin ona fayda vermesi umulur. Bunun neticesinde topuklarına kadar varan bir ateşe konulur ve ondan dolayı da beyni kaynar. "
Bana Bişr b. Hakem el-Abdi rivayet etti. (Dedi ki) ; Bize Abdülaziz yani ed-Deraverdi, ibni'I Haddan, o da Muhammed b. İbrahim'den, o da İsa b. Talha'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizden kim uykudan uyanırsa üç defa (bumuna su alıp) çıkarsın, çünkü şeytan onun burnunun delikleri üzerinde geceler. "
Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Bekr - ki îbni Mudar'dır- İbni'I-Hâd'dan, o da Muhammed b. İbrahim'den, o da Âmir b. Sa'd'dan, o da Abbâs b. Abdülmuttalib'den naklen rivayet etti. Abbâs, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kul secde ettimi onunla birlikte yedi taraf (Yâni) yüzü, elleri, dizleri ve ayaklan secde eder. buyururken işitmiş.
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki) : Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti (Dediki) : Bize Hayve haber verdi. Dediki: Bana Yezîd b. Abdillâh b. Usâmete'bni Had, Muhammed b. İbrahim'den, o da Ebu Seleme'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki şöyle buyurmuşlaı : «Cehennem, Dediki: Yâ Rab! Kendi kendimi yedim. Bana izin ver de bir nefes bari alayım! Bunun üzerine Allah ona iki nefes için izin verdi. Bir nefes kışın, bir nefes de yazın (alır.) İşte mâruz kaldığınız soğuk, yâhud zemherir cehennemin nefesîndendir. Mâruz kaldığınız sıcak yahut harûr da cehennemin nefesîndendir.»
Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Kuteybe Dediki: Bize Bekr (yâni İbni Mudar) rivayet etti. Bunların ikisi de îbni'l-Hâd'dan, o da Muhammed b. İbrahim'den, o da Ebu Selemete'bnî Abdirrahmân'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu... demiş. Bekr'in hadisinde ise Ebu Hureyre, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'i şöyle buyururken işitmiş (denilmişdir.) Efendimiz : «Söyleyin bakalım birinizin kapısının önünden bir nehir aksa, günde beş defa o nehirde yıkansa (vücûdunun) kirinden brr şey kalır mı?» buyurmuşlar. Ashâb): — Hayır, Onun kirinden hiç birşey kalmaz! demişler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «işte beş vakit namazın misâli budur. Onlarla Allah günahları yok eder.» buyurmuşlar. İzah 668 de.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← İbn el-Hâd ← Muhammed b. İbrâhîm ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Bekir b. Mudar ← İbn el-Hâd ← Muhammed b. İbrâhîm ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Bana îsâ b. Hammâd El-Mısrî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys haber verdi. (Dediki): Bana İbnü'I-Hâd, Abdullah b. Dinar'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet ettiki, İbni Ömer: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vitir namazını hayvanının üzerinde kılardı.» demiş.
Rivayet zinciri: Müslim ← Îsâ b. Hammâd ← Leys b. Sa'd ← İbn el-Hâd ← Abdullah b. Dînâr ← İbn Ömer
Bana Bişru'bnü'l-Hakem rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâzîz b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd, —ki İbnü'l -Hâd'dır,— Muhammed b. İbrahim'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Ebû Hureyre, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Allah güzel sesli bir Nebie Kur'ân'ı cehren tegannî ettiğine mukaabil verdiği mükâfatı başka hiç bir şeye vermemişdir.» buyururken işitmiş.
{….} Bana îbni Vehb'in kardeşi oğlu rivayet etti. (Dediki): Bize amcam Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ömer b. Mâlik ile Hayvetü'bnü Şüreyh, İbnü'I-Hâdîdan bu isnâdla, bu hadîsin tamâmiyle mislini haber verdiler. İbnü'l-Hâd: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) demiş; «İşitmiş.» kelimesini söylememiş
Rivayet zinciri: Müslim ← Ahmed b. Abdurrahman ← İbn Vehb ← Ömer b. Mâlik ve Hayve b. Şüreyh ← İbn el-Hâd
Bana Hasan b. Aliy EI-Hûlvânî ile Haccâcu'bnü'ş-Şâir rivayet ettiler. Lâfızları birbirine yakındır. Dediler ki: Bize Ya'kûb b, İbrâhîm rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîdü'bnü'I-Hâd rivayet etti. Ona da Abdullah b. Habbâb rivayet etmiş: ona da Ebû Saîd-i Hudrî rivayet etmişki, Bir gece Useydü'bnü Hudayr hurma harmanında (Kur'ân) okurken birdenbire atı şahlanmış. Fakat o yine okumaya devam etmiş. Sonra at tekrâr şahlanmış ise de Yseyd yine okumasına devam etmiş. Sonra at tekrar şahlanmış. Useyd demiş ki: Atın (oğlum) Yahya'yı çiğneyeceğinden korktum da kalkıp yanına gittim. Bir de ne göreyim! Başımın üzerinde gölgelik gibi birşey!.. içinde kandillere benzer nesneler var. Bu gölgelik göğe çıktı: hattâ onu göremez oldum. Ertesi sabah Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e giderek: — Yâ Resûlâllah! Dün akşam ben gece yarısı hurma harmanında (Kur'ân) okurken birden atım şahlandı.» dedim: ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen : «Oku İbni Hudayr!» buyurdu. (Dedim ki) : — Ben okumaya devam ettim. Sonra at yine şahlandı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine: «Oku ibni Hudayr!» buyurdular. (Dedim ki) : — Ben yine okudum: fakat hayvan sonra tekrar şahlandı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine : «Oku İbni Hudayr!» buyurdular. (Dedim ki): — Ben artık okumakdan vazgeçtim. (Oğlum) Yahya ata yakındı : Onu çiğner diye korktum. O sırada gölgelik gibi bir şey gördüm: içinde kandillere benzeyen nesneler vardı. Bu gölgelik göğe çıktı. Nihayet onu göremez oldum... Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunlar meleklerdir. Seni dinliyorlarmış. Eğer okumağa devam etseydin : sabaha kadar seni dinlerler: halk da onları görür: halkdan gizlenmezlerdir.» buyurdular.