Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Humeyd'den şöyle nakledilmiştir: Meymûn İbn Siyah, Enes İbn Mâlik'e 'Ey Ebu Hamza! Hangi şey, insanın canını ve malını dokunulmaz kılar?' diye sordu. O da şöyle cevap verdi: "Kim Allah'tan başka ilâh olmadığına şehâdet eder, kıblemize yönelir, bizim gibi namaz kılar ve bizim gibi hayvan boğazlarsa, o Müslümandır. Müslümanların kazandığı hakları elde eder ve onlarla aynı sorumlulukları paylaşır."
İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Sizin tıpkı bugün yaptığınız gibi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayakta olduğu halde hutbe îrad ederdi. Sonra biraz oturur ve ardından geri kalkardı. Tekrar: 928. Diğer tahric: Tirmizi Cum’a; Nesaî, Cuma
Ebu Vail şöyle anlatır: Şeybe İle birlikte Kabe'de bir oturakta oturuyorduk. Şeybe bana, "Burada Ömer r.a. de oturmuş ve şöyle demişti: "Düşündüm ki, Kabe'nin içinde ne kadar altın ve gümüş varsa hepsini fakirlere dağıtayım." Ben de ona, "Bunu Hz. Nebi ve Ebu Bekir yapmadılar" dedim. Bunun üzerine Ömer r.a., "Onlar, örnek alınacak kimselerdir" diye cevap verdi." Tekrar; 7275
Nafi' şöyle dedi: Abdullah b. Ömer r.a., kurban kesim yerinde hayvanını keserdi. Ubeydullah: "Yani Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kestiği yerde" dedi.
Halid İbnü'l-Haris şöyle dedi: Ubeydullah'a Muhassab'da konaklama meselesi soruldu. O, Nafi'den şunu nakletti: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ömer ve İbn Ömer r.a. orada konakladılar". Nafi' şöyle demiştir: İbn Ömer r.a. Muhassab'da öğle ile ikindiyi (öyle zannediyorum ki akşamı da) kılardı. Hadisi rivayet eden Halid "yatsıyı kıldığında da şüphem yok" dedi. Sonra bir süre yatardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de bunu yaptığını söylerdi.
Enes r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ümmü Süleym'in evine gitti. Ümmü Süleym, Hz. Nebi'e hurma ve yağ getirdi. Hz.Nebi: "Yağınızı yağdanlığa, hurmanızı da kabına geri bırakın. Ben oruçluyum" buyurdu. Daha sonra da evin bir köşesinde farz namazı dışında bir namaz kıldı, Ümmü Süleym ve ev halkı için dua etti. Ümmü Süleym şöyle dedi: Ey Allah'ın elçisi, benim özel bir isteğim var. Hz. Nebi: Nedir?" diye sordu. Ümmü Süleym: "Hizmetçin Enes (için dua etmen)" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dünya ve ahiret için hayırlı olan ne varsa benim için bunları zikrederek dua etti ve şöyle dedi: "Allah'ım ona mal ve çocuklar ver. Onu bereketli kıl!". (Enes şöyle dedi): "Gerçekten ben ensarın malı en çok olanlarındanım. (EvlatIarıma gelince) Kızım Ümeyne bana, Haccac'ın Basra'ya gelişine kadar yüz yirmi küsür tane öz çocuğumun vefat ederek toprağa gömüldüğünü söyledi". Tekrar: 6334, 6344, 6378, 6380
Ubade İbnü's-Samit r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kadir gecesinin zamanını bildirmek için yanımıza geldi. Bu sırada Müslümanlardan iki kişi birbiri ile tartıştı. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Size kadir gecesini bildirmek için çıkmıştım. Ancak falan ile falan tartışma yapınca buna dair bilgi kaldırıldı. Bunun sizin için daha hayırlı olmasını umarım. Kadir gecesini (Ramazandan yirmi gün geçtikten sonra) dokuzuncu, yedinci ve beşinci gecede arayın".
Enes b. Malik r.a.'den rivayet edilmiştir: Yahudi bir kadın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e zehirli bir koyun getirmiş ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ondan bir parça yemişti. "Onu öldürelim mi?" dediler. "Hayır" buyurdu. Ben o zehirin etkisini halen Hz. Nebi'in dudaklarında görürüm.
Musa İbn Enes'ten nakledilmiştir: "Yemame savaşının olduğu günlerdi. Enes İbn Malik, Sabit İbn Kays'ın yanına gelmişti. Sabit uyluklarını açmış vücuduna hanut sürüyordu. Enes ona: "Amcacığım, seni bizimle birlikte gelmekten alıkoyan nedir ki?!" dedi. O da vücuduna hanut sürmeye devam ederek: "Hemen yeğenim, şimdi görürsün!" dedi. Sonra gelip oturdu. Bir süre sonra Enes'in anlattığına göre İslam ordusunda bir gerileme / dağılma oldu ve düşmanla karşı karşıya gelindi. Bunun üzerine Sabit İbn Kays şöyle dedi: "Çekilin önümden, yıkılın! Bırakın da düşmanla çarpışalım. Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte iken asla böyle yapmazdık. Siz rakiplerinizi ne kötü alıştırmışsınız böyle!"
Katade'nin naklettiğine göre Enes İbn Malik r.a. şöyle demiştir: "ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vücutlarında kaşıntı olan Abdurrahman İbn Avf ile Zübeyr'e ipek gömlek giymeleri için izin / ruhsat verdi."
Urve el-Bariki: Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir. "Kıyamet gününe kadar atların alınlarına hayır, mükafat (ecir) ve ganimet bağlanmıştır. "
Enes'ten Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ref ederek (onun buyurmuş olduğunu belirterek): "Şüphesiz Allah cehennem ehli arasında azabı en hafif olan kimseye şöyle diyecek: Eğer yeryüzünde her ne varsa senin olsaydı (azaptan kurtulmak için) feda edermiydin? O, evet diyecek. Yüce Allah şu cevabı verecek: Fakat sen henüz Adem'in sulbünde iken ben senden bundan daha kolay bir şey olan bana şirk koşmamanı istemiştim. Ancak sen şirk koşmaktan başka bir şeyi kabul etmedin. " Tekrar: 6538, 6557
İbn Ömer'in rivayetine göre "Ebu. Bekir r.a. dedi ki: Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hatırını, ehl-i beyti hususunda gözetiniz,'' Bu Hadis 3751 numara ile gelecektir
Kays, Cerir'den rivayetle dedi ki: "Cahiliye döneminde Zulhalasa, el-Kabetu'I-Yemaniye ve el-Kabetu'ş-Şamiye diye anılan bir ev vardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana: Beni Zulhalasa'dan kurtarıp, rahat ettirmez misin, dedi. Ben de yüzelli atlı ile birlikte yola koyuldum. Onu kırdık, yanında bulduklarımızı da öldürdük. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına dönerek ona durumu haber verince, bize v.Ahmesle dua etti
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her kim kendini bir dağdan aşağı atar da kendisini öldürürse cehennem ateşinde, orada ebedi olarak ve ebediyen bırakılarak kendisini yüksekten atar, durur. Kim bir zehir içip kendisini öldürürse cehennem ateşinde, orada ebedi olarak ve ebediyen bırakılarak zehri elinde içip duracaktır. Kim kendisini bir demir ile öldürürse cehennem ateşinde orada ebedi kalarak ve ebediyen bırakılarak, o demiri elinde olduğu halde karnına saplar ve karnını yarar durur."
İbn Ömer r.a.'dan rivayete göre; "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Veylekum (vay size) -yahut veyhakum buyurdu- [Ravilerden Şube dedi ki: Şüphe eden odur. (Yani hadisi kendisinden naklettiğim Vakid İbn Muhammed'diL)] Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kafirler olarak gerisin geri dönmeyiniz, buyurdu.»
Cabir r.a.'dan, dedi ki: "Bizden bir adamın bir oğlu oldu da ona el-Kasım adını verdi. Bunun üzerine ashab: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sormadıkça onu (Ebu'l-Kasım diye) künyelemeyiz, dediler. (Gidip sorduktan sonra Allah Rasulü): Benim adımı ad olarak veriniz ama benim künyem ile künyelenmeyiniz, buyurdu."
Aişe r.anha şöyle anlatmıştır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sizler yalın ayak, çıplak, sünnetsiz olarak toplanacaksınız" diye haber verdi. Aişe şöyle devam etti: Ben de "Ya Resulallahi Erkekler ve kadınlar birbirlerine (avret yerlerine) bakarlar" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Haşr işi, onların bunu düşünmelerinden bile çok şiddetli ve çetindir" buyurdu.
Ali r.a. şöyle demiştir: "Herhangi bir kimseye had cezası uygulayıp da onun ölmesi ile üzüntü duymazdım. Ancak böyle bir üzüntüyü içki içen kimse hakkında duyardım. İçki içen kimse had cezasından dolayı ölseydi, muhakkak onun diyetini verirdim. Bunun sebebi şudur: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, içki içenin cezası hakkında bize sabit bir sayı ile vurarak had uygulamamız konusunda kesin bir hüküm bildirmemiştir."
Enes b. Malik r.a. şöyle demiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Ahzab savaşı esnasında) soğuk bir günün sabahında hendek kazılan yere çıktı ve Muhacirlerle Ensar hendek kazıyorlardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem; "Allahumme inne'l-hayra hayru'l-ahire, Fağfir li'l-ensari ve'l-muhacira Allah'ım hayır ancak hayrıdır ahiretin, Lutfeyle ensara ve muhacire mağfiretini" diye dua etti. Orada bulunan sahabiler Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e; Nahnullezine bayeu Muhammedu A!e'l-cihadi ma bakina ebeda Bizleriz bey'at eden Muhammed'e Cihada yaşadıkça devam edeceğiz. diye cevap verdiler.
Bize Yahya b. Habîb el-Hârisi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâîid yâni İbnü'l-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdullah b. Abdillâh'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletti: "Ensarı sevmek iman'ın alameti, onlara buğz etmek münafıklığın aıametidir."
Bana Yahya b. Habib el-Hârisi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid —ki İbnü'l Haîris'dir— rivayet elti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b..Ebi Bekir, Enes'den, o da Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den büyük günahlar hakkında şöyle buyurduğunu nakletti: "Allah'a ortak koşmak, anne babaya itaatsizlik etmek, canı öldürmek ve yalan söylemek. "
Bana Zuheyr b. Harb da tahdis etti, bize Cerir tahdis etti. (H) Bize Said b. Amr el-Eş'asi de tahdis etti, bize Abser tahdis etti. (H) Bana Yahya b. Habib el-Harisi de tahdis etti. Bize Halid -yani b. Haris- tahdis etti. Bize Şube tahdis etti. Hepsi bu isnad ile hadisi aynen nakletti. Şube'nin, Süleyman'dan rivayetinde Süleyman: Zekvan'ı dinledim, dedi.
Bunu bana Yahya b. Habib el-Harisı de tahdis etti. Bize Halid -yani b. el-Haris- tahdis etti. (H) Bana Muhammed b. Hatim de tahdis etti. Bize Yahya b. Said tahdis etti. (H) Bana Muhammed b. el-Velid de tahdis etti, bize Muhammed b. Cafer tahdis etti. Hepsi Şu'be'den bu isnad ile hadisi aynen nakletti, ancak Yahya b. Said'in rivayetinde: "Koyun, av ve ziraat köpeğine ruhsat verdi" fazlalığı vardır. Fakat Yahya'dan başka "ziraat" kaydını zikreden yoktur
Bana Yahya b. Habib el-Harisı de tahdis etti. Bize Halid -yani b. Haris- tahdis etti. Bize Şu'be tahdis etti. Bana Süleyman haber verip dedi ki: Ben Münzir'i, Muhammed b. Ali'den, o Ali'den şöyle dediğini naklederken dinledim: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e Fatıma'dan dolayı mezi hakkında soru sormaktan haya ettim. Bundan dolayı Mikdad b. Esved'e söylemem üzerine o O'na sordu, Allah Resulü: "Ondan dolayı abdest gerekir" buyurdu.
Bana Yahya b. Habîb el-Harisi dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Halid —ki îbnil Haristir— rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Katade'den, naklen rivayet etti. Demiş ki: Enes'i şöyle derken dinledim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı uyurlar sonra abdest almadan namaz kılarlardı. Şu'be demiş ki: Katade'ye «Sen bunu Enes'den mi işittin?» dedim: Evet İyvallah!» cevabını verdi.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibn-i Beşşâr rivayet ettiler, Dedilerki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. H. Bu hadîsi bana Yahya b. Habib de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (Yâni îbnil Haris) rivayet etti. Bunların ikisi de: Bize Şu'be bu isnâdla rivayet etti, demişlerdir. İbni Câ'fer hadisinde: «Hiçbiriniz kollarını köpeğin yayılması gibi yaygı yapmasınI» ibaresi vardır.