Hâlid el-Hazzâ'

Ebû · 5. tabaka

Hâlid b. Mihrân

Vefath. 141
KünyeEbû
Nisbeel-Hâfız, el-Basrî, el-Hazzâ', en-Nehdî, el-Kureşî
Yaşadığı yerleral-Basra, al-Syria
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni kendisine doğru çekerek "Allah'ım ona kitabı öğret" dedi. Tekrar: 143, 3756, 7270.
Ümmü Atıyye r.anha şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (vefat eden) kızının yıkanması sırasında kadınlara şöyle buyurdu: "Sağ tarafından ve abdest azalarından başlayın. Tekrar: 1253, 1254, 1255, 1256, 1257, 1258, 1259, 1260, 1261
Âişe r.anha'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte özür kanı gören hanımlarından biri de itikafa girdi. Kanının akmasından dolayı altına bir leğen koyduğu da olurdu." Hatta hadisin ravilerinden İkrime. Âişe r.anha'nın usfuru gördüğünü söylemiştir. Aişe (r.anha) anlatmaya şöyle devam etmiştir: Usfur: O zamanlar kullanılan güzel bir koku idi. "Bu, filanca kadının gördüğü bir şeydi. Tekrar: 310, 311, 2037.
Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'le birlikte hanımlarından biri de itikaf'a girdi. O sırada hem kan hem de sarı su görüyordu. Namaz kılarken altında bir leğen bulunurdu."
Aişe (r.anha)'den nakledildiğine göre, özür kanı gören müminlerin annelerinden biri itikafa girmiştir.
İkrime'den şöyle nakledilmiştir: İbn Abbâs bana ve oğlu Ali'ye "Ebu Saîd'e gidip ne dediğini dinleyin" dedi. Biz de kalkıp gittik. Bir de baktık ki, o bir bahçeyi suluyordu. Sonra ridasını tuttu ve ayaklarını elbisesinin içine sokarak oturdu. Sonra da konuşmaya başladı. Derken lafı, mescid yapımına getirdi ve şöyle dedi: "Biz kerpiçleri birer birer, Ammâr ise, ikişer ikişer taşıyordu. Allah Resulü o'nu böyle görünce üzerine bulaşan tozu temizlemeye başladı. Bir yandan da, şöyle buyurdu: "Vâh Ammâr'a!.. Onu azgın bir grup öldürecek... Ammâr onları cennete, onlar da kendisini cehenneme davet edecek...' Bunun üzerine Ammâr: 'Fitnelerden Allah'a sığınırım!' dedi. Tekrar: 2812.
Ebu Berze (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yatsı namazından önce uyumayı, yatsı namazından sonra konuşmayı sevmezdi."
Enes (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: İnsanlara namaz vaktinin girdiğini duyurmak için ateş yakılmasını veya çan çalınmasını önerdiler. Bunların Yahudi ve Hıristiyan âdeti olduğu söylenerek bu önerilen reddedildi. Nihayet Bilal, ezanı çifter çifter, kameti de teker teker okumakla emrolundu. Tekrar: 605, 606, 607, 3457.
Enes bin Malik (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: İnsanlar çoğalınca namaz vakitlerini bilecekleri bir alametle duyurmayı konuşmaya başladılar. Bu esnada ateş yakılmasını ve çan çalınmasını önerdiler. Nihayet Bilal, ezanı çifter çifter, kameti de teker teker okumakla emrolundu."
Enes bin Malik (r.a.)'ten şöyle nakledilmiştir: "Bilal, ezanı çifter çifter kameti de teker teker okumakla emrolundu. îsmaili şöyle demiştir: "Bu meseleyi Eyyub'a anlattım. O da (Ked kametu's-selat) kısmı hariç dedi.
Malik İbn Huveyris (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sefere çıkmak isteyen iki adam geldi. Allah Resulü onlara Yola çıkınca ezan okuyun, sonra kamet getirin ve büyüğünüz imamlık yapsın' diye tavsiyede bulundu.
Malik bin el-Huveyris (r.a.) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in iki kişiye hitaben şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Namaz vakti girdiği zaman ezan okuyup kamet getirin, sonra aranızda en yaşlı olanınız imam otsun!"
Ebu Kılâbe (r.a.)'den nakledildiğine göre kendisi bir gün Mâlik İbn Huveyris'i namaz kılarken görmüştü. Mâlik namaz'a başlamak üzere tekbir getirdiğinde, rükûya giderken, rükûdan başını kaldırıp doğrulurken ellerini kaldırmış ve Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de aynı şekilde namaz kıldırdığını söylemişti.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk el-Vâsitî ← Hâlid b. Abdullah ← Hâlid el-Hazzâ' ← Ebû Kılebe
Malik İbnü'l-Hüveyris Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den gördüğü namaz kılma şeklini şöyle anlatmıştır: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz kılarken tekli rekatlardan sonra bir süre oturup öyle kalkardı."
Enes İbn Malik (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Kunut duası akşam ve sabah namazlarında okunurdu."
Ümmü Atiyye r.anha'nın bildirdiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızının yıkanması sırasında şöyle buyurmuştur: "Onun sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın."
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızını yıkarken o bize şöyle buyurdu: "O'nun sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın."
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: "Cenazeleri takip etmemiz yasaklandı. Ancak bu konuda bize ısrarda bulunulmadı (şiddet gösterilmedi)."
İbn Abbas r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Allah Mekke'yi haram kıldı. Ne benden önce ne de benden sonra hiç kimse için helal kılmadı. Benim için de yalnızca günün bir anında helal kıldı. Mekke'nin otu koparılmaz, ağacı kesilmez, avı ürkütülmez. Bulunan bir eşyası alınmaz, ancak tanıtmak için alınır." Bunları duyan Abbas: "Dökümcülerin kullandığı ve kabirlerde kullandığımız izhir otu hariç" dedi. Nebi de: "İzhir otu hariç" buyurdu. Ebu Hureyre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den naklen"Kabirlerimiz ve evlerimiz için kullandığımız izhir otu hariç" demiştir. İbn Abbas r.a.: "Demircilerin kullandığı ve evlerde kullanılan izhir otu hariç" diye rivayet etmiştir. Tekrar: 1587, 1833, 1834, 2090, 2433, 2783, 2825, 3077, 3189
Sabit İbn Dahhak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Bilerek yalan yere İslam'dan başka bir millet (din) üzerine yemin eden kişi dediği gibi olur. Keskin bir aletle kendisini öldüren kimse de cehennem ateşinde o aletle azap görür. Tekrar; 4171, 4843, 6047, 6105, 6652
Hasan-ı Basrî şöyle demiştir: Cündeb bize bu mescitte Nebi'den hadis rivayet etti. Ne biz bunu unuttuk, ne de Cündeb'in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ağzından yalan uyduracağından korkarız. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bir adam'ın yarası vardı. Adam kendini öldürdü. Allah: Kulum acele etti (sabretmedi), ben de cenneti ona haram kıldım, dedi. Tekrar: 3463
Ümmü Atiyye şöyle anlatır: Nuseybe el-Ensariyye'ye zekat malından bir koyun verilmişti. O da bir kısmını Aişe'ye gönderdi. Bir müddet sonra eve gelen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Yanınızda yiyecek bir şey var mı?" diye sordu. Aişe, "Nüseybe'nin bu koyundan gönderdiğinin dışında bir şey yok" diye cevap verdi. Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Getir onu, o artık yerine ulaşmış" buyurdu. Tekrar: 1494, 2579
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Yûnus ← Ebû Şihâb ← Hâlid el-Hazzâ' ← Hafsa bint Sîrîn ← Ümmü Atıyye
Şa'bî'den nakledildiğine göre Muğîre İbn Şu'be'nin katibi şöyle anlatır: Muaviye, Muğîre'ye gönderdiği bir mektupta Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işitmiş olduğu hadislerden bir bölümünü yazıp göndermesini istemişti. Muğîre mektuba şöyle yazdı: Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken işittim: Allah sizin için üç şey'i hoş görmez: Bunlar, dedikodu, mal israfı ve çok soru sormak."
Ümmü Atiyye el-Ensarî (r.anha) şöyle anlatır: Bir gün Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Aişe'nin yanına geldi ve ona, "Yanında bir şey var mı?" diye sordu. Aişe, "Hayır. Sadece senin Nüseybe'ye (Ümmü Atıyye) sadaka olarak gönderdiğin koyundan onun bize gönderdiği bir miktar et var" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sadaka yerine ulaşmış" buyurdu.
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem deve üzerinde Kabe'yi tavaf etmiştir. (Hacerü'l-Esved) rüknüne her gelişinde ona işarette bulunmuştur."
İbn Abbas r.a. şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem deve üzerinde Kabe'yi tavaf etmiştir. (Hacerü'l-Esved) rüknüne her gelişinde ona elinde bulunan bir şey ile işarette bulunmuş ve tekbir getirmiştir."
İbn Abbas r.a. şöyle rivayet etmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem deve üzerinde tavaf etmiş, (Hacerü'l-Esved) rüknüne her gelişinde elinde bulunan bir şey ile işarette bulunarak tekbir getirmiştir."
İbn Abbas r.a. şöyle anlatır: "Resulullah su dağıtılan yere gelip su içmişti. Bu sırada Abbas oğluna, "Ey Fadl, annene git de, yanında bulunan içecekten versin sen de Resûlullah'a getir" dedi. Hz.Nebi, "Bana su verin" buyurdu. Abbas, "Ey Allah'ın Resulü! İnsanlar zemzem kuyusunun içine ellerini sokuyorlar" dedi. Efendimiz, "(Bana bu) sudan verin" buyurdu ve o sudan içti. Daha sonra zemzem kuyusunun yanına gitti. Bazı kimseler orada kuyudan su çıkartıyor ve İnsanlara veriyordu. Hz. Nebi onlara, "Çalışın, siz salih bir amel yapmaktasınız. Eğer kalabalıklaşmayacak olsaydı, ben de iner (kovanın ipini) şuraya koyup (su çekerdim)'' buyurdu. Bu sırada eli ile omuzunu işaret etmiştir."
İbn Abbas'tan rivayet edilmiştir: Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Akşam olduktan sonra şeytanı taşladım, dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bir sakıncası yok' buyurdu. Adam: Kurban kesmeden önce tıraş oldum, dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bir sakıncası yok" buyurdu.
İbn AbbaS r.a. şöyle dedİ: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bayram günü Mina'da soru soruluyor, o da: "BİR SAKINCASI YOK" diyordu. Bir adam: "Kurbanı kesmeden önce saçlarımı kazıttım" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kazıt, sakıncası yok" buyurdu. Adam: "Akşam olduktan sonra şeytan'ı taşladım" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Sakıncası yok" buyurdu. KİTABU’L-HAC EK SAYFA-2 – 834-3