Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bu hadîsi hana İshak b. Ömer b. Selit El-Hüzeli dahi rivayet etti. (Dediki) Bize Abdülâzîz yani İbni Müslim rivayet etti. (Dedi ki) Bize Dırâr b. Mürrâ yani Ebû Sinan bu isnâdla rivayette bulundu, dedi ki : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Oruçlu Allah'a kavuştuğu ve Aîlah mükâfaatını verdiği vakit sevinir.» buyurdu.
Bize İshâk b. Ömer b. Selit rivayet etti. (Dediki): Bize Hanımad b. Seleme, Sâbit'den, o da Kinine b. Nuaym'dun, o da Ebû Berze'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gazalarından birinde bulunuyormuş. Derken Allah kendisine ganimet vermiş ve ashabına : «Bir kaybınız var mı?» diye sormuş. Ashab ; — Evet; Filân, filân ve filân! (aranmaktadır) demişler. Sonra (yine): «Bir kaybiniz var mı?» diye sormuş. Ashab: — Evet! Filân, filân ve filân! (aranmaktadır) demişler. Sonra tekrar: «Bir kaybınız var mı?» diye sormuş. (Bu sefer) : — Hayır! demişler. «Lekin ben Cüleybib'i kayıp görüyorum, onu hemen arayın!» buyurmuş. Onu ölenlerin içinde aramışlar ve kendi öldürdüğü yedi kişinin yanı başında bulmuşlar. Sonra (düşmanlar) oau öldürmüşler. Ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek onun baş ucunda durmuş ve şöyle buyurmuş : «Yedi kişi öldürdü. Sonra onu öldürdüler. Bu bendendir. Ben de ondanım! Bu bendendir, ben de ondanım!» Müteakiben onu iki kolunun üzerine koymuş. Kendisinin Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kollarından başka kolu yokmuş. Ona bir kabir kazmış ve kabrine koymuş. Ebû Berze yıkamaktan bahsetmemiştir.
Bana İshak b. Ömer b. Selit El-Hâzelî rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğîra, Sabit'ten, rivayet etti. (Demişki): Evet, Enes: Ben Ömer'le beraberdim, dedi. H, Bize Şeybân b. Ferrûh da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğıra, Sâbit'ten, o da Enes b. Mâlik'den, naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Mekke ile Medine arasında Ömer'le beraber idik. Hilâl'e bakıştık. Ben keskin gözlü bir adamdım ve onu gördüm. Benden başka onu gördüğünü söyleyen kimse olmadı. Ömer'e, onu göremiyor musun? demeye başladım. Ömer onu bir türlü göremiyordu. Onu döşeğim üzerine yatarak göreceğim, dedi. Sonra bize Bedir muhariplerinden bahsetmeye başladı ve şöyle dedi: Hakikaten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dün bize Bedir muhariblerinin düşecekleri yerleri gösteriyor: «Şurası yarın inşallah filânın düşeceği yerdir.» buyuruyordu. Müteakiben Ömer şöyle dedi: Onu hakla gösteren Allah'a yemin ederim ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in çizdiği hududu şaşmıyorum. Bedir'de öldürülenler birbirleri üzerine bir kuyuya atıldılar. Resûlullah. (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de giderek yanlarına vardı ve: «Ey filân oğlu filân! Ey fitân oğlu filân! Allah'ın ve Resulünün sîze va'd-ettiklerini hak buldunuz mu? Ben Allah'ın bana va'dettiğini hak buldum.» buyurdular. Ömer : — Yâ Resûlallah! Ruhları olmayan cesetlerle nasıl konuşuyorsun? dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onlara söylediklerimi siz onlardan daha iyi işitir değilsiniz. Şu kadar var ki, bana bir cevab vermeye kadir değillerdir.» buyurdular.