Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdullah [İbn Mes'ud]'un "Ando/sun o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü," ayeti hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hz. Nebi ufku kaplayan yeşil ipek bir örtü gördü.
Alkame'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Abdullah İbn Mes'ud'un ashabından bir grup ile birlikte Şam'a gittim. Ebu'd-Oerda bizim geldiğimizi duymuş. Bunun üzerine yanımıza geldi ve: "İçinizde Kur'an okuyan var mı?" diye sordu. Biz de "Evet," diye cevap verdik. Bunun üzerine o; "Hanginiz en iyi okur?" diye sordu. Orada bulunanlar beni işaret ettiler. Bunun üzerine Ebu'd-Oerda "Oku!" dedi. Ben de Leyl Suresi'ni .............. ve'l-leyli iza yağşa ve'n-nehari iza tecella ve'z-zekeri ve'l-unsa şeklinde okumaya başladım. O "Sen hocandan bunu böyle mi öğrendin?" diye sordu. Ben de; "Evet," dedim. Ebu'd-Oerda; "Ben de bu sureyi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ağzından bu şekilde öğrendim. Ancak bu insanlar [Şam halkı] bu kıraati kabul etmeye yanaşmıyorlar," dedi.
İbn Ömer'den, dedi ki: "Şark tarafından iki adam gelip hutbe okudular. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Şüphesiz beyanın bir kısmı da bir büyüdür, diye buyurdu.'' Bu Hadis 5767 numara ile gelecektir
Urve'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Aişe ile altı yaşında iken evlenmiş ve dokuz yaşında iken onunla zifafa girmiş, onunla beraber de dokuz yıl kalmıştır."
İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Ben. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Fitne işte buradan çıkacaktır. Bu arada doğuya işaret buyurdu."
Aişe radıyallahu anha'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O işi (kurban etlerinin üç günden fazla saklanmasını yasaklaması) ancak insanların açIıkla karşılaştığı bir senede yapmıştı. Böylelikle zenginlerin fakirlere yedirmesini murad etmişti. Bizler ise (daha sonra) hiç şüphesiz davar bacaklarını onbeş gün sonrasına saklardık. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in aile halkı üç gün üst üste katıklı buğdayekmeğinden karınıarını doyurmuş değillerdir."
Adiy b. Hatim r.a.'dan, dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü! Bizler eğitilmiş köpekleri salıyoruz, diye sordum. O: Onların senin için yakaladıklarını ye, diye buyurdu. Ben: Ya öldürseler, diye sordum. O: İsterse öldürsünler, diye buyurdu. Ben: Biz mi'radı da atıyoruz, dedim. O: (Sivri ucuyla) deldiği avı ye, ancak enli tarafıyla isabet edeni yeme, diye buyurdu."
Rafi' b. Hadic'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Diş ve tırnak ile olması müstesna, kanı akıtan her bir şey ile kesileni yiyebilirsin, diye buyurdu."
Abdullah r.a.'dan, dedi ki: "Hastalığı esnasında Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gitmiştim. Ona dokundum. -Bu sırada şiddetli bir sıtma nöbetine yakalanmıştı.- Ben de kendisine: Şüphesiz çok şiddetli bir sıtmaya yakalanmış bulunuyorsun ve bundan dolayı senin için şüphesiz iki ecir vardır, dedim. O: Evet, herhangi bir Müslümana bir eziyet isabet edecek olursa mutlaka ağacın yapraklarının döküldüğü gibi onun da günahlan dökülür, diye buyurdu."
Ka'b b. Ucre r.a.'dan, dedi ki: "Ben tencerenin altında ateş yakarken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma geldi. Başındaki haşereler seni rahatsız ediyor mu, diye sordu. Ben: Evet, dedim. Bunun üzerine Nebi berberi çağırdı, başımı traş ettirdi. Sonra da bana fidye vermemi emretti."
Bera r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şu yedi şeyi emretti: Hastayı ziyaret etmeyi, cenazelerin arkasından gitmeyi, aksırıp elhamdulillah diyene yerhamukellah demeyi. Bize ayrıca harir, dibac, kassı ve istebrak denilen ipek türlerini giyinmeyi, kırmızı mıseraları (altlık ve üstlük örtüleri kullanmayı) nehyetmiştir."
Huzeyfe r.a.'den rivayet edildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yatmaya gittiğinde: "Senin adınla ölür ve dirilirim" uyandığında da "Bizi öldürdükten sonra tekrar dirilten ve en sonunda mezarlarımızdan bizi çıkaracak olan Allah'a hamdolsun" dermiş.
Abdullah b. Mes'ud şöyle demiştir: "Müslümanlar (köleleri) başıboş, velayet hakkı olmaksızın salıvermezlerdi. Cahiliye dönemi insanları ise onları başıboş salıverir, saibe yaparlardı."
Abdullah b. Mesud r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Haksız yere öldürülen her nefsin öldürülme günahından mutlaka bir pay ilk Ademoğlu üzerine de olur" buyurmuştur.
İbn Abbas'ın nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem geceleyin şöyle dua ederdi: "Allahumme leke'l-hamdu. Ente Rabbu's-semavati ve'l-ardi. Leke'l-hamdu. Ente kayyimu's- semavati ve'I-ardi. Kavluke el-hakku ve va'duke el-hakku ve likauke hakkun. Ve'l-cennetu hakkun ve'n-naru hakkun ve's-saatu hakkun. Allahumme leke eslemtu ve bike amentu ve aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hasamtu ve ileyke hakemtu fağfirlf ma kaddemtu ve ma ahhartu ve esrartu ve a'lentu. Ente ilahi la ilahe li ğayruke! '' --------------------- Duanın meali:: Ya Rabbi! Hamd ancak sana mahsustur. Sen göklerin ve yerin Rabbisin. Hamd ancak sana mahsustur. Gökleri ve yeri ayakta tutan sensin. Senin sözün haktır. Vaadin haktır. Sana kavuşmak haktır. Cennet haktır, cehennem haktır. Kıyametin kopması haktır! Ya Allah! Yalnız sana teslim oldum, yalnız sana iman ettim. Yalnız sana güvenip dayandım. Yalnız sana döndüm. Yalnız senin burhanına dayanarak mücadele ettim. Yalnız seni hakem kıldım. Önceden yaptığım, sonradan yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum bütün günahlarımı mağfiret eyle! Sen benim ilahımsın. Senden başka ilah yoktur!
Ebu Said el-Hudri şöyle demiştir: Ali b. Ebi Talib Yemen'de bulunduğu sırada Nebie toprağı içinde altın madeni göndermişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu altını el-Akra b. Habis el-Hanzall, Mücaşi' oğullarından biri ve Uyeyne b. Bedr el-Fezarı ile Alkame b. Ulase eı-Amirı arasında sonra Kilab oğullarından biriyle Zeyd el-Hayy et-Taı arasında, sonra Nebhan oğullarından biri arasında taksim etti. Bu taksim nedeniyle Kureyş ile ensar öfkelendiler ve "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Necd ahalisinin kodamanlarına veriyor da bizleri terk ediyor!" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ben ancak (İslam'da sebat etmeleri için) onları alıştırıyorum!" buyurdu. Bu sırada iki gözü çökük, alnı yüksek, sık sakallı, elmacık kemikleri çıkık, başı traşlı bir kişi geldi ve "Ya Muhammed! Allah'tan kork!" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ben Allah'a asi olursam o halde Allah'a itaat eden kim? O beni yeryüzü halkı üzerine emin kılıyor. Sizler beni emin saymıyor musunuz?" dedi. O topluluktan bir adam Nebie itiraz edeni öldürmek istedi. Zannederim ki o Halid 15. Velid idi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu yapmasına engeloldu. Sonra o Nebie itiraz eden adam arkasına dönüp gittiği zaman Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şunun soyundan öyle bir kavim türeyecektir ki onlar Kur'an okuyacaklar fakat okudukları Kur'an boğazlarından öteye geçmeyecektir. Onlar ok avı delip çıktığı gibi İslam'dan çıkacaklar, onlar müslüman halkı öldürecekler ve puta tapanları bırakacaklardır. Eğer ben onların zamanlarına erişmiş olsaydım muhakkak onları Ad kavminin öldürülüşü gibi öldürürdüm!"