Sahîh-i Buhârî 74. Kitâbu'l-Eşribe (İçecekler)

İpuçları: tırnak içindeki kelimeler zorunludur ("namaz vakti"); Arapça yazarak metinde arayabilirsiniz; sadece sayı yazarsanız o numaralı hadise gidilir.
كتاب الأشربة
Drinks
5575-5639. hadisler (65 hadis)
Abdullah b. Ömer r.a.'dan riwyete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kim dünyada hamr (şarap) içer, sonra ondan tevbe etmezse ahirette ondan mahrum edilir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Mâlik b. Enes ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre; "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e İsra'ya götürüldüğü gece İlya'da iken ona birinin içinde şarap, diğerinin içinde süt bulunan iki kase getirildi. O her ikisine de baktıktan sonra sütü aldı. Bunun üzerine Cibril: Sana, fıtrata uygun olana hidayet veren. Allah'a hamd olsun. Eğer şarabı almış olsaydın ümmetin azacaktı, dedi."
Enes r.a.'dan, dedi ki: "Ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den öyle bir hadis dinlemiştim ki, bu hadisi size benden başkası tahdis edemez. Allah Rasulü şöyle buyurmuştu: Kıyametin şartlarından (alametlerinden) bazıları cehaletin ortaya çıkıp baskın gelmesi, ilmin azalması, zinanın ortaya çıkması, şarabın içilmesi, elli kadının sorumluluklarını üstlenecek ancak bir tek erkek olacak şekilde erkeklerin azalıp kadınların çoğalmasıdır."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim b. İbrâhîm ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Zina eden, zina ettiği vakit mu'min olarak zina etmez. İçki içen bir kimse mu'min olarak onu içmez. Hırsızlık yapan bir kimse mu'min olarak hırsızlık yapmaz." İbn Şihab dedi ki: Ayrıca Abdulmelik b. Ebi Bekr b. Abdurrahman b. el-Haris b. el-Hişam'ın bana haber verdiğine göre Ebu Bekr bunu ona Ebu Hureyre'den diye tahdis eder, sonra da şöyle derdi: "Ebu Bekr bunlarla beraber şunu da ekliyordu: Değerli, insanların önemsediklerinden ötürü gözlerini kaldırıp bakacaklan bir şeyi zorla çekip alan bir kimse de, mu'min olarak böyle bir şeyi gasp edip almaz."
İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Andolsun şarap haram kılındığında Medine'de şarap namına bir şey yoktu."
Enes'ten, dedi ki: "Hamr bize haram kılındı. Haram kılındığı sırada bizler -Medine'de- üzümlerden yapılan hamrı ancak çok az bulabiliyorduk. İçkimiz genel olarak Busr denilen taze hurma ile kuru hurma(dan) idi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Yûnus ← Ebû Şihâb ← Yûnus b. Ubeyd ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
İbn Ömer r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ömer minbere çıkarak dedi ki: İmdi, hamrı haram kılan buyruk indiğinde beş şeyden yapılırdı: Üzümden, kuru hurmadan, baldan, buğdaydan, arpadan. Hamr, aklı örten her şeydir."
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Ebu Ubeyde'ye, Ebu Talha'ya ve Ubey b. Ka'b'a zehv denilen hurma koruğu ile kuru hurmadan yapılan içkiyi dağıtıyordum. Yanlarına birisi gelerek: İçki haram kılındı, dedi. Ebu Talha bunun üzerine: Kalk ey Enes, onu dök, dedi. Ben de onu döktüm."
Mu'temir'den, o babasından şöyle dediğini nakletti: "Enes'i şöyle derken dinledim: Ben bir eğlence meclisinde ayakta -en küçükleri ben olduğum halde- amcalarıma el-fadıh denilen içkiyi sunuyordum. İçki haram kılındı, denildi, onlar da onu dök, dediler. Ben de onu döktüm. Enes'e: İçkileri ne idi, diye sordum. O: Rutab denilen taze hurma ile busr denilen hurma koruğu içkisi idi, dedi. Ebu Bekr b. Enes dedi ki: Onların hamrı da bu idi. Enes de buna karşı çıkıp reddetmedi."
Enes b. Malik'ten rivayete göre "Hamr (içki) haram kılındığında o gün içki busr (denilen taze hurma)dan ve temr (denilen olgun kuru hurma)dan yapılıyordu."
Aişe r.anha'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bit'e dair soru soruldu, o da: Sarhoşluk veren her bir içki haramdır, diye buyurdu."
Aişe r.anha'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'e bal nebızi olup -Yemen ahalisinin içtikleri bir içki olan- el-bit' hakkında soru soruldu da Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sekir (Sarhoşluk) veren her bir içecek haramdır, buyurdu."
Enes b. Malik r.a.'den rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "ed-Dubba' denilen (Kabak) ile, zift ile sıvanmış kaplarda nebız (şıra) yapmayınız diye buyurdu. Ebu Hureyre de el-Hantem (denilen testiyi) ve en-Nakır (denilen hurma kütüğü oyularak yapılan) kapları da bunlara katıyordu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İbn Şihâb (ez-Zührî) ← Enes b. Mâlik
İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Ömer, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberi üzerinde bir hutbe vererek şunları söyledi: Hamrın (içkinin) haram edilmesi ile ilgili buyruk nazil olduğunda içki beş şeyden yapılıyordu: Üzüm, hurma, buğday, arpa ve bal. Hamr ise aklı örtüp perdeleyen şeydir. Üç husus vardır ki Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onlara dair açıklayıcı hükmünü bize açıklamadan bizden ayrılmamasIni çok arzu ederdim. Bunlar dede ile kelale(nin mirası) ve ribaya (faize) dair bazı hususlardır." (Ebu Hayyan et-Teyml) dedi ki: Ben (Amir eş-Şa'bi'ye): Ey Ebu Amr, Sind denilen ülkede pirinçten yapılan bir şey (içki) var. (Onun hükmü nedir?) diye sordum. O: O dediğin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde yoktu -yahut da: Ömer döneminde yoktu- diye cevap verdi. Haccac da, Hammad'dan, o Ebu Hayyan'dan rivayetinde "üzüm" yerine "kuru üzüm" lafzInI kullanmıştır.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Ebû Recâ' ← Yahyâ b. Saîd ← Ebû Hayyân ← Âmir eş-Şa'bî ← İbn Ömer
İbn Ömer'den rivayete göre "Ömer r.a. dedi ki: Hamr (içki) beş şeyden yapılır: Kuru üzümden, kuru olgun hurmadan, buğdaydan, arpadan ve baldan."
(Abdurrahman b. Ganm el-Eş'ari), Ebu Amir -ya da Ebu Malik- el-Eş'ari'den rivayetle dedi ki: "Allah 'a yemin ederim, o bana yalan söylemiş değildir. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinlemiştir: Ümmetimden bazı kavimler çıkacak ve bunlar hirri (zinayı), ipeği, hamrı ve eğlence aletlerini çalmayı helal belleyecekler. Andalsun bazı topluluklar bir dağın yakınında konaklayacaklar. Çobanları onlara ait koyunlar ile gelecek. Fakir bir kimse bir ihtiyaç için yanlarına varacak da onlar: Sen yarın bize tekrar gel, diyecekler. Allah da onlara geceleyin azap gönderecek, dağı başlarına yıkacak. (Bu azaptan kurtulan) diğerlerini ise kıyamet gününe kadar mesh ederek maymunlara ve domuzlara dönüştürecektir."
(Ebu Hazim'den, dedi ki): Ben Sehl'i şöyle derken dinledim: "Ebu Useyd es-Saidi gelerek Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kendi düğün (yemeğin)e davet etti. Onlara hizmet eden -gelin haliyle- hanımı idi. Hanım!: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ne içecek ikram ettiğimi biliyor musunuz? Ben ona geceden bir tevr (denilen toprak ya da taşdan yapılmış kap) içinde birkaç tane hurma ıslatmıştım (da onun şırasını içirdim), dedi."
Cabir r.a.'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem birtakım kapları kullanmayı yasakladı. Ensar: Biz onları kullanmadan edemeyiz, dediler. Allah Resulü de: O halde bunları kullanmak nehyedilmez, diye buyurdu." Süfyan'dan rivayete göre o bu hadisi naklederken: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kaplar anlamı verilen "ez-zurCıf" lafzı yerine (aynı anlamdaki) el-ev'iye (lafzını kullanarak) nehyedince ... " demiştir.
Abdullah b. Amr r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem içecek doldurmak için kullanılan birtakım kapları kullanmayı yasaklayınca ona: Herkes içecek koyacak bir kap bulamayabilir, denildi. Bunun üzerine o da zift ile sıvanmış olanlar dışındaki testileri kullanmak hususunda onlara ruhsat verdi."
Ali r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ed-Dubba (kabak) ile el-müzeffet (zift ile sırlanmış, sıvanmış) denilen kapları kullanmayı nehyetti."
İbrahim'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben el-Esved'e: mu'minlerin annesi Aişe'ye, içinde nebız (şıra) yapılması mekruh olan kaplara dair bir soru sordun mu, dedim. O: Ben mu'minlerin annesi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem nelerden nebız (şıra) yapılmasını nehyetti, diye sordum, dedi. O: Allah Resulü bize yani ehl-i beytine dubba (denilen kabak) ve müzeffet denilen (zift ile sırlanmış) kapial'da nebız (şıl'a) yapmamızı nehyetti, dedi. Ben: (İbrahim) ona: O testi ile el-hantem denilen testi türünü söz konusu etmedi mi, diye sordum. O da (yani el-Esved de) bana: Ben sana duyduğum şekilde hadisi naklediyorum. Sana duymadığımı hadis diye nakledebilir miyim, dedi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Osman ← Cerîr b. Abdülhamîd ← Mansûr b. el-Mu'temir ← İbrâhîm en-Nehaî
Abdullah b. Ebi Evfa r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yeşil testileri kullanmayı nehyetti." Ben (ravilerden eş-Şeybani) ona Abdullah b. Ebi Evfa'ya): Peki, beyaz olanlarından içebilir miyiz, diye sordum. O: Hayır, dedi."
Ebu Hazim dedi ki: Sehl b. Sa'd es-Said1'yi şöyle derken dinledim: "Ebu Useyd es-Said1 Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i düğün (yemeğin)e davet etti. O gün onların hizmetini gelin olan hanım! yapmıştı. Hanımı: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e neyi ıslatıp şırasını verdiğimi biliyor musunuz? Ben ona geceden bir tevr (denilen toprak, taştan yapılma kap) içinde birkaç hurma ıslatmıştım (da onun suyunu ona ikram ettim), dedi."
Ebu'l-Cuveyriye'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "İbn Abbas'a bazek denilen içecek hakkında soru sordum. O bana: Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem bazek hakkında hükmünü önceden vermiş bulunuyor. Sarhoşluk veren her şey haramdır, diye buyurmuştur, dedi. (Ebu'I-Cuveyriye): Şarap (denilen içecek) hoş ve hela! bir şeydir dedi. İbn Abbas: Helal ve hoş olanın dışında ancak haram ve murdar olan vardır, diye cevap verdi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Kesîr ← Süfyân ← Ebü'l-Cüveyriye
Aişe r.anhiı'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem helvayı ve balı severdi" demiştir.
Enes r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben, Ebu Talha, Ebu Dücane ve Süheyl b. el-Beyda'ya busr (denilen hurma koruğu) şırası ile temr (denilen hurma) nebızi karışımını içirmekte iken şarap haram kılınıverdi. Ben onlara sakilik edip o içkiyi sunan kişi olmama rağmen ve yaşça en küçükleri olduğum halde hemen onu atıverdim. O gün için biz onu (o içkiyi) hamr (şarap) sayıyorduk."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim ← Hişâm ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
(Ata b. Ebi Rebah) Cabir r.a.'l şöyle derken dinlemiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kuru üzüm, hurma, busr (taze hurma koruğu) ve rutab (denilen taze hurma) şırasını (içmeyi) yasakladı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ← İbn Cüreyc ← Atâ b. Ebû Rebâh ← Câbir b. Abdullah
Abdullah b. Ebi Katade'den, o babasından şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem hurma ile (zehv denilen) olgunlaşmamış hurma, hurma ile kuru üzüm (şıralarının) biraraya getirilmesini nehyetmiştir. Bunların her birinin ş!ras! ayrı ayrı yapılmalıdır."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim ← Hişâm ← Yahyâ b. Ebû Kesîr ← Abdullah b. Ebû Katâde ← Ebû Katâde
Ebu. Hureyre r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem İsra'ya götürüldüğü gece ona bir kase süt ile bir kase şarap getirildi."
Ümmü el-Fadl'dan, dedi ki: "Arafe gününde insanlar Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in oruçlu olup olmadığı hususunda tereddüt etti. Ben ona içinde süt bulunan bir kap gönderdim. O da içti." Süfyan bazen şöyle derdi: "İnsanlar Arafe gününde Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in oruçlu olup olmadığı hususunda tereddüt etti. Bunun üzerine Ümmü el-Fadl ona (içinde süt bulunan bir kap) gönderdi." Süfyanla: Bu hadis kimden gelmiştir diye sorulduğunda, o: Hadis Ümmü el-Fadl'dan diye rivayet edilmiştir, derdi.
Cabir b. Abdullah'tan dedi ki: "Ebu Humeyd,en-Naki' denilen mera(da otlayan koyunlar)dan bir kase süt getirmişti. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Üzerine enine bir çubuk koymak suretiyle dahi olsa keşke üzerini örtseydin, dedi." Tekrar 5606
A'meş'den, dedi ki: Ben Ebu Salih'i -zannederim Cabir r.a.'dan diyerek- hadisi zikredip şöyle derken dinledim: "Ebu Humeyd -adında ensardan bir adam- en-Naki' denilen yerden içinde süt bulunan bir kabı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellemle getirdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Üzerine enine bir çubuk koymak suretiyle dahi olsa keşke onu örtseydin, diye buyurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ömer b. Hafs ← babam ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Câbir b. Abdullah
Bera r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den geldi. Ebu Bekr dedi ki: Bir çobanın yanından geçtik. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de susamıştı. Ebu Bekr r.a. dedi ki: Ben bir kasenin içine bir miktar süt sağdım. Gönlüm rahat edinceye kadar ondan içti. Bu sırada Suraka b. Cu'şum at üzerinde yanımıza yaklaştı. Ona beddua etti. Suraka ona kendisine beddua etmemesini ve geri dönmeyi teklif etti, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de böyle yaptı."
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sağmal devenin sütünü vermek he güzel bir sadakadır. Seçkin sağmal koyunu (sütünü) hediye etmek ne güzeldir. O koyun sabahleyin bir kap süt verir, akşamleyin bir başka kap süt verir."
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre "Rasu!ullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem süt içtikten sonra ağzını çalka!ayarak: Şüphesiz ki onun bir miktar yağı vardır, diye buyurdu."
Enes b. Malik'ten, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: (Mirac gecesi) bana Sidre gösterildi. Dört nehir ile karşılaştım. İkisi açıktan akıyordu, ikisi de gizliden akıyordu. Açıktan akan iki nehir Nil ile Fırat'tır. Gizliden akan iki nehir ise cennetteki iki nehirdir. Bana üç kase getirildi. Bir kasenin içinde süt, bir kasenin içinde bal, bir kasenin içinde de şarap vardı. Ben içinde süt bulunan kaseyi alıp içtim. Bana: Sen de, ümmetin de fıtratı isabet ettin, denildi."
Enes b. Malik'ten, diyor ki: "Ebu Talha Medine'de ensar arasında en çok hurma ağaçları bulunan kişi idi. Onun malları arasında en sevdiği de Beyruha idi. Burası da Nebi mescidinin tam karşısında idi. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buraya girer ve orada bulunan hoş, güzel bir sudan içerdi. Enes dedi ki: "Siz sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar bine kavuşamazsınız. "(Al-i iİmran,92) ayeti nazil olunca Ebu Talha ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Rasulü, şüphesiz ki yüce Allah: "Siz sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe bine ulaşamazsınız" diye buyuruyor ve şüphesiz benim en sevdiğim malım ise Beyruha'dır. Onu Allah için sadaka olarak bağışlıyorum. Bunun iyiliğini ve azığını Allah nezdinde ümitediyorum. Ey Allah'ın Rasulü, sen onu Allah'ın sana gösterdiği yerde harca, dedi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Oh ne güzel! Bu, faydası sahibine çabuk ulaşan -yahut kar sağlayan, şüphe eden ravi Abdullah b. Mesleme'dirbir maldır. Ben senin neler söylediğini işittim. Ben de o malı akrabalarına ayırmanı uygun görüyorum, diye buyurdu. Bunun üzerine Ebu Talha: Öyle yapayım ey Allah'ın Rasulü, dedi ve Ebu Talha orasını akrabaları ve amcasının çocukları arasında paylaştırdı."
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre o "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kendi evine (Enes'in evine) geldiği sırada süt içerken görmüştür. Ben ona bir koyunun sütünü sağdım ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem için o süte kuyudan çektiğim suyu da kattım. Allah Rasulü kaseyi aldı ve içti. Sol tarafında, Ebu. Bekir, sağ tarafında da bedevi birisi vardı. İçtiğinden artanı o bedeviye verdi. sonra da: Sırasıyla sağdakine verilir, diye buyurdu."
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde ashabından birisi ile olduğu halde ensardan bir adamın yanına girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Eğer yanında geceden kırbada kalmış su varsa getir, değilse doğrudan (bardak ve benzeri bir şey kullanmadan) ağzımızIa içeriz, diye buyurdu. (Cabir devamla) dedi ki: O sırada adam suyu bahçesinde bir taraftan diğerine çeviriyordu. Adam: Ey Allah'ın Rasulü, geceden kalma bir su var, haydi çardağa buyur, dedi. Adam her ikisini alıp çardağa gitti ve bir kaseye su doldurdu. Daha sonra da bir koyunundan üzerine süt sağdı. Cabir dedi ki: Önce Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem içti, sonra da beraberindeki adam içti." Bu Hadis 5621 numara ilede geçiyor
Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tatlıyı ve balı severdi."
en-Nezzaı'den, dedi ki: "Ali r.a.'a Kufe mescidindeki er-Rahbe (geniş tahta) kapısı yakınında iken su getirildi. O da o suyu ayakta içerek: Bazı kimseler ayakta su içmekten hoşlanmazlar. Ben ise Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i siz benim bu yaptığımı gördüğünüz şekilde yaparken görmüşümdür, dedi." Bu Hadis 5616 numara ile de geçiyor.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Mis'ar b. Kidâm ← Abdülmelik b. Meysere ← en-Nezzâl b. Sebre
en-Nezzal b. Sebre'nin, Ali r.a.'dan tahdis ettiğine göre, "Ali r.a. öğle namazını kıldırdı. Sonra da insanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere Kufe (mescidi)nin genişliğinde oturdu. Nihayet ikindi namazı vakti girdi. Sonra ona bir su getirildi. O sudan içti, yüzünü ve ellerini yıkadı. -Ravi başını ve ayaklarını da zikretti.- Sonra ayağa kalkıp, ayakta olduğu halde artanı içti. Sonra da: Bazı kimseler ayakta su içmeyi hoş görmüyorlar; ama şüphesiz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim bu yaptığım gibi yapmıştır, dedi."
İbn Abbas'tan: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayakta olduğu halde Zemzem'den içti, dedi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Nuaym ← Süfyân ← Âsım el-Ahvel ← Âmir eş-Şa'bî ← İbn Abbâs
Haris kızı Ümmü el-Fadl'dan rivayete göre o "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ikindi vakti Arafe'de vakfede iken bir kase süt gönderdi. O da o sütü eliyle alıp içti." Malik , Ebu'n-Nadr'dan: "Devesi üzerinde olduğu halde" fazlalığını da eklemiştir.
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete gÖre, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e biraz su karıştırılmış bir süt getirildi. Sağ tarafında bedevi bir Arap, sol tarafında da Ebu Bekir vardı. Önce kendisi içti, sonra da bedevi Araba vererek: Sırasıyla sağdakilere verilir, diye buyurdu."
Sehl b. Sa'd r.a.'dan rivayete göre "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir içecek takdim edildi. O da ondan içti. -Sağ tarafında genç bir delikanlı, sol tarafında da yaşlıca kimseler vardı.- Sağındaki gence: Bunlara vermeme izin veriyor musun, diye sordu. Genç: Allah'a yemin ederim ki hayır, ey Allah'ın Resulü! Başkasını kendime tercih ederek senden payıma düşeni ona veremem, dedi. (Sehı) dedi ki: Bu sefer Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O içeceği o gencin eline koydu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← İsmâil b. Abdullah ← Mâlik b. Enes ← Ebû Hâzim ← Sehl b. Sa'd
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde ashabından birisi bulunduğu halde ensardan bir adamın yanına girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve arkadaşı selam verdi. Adam da selamlarını alarak: Ey Allah'ın Rasulü, babam anam sana feda olsun. Bu vakit sıcak bir vakittir, dedi. O sırada da adam bahçesinde suyu bir taraftan diğer bir tarafa çeviriyordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: -Adam bahçesinde suyu bir yerden bir başka yere çeviriyorken-: Eğer sende bir kırbada geceden kalmış bir miktar su varsa (bize onu getir), değilse doğrudan ağzımızIa içeriz, diye buyurdu. Adam: Ey Allah'ın Hasölü, yanımda bir kırbada geceden kalmış bir miktar su var, deyip çardağa doğru gidiverdi. Bir kaseye su doldurdu. Sonra da onun üzerine kendisine ait bir koyunun sütünü sağdı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem O süt katılmış suyu içti. Sonra onu geri verdi ve onunla beraber gelmiş olan adam da içti."
Enes r.a.'dan, dedi ki: "Ben ayakta amcalarima -en küçükleri olduğum halde- fadlh denilen içki yi sunuyordum. Bu sırada içki haram edildi denilince, onlar da: Onu dök, dediler. Biz de hemen döktük." (Süleyman et-Teyml dedi ki): "Enes'e: O zaman içkileri nelerdendi, diye sordum. Enes: Taze hurma ve koruk hurma(dan) idi, dedi. Ebu Bekr b. Enes de hemen dedi ki: Bu fadlh şarabı o gün onların içkileri idi. Enes buna karşı çıkmadı."
Cabir b. Abdullah r.a. diyor ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Gece karanlığı bastırınca -yahut akşamı ettiğinizde- çocuklarınızı dışarı salmayınız. Çünkü o esnada şeytanlar etrafa yayılırlar. Geceden bir saat (süre) geçtikten sonra onları içeri alınız, kapıları kapatınız, Allah'ın adını anınız. Çünkü şeytan kapatılmış bir kapıyı açamaz. Ayrıca kırbalarınızın ağzını bağlayarak Allah'ın adını zikrediniz. Kaplarınızın üzerini de -üzerlerine enine bir şey uzatmak şeklinde dahi olsa-örtünüz, kandillerinizi de söndürünüz."
Cabir'den rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Uyuyacağınız vakit kandilleri söndürünüz, kapıları kapatınız. Su kaplarının ve kırbaların ağzını baSlayınız. Yiyecek ve içecek bulunan kapların üzerini -ravi dedi ki: Zannederim-: Uzerine enlemesine koyacağınız bir sopa ile dahi olsa örtünüz, dedi."
Ebu Said el-Hudrı r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kırbaların ağızlarının kırılarak (dışa doğru kıvrılarak) su içilmesini yasakladı. " Bu Hadis 5626 numara ile gelecektir
Ebu Said el-Hudrı r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kırbaların ağızlarının dışarıya doğru kıvrılarak kırbalardan su içilmesini yasaklarken dinlemişimdir." (Ravilerden) Abdullah (b. el-Mubarek) dedi ki: Ma'mer ya da başkası: Bu, kırbaların ağızlarından içmek demektir, diye açıklamıştır.
(Eyyub es-Sahtiyanı) dedi ki: İkrime bize dediki: "Dikkat edin size kısa kısa bazı şeyleri haber vereceğim. Bunları bize Ebu Hureyre tahdis etmişti. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kırba ya da tulumun ağzından içmeyi ve kişinin kendi evine komşusunun bir ağaç (kütüğünün) ucunu yerleştirmesine engel olmasını nehyetti."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ali b. Abdullah (el-Medînî) ← Süfyân b. Uyeyne ← Eyyûb
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kırba ve tulumun ağzından içmeyi yasaklamıştır."
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kırba ve tulumların ağızlarından içmeyi yasaklamıştır."
Abdullah b. Ebi Katade'den rivayete göre o babasından şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Sizden herhangi bir kimse (bir kab'dan) su içerse kab'ın içerisinde nefes alıp vermesin. Sizden. herhangi bir kimse küçük abdestini bozarsa sağ eliyle zekerini silmesin. Sizden herhangi bir kimse (helada) silindiği zaman sağ eliyle de silinmesin."
Sümame b. Abdullah'tan, dedi ki: "Enes su içtiği zaman kab(ın dışın) da iki ya da üç defa nefes alırdı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de üç kere nefes aldığını söylemiştir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Âsım ve Ebû Nuaym ← Azre b. Sâbit ← Sümâme b. Abdullah b. Enes
Ebu Leyla'dan, dedi ki: "Huzeyfe Medain'de bulunuyordu. Kendisine su verilmesini istedi. Bir dihkan (Medain eşrafından birisi) ona gümüş bir kase getirdi. Huzeyfe o kaseyi ona doğru fırlatarak: Benim bunu atmamın tek sebebi, bu işi yapmamasını (defalarca) söylediğim halde bundan vazgeçmeyişidir. Halbuki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de bizlere ipek ve atlas giyinmeyi, altın ve gümüş kaplarda içmeyi yasaklamış ve: Bunlar bu dünyada onlarındır, (kafirlerin) ahirette de sizlerindir diye buyurdu, dedi."
ibn Ebi Leyla'dan, dedi ki: "Biz Huzeyfe ile birlikte çıktık. Huzeyfe Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu zikretti: Altın ve gümüş kaplarda içmeyiniz. İpek ve atlas da giyinmeyiniz. Çünkü bunlar kıyamet gününde onlarındır, ahirette de sizin olacaktır."
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Ümmü Seleme'den rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Gümüş kab'dan içen bir kimse aslında karnına yudum yudum cehennem ateşini doldurur."
Bera b. Azib'den, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize yedi şeyemretti, yedi şeyi de yasakladı: Bize hastayı ziyaret etmeyi, cenazelerin arkasından gitmeyi, aksırıp elhamdulillah diyene yerhamukellah demeyi, davette bulunanın davetine icabet etmeyi, selamlaşmayı yaygınlaştırmayı, mazluma yardım etmeyi ve yemin verenin yeminini yerine getirmesini emretti. Diğer taraftan bize altın yüzük takmayı, gümüş içinde içmeyi -ya da gümüş kaptan içmeyi- içi pamukla doldurulmuş, yüzleri atlas ve ipek olan ipek katılmış elbiseler kullanmayı, ince ipek, kalın ipek ve atlastan elbiseler giyinmeyi yasakladı. "
Ümmü'l-Fadl'dan rivayete göre "Ashab Arafe günü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in oruçlu olup olmadığı hususunda şüphe ettiler. Ona içinde süt bulunan bir kase gönderildi. O da o sütü içti."
Sehl b. Sa'd r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Araplardan bir kadından söz edildi. O da Ebu Useyd es-Saidl'ye, o kadına haber göndermesini emir buyurdu. Ebu Useyd kadına haber gönderdi. Kadın gelip, Saide oğullarına ait bir kalede konakladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıkıp kadının yanına geldi. Kadının bulunduğu yere girince, başını önüne eğmiş bir kadın ile karşılaştı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla konuşunca kadın: Senden Allah'a sığınınm, dedi. Nebi: Ben de senin benden sığınmanı kabul ettim, dedi. Kadına: Bunun kim olduğunu biliyor musun, diye sordular. Kadın hayır, dedi. Ona: Bu Hasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dır. Sana evlenmek için talip olmak üzere gelmişti, dediler. Kadın: Demek ki ben çok bedbaht birisiymişim, dedi. O gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dönüp geldi ve nihayet Saide oğulları sakifesi (sundurması) altında arkadaşları ile birlikte oturdu. Sonra da: Ey Sehl bize su ver, buyurdu. Ben onlara işte bu kaseyi çıkardım, onunla onlara su ikram ettim, dedi." (Hadisi Sehl'den rivayet eden Ebu Hazim dedi ki:) Sehl bize o kaseyi çıkardı. Biz de ondan içtik. (Ebu Hazim) dedi ki: Bundan sonra Ömer b. Abdulaziz (Medine valisi iken) bunun kendisine hibe edilmesini istedi. O da o kaseyi ona hibe etti.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Saîd b. Ebû Meryem ← Ebû Gassân ← Ebû Hâzim ← Sehl b. Sa'd
Asım el-Ahvel'den, dedi ki: "Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kasesini Enes b. Malik'in yanında gördüm. -Bu kase çatlamıştı da onu gümüş telle bağlamıştı.- Asım dedi ki: O kase nudar ağacından yapılmış, enlice, güzel bir bardak idi. Yine Asım dedi ki: Enes: Andolsun Hasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bu kas e ile şu kadar şu kadardan fazla defa su içirmişimdir, dedi." Asım dedi ki: İbn S1r1n de şöyle dedi: "Bu kasenin demirden bir halkası vardı. Enes onun yerine altın ya da gümüş bir halka koymakistemişti de Ebu Talha ona: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yaptığı hiçbir şeyi sakın değiştirme, dedi. Enes de vazgeçti."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Hasan b. Müdrik ← Yahyâ b. Hammâd ← Ebû Avâne ← Âsım el-Ahvel
Cabir b. Abdullah r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idim. İkindi namazı vakti girmiş, beraberimizde de çok az miktarda bir sudan başkası yoktu. Bu az miktardaki su, bir kaba konularak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirildi. O da elini o suyun içine soktu ve parmaklarını açtı. Daha sonra da: Haydi ab de st alacaklar gelsin, bereket Allah'tandır, diy~ buyurdu. And olsun suyun, parmakları arasından kaynadığını gördüm. (O seferde bizimle beraber bulunan) insanlar ab de st aldılar ve içtiler. Ben de içebildiğim kadarını içmek konusunda elimden geleni esirgemedim. Çünkü onun bere15et olduğunu öğrenmiştim." (Ravilerden Salim b. Ebi'l-Ca'd) dedi ki: "Ben Cıı.bir'e: O gün kaç kişi idiniz, diye sordum. O: Bin dört yüz kişi idik, dedi."