Târık b. Şihâb, Kahtânî Arapların Becîle kabilesinin Ahmes koluna mensup, Ebû Abdullah künyeli bir râvidir. Hz. Peygamber'i yetişkin biri olarak görmüş, ancak ondan doğrudan hadis işitip işitmediği tartışılmıştır; Ebû Dâvûd onun Resûlullah'ı gördüğünü fakat ondan hadis dinlemediğini söyler. Bu sebeple sahâbîler arasında sayılır. Becîle heyeti Medine'ye geldiğinde Hz. Peygamber'in önce Ahmeslilerle başlanmasını istediği ve onlara dua ettiği rivayet edilir.
Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer'in hilâfetleri döneminde otuz üçten fazla gazve ve seriyyeye katıldığı nakledilir. Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Bilâl, Hâlid b. Velîd ve Abdullah b. Mes'ûd gibi önde gelen sahâbîlerden rivayette bulunmuş; Kays b. Müslim ve Simâk b. Harb ondan hadis almıştır. Kûfe'ye yerleşen Târık, Abdülmelik b. Mervân döneminde h. 82 veya 83 / m. 701-702 yıllarında vefat etti; 80 ve 84 tarihleri de zikredilir.
Ailesi
Kardeşleri
Abu 'Uzra bin Shahab
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Ömer İbnü'l-Hattâb r.a.'den rivayet edildiğine göre Yahudilerden biri ona şöyle dedi: Ey muminlerin emiri ! Sizin kitabınızda okuduğunuz bir ayet biz Yahudiler topluluğuna inmiş olsaydı, o ayet'in indiği günü bayram edinirdik". Hz. Ömer sordu: "Hangi âyet?" Yahudi cevap verdi: "Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki ni'metimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'dan razı oldum.’’ [Mâide,3] Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle dedi: Biz bu günü ve Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e bu âyet'in indirildiği yeri biliriz. Bu ayet Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Arafat'ta ayakta beklerken Cum'a günü indirildi. Tekrar: 4407, 4606, 7268.
Ebu Mûsa r.a. şöyle nakletmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni Yemen'e göndermişti. Döndüğümde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Batha'da karşılaştık. Bana, "Hangi niyetle ihrama girdin?' diye sorunca ben de, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in girdiği niyetle" diye cevap verdim. Bunun üzerine bana, "Yanında hedy kurbanı var mı?" diye sordu. Ben: "Hayır" dedim. Bunun üzerine bana emir buyurdu, Kabe'yi tavaf ettim. Safa Merve arasını da sa'yettim. Daha sonra yine emir buyurdu, ihram'dan çıktım. Ardından kavmimden bir kadının yanına gittim, saçımı taradı veya yıkadı. Daha sonra Ömer r.a. geldi ve: "Eğer Allah'ın kitabını delil olarak alırsak ayette bize, "Haca ve umreyi Allah için tamamlayın"[Bakara 196] buyurulmaktadır. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sünnetine bakacak olursak Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem de, kurban kesinceye kadar ihram'dan çıkmamıştır" dedi."
Ebu Musa (el-Eş'arî) şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Batha'da iken onun yanına vardım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bana: "Hac yaptın mı?" diye sordu. Ben: Evet, dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nasıl telbiye getirdin?' diye sordu. Ben dedim ki: Şöyle telbiye getirdim: "Nebi'in lebbeyk dediği gibi diyorum" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İyi yapmışsın. Git Kabe'yi tavaf et, Safa ve Merue arasında sa'y yap." Sonra Benî Kays kabilesinden bir kadın saçımı kontrol etti. Ardından hac için niyet ettim. Hz. Ömer'in halifeliğine kadar ben insanlara buna göre fetva veriyordum. Bunu Ömer'e anlattiğımda bana şöyle dedi: "Eğer Allah'ın kitabını esas alırsak o bize haccı tamamlamayı emrediyor. Resulullah'ın sünnetini esas alırsak, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hedy kurbanı kesilme yerine ulaşmadıkça ihram'dan çıkmamıştır."
Ebu Musa el-Eş'arî r.a. şöyle dedi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Batha'da devesini çöktürmüş iken onun yanına vardım. Bana: "Hac yaptın mı?" diye sordu. Ben: Evet, dedim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nasıl telbiye getirdin?" diye sordu. Ben: "Nebi'in telbiye getirdiği gibi telbiye getiriyorum" diyerek telbiye getirdim, dedim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İyi yapmışsın. Kabe'yi, Safa ile Merve'yi tavaf et, sonra da ihramdan çık" buyurdu. Ben de Kabe'yi tavaf ettim, sonra Safa ile Merve arasında tavaf yaptım. Sonra Kays kabilesinden bir kadına rastladım, saçımı ayıkladı. Sonra da hac için telbiye getirdim. İnsanlara da bu yönde fetva veriyordum. Ömer r.a.'in halifeliği zamanında o bana şöyle dedi: Allah'ın kitabını esas alırsak o bize umreyi tamamlamayı söylüyor. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sözünü esas alırsak o, hedy kurbanı kesim yerine ulaşmadıkça ihramdan Çıkmadı.
Ebu Musa r.a. şöyle dedi: Yahudiler aşura gününü bayram olarak kabul ederlerdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de (ashabına): "Siz de bugün oruç tutun" buyurdu.
İbn Abbas'ın Sa'b'dan naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onlar da o müşriklerin bir parçasıdır" buyurmuş Amr İbn Dinar'ın dediği gibi: "Onlar da babalarının bir parçasıdır" dememiştir.
Ömer radiyallahu anh'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün ayağa kalkıp bize hitap etti ve yaratılışın başlangıcından başlamak suretiyle cennetliklerin cennete, cehennemliklerin de cehennem'e girecekleri an'a kadar olacakları anlattı. Bu anlatılanları ezberleyen ezberledi; unutan ise unuttu."
Ebu Musa r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye girdiğinde Yahudilerden bazı insanların Aşura (günü)nü tazim ettiklerini ve o gün de oruç tuttuklarını gördü. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bizim o gün oruç tutmamız daha uygundur, dedi ve o gün oruç tutulmasını emretti."
Tarık b. Şihab'dan dedi ki: "İbn Mes'ud'u şöyle derken dinledim: Ben el-Mikdad b. el-Esved'in bir konumuna şahit oldum ki o konumda bulunmuş olmayı, ona denk görülen daha başka konumlara tercih ederim. Müşriklere beddua ederek Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Ve dedi ki: Biz Musa'nın kavminin dedikleri gibi: "Sen ve Rabbin gidiniz ve savaşınız" demeyiz. Aksine bizler senin sağında, solunda, önünde, arkanda savaşırız. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzünün aydınlandığını ve onun --bu sözlerinin-- onu sevindirdiğini gördüm." Tekrarı: 4609
Sa'lebe b. Ebi Malik'ten rivayete göre Ömer b. el-Hattab r.a. Medinelilerin hanımları arasında örtüler dağıttı. Bunlardan iyice bir örtü geri kaldı. Yanında bulunanlardan birisi ona: "Ey mu'minlerin emiri, sen bunu senin nikahın altında bulunan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızına --bu sözleriyle Ali'nin kızı Ümmü Külsum'u kastediyorlardı-- ver, dediler. Ömer: Hayır, Ümmü Selit buna daha bir hak sahibidir, dedi. --Ümmü Sellt de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at eden Ensar hanımlarından birisi idi.-- Ömer dedi ki:. Çünkü o Uhud günü bize sırtında kırbalarla su taşıyordu."
Ebu Musa el-q'ari r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni kavmimin diyarına gönderdi. (Geri geldiğimde) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i devesini el-Abtah'da çöktürmüş buldum. Allah Resulü bana: Ey Abdullah b. Kays hac ettin mi, diye sordu. Ben: Evet ey Allah'ın Resulü dedim. Nasıl dedin, diye sordu. Ben: Senin ihlalin (ihrama girişin) gibi bir ihlal ile lebbeyk (buyur Allah'ım) dedim. Peki beraberinde hediyelik kurbanı getirmiş miydin, diye sordu. Ben: Getirmedim dedim. O halde Beyt'i tavaf et. Safa ile Merve arasında sa'y et, sonra ihramdan çık, dedi. Ben de onun dediğini yaptım. Hatta Kays oğulları hanımlarından olan benim bir hanım ım saçlarımı taradı. Biz, Ömer halifeliğe getirilinceye kadar bu şekilde (haccetmeye) devam ettik."
Ebu Musa el-Eş'ari r.a. dedi ki: el-Batha denilen yerde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vardım. Hac ettin mi diye sordu Ben: Evet dedim. Ne şekilde ihrama girdin, diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ihrama girişi gibi ihrama giriyorum deyip, telbiye getirdim dedim. Allah Resulü: Beyt'i tavaf et, Safa ile Merve arasında sa'y et, sonra ihramdan çık, diye buyurdu. Ben de Beyt'i tavaf ettim, Safa ile Merve arasında sa'y ettim, sonra Kayslılardan bir kadının yanına gittim, o kadın benim başımı (başımdaki biti) ayıkladı.
Tarık b. Şihab'dan rivayete göre "Yahudilerden bir takım kimseler şöyle dedi: Eğer bu ayet bize inmiş olsaydı, şüphesiz o günü bayram edinirdik. Bunun üzerine Ömer: Hangi ayeti kastediyorsunuz, diye sordu. Onlar: "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İsıamı beğenip seçtim."[MSide, 3] ayetidir dediler. Ömer: Ben bu ayetin nerede indiğini çok iyi biliyorum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Arafat'ta vakfede iken nazil olmuştur."
İbn Şihab kanalıyla gelen bir rivayete göre, Yahudiler Hz. Ömer'e - Siz, Kur'an'dan bir ayet okuyorsunuz. Eğer o ayet, bize indirilmiş olsaydı, onun indiği günü bayram kabul ederdik, dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle demiştir: - Muhakkak ki ben, bu ayetin ne zaman ve nerede indiğini, indiği zaman Hz. Nebi'in nerede bulunduğunu iyi biliyorum. Bu ayet Arafat'ta vakfeye durulan gün indi. Allah'a yemin ederim ki, bizler, o gün Arafat'ta idik. Hadisin ravilerinden Süfyan Hz. Ömer'in Cuma günü ifadesini kullanıp kullanmadığı konusunda emin olmadığını belirtip "Bugün sizin dininizi kemale erdirdim ... " ayetini okumuştur.
Abdullah'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Bedir savaşının yapıldığı gün Mikdad, - Ey Allah'ın elçisi! Biz İsrailoğullarının Hz. Musa'ya "Sen ve Rabbin gidin savaşın, biz burada oturacağız," dedikleri gibi demeyeceğiz. Aksine "Sen ilerle, biz de seninle beraberiz," diyeceğiz. Onun bu sözü Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i rahatlatmıştı.
Tarık'tan, dedi ki: "Abdullah dedi ki: Şüphesiz sözün en güzeli Allah'ın kitabı, hedyin (önderliğin) en güzeli de Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gösterdiği yoldur." Bu Hadis 7277 numara ilede geçiyor
Ebu Bekir (Nebi s.a.v.'in vefatından son irtidad eden) Büzaha heyetine hitaben) "Yüce Allah Nebiinin halifesine ve muhadrlere sizleri mazur kılacak bir durum gösterinceye kadar çöllerde develerin kuyruklarının ardından gidiniz" dedi.
Tarık b. Şihab şöyle demiştir: Yahudilerden biri Ömer'e "Ya emire'lmu'minin 'Bugün size dininizi ikma/ ettim, üzerinize nimeti tamam/adım ve sizin için din olarak İs/amı beğendim'(Maide 3) ayet-i kerimesi bize inseydi, biz o günü bayram günü olarak kutlardık dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer "Ben bu ayetin hangi gün indiğini biliyorum. Ayet Arafe'de bir Cuma günü indi" dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile ibnü Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Üsâme, Ebû Umeys'den, o da Kays b. Müslim'den, o da Tarık b. Şihab'dan, o da Ebû Musa (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet eyledi. Ebû Musa şöyle demiş: «Aşûra günü, yahudilerin ta'zim ve bayram ettikleri bir gün idi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dahi: «Siz o gün oruç tutun» buyurdular.
Bize bu hadisi Ahmed b. Münzir de rivayet ettij (Dediki) Bize Hammâd b. Üsâme rivüyet etti. (Dediki) Bana Kays haber verdi, ve bu isnâdın mislini rivayet etti. O: «Ebû Üsamc dedi ki: Bana da Sadahatü'bnü Ebî imran Kays b. Müslim'den o da Tarık b. Şihâb'dan, o da Ebû Musa (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti. Ebû Musa şâyle demiş: Hayberliler Aşûra günü oruç tutar, o günü bayram ittihâz ederler, o gün kadınlarına ziynetlerini ve güzel elbiselerini giydirirlerdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): O gür sîz de oruç tutun, buyurdular.» ifadesini ziyade etti.
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Îbnül-Müsennâ (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bizj Şu'be, Kays b. Müslim'den, o da Târik b. Şihâb'dan, o da Ebû Musa'dan naklen haber verdi. Ebû Mûsâ şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bathâ'da mola verdiği bir sırada yanına vardım. Bana: — «Hacc ediyor musun?» diye sordu. Ben: — «Evet!» cevâbını verdim. — «Neye niyetlendin?» buyurdu. Ben: — «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in niyeti gibi niyetlenerek: Lebbeyk dedim;» cevâbını verdim. — «İyi etmişsin. Beyt-i şerif ile Safa ve Merve'yi tavaf et de ihramdan çık!» buyurdular. Bunun üzerine ben, Beyt-i Şerifi ve Safa ile Merve'yi tavaf ettim. Sonra Beni Kays'dan bir kadının yanına vardım da başım bitlendi. Bi'l-âhara hacca niyet ettim. Başkalarına da böyle fetva verirdim. Ömer (Radiyallahu anh) hilâfete geçince bir adam: — Yâ Ebâ Mûsâ! — yahut yâ Abdallah b. Kays! — Bir fetvan hususunda biraz ağır ol! Çünkü sen, Emîrü'l-Mümininin hacc ibâdetleri hakkında senin gıyabında ne ihdas ettiğini bilmiyorsun! dedi. Bunun üzerine ben: — Ey cemâat! Biz, kime bir fetva verdikse, o kimse teenî ile hareket etsin! Çünkü Emîri'l-Mü'miııîn yanınıza gelmektedir. Siz, ancak ona uyun! dedim. Müteakiben Ömer (Radiyallahu anh) geldi. Ben, bunu ona anlattım da: — Eğer Allah'ın kitabı ile amel edeceksek Kîtâbullah tamamlamayı emrediyor. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetiyle amel edersek o da hedy kurbanı yerini buluncaya kadar ihramdan çıkmamıştır; dedi.
Bize Muhammedü'bnu'I-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdurrahmân yâni İbni Mehdi rivayet etti. (Dediki): Bize, Süfyâa. Kays'dan, o da Târik b. Şihâb'dan, o da Ebû Mûsâ (Radiyallahu anh) dan naklen rivâyet etti. Şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bathâ'da mola verirken yanına vardım: — Neye niyetlendin? diye sordu. Ben ; — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in niyetlendiğine niyet ettim! dedim. — Kurban gönderdin mi? diye sordu. — Hayır! dedim. — Oyle is» Beyti ve Safa ile Merveyt tavaf et de sonra ihramdan çık! buyurdular. Bunun üçerine ben, Beyti ve Safa ile Merve'yi tavaf ettim. Sonra kavmimden bir kadının yanına vardım. Kadın benim saçımı taradı ve başımı yıkadı. Artık Ebû Bekir ile Ömer'in hilâfetleri zamânın da halka bu şekilde fetva veriyordum. Bir defa hacc mevsiminde ayakta bulunduğum bir sırada anîden bana bir adam gelerek: — «Sen, Emîri'l-Mü'minîn'in hacc ibâdetleri hakkında ne ihdas ettiğini biimezsin.» dedi. Bunun üzerine ben de: — «Ey halk! Biz, kime bir fetva vermişsek teenî ile hareket etsin! işte Emîri'I-Müminin yanınıza geliyor. Siz, ancak ona uyun!» dedim. Ömer (Radiyallahu anh) geldiği vakit (kendisine) : — «Yâ Emîre'l-Mü'minîn! Hacc ibâdetleri hakkında ihdas ettiğin nedir?» diye sordum, Ömer (Radıyallahu anh) : — «Eğer Kitâbullah ile amel edersek Allah (Azze ve Celle): (Allah için hacc ile umreyi tamamlayın! [ Bakara 196 ] buyuruyor. Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sünnetiyle amel edersek şüphesiz ki Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban kesmedikçe ihramdan çıkmamıştır.» dedi.
Bana İshâk b. Mansûr ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ca'fer b. Avn haber verdi. (Dediki): Bize Ebû Umeys, Kays b. Müslim'den, o da Târik b. Şihâb'dan, o da Ebû Mûsâ (Radiyallahu anh)'dan naklen haber verdi. Ebû Mûsâ şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), beni Yemen'e göndermişti. Kendisiyle, haccettiği yıl buluştum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bana: — «Yâ Ebâ Mûsâ! İhram'a girerken nasıl dedin?» diye sordu. Ben: — «Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in niyeti gibi niyet ederek: Lebbeyk, dedim.» cevâbını verdim. — «Kurban gönderdin mi?» diye sordu. — «Hayır!» dedim. — «Öyle îse git. Beyti ve Safa ile Merve orasını tavaf et de sonra ihram'dan çık!» buyurdular. Râvi, bu hadîsi Şu'be ile Süfyân hadîsi gibi nakletmiştir.
Bana Ebû Hayseme Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Abdurrahman (bu zat İbni Mehdî'dir) rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Kays b. Müslim'den, o da Tarık b. Şihab'dan naklen rivayet etti ki: Yahudiler Ömer'e — Siz bir âyet okuyorsunuz ki, bu âyet biz'e indirilmiş olsa, o günü bayram yapardık, demişler. Ömer de : — Ben bu âyetin nerede indirildiğini, hangi gün indirildiğini ve o indirilirken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nerede idiğini pekâlâ bilirim. Âyet Arafat'da indirilmiştir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de Arafat'da vakfe halinde idi, demiş. Süfyan: «Bugün size dininizi ikmâl, üzerinize olan ni'metimi itmam eyledim.» [Maide 3] âyetini kastederek: Cum'a günü müydü, değil miydi şekkediyorum, demiş.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris babasından, o da Kays b. Müslim'den, o da Tarık b. Şihab'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Yahudiler Ömer'e - Şu: «Bugün sîzin için dîninizi ikmâl ve size olan nimetimi itmam eyledim. Sizin için din olarak İslâm'a razı oldum.» âyeti biz yahudilcr cemaatına inse, onun indirildiği günü bilsek, o günü mutlaka bayram yapardık, dediler, Ömer de: — Ben onun indirildiği günü, saati ve indirildiği zaman Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nerede olduğunu muhakkak bilirim. O Müzdelife gecesinde biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e birlikte Arafat'da iken inmiştir, dedi.
Bana Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Ca'fer b. Avn haber verdi. (Dediki): Bize Ebu Umeys, Kays b. Müslim'den, da Târik b. Şihab'dan naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Yahudilerden bir adam Ömer'e gelerek: — Yâ Emire'I-Mü'minin! Kitabınızda okuduğunuz bir âyet var. Bu âyet biz yahudiler cemaatına inmiş olsa, o günü bayram yapardık, dedi. Ömer : — Hangi âyet? diye sordu. Yahudi : «Bugün sizin için dîninizi ikmâl ve size olan nimetimi itmam eyledim. Sizin için din olarak islam'a razı oldum.» âyeti dedi. Bunun üzerine Ömer: — Ben o âyetin indiği günü, indiği yeri pek alâ bilirim. O Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Arafat'ta cum'a günü indi, dedi.