Yezîd b. Ebû Habîb

Ebû Recâ · 5. tabaka

Yezîd b. Ebû Habîb (Süveyd)

Vefath. 128
KünyeEbû Recâ
Nisbeel-Ezdî, el-Mısrî
Yaşadığı yerlerMısır
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah b. Amr'dan radiyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre bir adam Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)'e : "İslâm'ın hangi ameli daha faziletlidir?" diye sordu.Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle cevap verdi: "Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selâm vermendir. Tekrarı: 28, 6236.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Hâlid ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Abdullah b. Amr
Abdullah bin Amr'dan rivayet edildiğine göre bir adam Hz. Peygamber'e gelerek "Ey Allah'ın elçisi İslam'ın (İslam'daki amellerin) hangisi en hayırlıdır? diye sordu. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Yemek yedirmen ve tanıyıp tanımadığın kişilere selam vermendir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Abdullah b. Amr
Ukbe b. Amir'den şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ipekten dokunmuş bir kaftan hediye edildi. O da, onu giyerek namaz kıldı. Namazını bitirdikten sonra hoşuna gitmemiş gibi ani bir hareketle kaftanı çıkardı ve Bunu kullanmak müttakilere yaraşmaz' buyurdu. Tekrar: 5801.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Urve'den şöyle nakledilmiştir: "Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Aişe (r.anha) kıble tarafında uzanmış bir halde iken, onunla birlikte uyuduğu döşeğin üzerinde namaz kılardı."
Muhammed İbn Amr İbn Ata şöyle demiştir: "Bir defasında Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından bir kaç kişiyle birlikte oturuyordum. Bu sırada Resûlullah s.a.v. nasıl namaz kıldığı konusu açıldı ve Ebû Humeyd es-Sâidî şöyle dedi: Aranızda Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nasıl namaz kıldığını en iyi bilen kişi benim. O'nun şu şekilde namaz kıldığını gördüm; Namaza başlarken tekbir aldığında ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırırdı. Rüku'ya gittiğinde elleriyle dizlerini iyice kavrardı ve sırtını dümdüz tutardı. Rükû'dan doğrulup başını kaldırdığında vücûdunu tam olarak düzeltirdi; omurga kemikleri dimdik olurdu. Secde ettiğinde ellerini yere koyar fakat dirseklerini yere ve yanlarına yapıştırmazdı. Secdede iken ayak parmaklarının uçları kıbleyi gösterirdi. İlk iki rekatı kılıp birinci teşehhüde oturduğunda sağ ayağını diker ve sol ayağını yatırıp üzerine otururdu. Son teşehhüde oturduğunda ise sağ ayağını yine diker ve sol ayağını sağ ayağının altına yatırıp kalçası üzerinde yere otururdu."
Abdullah İbn Amr (r.a.)'ın naklettiğine göre; "Ebu Bekir es-Sıddîk (Radiyallahu and) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: 'Ey Allah'ın Resulü, bana namazda İken edebileceğim bir dua öğretiniz' dedi. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ona şu duayı etmesini emir buyurdu: Allah'ım ben kendime çok fazla zulmettim. Günahları sen'den başka bağışlayacak yoktur. Allah'ım, beni katından bir mağfiret ile bağışla ve bana merhametinle muamele buyur. Şüphesiz sen bağışlayan (Ğafur) ve esirgeyensin (Rahîm). Tekrar: 6326 ve 7388. Diğer tahric: Tirmizi Daavat; Müslim, Zikir; Nesai; İbn-i Mace, sehv
Mersed İbn Abdullah el-Yezenî şöyle demiştir: Ukbe İbn Amir el-Cühenî'nin yanına vardım ve ona şöyle dedim; "Sana Ebu Temîm hakkında şaşıracağın bir haber vereyim mi? O, akşam namazından önce İki rekat namaz kılıyor". Ukbe şöyle dedi: "Biz de Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında bunu kılardık". Ben "Şu anda kılmana engel olan nedir?" dedim. O: "Meşguliyet" dedi.
Ukbe İbn Amir r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün çıkarak (Uhud dağına gidip), Uhud şehitleri için cenaze namazı gibi namaz kıldı. Sonra (Medine'ye gelerek) minbere çıktı ve şöyle buyurdu: "Ben sizin öncünüzüm (ahirete sizden önce gideninizim). Ben sizin için şahidim. Vallahi ben şu an havuzuma bakıyorum. Bana yeryüzünün hazineleri (yahut anahtarları) verildi. Vallahi ben sizin benden sonra şirk'e düşeceğinizden korkmuyorum, ancak sizin (dünya için) birbiriniz ile rekabet etmenizden korkarım. Tekrar: 3596, 4085, 6590
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe İbn Amir (r.a.) şöyle dedi: Kız kardeşim Beytullah'a yürüyerek gitmeyi adadı ve bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e sormamı istedi. Ben de bunu sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yürüsün ve bineğine de binsin".
Aişe r.anha'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Kureyşliler cahiliyye döneminde Aşure günü oruç tutarlardı. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Aşure orucunun tutulmasını emretti. Bu, Ramazan orucu farz kılınana kadar böyle devam etti ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Artık dileyen bu orucu tutsun dileyen tutmasın!"
Cabir İbn Abdullah r.a. Mekke'nin fethedildiği yıl Resulullah'ı şöyle buyururken işitmiştir: "Allah, şarab’ın, murdar hayvanın, domuzun ve putların satılmasını haram kılmıştır." Bu sırada bir kimse Hz. Nebi'e, "Ey Allah'ın Resulül Murdar hayvanın yağı gemi cilalanmasında, deri yağlanmasında ve aydınlanmada kullanılıyor, buna ne dersiniz?" diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Hayır, bu haramdır. Allah yahudilere lanet etsin. Allah iç yağını haram kıldığı zaman erittiler, sattılar ve bedelini yediler" buyurdu. Tekrar: 4296, 4633 Diğer tahric: Tirmizî, Buyu’; Müslim, Müsakat
Ukbe İbn Amir'in naklettiğine göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, sahabilere dağıtması için bir miktar koyun vermişti. (Dağıttıktan sonra) geriye sadece güçlü bir küçük oğlak kalmıştı. Durumu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzedince, Ukbe'ye, "Onu da sen kes" buyurmuştur. Tekrar: 2500, 5547, 5555
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Hâlid ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe İbn Amir r.a.'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Siz bazen bizi bir yerlere görevli olarak gönderiyorsunuz ve biz de bir kabileye konaklıyoruz. Ama bizi ağırlamıyorlar. Bu konuda ne buyurursunuz?" dedik. "Bir kabileye konakladığınız zaman sizi misafir ederlerse onların ikramlarını kabul ediniz. Yok eğer böyle yapmazlarsa o zaman misafirin hakkı ne ise onu alınız" buyurdu. Tekrar: 6137
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe İbn Amir r.a.'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem sahabesine kurbanlık olarak payetmesi için ona bir koyun sürüsü verdi. Geriye sadece bir yaşına girmiş bir keçi kaldı. Bunu Allah Resulü'ne hatırlattı. O da Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Onu da sen kurban et" buyurdu.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
İbn Abbas'ın azatlı kölesi Kureyb'den rivayet edilmiştir: Meymune bintü'l-Haris, İbn Abbas'a şöyle anlatmıştır: Hz. Nebi'den izin almadan cariyemi azat etmiştim. Hz. Nebi'in benim odamda geceleyeceği gün gelince: "Ey Allah'ın Resulü! Fark ettin mi cariyemi azat ettim" dedim. Hz. Nebi: "Öyle mi yaptın/" buyurdu. "Evet" dedim. "(Azat edeceğine) dayılarına verseydin mükafatın daha bol olurdu" buyurdu. Tekrar: 2594
Ukbe bin Amir (r.a.)'den nakledilmiştir: Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Yerine getirmenize en layık şart, namusları kendinize helal kılmanızı sağlayan (evlilik sözleşmesinde koşulan) şartlardır" buyurmuştur. Tekrar: 5151 Diğer tahric: Tirmizî, Nikah: 54; Nesâî, Nikah: 42
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdullah b. Yûsuf ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe b. Amir'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün dışarı çıktı. Uhud şehitlerine cenaze namazı kılar gibi namaz kıldı. Daha sonra minbere geçti ve şöyle buyurdu: Ben sizden önce gidecek ve sizin için gerekli hazırlıkları yapacağım. Ben size karşı bir şahidim. Şüphesiz ki Allah'a yemin ederek söylüyorum: Şu anda Havz'ıma bakıyorum ve bana yeryüzü hazinelerinin anahtarları verildi. Ve şüphesiz ben Allah'a yemin ederek söylüyorum: Benden sonra şirk koşacağınızdan yana korkmuyorum, fakat ben sizin için onda (dünyalık hususunda) birbirinizle yarışacağınızdan korkuyorum.
Ubade b. es-Samit r.a. şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile bey'atleşen nakiblerden birisiyim. Devamla dedi ki: Biz onunla Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, hak ile olması hali dışında Allah'ın haram kıldığı canı öldürmemek, kimsenin malını haksızca almamak; -bunları yaptığımız takdirde, (onu yapan hakkında) cennetlik olacağına hüküm vermemek üzere bey'atleştik. Eğer bunlardan birisini işleyecek olursak bu işe dair hüküm vermek de Allah'a aittir."
Ukbe b. Amir dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hem hayatta olanlara, hem ölmüş olanlara veda edercesine sekiz yıl sonra Uhud'da öldürülenIere namaz kıldı. Sonra minbere çıkarak şöyle buyurdu: Ben sizin önünüzden, sizin faydanız için gidiyorum. Ben size karşı bir şahidim. Sizinle buluşma yerimiz Havz'dır. Ben şu anda bulunduğum bu yerden onu görüyor gibiyim. Sizin için (Allah 'a) ortak koşacaksınız diye korkmuyorum,. Fakat sizin dünyalık uğrunda birbirinizle yarışacağınızdan korkuyorum." (Ukbe) dedi ki: Bu, benim Resulullah saIlaIliihu aleyhi ve seIlem'i son görüşüm oldu. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Hayattakilere de, ölmüşlere de veda eder gibi." Hayatta olanlarla vedalaşmanın nasılolduğu açıkça anlaşılmaktadır ... Çünkü hadisin akışı bunun hayatının son dönemlerinde olduğunu hissettirmektedir. Ölülerle vedalaşması da muhtemelen bedenen artık ölüleri ziyaret etmesinin kesilmiş olacağını kastetmiş olmalıdır .. Çünkü ölümden sonra diri ise de, onun bu hayatı uhrevı bir hayattır. Dünya hayatına benzemez. Doğrusu en iyi bilen Allah'tır. Bir diğer ihtimale göre ölüler ile vedalaşması, Aişe'den rivayet edilen hadiste işaret olunan Baki'de medfun bulunanlar için mağfiret dilemesi de olabilir. Bu hadise dair açıklamalar hem Cenazeler bahsinde, hem de Nübüwetin Alametleri'nde geçmiş bulunmaktadır.(Bk. 3596 nolu hadis)
Ukbe'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün çıkıp Uhud'da şehit düşenler üzerine cenaze namazı kıldı. Daha sonra minbere çıkıp şöyle buyurdu: "Ben sizden önce gideceğim. Ben size karşı bir şahidim. Andolsun şu anda Havz'ıma bakıyorum. Bana yeryüzü hazinelerinin anahtarları -ya da yeryüzünün anahtarları- verildi. Ben Allah'a yemin ederim ki sizin hakklnlzda benden sonra şirk koşacağınızdan korkmuyorum,. Fakat sizin için onda (dünyaIık hususunda) birbirinizle yarışa gireceğinizden korkuyorum."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Hâlid ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre "Mekke fethi yılında Mekke'de iken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle derken dinlemiştir: Şüphesiz Allah da, Resulü de içki alışverişini haram kılmıştır."
Ebu'I-Hayr, es-Sunabihi'den rivayet ettiğine göre Ebu'I-Hayr (kendisine): Ne zaman hicret ettin, diye sordu, o şu cevabı verdi: Yemen'den hicret edenler olarak çıktık el-Cuhfe'ye geldiğimizde karşıdan bir süvari geldi. Ben ona: Ne haber diye sordum. O: Beş gün önce Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i defnettik dedi. Ben: Kadir gecesi hakkında bir şey dinledin mi diye sordum. O: Evet, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in müezzini Bilal'in bana haber verdiğine göre Kadir gecesi Ramazanın son on gecesindeki yedinci gecedir, dedi."
Cabir İbn Abdillah'dan rivayet edildiğine göre, o, Hz. Nebi'i şöyle derken işitmiştir: Allah Yahudilerin belasını versin! Çünkü Yüce Allah onlara hayvanların iç yağını haram kıldığı zaman,. onu erittiler ve sattılar. Sonra da onun bedelini yediler.
Urve'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Aişe'yi Ebu Bekir'den istedi. Ebu Bekir ona: Ben senin ancak kardeşinim, diye cevap verince, Allah Rasulü ona şöyle buyurdu: Sen Allah'ın dinine ve kitabına göre benim kardeşimsin, o da bana helaldir."
Ümmü Habibe'den, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dedi ki: "Bizler kendi aramızda senin Ebu Seleme'nin kızı Düne'yi nikahlayacağını konuşmuştuk. Rasulullah: Ben onu Üm mü Seleme'nin üzerine mi nikahlayacaktım? Eğer Ümmü Seleme'yi nikahlamamış olsaydım bile bcma helal olmazdı. Çünkü onun babası benim süt kardeşimdi, diye buyurdu."
Ukbe'den rivayete göre, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Yerine getirdiğiniz şartlar arasında eksiksiz yerine getirmeniz en hak olanı, kendisi ile fereleri kendinize helal kıldı ğın ız şartlardır." Diğer tahric: Hadisi Buhari (2721, 5151), Müslim (1418), Ebu Davud (2139), Nesai, s-kübra (5506); İbn Mace (1954), Tirmizi (1127), Ahmed, Müsned (17302), Tahavi, Şerh Müşkili'l-Asar (4862,4863,4864) ve İbn Hibban (4092) rivayet etmişlerdir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'l-Velîd ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe İbn Amir r.a.'den rivayete göre "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Kadınların (yalnız olmaları halinde) yanına girmekten uzak durunuz. Ensardan bir adam: Ey Allah'ın Rasulü, kayınlar hakkında ne dersin, diye sordu. Allah Rasulü: Onlar (ile halvette bulunmak) ölümdür, diye buyurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe b. Amir r.a.'dan rivayete göre; "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine kurban olarak kesi\mek üzere ashabına paylaştırması için bir miktar koyun verdi. Geriye bir yaşını bitirmiş bir keçi kaldı. Bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e söyleyince, Allah Rasulü: Onu da sen kurban olarak kes, diye buyurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Amr b. Hâlid ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe b. Amir r.a.'dan, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ipek bir ferruc (kaftan) hediye edildi, o da onu giyindi. Sonra onunla namaz kıldırdı. Daha sonra namazı bitirince -ondan hoşlanmamışçasına- hızlı bir şekilde onu üzerinden çıkardı, sonra da: Bu, takva sahiplerine yakışmaz, buyurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir
Ukbe İbn Amir r.a.'dan, dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü, sen bizleri gönderiyorsun. Biz de bir kavmin bulunduğu bir yere konaklıyoruz ama onlar bizi ağırlamıyorlar. Bu husustaki görüşün nedir diye sorduk. Buna karşılık Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizlere: Eğer sizler bir kavmin bulunduğu bir yere konaklayıp da onlar sizin için misafire gereken ikramın yapılmasını emredecek olurlarsa siz de o ikramı kabul ediniz. Eğer bunu yapmayacak olurlarsa onlardan misafire vermeleri gereken hakkı alınız, buyurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← Leys b. Sa'd ← Yezîd b. Ebû Habîb ← Ebü'l-Hayr ← Ukbe b. Âmir