

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Enes hadîsini Buhârî Mevâkîtu's-Salât» bahsinde Ebu Dâvûd ile Nesâî dahî (Kitâbu's-Salât da tahrîc etmişlerdir. Rivayetler arasında az çok lâfız değişiklikleri vardır. Bu hadîsde: «Her kim bir namazı unutursa; onu hatırladığı vakit kılıversin!» Buyurulduğuna göre kazanın namaz hâtıra geldiği an yapılması iktizâ eder. Hâlbuki kaza mes'elesi bilittifâk müvessa' farzlardandır. Yâni kaza için vakit genişdir. Ne zaman istenirse, o zaman yapılır; denilirse; bu suâle şöyle cevap verilir: Mezkûr cümlenin mânâsı: kazaya namazı olduğunu hatırlar da, bu hatırlama bir müddet devam eder; o esnada kaza namazını kılarsa, o kimse için «Hatırladığı anda, namazını kıldı,» denilebilir. Hatırına geldiği an, hemen kılması lâzım değildir. Aynı suâle şöyle de cevâp verilmişıir: «izâ» kelimesi, şart mânâsı ifâde eder. Şart'ın cezası derhâl lâzım gelmez. Yalnız ceza filcümle şart üzerine terettüp eder. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «O namazın, bundan başka kefareti yokdur.» buyurmakla, namazın kazasına işaret etmişdir. Çünkü hatırlandığı zaman kılınacak namaz, kaza namazıdır. Keffâret de günâhı örten şey'den ibâretdir. Hattâbî diyor ki: «Bu sözün iki veche ihtimâli vardır. Birinci veche göre namazın kazadan başka keffâreti yokdur. İkinci veçhe göre, namazı unutmakdan dolayı bir ceza veya sadaka yahut namazın iki kat kılınması gibi bir şey lâzım gelmez. Unutan yalnız terk ettiği namazı kılar.» Fakat şunu unutmamalıdır ki «Kasden namaz terk edene kaza lâzım gelmez» diyenler, o kimsenin hâlini unutanın halinden daha hafif görmüş değillerdir. Bilâkis daha kötüdür. O derece ki artık kaza etse bile.yine günah sakıt olmaz. Onun için boşuna kaza ile uğraşmasın demek istemişlerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.