Ebû Berze künyesiyle tanınan sahâbînin adı ve nesebi hakkında farklı rivayetler bulunmakla birlikte en yaygın kabul edilen adı Nadle b. Ubeyd'dir. Eslem kabilesine mensuptur; Nadle b. Abdullah ve Abdullah b. Nadle şeklinde kayıtlar da vardır. Hz. Peygamber'in adını Abdullah olarak değiştirdiği de nakledilir. Erken dönemde Müslüman olanlar arasında sayılır; yoksulları doyurmaya olan düşkünlüğüyle de tanınırdı.
Hayber, Mekke'nin fethi ve Huneyn dahil yedi sekiz gazveye katıldı. Mekke'nin fethi günü Kâbe'nin örtüsüne sığınan Abdüluzzâ b. Hatal'ı Resûlullah'ın izniyle öldüren odur. Hz. Peygamber'in vefatından sonra Basra'ya yerleşti ve Horasan fetihlerinde bulundu. Sıffîn'de Hz. Ali'nin safında yer aldı, Nehrevan Savaşı'na ve Mühelleb b. Ebû Sufre'nin Ezârika'ya karşı savaşına da katıldı.
Hz. Peygamber ve Hz. Ebû Bekir'den kırk altı hadis rivayet etmiş, bunların on yedisi Kütüb-i Sitte'de yer almıştır. Oğlu Mugîre, Ebû Osman en-Nehdî ve Hasan-ı Basrî ondan hadis alanlardandır. Vefat yeri kesin olarak bilinmemekle birlikte Horasan'da öldüğü rivayet edilir; Buhârî'nin kanaatine göre h. 65 / m. 685 yılına kadar yaşamıştır.
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Ebu Berze'den şöyle nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizden biri yanı başındaki arkadaşını tanıdığı kadar aydınlık olunca sabah namazını kıldırırdı. Fatiha'dan sonra atmış ile yüz âyet arasında Kur'an okurdu. Öğle namazını ise, güneş en yüksek konuma geldikten sonra batmaya doğru meylettiği zaman kıldırırdı. İkindi namazını öyle bir zamanda kıldırırdı ki, namazdan sonra bizden biri 'Medine'nin en ücra köşesine gidip geldiği halde güneş hâlâ batmamış olurdu. Akşam namazı hakkında ne söylediğini unuttum deniştir. {Ebu Berze) 'Yatsı namazını İse, gecenin 2/3'üne kadar geciktirmekte bir sakınca görmezdi' demiştir. Bir başka seferinde ise 'Gece yarısına kadar te'hirde sakınca görmezdi' demiştir. Muaz, Şu'be'nin şöyle dediğini nakletmiştir: 'Bir defasında onunla karşılaştım, gecenin 1/3'üne kadar geciktirmekte sakınca görmezdi' demiştir. Tekrar: 547, 568, 599, 771.
Ebu Berze (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yatsı namazından önce uyumayı, yatsı namazından sonra konuşmayı sevmezdi."
Ebu Berze şöyle demiştir: "Yüce Allah İslamla ve Muhammed'le ihtiyacınızı gidermiş veya sizi uyandırmıştır." Ebu Abdullah şöyle demiştir: Bu rivayette "......" yuğnikum fiili geçmektedir. O aslında "" "ne'aşekum" şeklindedir. I'tisam Bölümünün aslına bakmak gerekir.
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b, Harun, Teymi'den, o da Ebu'l Minhal'den, o da Ebu Berze'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazında altmışdan yüze kadar âyet okurmuş.
Bize Ebu Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyan'dan, o da Halid El-Hazzâ'dan, o da Ebu'l-Minhâl'den, o da Ebu Berzete'l-Eslemî'den naklen rivayet etti. Ebu Berze şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazında altmışla yüz âyet arası okurdu». İzah’ı 463 te.
Bize Ubeydullâh b. Muâz rivayet etti. (Dediki) : Bize babam rivayet etti. (Dediki) : Bize Şu'be, Seyyar b. Selâme'den rivayet etti, demiş ki: Ebu Berze'yi şöyle derken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bazen yatsı namazını gece yarısına kadar te'hîr etmekde bir beis görmezdi. Yatsıdan evvel uykuyu, ondan sonra konuşmayı sevmezdi.» Şu'be demiş ki: «Sonra Seyyâr'a başka bir defa rastladım. O defa Seyyar (yahut gecenin üçte birine) dedi.»
Bize bu hadîsi Ebu Kûreyb de rivayet etti. (Dediki) : Bize Süveyd b. Amr El-Kelbî Hammâd b. Seleme'den, o da Seyyâr b. Selâme Ebu Minhâl'den naklen rivayet etti. Demişki: Ben, Ebu Berzete'l-Eslemî'yi şöyle derken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsıyı gecenin üçte birine kadar te'hîr ederdi. Yatsıdan önce uykuyu ve ondan sonra konuşmayı sevmezdi. Sabah namazında yüzle altmış arası âyet okurdu. Namazdan biri birimizin yüzünü tanıyacak kadar aydınlık olduğu zaman çıkardı.»
Bize İshâk b. Ömer b. Selit rivayet etti. (Dediki): Bize Hanımad b. Seleme, Sâbit'den, o da Kinine b. Nuaym'dun, o da Ebû Berze'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gazalarından birinde bulunuyormuş. Derken Allah kendisine ganimet vermiş ve ashabına : «Bir kaybınız var mı?» diye sormuş. Ashab ; — Evet; Filân, filân ve filân! (aranmaktadır) demişler. Sonra (yine): «Bir kaybiniz var mı?» diye sormuş. Ashab: — Evet! Filân, filân ve filân! (aranmaktadır) demişler. Sonra tekrar: «Bir kaybınız var mı?» diye sormuş. (Bu sefer) : — Hayır! demişler. «Lekin ben Cüleybib'i kayıp görüyorum, onu hemen arayın!» buyurmuş. Onu ölenlerin içinde aramışlar ve kendi öldürdüğü yedi kişinin yanı başında bulmuşlar. Sonra (düşmanlar) oau öldürmüşler. Ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek onun baş ucunda durmuş ve şöyle buyurmuş : «Yedi kişi öldürdü. Sonra onu öldürdüler. Bu bendendir. Ben de ondanım! Bu bendendir, ben de ondanım!» Müteakiben onu iki kolunun üzerine koymuş. Kendisinin Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kollarından başka kolu yokmuş. Ona bir kabir kazmış ve kabrine koymuş. Ebû Berze yıkamaktan bahsetmemiştir.
Bize Said b. Mensur rivayet etti. (Dediki): Bize Mehdi b. Meymûn, Ebû'l-V âzı'dan, o da Câbir b. Amr Er-Râsibi'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ebû Berze'yi şunu söylerken işittim : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Arab kabilelerinden birine bir adam gönderdi. Onlar bu zâta sövmüşler ve kendisini dövmüşler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek haber verdi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sen Uman ahâlisine gitseydin. Sonra sövmezler ve seni dövmezlerdi.» buyurdular..
Bize Ebû Kâmil El-Cahderî Fudayl b. Hüseyn rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid (yâni İbni Zürey') rivayet etti. (Dediki): Bize Teymî, Ebû Osman'dan, o da Ebû Berzete'I-Eslemî'den naklen rivayet etti. Bir defa bir cariye, üzerinde cemâatin bazı eşyası bulunan dişi bir deveye binmişti. Aniden Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördü. Dağın da dar yerine gelmişlerdi. Kadın : — Hal (deh) ! Allahım, buna lanet et! dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Üzerinde lanet bulunan bîr deve bizimle beraber olmasın!» buyurdular.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Eban b. Sam'a'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû'l-Vâzi' rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Berze rivayet etti. (Dediki): — Yâ Nebiyyallah! Bana faydalanacağım bir şey öğret, dedim. «Müslümanlara yolundan ezâ (veren şeyi) gider!» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Bekr b. Şuayb b. Habhâb, Ebû'l-Vâzi' Er-Râsibî'den, o da Ebû Berzete'l-Eslemî'den naklen haher verdi ki: Ebû Berze şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Yâ Resûlallah! Ben bilmiyorum. Olur da sen (dünyadan) gidersin, ben senden sonraya kalırım. İmdi bana bir şey lütfet ki, onunla Allah bana fayda versin! dedim. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'. «Şöyle şöyle yap! (Ebû Bekr bunu unutmuştur.) Bir de yoldan ezâ (veren şeyi) gider!» buyurdular.