Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdullah bin Amr r.a. şöyle demiştir: Nebiyy-i Mükerrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Dört şey kimde bulunursa o kişi halis münafık olur. Kimde bu özelliklerden biri bulunursa bunu terk edinceye kadar kendisinde nifak özelliklerinden biri bulunmuş olur: Kendisine bir şey emanet edilince ihanet eder, Konuştuğunda yalan söyler, Antlaşma yaptığında antlaşmaya vefa göstermez, Düşmanlık yaptığında haddi aşar. Tekrar: 2459, 3178. Diğer tahric edenler: Tirmizî, İman; Müslim, İman
Aişe r.anha'dan şöyle nakledilmiştir: "İkimiz de cünüp iken Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte bir kaptaki suyu kullanarak ğusül abdesti alırdık."
Ebu Hureyre'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) limâs ve nibâz satışı ile sammâ şeklinde örtünmeyi ve insanların bir parça elbise içinde dizlerini kırarak kaba eti üzerine oturmasını yasakladı. Tekrar; 584, 588, 1992, 2145, 2146, 5819, 5821.
Enes İbn Mâlik (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabının ileri gelenlerini, akşam namazında mescidin direklerine hücum ederken gördüm. Tekrar: 625.
İbn Abbas (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir; "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yedi azası üzerinde secde etmesi ve namazda iken elbisesiyle, saçıyla - başıyla uğraşmaması emredildi. Bu azalar şunlardır: Alın, iki el, iki diz ve iki ayak. Tekrar: 810, 813, 815, 816.
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızının saçını üç bukle yaptık." Vekî', Süfyan'ın şöyle söylediğini belirtmiştir: "Biri alın, diğeri de başın iki yan tarafından."
Ebu Vail şöyle anlatır: Şeybe İle birlikte Kabe'de bir oturakta oturuyorduk. Şeybe bana, "Burada Ömer r.a. de oturmuş ve şöyle demişti: "Düşündüm ki, Kabe'nin içinde ne kadar altın ve gümüş varsa hepsini fakirlere dağıtayım." Ben de ona, "Bunu Hz. Nebi ve Ebu Bekir yapmadılar" dedim. Bunun üzerine Ömer r.a., "Onlar, örnek alınacak kimselerdir" diye cevap verdi." Tekrar; 7275
Abdurrahman İbn Yezîd'in naklettiğine göre Abduİlah (İbn Mes'ûd) şöyle demiştir: "Biz, namazı, Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile, Ebu Bekir ve Ömer ile birlikte iki rekat olarak kıldık. Sonra çeşitli görüş ayrılıkları (gruplaşmalar) ortaya çıktı. Keşke kıldığım dört rekat namazın ikisi kabul edilmiş olsa."
Ali radiyallahu anh şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kestiğim hedy hayvanının üzerinde bulunan heybeyi ve hayvan'ın derisini tasadduk etmemi emretti. Tekrar: 1716,1717,1718, 2299
Enes r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yere düşmüş bir hurmanın yanından geçerken şöyle buyurdu: "Bunun zekat hurması olması ihtimali olmasaydı onu yerdim". Hemmam, Ebu Hureyre aracılığıyla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Bazen eve gittiğimde yatağımın üzerine düşmüş bir hurma görüyorum. Onu yemek için ağzıma götürdüğümde bunun zekat hurması olması ihtimali aklıma geliyor da bırakıyorum". Tekrar: 2431
Amr şöyle demiştir: Rafi' İbn Hadic hadisini Tavus'a aktardım. Bana, "Başkasına ektirebilir" dedi. İbn Abbas da, "Resuılullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, (müzaraa akdini) yasaklamadı. Fakat şöyle buyurdu: "Sizden biri için, arazisini ücretsiz olarak ekmesi için başkasına vermesi, karşılığında belirli bir şeyalarak vermesinden daha hayırlıdır" buyurdu.
Sehl İbn Sa'd r.a.'dan nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah yolunda sabah veya akşam yola çıkmak dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha değerlidir." Tekrar: 2892, 3250, 6415
Abdullah İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem iyi koşan, güçlü, tımar edilmiş atları Hafya ile Veda' tepesi arasında, daha zayıf olan ve tımar edilmemiş yavaş atları da Veda' tepesi ile Benu Züreyk mescidi arasında yarıştırdı. Hatta bu yarışıara ben de katıldım." Ubeydullah İbn Ömer'in naklettiğine göre Süfyan şöyle demiştir: "Hafya ile Veda' tepesi arası beş veya altı mil, Veda' tepesi ile Benu Züreyk mescidi arası ise bir mildir."
Aişe r.anha'nın naklettiğine göre Nebi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımları O'na Sallallahu Aleyhi ve Sellem cihadı sorduklarında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle cevap verdi: "Ne güzel cihaddır hac!"
Hz. Ali şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Sa'd'dan başka hiç kimseye anam babam sana feda olsun dediğini duymadım. O'nun Sallallahu Aleyhi ve Sellem Sa'd'a: "At, anam - babam sana feda olsun" dediğini bizzat işittim. " Tekrar: 4058, 4059, 6184 Diğer tahric: Tirmizi Edeb; Müslim, Fedail-üs Sahabe
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kunut duasında şöyle demiştir: "Allahım, Seleme İbn Hişam'ı, Velid İbnü'l-Velid'i, Ayyaş İbn Ebi Rebia'yı ve kafirlerin zulmü altında ezilen, kurtulmaya çare bulamayan diğer bütün mu'minleri kurtar. Allahım, Mudar kabilesini ezip iyice perişan et, onları yerle bir eyle; onların içinde bulundukları bu yılları Hz. Yusuf zamanındaki kıtlık yıllarına çevir."
İbn Abbas'ın: "Perşembe günü! Ah Perşembe günü nedir siz nereden bilirsiniz ki?!" deyip ağladığı, gözyaşlarının yerleri ıslattığı ve daha sonra şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hastalıktan duyduğu ızdırabı Perşembe günü iyice artmıştı. Bize şöyle buyurdu: "Bana yazı malzemeleri getirin de size bundan sonra ebediyyen sapıklığa düşmenize engel olacak öğütler yazayım!" Bunun üzerine orada bulunanlar istenen malzemenin getirilip getirilmemesi konusunda görüş ayrılığına düştüler. Halbuki hiçbir Nebiin huzurunda böylesi bir tartışma yakışık almaz. Sonra oradakiler: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hastalığın etkisiyle sayıklıyor" dediler. Bir süre sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Beni rahat bırakın! Benim şu anda içinde bulunduğum durum kesinlikle sizin benden istediğiniz şeylerden daha hayırlıdırı" buyurdu ve ruhunu teslim ederken üç şey vasiyet etti: "Müşrikleri Arap yarımadasından çıkarını Size gelen heyetlere tıpkı benim verdiğim gibi hediyeler verin!" Üçüncü vasiyetinin ne olduğunu ise unuttum." Yakub İbn Muhammed ez-Zühri şöyle demiştir: "Ben Muğire İbn Abdurrahman'a Arap yarımadasının sınırlarını sorduğumda bana: Mekke, Medine, Yemame ve Yemen'dir" diye cevap verdi."
Abdullah b. Ebi Bekre, babasının şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Cuheyne, Muzeyne, Eslem ve Ğıfarlıların, Temim oğullarından, Esed oğullarından, Abdullah b. Gatafan oğullarından, Amir b. Sa'saa oğullarından hayırlı olmalarına ne dersiniz? Bunun üzerine bir adam: Ziyan ettiler, hüsrana uğradılar (demektir), dedi. Allah Resulü şöyle cevap verdi: (Evet) onlar Temim oğullarından, Esed oğullarından, Abdullah b. Gatafan oğullarından ve Amir b. Sa'saa oğullarından hayırlıdırlar. " Tekrar: 3516, 6635
İbn Abbas dedi ki: "Aşiretini, yakın akrabanı inzar et" buyruğu nazil olunca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onları kabile kabile davet etmeye başladı."
Cabir b. Semure r.a.'dan hadisi ref ederek şöyle dediğini nakletti: "Kisra helak olursa artık ondan sonra Kisra olmayacaktır ve -başka şeyler zikrederek- şunları da söyledi: Andolsun o ikisinin de hazinelerini Allah yolunda infak edeceksinizdir."
Ebu Zer' r.a. dedi ki: "Bu ikisi Rableri hakkında davalaşan iki hasımdırlar." [Hacc,19] buyruğu Kureyş'ten şu altı kişi hakkında inmiştir: Ali, Hamza ve Ubeyde b. el-Haris ile karşılarına çıkan Şeybe b. Rabia, Utbe b. Rabia ve el-Velid b. Utbe'dirler." Tekrarı: 3968, 3969, 4743
Enes b. Malik r.a. dedi ki: "Huneyn gününde Hevazinliler, Gatafanlılar ve başkaları davarlarıyla ve çoluk çocuklarıyla birlikte geldiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraber de onbin kişi ve tulakadan bazıları vardı. Allah Resulünü bırakıp geri kaçtılar ve nihayet tek başına kaldı. İşte o gün birini diğerine karıştırmaksızın iki defa nida ederek: Sağına dönerek: Ey ensar topluluğu diye seslendi. Onlar: Buyur ey Allah'ın Resulü! Müjde olsun sana, biz seninle beraberiz dediler. Daha sonra soluna dönerek: Ey ensar topluluğu, diye seslendi, onlar: Buyur ey Allah'ın Resulü, müjde olsun sana biz seninle beraberiz, dediler. Allah Resulü beyaz katırı üzerinde idi. Bineğinden inerek: Ben Allah'ın kulu ve Resulüyüm dedi. Müşrikler bozguna uğrayıp geri çekildi. O gün çok miktarda ganimet aldı. Ganimetieri muhacirlerle, tulaka arasında paylaştırdığı halde ensara hiçbir şey vermedi. Bundan dolayı ensar dedi ki: Zorlu ve sıkıntılı bir iş olursa biz çağınlınz. Fakat ganimetler bizden başkalarına verilir. Bu sözler ona ulaşınca onları bir çadırda toplayıp şöyle buyurdu: Ey ensar topluluğu, sizden bana ulaşan sözler ne oluyor? Ensar sustu. Ey ensar topluluğu, diye buyurdu. İnsanlar dünyalığ! alıp giderken sizler Resulullah sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte onu alıp evlerinize gitmeye razı değil misiniz? Onlar: RazıylZ deyince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Sa ir insanlar bir vadiden gitseler, ensar ise bir dağ yolundan gitse elbette ki ben ensarın gittiği dağ yolundan giderim." Hişam dedi ki: "(Ben Enes radıyallahu an he hitaben:) Ey Ebu Hamza, dedim ve sen bu olaya tanık oldun mu? O: Ben nasıl bu olayda hazır olmayabilirdim ki, dedi."
Aişe r.anha dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde zırhı bir yahudinin elinde otuza yani bir sa' arpaya karşılık olarak rehin bulunuyordu."