Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
İbn Ebi Müleyke'nin naklettiğine göre Abdullah İbn Ömer yılanları öldürürdü fakat daha sonra bunu yasakladı. İbn Ömer şöyle demişti: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir bahçe sökerken orada bir yılan derisi gördü ve: 'Bakın, yılanı bulun ve öldürün!' buyurdu. Oradakiler de aramaya koyuldular. İşte ben yılanları bu yüzden öldürüyordum.
Fakat bir defasında Ebu Lübabe ile karşılaştım ve bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: 'Sırtında iki beyaz çizgi bulunan zehirli, kuyruğu küt / güdük yılanlar dışındaki yılanları öldürmeyin. Böyle olan yılanlar hamile kadınların çocuklarını düşürmelerine sebep olur ve gözün nurunu söndürür. Bunları öldürün!' buyurduğunu nakletti."
Aişe radiyallahu anha'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hesaba çekilen herkes mutlaka helak olur" buyurdu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Canım sana feda olsun! Allah Teala: 'Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür, '(İnşikak 7-8) buyurmuyor mu?" diye sordum. O da şöyle buyurdu: "Bu ayette insanların hesaba sunulacakları arz'dan bahsedilmektedir. Kimin hesabı uzarsa o kişi helak olur. "
Aişe r.anha şöyle anlatmıştır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sizler yalın ayak, çıplak, sünnetsiz olarak toplanacaksınız" diye haber verdi. Aişe şöyle devam etti: Ben de "Ya Resulallahi Erkekler ve kadınlar birbirlerine (avret yerlerine) bakarlar" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Haşr işi, onların bunu düşünmelerinden bile çok şiddetli ve çetindir" buyurdu.
Aişe r.anha'nm nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Kıyamet günü inceden inceye hesaba çekilen bir kimse muhakkak helak olur" buyurdu. Ben "Ya Resulallah! Allah Teala 'Kimin kitabı sağından verilirse kolay bir hesabla hesaba çekilecek'(İnşikak 7, 8) buyur mu yar mu?" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bu (senin söylediğin) ancak bir arzdır. Kıyamet günü ince hesaba çekilecek kimse muhakkak azab olunur" buyurdu.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Bekr Es-Sehmî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlim b. Ebi Sağıra, Ebû Kazea'dan naklen rivayet etti ki, Ahdülmelik b. Mervân Beyt-i Şerifi tavaf ederken anîden şunları söylemiş : — Allah İhni Zübeyrin belâsını versin. Ümmü'I-mü'minin üzerinden yalan söylüyor: Ben ona Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Yâ Âişe! Kavmin küfürden yeni kurtulmuş olmasaydı ben Beyt-i Şerifi yıkar, ona Hicr'den ilâve yapardım. Çünkü kavmin binada noksanlık yapmışlardır buyurdu» derken işittim, diyor. Bunun üzerine Haris b. Abdillâh b. Rebîa: — Öyle deme yâ emire'l-mü'minîn! Ümmü'l-mü'mininin bunları söylediğini ben de işittim,, demiş. Abdû'l-Melik: — Bunu Kâ'be'yi yıkmadan işîtseydim, onu İbni Zübeyr'in bina ettiği şekilde bırakırdım, demiş.
Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Yûnus, Simâk b. Harb'dan rivayet etti ki, ona da Alkame b. Vâil, ona da babası rivayet etmiş. (Demişki): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le beraber otururken ansızın bir adam birini bir tasma yedekle yederek geliverdi; ve: Ya Resûlâllahî Bu adam benim kardeşimi öldürdü! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onu öldürdün mü? diye sordu. (Getiren zât: O i'tirâf etmezse aleyhine beyyine getireceğim; dedi.) (Getirilen) Evet, öldürdüm, dedi. «Onu nasıl öldürdün?» diye sordu. — İkimiz bir ağaçtan yaprak silkiyorduk. Derken bana söğerek beni kızdırdı. Ben de balta ile başına vurdum ve öldürdüm; dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Kendin namına ona verecek bir şeyin var mı?» diye sordu. — Benim elbisemle baltamdan başka malım yoktur, cevabını verdi. «Kavmin seni satın alırlar sanırmısın?» buyurdu. Adam: — Ben kavmimce beş para etmem! dedi. Bunun üzerine ona yedeğini atarak: «Al arkadaşınıl» buyurdu. Adam da onu alıp gitti. O gittikten sonra Rcsûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onu öldürürse o da onun gibi olur.» buyurdular. Derken adam döndü ve: — Yâ Resûlâllah! Duydum ki sen : «Onu öldürürse o da onun gibi olur» tuyurmuşsun; halbuki ben onu senin emrinle aldım; dedi. Bunun üzerine Resûlullsh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onun seninle kardeşinin günahlarınızı üzerine almasını istemez misin?» buyurdular. Adam: — Yâ Nebiyyallâh! (Gâlibâ) hay hay dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İşte bu onun gibidir.» buyurdu. Adam da onun yedeğini attı ve ona yol verdi.
Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Melik (yâni İbni Ebî Süleyman) rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Yûnus rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Halef de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Ebî Bükeyr rivayet etti. (Dediki): Bana İbrahim (yâni îbni Nâfi') rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Müslim b. Yennâk'dan, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Yalnız Ebû Yûnus'un hadîsinde: «Müslim Ebû'l-Hasen'den» kaydı vardır. Ve toptan hepsinin rivayetlerinde : «Bir kimse örtüsünü sürüklerse...» ifadesi vardır. «Elbisesini...» dememişlerdir.
Bize UbeyduUah b. Muaz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Yûnus, Simâk'dan rivâyat etti. (Demişki): Nu'man b. Beşîr hutbe okudu da şunu söyledi: «Allah'ın kulunun tevbesine sevinmesi, azığını, su tulumunu bir deveye yükleyen, sonra yürüyen. Nihayet bir çorak yere vardığı vakit kaylûle (uykusu) gelen ve inerek bir ağaç altında istirahat eden, derken uyuya kalan ve devesi sıvışıp giden, az sonra uyanarak bir tepeye koşan, fakat hiç bir şey göremeyen, sonra ikinci tepeye koşan, fakat yine bir şey görmeyen, sonra üçüncü tepeye koşan, yine bir şey görmeyen, bunun üzerine dönen ve istirahat ettiği yere gelen. Orada otururken ansızın devesi yürüyerek geliveren hatta yedeğini eline koyan bir adamın sevincinden... Evet! Allah'ın kulun tevbesine sevinci bu adamın devesini bulduğu vakit hâline sevinmesinden daha çoktur.» Simâk demiş ki: Şâ'bi, Nu'man'ın bu hadîsi Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref ettiğini söyledi. Bana gelince: Ben onu işitmedim
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Hatim b. Ebî Sağîra'dan rivayet etti. (Demişki): Bana İbni Ebî Müleyke, Kaâsım b. Muhammed'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «İnsanlar kıyamet gününde yalınayak, çıplak, sünnetsiz olarak haşredilecek.» buyururken işittim. — Yâ Resûlallah! Kadın ve erkekler beraber olup, birbirlerine bakacaklar'mı? dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Yâ Âişe! Mesele birbirlerine bakmaktan da kötü!» buyurdular
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Hâlid El-Ahmer, Kâsım b. Ebî Sağîra'dan bu isnadla rivayet etti. Ama hadisinde «sünnetli olarak...» tâbirini anmadı
Bana Abdurrahman b. Bişr b. Hakem El-Addî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yâni; İbni Said El-Kattân) rivayet etti. (Dediki); Bize Ebû Yûnus El-Kuşeyrî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Müîeyke, Kaâsım'dan, o da Aişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyrudular: «Hesaba çekilen hiç bir kimse yoktur ki helak olmasın.» Ben : — Yâ Resûlallah! Allah, kolaycacık hesaba çekilecek buyurmuyor mu? dedim. «O arzdır. Lâkin hesabta münakaşa edilen helak olmuştur.» buyurdular.