

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "yanında bir şey var mı?" derken, "yiyecek" bir şey olup olmadığını sormak istemiştir. Nüseybe, Ümmü Atıyye'nin adıdır. Nüseybe, kendisine sadaka olarak gelen koyunda tam mülkiyet sahibi olduğu için hediye etmiş ve koyunun sadaka olma niteliği "hedîye'liğe dönüşmüştür. Böylece sadaka haram olmasına rağmen, söz konusu koyunun eti helal hale gelmiştir. Bu konudaki açıklama "hibe"
konusunda gelecektir. Buharî, Berîre ve Ümmü Atıyye olaylarından, "Haşimîler, zekat memuru olarak çalışırlarsa, bu hisseden zekat alabilirler" hükmünü çıkarmıştır. Çünkü bu, emeğinin karşılığıdır. Haşimîlerin, önceden sadaka olan bir şeyi, hediye olarak alması nasıl sadaka olarak değerlendirilmeyip helal oluyorsa, aynı şekilde emeğinin karşılığı olarak sadaka malından alması da helal olur. Bu, sadaka aldığı anlamına gelmez.
Buharî'nin çıkardığı diğer bir hüküm de şöyledir: Resûlullah'ın hanımlarına, nafile olarak verilen sadakalardan yemek caizdir. Çünkü onlar, kendileri ile Resulullah'ı farklı değerlendirmiş, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de buna karşı çıkmamıştır. Sadece onlara, sadaka verilen kimsenin tasarrufu sonucu bu sadaka, sadaka olmaktan çıkmış hediye olduğunu haber vermiştir. Bu konudaki açıklama yukarıda yer almıştı. Allah (c.c) en iyisini bilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.