Ebû Cemre

Ebû · 3. tabaka

Nasr b. İmrân b. Isâm

Vefath. 128
KünyeEbû
Nisbeed-Dubaî, el-Basrî
Yaşadığı yerlerHorasan, Nîşâbur, Serahs
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Cemre şöyle demiştir: İbn Abbas Benî Abdülkays heyeti Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldi Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sordu: "Bu topluluk (bu heyet) kimdir? Sahabîler: "Onlar, Rebîa'dır" dediler. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara: "Merhaba (hoş geldiniz). Allah sizi utandırmasın, pişman etmesin" buyurdu. Onlar şöyle dediler: "Ey Allah'ın elçisi! Biz senin yanına ancak Haram aylarda gelebiliyoruz. Bizimle senin aranda Mudar kabilesinin kâfirlerinden falanca kabile var. Bize öyle kesin bir şey söyle ki yaptığımızda) cennete girelim". Ayrıca içecekler hakkında da soru sordular. Nebi s.a.v. onlara dört şeyi emretti, dört şeyi yasakladı. Onlara; yalnızca Allah'a inanmayı emrederek şöyle sordu: "Yalnızca Allah'a inanmak nedir bilir misiniz?" Onlar: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dediler. Nebi s.a.v. şöyle buyurdu: (Yalnızca Allah'a iman ) Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik etmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak ve ganimetin beşte birini (devlet hazinesine) vermeniz demektir'. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara şu dört şeyi (kullanmayı) yasakladı: Şarabın içinde saklandığı sırmalı sırmasız Hantem, Dübbâ, Nekîr, Müzeffet (mukayyer de demiş olabilir) gibi kaplardır. Onlara şöyle dedi: "Bunları ezberleyin ve geride kalanlarınıza da bildirin".
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Beşşâr ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre
Ebu Cemre İbn Abbâs'tan şöyle nakletmiştir: "Abdulkaysoğullarının heyeti, Allah Rasûlü'ne gelip: 'Biz Rabîa' kabilesinin bir koluyuz. Buraya ancak haram aylarda gelebiliriz. O halde bize öyle şeyler emret ki, onlara tutunalım ve buraya gelmeyen kabilemiz mensubu kimseleri buna davet edelim' dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Size şu dört şeyi emrediyorum: a) Allah'a iman. (Allah Resulü bunu şöylece açtklamıştır:) Yani, Allah'tan başka ilâh olmadığına ve benim Allah'ın elçisi olduğuma şehadet etmek. b) Namaz kılmak. c) Zekat vermek. d) Ganimet olarak elde ettiklerinizin beşte birini bana vermek. Şu dört şeyi de size yasaklıyorum: a) Dübâ: Su kabağı b) Hantem: Sırlı küp c) Mukayyar ziftli kap. d) Nakîr: Hurma ağacı kütüğünden oyularak yapılan kap.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Abbâd b. Abbâd ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Ebu Bekir İbn Ebî Musa babası kanalıyla Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şöyle dediğini nakletmiştir: "iki serin vakitteki namazları kim kılarsa cennete girer."
İbn Abbâs (Radiyallahu anh)'dan nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mescidinden sonra Cum'a namazı ilk olarak Bahreyn'in Cuvâsâ köyündeki Abdü'l-kays mescidinde kılınmıştır. Tekrar: 4371.
Abdullah İbn Abbas (radiyallahu anh) şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gece namazı on üç rek'at idi."
Ebu Cemre şöyle anlatır: "Ben temettu' haccı yapmak istedim. Fakat bazıları beni bundan alıkoymak istedi. Bunun üzerine durumu İbn Abbas'a (r.a.)'e sordum. O da bana temettu' haccı yapmamı emretti. Daha sonra bir rüya gördüm. Rüyamda bir kimse, "Temettu', kabul olunmuş bir hac ve umredir" diyordu. Olayı İbn Abbas'a anlattım. İbn Abbas (r.a.): "Temettu, Hz. Nebi'in sünnetidir. Sen benim yanımda kal, malımdan bir kısmını sana vereyim" dedi. Şu'be Ebû Cemre'ye, "İbn Abbas neden sana malından bir bölümünü vermek istedi?" diye sorunca Ebû Cemre, "Gördüğüm rüya sebebiyle" diye cevap vermiştir. Tekrar: 1688
Rivayet zinciri: Buhârî ← Âdem b. Ebû İyâs ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre
Ebu Cemre şöyle demiştir: İbn Abbas'a temettu' haccını sordum. Bana onu yapmamı emretti. Hedy kurbanını sordum. Bana, "Deve (dişi veya erkek), sığır, koyun kesmek veya (deve ya da sığırda) kurbana ortak olmak gerekir" dedi. Bazıları temettu haccını hoş karşılamazlardı. Bir gün uyudum ve rüyamda bir kişi bana, "Kabul olunmuş hac ve temettu haccı (umre):" dedi. Daha sonra İbn Abbas'a rüyamı anlatınca "Allahu Ekber, Ebu'l-Kasım'ın sünneti böyledir" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Mansûr ← en-Nadr b. Şümeyl ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre
İmran b. Husayn r.a.'dan rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "En hayırlı nesil benim zamanımda yaşayan nesildir; sonra onların ardından gelenler; sonra da onların ardından gelenlerdir." İmran diyor ki: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki mi, yoksa üç nesil mi saydı hatırlamıyorum." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sizden sonra öyle bir topluluk gelecek ki hıyanet edecekler ve onlara güvenilmeyecek; şahitlik yapacaklar ama şahitlik yapmaları istenmeyecek, adak adayacaklar ama yerine getirmeyecekler ve onlarda aşırı kiloluluk (şişmanlık, obezlik hastalığı) baş gösterecektir. " Tekrar: 3651, 6429, 6695
İbn Abbas r.a.'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Abdülkays heyeti bir defasında Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldi ve şunları söyledi: "Ey Allah'ın Resulü, biz Rebia oğullarından bir grubuz. Bizimle sizin aranızda Mudar müşrikleri bulunuyor. Bu yüzden yanınıza sadece haram aylarda gelebiliyoruz. Bize yapacağımız ve halkımızı çağıracağımız emirler verirseniz bunları yerine getiririz." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle buyurdu: "Ben size dört görevi emrediyorum, dört şeyi de yasaklıyorum. Emrettiklerim şunlardır: En başta Allah'a iman edip, Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet edeceksiniz. -Bu sırada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ellerini birleştirdi ve devam etti- Namazı kılacaksınız, zekat, vereceksiniz, Ramazan ayında oruç tutacaksınız ve ganimet olarak ele geçirdiğiniz malların beşte birini Allah için vereceksiniz. Yasakladığım şeyler ise: Dubba, nakfr, hantem ve müzeffettir. 3. RESULULLAH S.A.V.'İN VEFATINDAN SONRA EŞLERİNİN NAFAKASININ KARŞıLANMASI
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Hammâd b. Zeyd ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Cüveyriye İbn Kudame et-Temımi'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Hz. Ömer'i işittim. Biz Hz. Ömer'e: "Ey mu'minlerin emiri, bize tavsiyede bulun" dedik. O da: "Ben size Allah'ın zimmetine / ahdine bağlı kalmanızı tavsiye ederim. Çünkü bu ahit, Nebiinizin verdiği bir sözdür ve siz bu sayede ailelerinizin geçimini sağlıyorsunuz."
Ebu Cemre ed-Dubai anlatıyor: "Mekke'de Abdullah İbn Abbas ile oturuyordum. O sırada beni ateş bastı. Abdullah İbn Abbas bana şöyle dedi: "Zemzem suyu ile serinlemeye çalış, ateşini düşür! Nitekim Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: 'Bu hararet, adeta cehennemin bir yalazıdır. Hararetlenince su ile veya zemzem suyu ile ateşinizi düşürüp serinlemeye çalışın!' buyurdu," Buradaki şekk ravilerden Hemmam'a aittir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Muhammed ← Ebû Âmir el-Akadî ← Hemmâm b. Yahyâ ← Ebû Cemre
Said b. el-Müseyyeb dedi ki: "Bahira, tağutlar (putlar) adına başkası tarafından sağılması yasaklanan ve hiç kimse'nin sağmadığı (deve) vurulmayan (deve) demektir." Ebu Hureyre dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ben Huzaalı Amr b. Amir b. Luhay'ı cehennemde bağırsaklarını sürüklerken gördüm. O, saibeleri serbest bırakan ilk kişi idi. " Tekrar: 4623
Rivayet zinciri: Buhârî ← Zeyd b. Ahzem ← Ebû Kuteybe ← Müsennâ b. Saîd ← Ebû Cemre
İmran b. Husayn r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ümmetimin hayırlıları benim çağdaşlarımdır. Sonra onlardan sonra gelecekler, sonra onlardan sonra gelecekler. İmran dedi ki: Kendi çağdaşlarından sonra iki mi yoksa üç defa mı böyle zikrettiğini bilemiyorum. Daha sonra da sizin ardınızdan şahit!ik etmeleri istenmediği halde şahitlik edecek, emanete hainlik edecek, kendilerine güvenilmeyecek. Adaklarda bulunup, adaklarını yerine getirmeyecek kimseler gelecektir. Aralarında şişmanlık da baş gösterecektir
İbn Abbas r.a., dedi ki: "Ebu Zer', Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Nebilik verildiği haberini alınca kardeşine: (Devene) bin de şu vadiye git. Kendisinin bir Nebi olduğunu, semadan kendisine haber geldiğini iddia eden bu adam ile ilgili bana bilgi topla ve onun sözünü bizzat işit, sonra yanıma gel, dedi. Kardeşi gitti, onun yanına vardı, onun sözlerini dinledi. Sonra da Ebu Zerr'in yanına dönerek ona dedi ki: Ben onun ahlakın üstün değerlerini emrettiğini, şiir olmayan bir söz söylediğini gördüm. Ebu Zerr, bana istediğim bilgiyi beni rahatlatacak şekilde getiremedin, dedi. Bunun üzerine kendisi azığını hazırladı, içinde su bulunan kırbasını yüklendi. Nihayet Mekke'ye geldi. Mescide gitti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i aradı ama onu tanımıyordu. Ona dair kimseye bir şey sormaktan da hoşlanmadı. Sonunda gece oldu. Ali onu görünce bir yabancı olduğunu anladı. (Ebu Zerr) onu görünce onun (Ali'nin) arkasından gitti. Onlardan biri arkadaşına sabah oluncaya kadar hiçbir şey sormadı. Daha sonra kırbasını ve azığını taşıyarak mescide gitti. O gün geçip gitti ve akşam oluncaya kadar Nebi onu görmedi. Nihayet akşam olunca yatacağı yere geri döndü. Yine Ali yanından geçerek, bu adamın kalacağı yeri bilme zamanı gelmedi mi, dedi. Sonra onu kaldırdı ve onunla birlikte gitti, ama biri arkadaşına bir şey sormuyordu. Nihayet üçüncü gün oldu, Ali tekrar aynı şeyi yaptı. Yine onunla birlikte kalktı, gitti. Sonra, bana senin buraya neden geldiğini anlatmayacak mısın, dedi. Ebu Zerr, eğer bana mutlaka doğruyu göstereceğine dair bir söz ve bir ant verecek olursan anlatırım, dedi. O da istediğini verdi. Ebu Zerr de ona durumu bildirdi. (Ali) dedi ki: O haktır, o Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dir. Sabahı edince benim arkamdan gel. Ben senin için korkulacak bir şey görürsem su döker gibi duracağım. Yoluma devam ettiğim takdirde benim gireceğim yere sen de girene kadar arkamdan gel. O da bunu yaptı. Arkasından onu takip etmeye koyuldu. Nihayet (Ali) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna girdi. O da onunla birlikte girdi, bazı sözlerini dinledi ve hemen o yerde Müslüman oldu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona dedi ki: Sen kavminin yanına geri dön ve onlara bildir. Benim emrim (durumum) sana gelinceye kadar (öylece kal.) (Ebu Zer') dedi ki: Nefsim elinde olana yemin ederim ki onların (Kureyş'in) arasında bunu yüksek sesle bağırıp söyleyeceğim. Dışarı çıktı ve mescide gitti. En yüksek sesiyle bağırdı: Şahadet ederim ki Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur ve şüphesiz Muhammed Allah'ın Resulüdür. Hemen akabinde orada bulunanlar ayağa kalkıp canını acıtacak şekilde onu dövdüler. Abbas geldi, üzerine abanarak: Yazık size! Siz bunun Gıfar kabilesinden olduğunu bilmiyor musunuz? Sizin Şam'a giden ticaret yolunuzun üzerinde olduklarını bilmiyor musunuz, diyerek onu ellerinden kurtardı. Ertesi gün aynı şeyi yaptı, yine onu dövdüler, üzerine yürüdüler. el-Abbas da üzerine abandı (onu korudu)."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Abbâs ← Abdurrahman b. Mehdî ← Müsennâ b. Saîd ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Ebu Cemre'den: "İbn Abbas r.a.'a dedim ki: Benim testiler arasında nebizini tatlı olarak içtiğim nebiz yaptığım bir testim vardır. Eğer o nebizden çokça içip de (bu halde) arkadaşlarla uzun boylu oturacak olursam rezil ve rüsvay olmaktan korkarım. İbn Abbas dedi ki: Abdu'l-Kayslıların heyeti Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelince Allah Resutü şöyle buyurdu: Bu gelenlere merhaba! (Allah sizi) utandırmasın, pişmanetmesin .. Onlar da: Ey Allah'ın Resulü dediler. Bizlerle senin aranda Mudarlılardan olan müşrikler bulunmaktadır. Bu sebeple biz sana ancak haram aylarda ulaşabiliyoruz. Sen bize öyle bir takım emirler söyle ki, onları davet edelim. Allah Resulü şöyle buyurdu: Size dört şeyi emrediyor, dört şeyi de nehyediyorum: (Emrettiklerim) Allah'a iman -ki Allah'a imanın ne olduğunu biliyor musunuz? Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şehadet getirmektir.- Namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek, Ramazan orucu nu tutmak ve ganimetlerin beşte birini vermenizdir. Size şu dört hususu da nehyediyorum: (Bunlar) kabaklardan yapılmış kaplarda, içi oyulmuş kütüklerde, sırlı testilerde ve zift ile sıvanmış kaplarda yapılmış nebizleri de (içmek)."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Mansûr ← Ebû Âmir el-Akadî ← Kurre b. Hâlid ← Ebû Cemre
İbn Abbas r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mescidinde kılınan Cuma namazından sonra bir araya gelinerek kılınan ilk Cuma, Cuvasa denilen yerde -ki bu Bahreyn'de bir kasabadır- Abdu'l-Kayslıların mescidinde kılınmıştır."
Ebu Cemre'den, dedi ki: "Ben İbn Abbas'a kadınlarla mut'a nikahı yapmaya dair soru sorulduğunu, onun da buna ruhsat verdiğini dinledim. Onun bir azatlısı ona dedi ki: Ama bu ancak çok zor ve sıkıntılı hallerde ve kadınların oldukça az olduğu zamanlarda -ya da buna benzer hallerde- olabilir (değil mi?). İbn Abbas: Evet, diye cevap verdL"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Beşşâr ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
İbn Abbas r.a.'dan, dedi ki: ''Abdulkays oğulları heyeti Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldiklerinde, o: Horlanmayarak ve pişman olmayarak gelmiş bulunan bu heyete merhaba, diye buyurdu. Heyettekiler de: Ey Allah'ın Rasulü, biz Rabia'ya mensup bir kabileyiz. Seninle bizim aramızda da Mudarlılar vardır. Bu sebeple biz sana ancak haram aylarda ulaşabiliyoruz. Bundan dolayı sen bize kendisi ile cennete edelim, dediler. Buna karşılık Allah Rasulü şöyle buyurdu: Size dört şey(i emrediyorum), dört şey(i de nehyediyorum): Namazı dosdoğru kılınız, zekatı veriniz, ramazan ayı orucunu tutunuz, aldığınız ganimetierin beşte birini veriniz. Dubba, hantem, nakır ve müzeffet denilen kaplardan da içmeyiniz."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Imrân b. Meysere ← Abdülvâris b. Saîd ← Ebü't-Teyyâh ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
İmran İbn Husayn Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "En hayırlınız benim yaşadığım zamanda yaşayanınızdır. Sonra onlardan sonra gelenler gelir. (İmran Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu ifadeyi iki kere mi üç kere mi tekrarladığını hatırlamadığını söylemiştir). Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sözüne şöyle devam etmiştir: "Onlardan sonra şahitliğe çağrılmadıkları halde şahitlik eden, güvenilmeyen, ihanet eden, adak adarlar ve adaklarını yerine getirmezler, o toplumda şişmanlık yaygınlaşır.
İmran b. Husayn'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sizin en hayırlılarınız benim içinde bulunduğum nesildir. Sonra onların ardından gelenler, sonra da onların ardından gelenlerdir." İmran, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendi asrından sonra hayırlı asır olarak iki mi yoksa üç mü zikretti bilmiyorum, demiştir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem devamla "Sonra bir kavim gelir ki onlar adak adarlar ve bunu yerine getirmezler, hıyanet ederler ve kendilerine itimat edilmez; Bunlar şahitlik yapmaları istenmediği halde şahitlik ederler. Bunların arasında şişmanlık baş gösterecektir. "
Ebu Cemre ed-Duba'i şöyle demiştir: Ben İbn Abbas'a (Abdulkays heyeti olayını) sordum, o da şöyle dedi: Abdulkays heyeti, ResuluIIah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldi ve "Ya ResulaIIah! Seninle bizim aramızda şu Mudar kabilelerinden olan müşrikler vardır. Bizler sana ancak haram aylarda ulaşabiliyoruz. O halde sen bizlere öyle kestirme birtakım işler emret de bizler onları işIeyip, yapmakIa cennete girelim ve arkamızda kalanIarımızı da bu işleri yapmaya davet edelim!" dediler. ResuIuIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onIara şöyIe buyurdu: "Ben sizlere dört şeyi işlemeyi emrediyor ve dört şeyi de işlemeyi yasaklıyorum: Sizlere Allah'a iman etmeyi emrediyorum: Sizler Allah'a iman etmek nedir bilir misiniz? Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet etmek, namazı devamlı kılmak, zekatı vermek, ganimetten beşte birini vermektir. Ben sizlere dört şeyi yasaklıyorum: Dubba ve nakir denilen kaplarda, ziftlenmiş kaplarda ve hanteme denilen kapta (şıra) içmeyiniz!"
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Ali ← Ebû Âsım ← Kurre b. Hâlid ← Ebû Cemre
Bize Halef b. Hişam tahdis etti. Bize Hammad b. Zeyd, Ebu Cemre'den şöyle dediğini tahdis etti (1I46a): İbn Abbas (r.a.)'i dinledim. (H) Bize -lafız kendisinin olmak üzere- Yahya b. Yahya da tahdis etti. Bize Abbad, Ebu Cemre'den haber verdi. O İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle dediğini nakletti: - Abdulkays heyeti Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna gelip dediler ki: Ey Allah'ın Resulü bizler Rabia'nın bir koluyuz. Bizlerle senin arana da şu Mudar kafirleri engeldir. Senin yanına ancak haram ayında gelebiliyoruz. Bize kendisiyle amel edeceğimiz ve geride bıraktıklarımızı kendisine çağıracağımız bir emir ver. Allah Resulü şöyle buyurdu: "Size dört hususu emrediyor ve size dört şeyi yasaklıyorum: (Size emrettiklerim) Allah'a iman etmek -sonra bunu kendilerine açıklayarak şöyle buyurdu-: Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şahadet getirmek, namazı dosdoğru kılmak, zekatı vermek ve aldığınız ganimetIerin beşte birini vermeniz, size dubba'yı, hantem'i, nakir'i ve mukayyer'i yasaklıyorum." Halef (1I46b) rivayetinde: "Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet getirmek" deyip, bir parmağını yummuştur, ifadesini ekledi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Halef b. Hişâm ← Hammâd b. Zeyd ← Abdülazîz b. Suheyb ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Abbâd b. Abbâd ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Bana Ubeydullah b. Muaz da tahdis etti. (1/47b) Bize babam tahdis etti. (H) Bize Nasr b. Ali el-Cahdam'i de tahdis edip dedi ki: Bana babam tahdis etti. İkisi birlikte dediler ki: Bize Kurra b. Halid, Ebu Cemre'den tahdis etti. O İbn Abbas'tan, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu hadisi Şube'nin hadisi rivayetine yakın olarak rivayet etti ve (onun rivayetine göre Allah Rasulü) şöyle buyurdu: "Sizlere dubba, nakfr, hantem ve müzeffet'te yapılan şıra/arı yasaklıyorum. " İbn Muaz, hadisi rivayetinde babasından ziyade olarak şunları söylemektedir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayrıea Eşec'e yani Abdulkayslıların Eşec'ine şunları söyledi: "Şüphesiz sende Allah'ın sevdiği iki haslet vardır: Vakar ve ağır başlılık (aceleci olmamak)" Bunun tahrici de 115 ile aynıdır. 117. NOLU HADİS İÇİN
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Kurre b. Hâlid ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Nasr b. Ali ← babam ← Kurre b. Hâlid ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Bize Heddâb b. Hâlid El-Ezdi rivayet etti. (Dediki): Bize Hemmâm b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu Cemrete'd-Dubai, Ebu Bekir'den, o da babasından naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Her kim iki serinlik namazını kılarsa; cennete girdi demekdir.» buyurmuşlar.
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize İbni'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Ebû Cemre'den rivayet etti. Demişki: Ben, İbni Abbâs'ı: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin onüç rek'ât namaz kılardı.» derken işittim.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Vekî' haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rvâyet etti. (dediki): Bize Gunder ile Vekî' toptan Şu*be'den, rivayet ettiler. H. Bize, Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (dediki): Bize Ebû Cemre, İbni Abbâs naklen rivayet etti. îbni Abbâs: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kabrine kırmızı bir kadife konuldu.» demiş. Müslim der ki: «Ebû Cemre'nin ismi: Nasru'bnü Imrân, Ebû't -Teyyâh'ın ismi ise: Yezîdü'bnü Humeyd'dir. Bunların ikisi de Serahs şehrinde vefat etmişlerdir.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Vekî' ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Gunder ve Vekî' ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Yahyâ b. Saîd ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammedü'bnü Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ebû Cemrete'd-Dubaî'den dinledim; şunu söyledi: Ben, mut'a yaptım da bir takım insanlar beni, bundan menettiler. Ben de İbni Abhâs'a giderek bu meseleyi sordum. O, bana müt'ayı emretti. Sonra eve giderek, uyudum. Derken rüyamda bana biri geldi ve : — «Makbul Umre mebrûr hacc.» dedi. Bunun üzerine ben, İbni Abbâs'a giderek gördüğümü kendisine haber verdim. İbni Abbâs: «Allahu ekber! Allahu ekber! Ebû'l-Kaas\m (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünneti!» dedi.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abbâd b, Abbâd, Ebû Cemre'den, o da İbn-i Abbâs'dan naklen haber verdi. H. Bize Hanef b. Hişâm da rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd, Ebû Cemre'den rivayet etti. (Demişki): İbn-i Abbâs'ı şunu söylerken işittim. Abdul Kays hey'eti Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldi de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: «Sizi dübbâ', hantem, nekîr ve mukayyer'den nehy ediyorum!» buyurdular. Hammad'ın hadîsinde mukayyer'in yerine müzeffet'i koymuştur
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Abbâd b. Abbâd ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Halef b. Hişâm ← Hammâd b. Zeyd ← Abdülazîz b. Suheyb ← İbn Abbâs
Bize İbnî Ebi Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr b. Seriy rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd, Ebû Cemrete'd-Dübai'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbas şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine vahy geldiği halde Mekke'de onüç sene, Medine'de ise on sene kaldı. Altmışüç yaşında iken de vefat etti.
Rivayet zinciri: Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Bişr b. es-Serî ← Hammâd b. Seleme ← Ebû Cemre ← İbn Abbâs
Bana İbrahİm b. Muhanımed b. Ar'arate's-Sâmi ile Muhammed b. Hâtim rivayet ettiler. Hadisin siyakı, itibariyle birbirlerine yakındırlar. Lâfız İbni Hâtim'indir. (Dedilerki): Bize Abdurrahman b. Mehdi rivayet etti. (Dediki): Bize Müsennâ b. Said, Ebû Cemre'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Mekke'de Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bi'seti Ebû Zerr'in kulağına gelince kardeşine : — Hayvanına bin, şu vadiye git ve kendisine semâdan haber geldiğini söyleyen şu adam hakkında bana bilgi topla. Konuştuğunu dinle, sonra bana getir! demiş. Kardeşi yola koyulmuş ve Mekke'ye gelmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söylediklerini dinlemiş, sonra Ebû Zerr'e dönerek: __ Onu, iyi ahlâkı emrederken ve öyle bir söz söylerken gördüm ki, söz şiir değildir, demiş. Ebû Zerr : — Muradım hususunda bana şifâbahş olamadın, demiş. Hemen azığım almış ve içinde su bulunan bir tulumunu yüklenerek Mekke'ye gelmiş. Mescid'e vararak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i aramış. Kendisini tanımıyormuş. Onu sormaktan da çekinmiş. Nihayet akşamı bulmuş ve yatmış. Derken onu Ali görmüş ve bir yabancı olduğunu anlamış. Onu görünce peşine düşmüş ama birbirlerine hiç bir şey sormamışlar. Tâ ki, sabah olmuş. Sonra (Ebû Zerr) tulumcağızını ve azığıı yüklenerek mescide çekilmiş. O gün de öyle devam etmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göremiyormuş. Nihayet akşam olmuş. O yine yattığı yere dönmüş. Derken yanına Ali uğramış ve: Bu adama konağını bilme zamanı gelmedi mi? diyerek onu kaldırmış. Ve beraberinde götürmüş. Birbirlerine hiç bir şey sormuyorlarmış. Üçüncü gün gelince aynı şekilde hareket imiş. Ali yine onu kaldırarak beraberinde götürmüş. Sonra ona : — Bana anlatmıyacak mısın? Seni bu beldeye getiren nedir? demiş. Ebû Zerr : — Beni irşâd edeceğine ahd-ü misak verirsen (dediğini) yaparım, demiş. O da söz verme işini yapmış. Bunun üzerine Ebû Zerr ona (niçin geldiğini) haber vermiş. Ali: — Gerçekten o haktır. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) odur. Sabahladığın vakit beni tâkib et! Ben senin için korkulacak bir şey görürsem su dökermişim gibi yapacağım; geçip gidersem arkamdan gel ve benim girdiğim yere gir! demiş. Ebû Zerr de öyle yapmış ve Ali'yi takip ederek yola düşmüş. Nihayet Ali, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kanına girmiş. Onunla birlikte Ebû Zerr de girmiş. Artık onun söylediğini dinlemiş ve oracıkta müslüman olmuş. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Kavmine dön de emrim sana gelince onlara haber ver.» buyurmuş. — Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, onların arasında bunu haykıracağım, demiş ve çıkarak mescide gelmiş. Müteakiben var sesiyle: __ Şehadet ederim ki, Allah'dan başka ilâh yoktur. Ve Muhammed Allah'ın Resulüdür, diye bağırmış. Müşrikler ayaklanmışlar ve onu döşeğe düşürünceye kadar dövmüşler. Derken Abbâs gelerek üzerine kapanmış ve : — Yazıklar olsun size! Bunun Gıfâr kabilesinden olduğunu ve tacirlerinizin Şam'a giden yolu bunlardan geçtiğini bilmez miydiniz? diyerek kendisini onlardan kurtarmış. Ertesi gün yine bunun gibi yapmış. Küifâr ayaklanarak yanına gelmişler ve kendisini dövmüşler. Yine Abbas üzerine kapanmış ve onu kurtarmış.