Talha…
- Künye
- Ebû Muhammed
- Nisbe
- el-Hemdânî, el-Yâmî, el-Kûfî
- Tabaka
- 5. tabaka
- Şehir
- Kûfe, Irak
- Vefat kaydı
- h. 110 (bazı kaynaklarda 112, 113)
- Cerh-ta'dîl
- sika (güvenilir)
Babası Msrf bin 'Amr bin Ka'b. Çocukları: Muhammad bin Talha bin Masraf. Yaşadığı yerler: Hamadan, Yamama, al-Kufa.
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.
İbn Abbas, "Her biri için mirasçilar klldık" [Nisa, 33] ayetindeki mevIemin, "mirasçı" anlamında olduğunu söylemiştir. "Yeminlerinizin bağladığı kimseler" ayeti hakkında ise, "Muhacirler Medine'ye hicretlerinden sonra, Resulullah'ın aralarında kurduğu kardeşlik bağı sebebiyle ensarlı sahabiye akrabasından önce mirasçı olurdu, "Her biri için mirasçılar kıldık" ayeti nazil olunca bu ayeti neshetmiştir. "Yeminlerinizin bağladığı kimseler" ayeti, sadece yardımlaşma, ihsanda bulunma ve nasihat hükmü kalmış. miras hükmü kaldırılmıştı. Kardeşlik bağı kurulmuş olan kimseye vasiyet yoluyla mal bırakllabilir. Tekrar:
4580,
6747Talha İbn Musarrif'ten nakledilmiştir: Abdullah İbn Ebu Evfa r.a.'a "Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem vasiyet etmiş miydi?" diye sordum. "Hayır" dedi. "İnsanların vasiyet etmeleri nasıl farz kılındı?" diye sordum. "Allah'ın Kitabını vasiyet etti" dedi. Tekrar:
4460,
5022Said İbn Ebi Vakkas’ın oğlu Mus’ab İbn Said nakletmiştir: Babam Said (cesur ve varlıklı olduğu için) diğer ashaba göre kendisinin daha imtiyazlı ve üstün olduğunu düşünürdü. Bunu fark eden Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Size lütfedilen zaferlerin içinizdeki zayıflar dışında başka bir sebeple gerçekleştiğini mi zannediyorsunuz?"
Talha dedi ki: "Ben Abdullah b. Ebi Evfa r.a.'ya: Nebi vasiyette bulundu mu, diye sordum. O: hayır dedi. Bu sefer: Peki, nasılolur da insanlara vasiyette bulunmaları (farz olarak) yazıldı ya da bunu yapmaları emredildi diye sordum. Bu sefer: 0, Allah'ın Kitabını vasiyet etti, dedi."
İbn Abbas'tan şöyle söylediği rivayet edilmiştir: ولكل جعلنا موالي Ve liküllin cealna mevaliye ayetinde geçen Jıylmevaliye kelim-esi varisler' anlamına gelir. والذين عاقدت أيمانكم vellezine akadet eymanüküm ifadesi ise şu şekilde izah edilir: Muhacirler Medıne'ye geldikleri zaman, muhacir biri akraba olmamasına rağmen ensardan birine varis oluyordu. Çünkü Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem aralarında kardeşlik bağı kurmuştu. "(Erkek ve kadından) her biri için, varisler kıldık," ayeti, indi ve bu uygulamayı yürürlükten kaldırdı. Sonra İbn Abbas şöyle dedi: .....vellezıne akadet eymanüküm ayeti ise şu anlama gelir: Yeminlerinizin bağladığı kimselere de yardım edin, hediye verin ve nasihatte bulunun. Artık [yeminleşenler arasında] miras hakkı kalkmıştır. Ancak kişi arkadaşına vasiyyet edebilir.
Talha'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Abdullah İbn Ebi Evfa'ya Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in herhangi bir vasiyyette bulunup bulunmadığını sordum. O da: 'hayır' diye cevap verdi. Bunun üzerine, 'Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vasiyyette bulunmadıysa nasıl vasiyyet etmek insanlara farz kılındı, neden vasiyyette bulunmaları• emredildi?' diye sordum. O da şöyle cevap verdi: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'ın kitabını vasiyyet etti."
Said İbn Cübeyr'den, dedi ki: "İbn Abbas bana: Evlendin mi, diye sordu. Ben: Hayır dedim. O, evlen. Şüphesiz bu ümmetin en hayırlıları hanımları en çok olanlarıdır, dedi."
İbn Abbas "(Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) varisler kıldık. "(Nisa 33) ayetini okumuş ve şöyle demiştir: Muhacirler Medine'ye geldikleri zaman Ensara -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in aralarında kurmuş olduğu kardeşlik sebebiyle- kendi hısımları değil, bunlar mirasçı olurlardı. Nihayet "(Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) varisler kıldık" ayeti,devamındaki "yeminlerinizin bağladığı kimselere de paylarını verin" ayetini nesh etmiştir.