en-Nadr b. Şümeyl

Ebû Hasan · 9. tabakanın büyükleri

en-Nadr b. Şümeyl b. Haraşe b. Zeyd b. Külsûm…

Vefath. 203
KünyeEbû Hasan
Nisbeel-Mâzinî, en-Nahvî, el-Basrî aslen, el-Mervezî
Yaşadığı yerlerMerv, Mervürrûz, Basra
Tabaka9. tabakanın büyükleri
Cerh-ta'dîlsika sebt

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Saîd el-Hudrî radiyallahu anh şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ensar'dan bir adam'ı çağırttı. Adam başından sular damlayarak geldi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Galiba seni aceleye getirdik" buyurdu. Adam: "Evet" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) İşin aceleye gelirse (yahut meni gelmezse) abdest alman gerekir (bu yeterlidir)' buyurdu.
Ebu Hureyre'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize öğle veya ikindi namazlarından birini kıldırdı. (İbn Sîrîn Ebu Hureyre'nin bunun hangi namaz olduğunu belirttiğini, ama kendisinin bunu unuttuğunu söylemiştir) İki rekattan sonra selam verdi. Sonra Mescid'in (ön tarafına) konmuş kütüğe yöneldi ve ona yaslandı. Kızgın gibi görünüyordu. Sağ elini sol elinin üstüne koydu sonra parmaklarını birleştirdi. Daha sonra sağ yanağını, sol elinin sırtına koydu. Bu esnada camiden çıkmak için acele davrananlar Mescİd-i Nebevî'nin kapılarından çıkarken 'Namaz kısaldı' deyip duruyordu. Cemaatin içinde Ebu Bekir ve Ömer de vardı. Ama onlar da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile konuşmaya cesaret edemiyorlardı. Cemaat arasında kollaro uzun olduğu için kendisine Zül-Yedeyn denen biri daha vardı. (Onlardan önce): 'Ey Allah'ın elçisi, namaz mı kısaldı, yoksa unuttun mu?' diye sordu. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Ne namaz kısaldı, ne de unuttum' diye cevap verdi. Sonra 'Zül-yedeyn'in dediği gibi mi oldu?' diye sordu. Cemaat: 'Evet' deyince, biraz öne geçti ve namaz'ın geri kalan kısmını kıldırıp selam verdi. Daha sonra tekbir getirip önceki secdesi gibi belki de ondan daha uzun secde etti. Sonra başını kaldırıp tekrar tekbir getirdi. Sonra yeniden tekbir getirip önceki secdesi gibi belki de ondan daha uzun secde etti. Daha sonra başını kaldırıp tekbir getirdi. (Ravi der ki: Muhtemelen, bundan sonra ne yaptığını İbn Sîrîn'e sordular o da şöyle cevap verdi): En sonunda selam verdi. (Ravi der ki) Bana haber verildiğine göre, İmrân İbn Husayn 'En sonunda selam verdi' demiştir. Tekrar: 714, 715, 1227, 1228, 1229, 6051, 7250.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Mansûr ← en-Nadr b. Şümeyl ← İbn Avn ← Muhammed b. Sîrîn ← Ebû Hureyre
Ebu Cemre şöyle demiştir: İbn Abbas'a temettu' haccını sordum. Bana onu yapmamı emretti. Hedy kurbanını sordum. Bana, "Deve (dişi veya erkek), sığır, koyun kesmek veya (deve ya da sığırda) kurbana ortak olmak gerekir" dedi. Bazıları temettu haccını hoş karşılamazlardı. Bir gün uyudum ve rüyamda bir kişi bana, "Kabul olunmuş hac ve temettu haccı (umre):" dedi. Daha sonra İbn Abbas'a rüyamı anlatınca "Allahu Ekber, Ebu'l-Kasım'ın sünneti böyledir" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Mansûr ← en-Nadr b. Şümeyl ← Şu'be b. el-Haccâc ← Ebû Cemre
Ebu Bekir r.a.'den rivayet edilmiştir: Yolda yürüyordum. Sürüsünü güden bir çobanla karşılaştım. "Sen kimin çobanısın?" diye sordum. "Kureyş'ten Falanca'nın çobanıyım" dedi. Adını söylediği kişiyi tanıyordum. "Kcyunların ın sütü var mı?" diye sordum. "Evet" dedi. "Benim için sağar mısın?" dedim. "Evet" dedi. İsteğim üzerine sürüden bir koyunu tuttu. Sonra koyunun memesine toprak serpmesini istedim. Sonra ellerini silkelemesini istedim. Ellerini birbirine vurarak şöyle silkeledi. Bir avuç süt sağdı. Allah Resulü'ne ikram etmek için ağzında bir bez parçası olan bir kap hazırlamıştım. Sütü ona koydum, kabın dibi.soğudu. Hz. Nebi'in yanına giderek "Ey Allah'ın Resulü! İçmez misiniz dedim. Hz. Nebi içti ve ben de memnun oldum. Tekrar: 3615, 3652, 3908, 3917 [Not:] Bu hadisin devamı ve etraflıca açıklaması "(6535. hadis)
Mücahid'den rivayete göre İbn Abbas r.a.'a: (Nebi'in) Deccal'in iki gözü arasında kafir -yahut da ke, fe re yazdığını (söylediğini) zikrettiler.- O, dedi ki: Ben bunu duymadım fakat o(nun) şöyle buyurdu(ğunu dinlemişimdirı: "İbrahim'e gelince, sizin bu arkadaşınıza bakınız. Musa'yı ise eti sıkı, esmerce, liften yuları bulunan kırmızı bir devenin üzerinde vadiden aşağı inerken görüyor gibiyim."
Ali r.a.'dan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Onun (dünyada ona çağdaş olanların) kadınlarının hayırlısı İmran kızı Meryem'dir. Onun (bu ümmetin) kadınlarının hayırlısı ise Hatice'dir." Tekrar: 3815
Adiy b. Hatim dedi ki: "Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında iken ona bir adam gelerek kendisine fakirliğinden şikayette bulundu. Sonra ona bir başkası geldi. O da kendisine çaresizlikten şikayet etti. Allah Resulü: Ey Adiy Hire'yi gördün mü, diye sordu. Ben: Hayır onu görmedim ama onun hakkında bana haber verildi, dedim. Şöyle buyurdu: Eğer ömrün uzarsa andolsun sen yola koyulan bir kadının Hire'den yola çıkacağını, Ka'be'ye kadar gelip tavaf edeceğini ve Allah'tan başka kimseden de korkmayacağını göreceksin. -Ben kendi kendime dedim ki: Peki her tarafı fitne ateşiyle yakan Tay'lıların kötü adamları nerde olacak?- Andolsun eğer hayatın uzarsa, Kisra'nın hazineleri de fethedilecektir (ve bunu sen göreceksin.) Ben: Hürmüz'ün oğlu Kisra mı, dedim. O: Hürmüz'ün oğlu Kisra, dedi. Yine: Andolsun hayatın uzarsa bir adamın avuç dolusu altın veya gümüş ile dışarı çıkıp bunu kendisinden kabul edecek birisini arayacağını fakat ondan bunu kabul edecek kimseyi bulamayacağını da göreceksin. Yemin ederim ki, sizden herhangi biriniz, Allah'ın huzuruna çıkacağı gün, Rabbi ile arasında tercümanlık yapacak bir kimse bulunmaksızın ona şöyle diyecektir: Ben sana, sana tebliğde bulunan bir Resul göndermedim mi? O: Evet diyecek. Ben sana mal verip çokça lütufta bulunmadım mı diyecek, kul yine: Evet diyecek. Sağına bakacak cehennemden başkasını görmeyecek, soluna bakacak cehennemden başkasını görmeyecek." Adiy dedi ki: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: "Bir hurmanın yarısı ile dahi olsa kendinizi ateşten koruyunuz. Bir hurmanın yarısını bulamayan bir kimse güzel bir söz ile (korunsun). Adiy dedi ki: Ben bir kadının Hire'den çıkıp Allah'tan başkasından korkmaksızın gelip Ka'be'yi tavaf ettiğini gördüm. Hürmüz'ün oğlu Kisra'nın hazinelerini fethedenler arasında idim. Andolsun ömrümüz uzayacak olursa Nebi Ebu'I-Kasım Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in söylediği gibi, adamın avuç dolusu (altın ve gümüş) ile çıkacağını (ve kimsenin ondan bu sadakayı kabul etmeyeceğini) da göreceksinizdir."
İmran b. Husayn r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ümmetimin hayırlıları benim çağdaşlarımdır. Sonra onlardan sonra gelecekler, sonra onlardan sonra gelecekler. İmran dedi ki: Kendi çağdaşlarından sonra iki mi yoksa üç defa mı böyle zikrettiğini bilemiyorum. Daha sonra da sizin ardınızdan şahit!ik etmeleri istenmediği halde şahitlik edecek, emanete hainlik edecek, kendilerine güvenilmeyecek. Adaklarda bulunup, adaklarını yerine getirmeyecek kimseler gelecektir. Aralarında şişmanlık da baş gösterecektir
İbn Abbas r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e O kırk yaşında iken (vahiy) indirildi. Mekke'de on-üç yıl kaldı. Sonra ona hicret etmesi emri verildi. Medine'ye hicret etti. Orada da on yıl kaldıktan sonra vefat etti Sallallahu aleyhi ve Sellem" Tekrar: 3902, 3903, 4465, 4979
Mücahid "İbn Ömer'e (Şam'a hicret etmek istiyorum) dedim: O da: Bugün -ya da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den sonra- hicret yoktur dedi (ve hadisin) benzerini (zikretti.)"
Ebu Musa el-Eş'ari r.a. dedi ki: el-Batha denilen yerde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vardım. Hac ettin mi diye sordu Ben: Evet dedim. Ne şekilde ihrama girdin, diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ihrama girişi gibi ihrama giriyorum deyip, telbiye getirdim dedim. Allah Resulü: Beyt'i tavaf et, Safa ile Merve arasında sa'y et, sonra ihramdan çık, diye buyurdu. Ben de Beyt'i tavaf ettim, Safa ile Merve arasında sa'y ettim, sonra Kayslılardan bir kadının yanına gittim, o kadın benim başımı (başımdaki biti) ayıkladı.
Huzeyfe'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah yolunda harcayın! Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın!" ayeti [Allah yolunda] infak hakkında inmiştir.
Nafi' şöyle demiştir: İbn Ömer Kur'an okuduğu zaman, okuyuşunu bitirene kadar konuşmazdı. Bir gün Mushaftan onu takip ediyordum. Ezbere Bakara suresini okumaya başladı. Bir ayete gelince: "Bu ayetin kim ve hangi konu hakkında indiğini biliyor musun?" diye sordu. Ben de: "Hayır.ır diye cevap verdim. Bunun üzerine: "Şu şu hususta indi," deyip okumaya devam etti.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Mansûr ← en-Nadr b. Şümeyl ← İbn Avn ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer
Nafi' İbn Ömer'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın," ayeti, erkeğin karısı ile [anal} ilişki kurması hakkındadır Bu rivayeti Muhammed İbn Yahya İbn Said, babası, Ubeydullah ve Nafi' kanalıyla İbn Ömer'den nakletmiştir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← İshâk b. Mansûr ← en-Nadr b. Şümeyl ← İbn Avn ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer
Hz. Aişe'den rivayet edildiğine göre, babası [Ebu Bekir], Allah Teala yemin keffareti hakkında ayet indirinceye kadar hiçbir yeminini bozmamıştır. Ebu Bekir şöyle demiştir: "Sonradan aksini hayırlı gördüğüm her yemin konusunda Allah'ın ruhsatını kabul ettim ve hayırlı olanı yaptım. " Tekrar: 6621.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Ebû Recâ' ← en-Nadr b. Şümeyl ← Hişâm ← babam ← Âişe bint Ebû Bekir
Aişe r.anha'dan, şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımlarından Hatice'yi kıskandığım kadar hiçbirisini kıskanmış değilim. Buna sebep ise Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onu çok anışı, onu çok övmesidir. Bir de Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e, Hatice'ye cennette oyulmuş inciden bir evinin bulunduğu müjdesini de ona vermesi vahyedilmiş idi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Ebû Recâ' ← en-Nadr b. Şümeyl ← Hişâm ← babam ← Âişe bint Ebû Bekir
Enes radıyallShu anh'dan, dedi ki: "Ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte yürüyen bir genç idim. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem terzi bir azadlısının yanına girdi. O da içinde yemek bulunan ve üzerinde kabak parçaları olan bir yemeği n bulunduğu bir kap getirdi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabakları araştırmaya koyuldu. Enes dedi ki: Onun böyle yaptığını görünce ben de kabakları önünde toplamaya Başladım. (Enes) dedi ki: Azadlı köle de işine devam etti. Enes dedi ki: sonra ben de kabağı hep sevmişimdir. "
Bera r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den geldi. Ebu Bekr dedi ki: Bir çobanın yanından geçtik. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de susamıştı. Ebu Bekr r.a. dedi ki: Ben bir kasenin içine bir miktar süt sağdım. Gönlüm rahat edinceye kadar ondan içti. Bu sırada Suraka b. Cu'şum at üzerinde yanımıza yaklaştı. Ona beddua etti. Suraka ona kendisine beddua etmemesini ve geri dönmeyi teklif etti, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de böyle yaptı."
Aişe'den rivayete göre; "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem rukye yaparak: Hastalığı sil ey insanların Rabbi! Şifa yalnız senin elindedir. Bunu senden başka açıp giderecek yoktur, derdi."
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hastalığın sirayeti (bulaşması) da yoktur, tıyera (uğursuz saymak) da yoktur, hame de yoktur, safer de yoktur" diye buyurmuştur.
Ebu Cuhayfe'den, dedi ki: "Ben Bilal'i gördüm. Bir harbe getirip onu yere dikti. Sonra namaz için kamet getirdi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bir elbise giyinmiş ve onu çemremiş olarak çıktığını gördüm. Harbe'ye doğru iki rekat namaz kıl(dır)dı. Bu arada insanların ve hayvanların: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in önünden, harbenin arkasından geçtiklerini gördüm."
Said İbn Ebu Burde'den, o babasından, o dedesinden (Ebu Musa el-Eş'ari'den) dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kendisini Muaz İbn Cebel ile birlikte gönderince, kendilerine: Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin, uzaklaştırmayın. Birbirinizle de uyumlu hareketlerde bulunun, buyurdu. Ebu Musa dedi ki: Ey Allah'ın Rasulü, bizler baldan yapılan ve kendisine elbit' adı verilen bir şarabın yine arpadan yapılan ve kendisine el-mizr adı verilen bir şarabın (içkinin) yapıldığı bir ülkede bulunuyoruz. (Bunların hükmü nedir?) dedi. Bu sefer Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sarhoşluk verici herbir şey haramdır, buyurdu."
Hz. Aişe r.anha "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in döşeği tabaklanmış deriden idi. İçi de hurma lifi doluydu" demiştir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Ebû Recâ' ← en-Nadr b. Şümeyl ← Hişâm ← babam ← Âişe bint Ebû Bekir
Aişe r.anha Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e veba hakkında soru sorduğunu, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kendisine şöyle cevap verdiğini nakletmiştir: "Veba Allah'm dilediği kimseye göndereceği bir azaptır. Ancak Allah bu hastalığı mu'minler için bir azap değil rahmet kılmıştır. İçinde veba salgını olan bir beldeye giren kimse Allah'ın onun için yazdığından başkasının başına gelmeyeceğini bilerek orada kalsın, sabretsin, ecrini Allah'tan bekleyerek oradan çıkmasın. Buna rağmen (hastalığa yakalanır da ölürse) ona şehit sevabı verilecektir.
Abdullah İbn Amr Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Büyük günahlar Allah'a şirk koşmak, ana babaya isyan etmek, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir. Bu hadis aynca 6780 ve 6920'de de yer almaktadır.
Ebu Cemre şöyle demiştir: İbn Abbas beni kendi seriri üzerine oturturdu ve bana şöyle derdi: Abdulkays elçileri (Bahreyn taraflarından) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldikleri zaman "Heyet kimlerdendir?" diye sordu. Onlar "Biz Rebiadanız" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hoş geldiniz' Allah sizi utandırmasın, pişman etmesin!" diye dua etti. Bunun üzerine onlar "Ya Resulallah! Seninle bizim aramızda kafir olan Mudar kabileleri var. (ık sık sana gidip gelemeyebiliriz) Onun için bize (kestirme bir şey) emret de o sebeple bizler cennete girelim ve onu kendi kabilemiz mensuplarına öğretelim!" dediler. Bu arada Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e içkilerin hükmünü de sordular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara dört şeyi yasak etti ve dört şeyi de emretti. Onlara yalnız A1lah'a iman etmeyi emrettikten sonra "Yalnız Allah'a iman etmek ne demektir bilir misiniz?" diye sordu. Onlar "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ortaksız ve yalnız olarak Allah 'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehadet etmek, namazı kılmak, zekatı vermek -ravi dedi ki: Zannederim burada Ramazan orucu da vardır- ganimetierden beşte birini vermenizdir" buyurdu ve onlara dört şeyi yasak etti: Bunlar dubba, hantem, müzeffet ve nakir (denilen kaplara konulan hurma veya üzüm) şırasıdır. Burada İbn Abbas "müzeffet" yerine "mukayyer" demiş de olabilir. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunları ezberleyin ve arkanızda bıraktığınız (kavim ve kabilelerinizel tebliğ ediniz!" buyurdu.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Ali b. el-Ca'd ← Şu'be b. el-Haccâc ← İbn Abbâs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← İshâk ← en-Nadr b. Şümeyl ← Şu'be b. el-Haccâc ← İbn Abbâs
Bize İshak b. İbrahim bildirdi. Bize en-Nadr haber verdi. (Dedi ki): Bize Ebu Neamete'l-Adevi rivayet etti. Dediki: Huceyr b. er-Rabi' el-Adevi diyor ki: İmran b. Huseyn'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diyerek, Hammad b. Zeyd'in rivayet ettiği (bir önceki) hadise yakın olarak hadisi rivayet etti.
Bize İshak b. Mansur (1/66b) tahdis etti. Bize Nadr b. Şumeyl anlattı. (Dedi ki): Bize Hammad,.Sabit’ten, o da Enes'den naklen haber verdi: Enes dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu deyip, onların hadisine yakın olarak hadisi rivayet etti. Ancak rivayetinde: "Yahudi ya da hristiyan olarak geri dönmekten ... " dedi. Bunu yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 342 163, 164, 165 için
Bana Ishak b. Mansur'da rivayet etti (Dediki): Bize Nadr b. Şümeyl rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Hakem'den naklen haber verdi demişki: Zerr'i İbni Abdurrahman b. Ebza'dan naklen rivayet ederken dinledim. Şunları söyledi: Hakem dedi ki: «Ben bu hadîsi İbni Abdurrahman b. Ebza'dan, o da babasından naklen rivayet ederken dinledim ki: Bir adam Ömer'e gelerek: — Ben cünüb oldum da su bulamadım; demiş, İbni Abdirrahman hadisi rivayet etti ve ona şunu ziyade eyledi. Ammar : — Ya Emîre'l Mü'min'in istersen Allah'ın üzerime farz kıldığı (İtaat) hakkın için ben bunul kimseye söylemiyeyim, demiş. Fakat «Bana Seleme Zerr'den rivayet etti.» cümlesini söylemedi.
Bize İshâk b. İbrahim ile İshâk b. Mansûr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Nadr b. Şümeyl haber verdi. (Dediki) Bize Şu'be haber verdi. (Dediki) Bize Muhammed —ki İbni Ziyâd'dır — rivayet etti. Dediki: Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitdim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Cinlerden bir ifrit namazımı bozdurmak için dün akşam anîden bana bir oyun oynamağa kalkıştı. Ama Allah beni ona kaptırmadı. Ben de onu boğdum. Vallahi onu şu mescidin direklerinden birinin yanı başına bağlamayı çok isterdim. Bu suretle sabahladığınızda sîzlerde topdan (yahut hepiniz) onu görürdünüz; fakat sonradan kardeşim Süleyman'ın sözünü hatırladım: (Yârâbbî beni affet; ve bana öyle bîr mülk verkî benden sonra hiçbir kimseye lâyık olmasın!) demişti. Allah da onu köpek kovar gibi kovdu.» buyurdular. İbni Mansûr: «Şu'be, Muhammed b. Ziyâd'dan rivayet etti.» dedîl