

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Hacc» bahsinin birkaç yerinde dört tarikten rivayet ettiği gibi «Ehâdîsû/l-Enbiyâ» ve «Tefsir» bahislerinde; Nesâî dahi «Hacc», «İlim» ve «Tefsir» bahislerinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Kureyş'in Kâ'beyi bina ederken işi kısadan tutmasından murâd mâlî kudretleri yetmediği için binayı eski temelleri üzerine kurmayıp bir kısmını binânın dışınde bırakmalarıdır. İbni Zübeyrin halka gösterdiği eski temel Hz. İbrahim (Aleyhisselam) zamanından kalmadır. Ulemânın beyânına göre Kâbe-i Muazzama beş defa; yapılmıştır. İlk defa melekler tarafından, ikincide Hz. İbranim , üçüncüde câhiliyet devrinde Kureyş tarafından, dördüncü de: İbni Zübeyr, beşincide Haccâc b. Yûsuf taraflarından bina edilmiştir. Bugünkü şekli Haccâc zamanından kalmadır. Bazıları Haccâc'dan sonra iki yahut üç defa yenilendiğini söylemişlerdir. Sonraları ulemâ Beyt-i Şerîf'in yıkılıp yapılmasına cevaz vermemişlerdir. Hattâ Hârûne'r-Reşîd'in Kâbe'yi yıkarak yeniden İbni Zübeyr'in bina ettiği şekilde kurmak istediği ve bunu İmam Mâlik'e sorduğu vakiî Hz. İmam’ın : «Allah aşkına yâ Emire'l-Mu'minîn, bu Beyti hükümdarlara oyuncak yapma. Herbiri onu bozarak yeniden yapmak ister. Bu suretle Bcyt-i Şerifin heybeti insanların kalplerinden gider.» dediği rivayet olunur. Hz. Abdullah b. Ömer'in: «Eğer Âişe bu sözü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den işittiyse...» demesi Kadî İyâd'in beyânına göre Hz. Âişe'nin rivayetini zayıf göstermek veyâ doğruluğunda şüpheye düşürmek için değildir. Zira Hz. Âişe (Radiyallahu anha) bellsyiş, zabt ve nakil hususunda hadîsinde asla şüphe edilmeyen bir sahabîyedir. Lâkin Araplar ekseriya bir sözü böyle şüpheye düşürecek tarzda rivayet ederler. Bu gibi sözlerden murâd yakînen inançtır. Hicr : Kâbe.i Muazzama'nın batı tarafındaki yarım duvarla çevrilen yarım dâire şeklindeki yerdir. Rivayetlerin bâzılarında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu yerden. Kabe'ye altı arşın, diğer bazılarında beş arşın, bir rivayette yedi arşına yakın bir miktar katmak istediği bildirilmektedir. İbni Salâl bu bâbdaki rivayetlerinde muzdarip olduğunu söylemiş ve : «Farz yakînen sâkıt olmak için 'bunların ziyâde bildireni ile amel etmek gerekir.» demiştir. Nevevî diyor ki: «Ulemâmıza göre Hacer-i Esved'den sonra gelen kısımdan altı arşın mikdânndaki yer bilittifâk Kabe'den sayılır. Fazlası hakkında hilaf vardır. Bir kimse Beyt-i Şerîf'i altı arşından fazla uzaktan tavaf etse ulemâmızdan bu hususta iki kavil vardır. Birinci kavle göre bu tavaf caizdir. Delili sadedinde bulunduğumuz hadîslerin zahirleridir. Horasan'lı ulemâmızdan birçokları bu kavli tercih etmişlerdir. İkinci kavle göre Hicr'in içinden veya duvarından tavaf caiz değildir. Tavaf, Hicr'in dışından yapılır. Sahih olan kavil de budur. İmam Şafiî'den nassan rivayet edilen kavil bu olduğu gibi Irak'lı ulemâmızın cumhuru kat'iyyetle buna kâail olmuş; Ashâb-ı Kiram'ın cumhuru dahî bunu tercih etmişlerdir. Ebû Hanîfe 'den başka bütün müslüman ulemâsı buna kaaildirler. Ebû Hanîfe ise (Hicr'in içinden tavaf eden bir kimse Mekke'de kalırsa tavafını iade eder. Yeniden tavaf etmeden Mekke'den dönerse kurban keser ve yaptığı tavafı kendisine kâfi gelir.) demiştir. Cumhur'un delili Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleın)'in hicr'in arkasından tavaf etmesinden ve (Hacc ibâdetlerinizi almalısınız) buyurmasıdır. Müslümanlar Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanından bugüne kadar bu şekilde amel etmişlerdir. Hicr'in hepsi yahut bir kısmı Beyt-i şerîfden ma'dûd olsun tavaf mutlaka onun arkasından yapılır, Nitekim Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öyle yapmışdır.» Kâ'be'yi yıktıktan sonra İbn-i Zübeyr'in bir takım direkler diktirmek, üzerlerini perdelerle örtmesi o günlerde namaz kılanlar, onlara karşı dursun ve Kabe'nin yerini bilsinler diyedir. Bu direkler bina duvarları bir hayli yükselip herkes tarafından görülmeye başlanıncaya kadar durmuş, sonra kaldırılmışlardır. Abdülmelik'in: «Biz İbni Zübeyr'in berbâd ettiği bir şeyde yokuz» sözünden muradı İbni Zübeyr'i ayıplamaktır.» Kabe'nin İbni Zübeyr tarafından yapılmasına altmışdört târihinde başlanılmış, altmjşbeş senesinde bitirilmiştir. İbni Zübeyr üzerine gönderilen ordu Şamlılar'dan müteşekkildi. Bunu Yezîd b. Muâviye gondermişdi. Ordu Harem-i Şerîf-i ifsâd etmiş, pek çok kanlar dökmüş, mancınıklarla taş atarak Kâbe'yi hasara uğratmış nihayet Mekke'den çekilmezden önce Yezîd'in ölüm haberi gelmiştir. Bu harbin sebebi İbni Zübeyr'in hilâfet hususunda Yezîd'e bey'at etmemesidir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.