Asıl adı Remle olan Ümmü Habîbe, Kureyş'in önderlerinden Ebû Süfyân'ın kızı, annesi ise Safiyye bint Ebü'l-Âs'tır. Bi'setten on yedi yıl önce doğmuştur. Muâviye b. Ebû Süfyân'ın kız kardeşidir; bu yakınlık sebebiyle Muâviye için 'müminlerin dayısı' ifadesi kullanılmıştır.
İlk eşi Ubeydullah b. Cahş ile birlikte Mekke'deki baskılardan kaçarak bi'setin 6. yılında (m. 616) Habeşistan'a hicret etmiştir. Orada Habîbe adlı kızını dünyaya getirmiş ve bu kızından dolayı Ümmü Habîbe künyesiyle anılmıştır. Kocası Habeşistan'da Hıristiyanlığa geçmiş ve bu inanç üzere ölmüştür.
Hicretin 6 veya 7. yılında (m. 628-629) Hz. Peygamber, Amr b. Ümeyye'yi Necâşî'ye göndererek onunla evlenmek istediğini bildirmiştir. Necâşî'nin velî sıfatıyla bulunduğu nikâhta Resûlullah'ı Hâlid b. Saîd temsil etmiş, Necâşî dört yüz dinar mehir ödemiştir. Böylece müminlerin annelerinden biri olmuştur. Kendisinden nakledilen yaklaşık altmış beş hadisle Hz. Âişe ve Ümmü Seleme'den sonra en çok rivayette bulunan Peygamber hanımıdır. H. 44 / m. 664 yılında Medine'de vefat etmiş ve Bakî Mezarlığı'na defnedilmiştir.
Ailesi
Babası
Abu Sufyan ibn Harb
Annesi
Safiyyah bint Abi al-'As bin Umayya
Eşi
'Ubayd-Allah ibn Jahsh, Prophet Muhammad(saw)
Kardeşleri
Umiama/Umayna bint Abi Sufyan, 'Unbasa bin Abi Sufyan, 'Uzza bint Abi Sufyan, Durrah bint Abi Sufyan, Hamnah bint Abi Sufyan
Çocukları
Habibah bint Ubayd-Allah, 'Abdullah
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Nebi s.a.v.'in eşi Aişe (r.anha)'den şöyle nakledilmiştir: "Ümmü Habibe yedi yıl özür kanı gördü. Bunun hükmünü Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e sordu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de, ona gusül abdesti almasını emretti ve 'Bu, damardan gelen bir kandır' dedi. Ümmü Habibe, her namaz için, gusül abdesti alırdı."
Aişe validemizden şöyle nakledilmiştir: "Ümmü Habibe ile Ümmü Seleme Habeşistan'da gördükleri içinde resimler bulunan bir kiliseden bahsettiler. Bundan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e de söz ettiler. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Onlar, aralarından salih bir zât öldüğü zaman mezarının üstüne bir mescid yapıp içine de o görmüş olduğunuz resimleri çizerlerdi. İşte onlar kıyamet günü Allah katında mahlukatın en kötüsüdür. Tekrar: 434, 1341, 3828.
Zeyneb binti Ebi Seleme şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Ümmü Habîbe r.anha'nın yanına girdim. O bana şöyle dedi: Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle dediğini işittim: Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kadının, ölen bir kimse için üç günden fazla yas tutması helal değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutar."
Zeyneb binti Ebi Seleme anlatmaya devam ederek şöyle dedi: Sonra erkek kardeşi öldüğünde Zeynep binti Cahş'ın yanına girdim. Güzel koku getirilmesini istedi ve bu kokuyu süründü. Sonra şöyle dedi: "Benim koku sürmeye ihtiyacım yok. Ancak ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberde şöyle dediğini işittim: "Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kadının ölen bir kimse, için üç günden fazla yas tutması helal değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutar. Tekrar: 5335
Cahş kızı Zeyneb r.anha'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun yanına dehşete kapılmış bir halde girdi. Bu arada şöyle diyordu: "La ilahe illallah, yaklaşmış bulunan bir şerden dolayı Arapların vay haline! Bugün Ye'cuc ile Me'cuc seddinden şunun gibi bir delik açıldı." -Bu arada baş parmağı ile şehadet parmağını halka yaptı.- Cahş kızı Zeynep dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, dedim. Salih kimseler aramızda varken helak edilir miyiz? O: Fısk ve günahkarlık çoğalırsa evet, diye buyurdu." Tekrar: 3598, -7059 ve 7135 Diğer tahric: Buhari (3346, 3598, 7059, 7135); Müslim 2880 (1, 2); Nesai s-kübra (11249); Tirmizi (2187); İbni Mace (3953); Ahmed, Müsned (27413); İbn Hibban (327)
Cahş kızı Zeyneb'ten rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir defasında şöyle diyerek dehşete kapılmış bir halde yanına girdi: La ilahe illallah yaklaşmış bulunan bir şerden dolayı Arapların vay haline! İşte bugün Ye'cuc ile Me'cuc seddinden şunun gibi bir gedik açıldı. Bu arada (baş) parmağını yanındaki (şehadet parmağı) ile birlikte halka yapmıştı. Zeyneb: Ey Allah'ın Resulü dedim. Aramızda salihler bulunduğu halde helak olur muyuz, dedi. O: Kötülük çoğalırsa evet, diye buyurdu.
Aişe r.anha'dan rivayete göre "Ümmü Habibe ile Ümmü Seleme Habeşistan'da iken gördükleri ve içinde suretler bulunan bir kiliseyi söz konusu ettiler. Onu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlattılar, o şöyle buyurdu: Onlar, aralarında salih bir insan öldüğü takdirde kabri üzerine bir mescit bina eder ve o mescidin içinde o suretleri yaparlardı. Bunlar kıyamet gününde Allah nezdinde insanların en şerlileridir."
Ebu Seleme'nin kızından aktarılan rivayette: "Ebu Süfyan'ın kızı Ümmü Habibe'nin kendisine haber verdiğine göre, Allah Rasulüne: 'Ey Allah'ın Rasulü, kızkardeşim Ebu Süfyan'ın kızını nikahına al', deyince, o şöyle buyurdu: 'Peki, böyle bir şeyi gerçekten arzu eder misin. Ben: Evet. Çünkü sen benden başka zevcesi bulunmayan birisi değilsin. Bir hayırda bana ortak olmasını en çok sevdiğim kişi de kızkardeşimdir', dedim. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Bu, bana helal değildir. Ben, dedim ki: 'Ama bize senin Ebu Seleme'nin kızını nikahlamak istediğin söyleniyordu.' Allah Rasulü: (Zevcem) Ümmü Seleme'nin kızı mı, diye sordu. Ben: Evet deyince şöyle buyurdu: Eğer o benim himayemde bulunan, benim üvey kızım olmasaydı bile yin bana helal olmazdı. Çünkü o benim süt kardeşimin kızıdıf. Süt annem Suveybe beni ve Ebu Seleme'yi birlikte emzirmişti. Sakın bana klZlarınızı da, kız kardeşlerinizi de onlarla evleneyim diye teklif etmeyiniz." Urve dedi ki: "Suveybe, Ebu Leheb'in bir cariyesi idi. Ebu Leheb onu azad etmişti. O da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e süt emzirmişti. Ebu Leheb öldükten sonra yakınlarından birisine çok kötü bir halde (rüyasında) gösterildi. Ona: Ne ile karşılaştın, diye sordu. Ebu Leheb ona: Sizden sonra (hayır namına) bir şey görmedim. Ancak Suveybe'yi hürriyetine kavuşturmam sebebiyle şununla bana su içirildi." Bu hadis 5106, 5107,5123 ve 5372 nolarla gelecek inşaallah.
Ümmü Habibe'den, dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü! Ebu Süfyan'ın kızına bir ihtiyacın var mıdır, dedim. O: Ne olacak, dedi. Ben: Onu nikahlarsın, dedim. O: Sen bunu arzu eder misin, dedi. Ben: Zaten seninle tek başıma değilim ki. Seninle bana ortak olmasını en sevdiğim kişi de kızkardeşimdir, dedim. O: O bana helal olmaz, diye buyurdu. Ben: (Ama) Senin (birisine) talip olduğun haberi bana ulaştı, dedim. O: Ümmü Seleme'nin kızını mı kastediyorsun, diye sordu. Evet dedim. O şöyle buyurdu: Eğer o benim üvey kızım 'olmasaydı dahi bana helal olmazdı. Suveybe beni ve babasını emzirmişti. Sakın bana kızlarınızı da, kızkardeşlerinizi de (nikahlamak teklifiyle) arz etmeyiniz." el-leys dedi ki: "Bize Hişam'ın tahdis ettiğine göre o, Ümmü Seleme kızı Durre'dir.
Ümmü Habibe'den, dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü! Kızkardeşim Ebu Süfyan'ın kızını nikahla, dedim. O: Bunu arzu ediyor musun? diye sordu. Ben: Hem seninle yalnız değilim ki. Hayır hususunda benimle ortak olmasını en sevdiğim kişi de kendi kızkardeşimdir, dedim. Nebi: Bu bana helal değildir, buyurdu. Ben: Ey Allah'ın Rasulü! Allah'a yemin ederim ki bizler kendi aramızda senin Ebu Seleme'nin kızı Durre'yi nikahlamak istediğini konuşuyoruz, dedim. O: Ümmü Seleme'nin kızı mı, diye buyurdu. Ben, evet dedim. O şöyle buyurdu: "Allah 'a yemin olsun ki eğer benim himayemde olmasaydı dahi yine de bana helal olmazdı. Çünkü o, süt erkek kardeşimin kızıdır. Suveybe hatun beni ve Ebu Selemeıyi emzirmişti. Bu sebeple sakın bana kızlarınızı da, kızkardeşlerinizi de (evleneyim diye) arz etmeyiniz (teklif etmeyiniz)."
Ümmü Habibe'den, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dedi ki: "Bizler kendi aramızda senin Ebu Seleme'nin kızı Düne'yi nikahlayacağını konuşmuştuk. Rasulullah: Ben onu Üm mü Seleme'nin üzerine mi nikahlayacaktım? Eğer Ümmü Seleme'yi nikahlamamış olsaydım bile bcma helal olmazdı. Çünkü onun babası benim süt kardeşimdi, diye buyurdu."
Yine Ümmü Seleme'nin kızı Zeyneb'i, Ümmü Habibe'den diye tahdis ederken dinledim. Buna göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden Müslüman bir kadının kocası için beklemek zorunda olduğu dört ay on gün müstesna, üç günden fazla ihdad yapması (yas tutması) helal değildir."
Ümmü Seleme'nin kızı Zeyneb'den, onun Ebu Süfyan'ın kızı Ümmü Habibe'den rivayetine göre Ümmü Habibe'ye babasının vefat haberi ulaşınca (üç gün sonra) bir hoş koku getirilmesini istedi ve bunu iki koluna sürerek: Benim koku sürünmeye ihtiyacım yok. Şu kadar var ki ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, kocası için beklemesi gereken dört ay on günlük iddeti dışında herhangi bir ölenden ötürü üç günden fazla yas tutması helal değildir derken dinlemişimdir."
Ebu Seleme'nin kızı Zeyneb'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Ümmü Habibe dedi ki: Ben, ey Allah'ın Rasuıü, kız kardeşim Ebu Süfyan'ın kızını nikahla, dedim. O: Bunu severek arzu eder misin, diye sordu. Ben: Evet, zaten seninle ben tek başıma değilim ki (Senden başka zevcesi bulunmayan biri değilim ki). Hayırda bana ortak olmasını en çok sevdiğim kişi de kız kardeşimdir. Allah Rasulü: Bu bana helal olmaz, diye buyurdu. Ben: Ey Allah'ın Rasulü Allah'a yemin olsun ki biz kendi aramızda senin Ebu Selemelnin kızı Durrelyi nikahlamak istediğini konuşuyoruz. Allah Rasulü: Ümmü Selemelnin kızı (Durre'yi) mi diyorsun, diye sordu, ben evet deyince, şöyle buyurdu: Allahla yemin olsun ki eğer o benim himayemde, benim üvey kızım olmamış olsaydı bile yine bana helal olmazdı Çünkü o benim süt kardeşimin kızıdır. Suveybe hatun beni ve Ebu Selemeıyi beraber emzirmişti. o halde sakın bana ne kızlarınızı, ne de kız kardeşlerinizi evlenmek için teklif etmeyiniz. ' Hadise dair yeterli açıklamalar daha önceden nikah bölümünden geçmiş bulunmaktadır.
Zeynep binti Cahş şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem uykudan yüzü kıpkırmızı olarak uyandı ve şöyle dedi: "Vukuu yaklaşan kötülükten vay Arapların haline! Bugün Ye'cüc ve Me'cüc seddinden şunun gibi bir delik açıldı!" Süfyan b. Uyeyne parmaklarıyla doksan veya yüz işareti yaptı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e "İçimizde bu kadar salih kimseler varken biz helak olur muyuz?" denildi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Evet, fısk u fücur çoğaldığı zaman (helak olursunuz)" buyurdu.
Zeynep bnt. Cahş şöyle anlatmıştır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün korku ile Zeyneb'in yanına girerek "La ilahe illailah! Vukuu yaklaşan bir kötülükten dolayı vay Arapların haline! Bugün Ye'cüc ve Me'cüc'ün seddinde şunun gibi bir delik açıldı" buyurdu, sonra baş parmağı ile ona yakın olan şehadet parmağını halkaladı. Zeynep bnt. Cahş dedi ki: Ben "Ya Resulallah! İçimizde bu kadar iyi kimseler varken biz helak edilir miyiz?" diye sordum. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Evet, fısk u fücur çoğaldığı zaman (helak olursunuz)" buyurdu.
Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti (Dedi ki) Bize Leys, haber verdi. H. Bize Kuteybetüb'nü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Yezld b. Ebi Habib'den, o da Ca'ferden, o da. Irak'dan, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Ki Aişe söyle demiş: Ümmü Habibe, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e kan'a dair soru sordu. Aişe: Ben onun (içinde yıkandığı) leğenini kanla dolmuş gördüm, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: ''4y halin seni alıkoyduğu kadar bir süre bekle sonra guslet ve namaz kıl" buyurdu.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Aişe'den naklen haber verdiki: Ümmü Habîbe ile Ünmü Seleme Habeşistan'da gördükleri, içinde suretler bulanan bir kiliseyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) anlatmışlar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hakikaten onlar, içlerinde iyi bir kimse bulunurda vefat ederse, onun kabri üzerine bir mescid yaparlar. O suretleri bu mescide asarlar. Onlar kıyamet gününde Allah indinde mahlukâtın en kötüleri olacaklardır.» buyurmuşlar.
Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Nü'mân b. Sâlim'den, o da Amr b. Evs'den, o da Anbesetü'bnü Ebi Süfyân'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Habîbe'den naklen rivayet ettiki, şöyle demiş: Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim : «Hiç bir müslüman kul yoktur ki, Allah için her gün farz'dan başka, nafile olarak oniki rek'ât namaz kılsın da, Allah, ona cennette bir ev yapmasın! Yahut cennette, ona bir ev yapılmasın!» Ümmü Habîbe: «Ondan sonra ben, bu namazları kılmaya devam ettim.» demiş. Amr da: «Ondan sonra ben, bu namazları kılmaya devam ettim.» demiş: Nu'man da bunun gibi bir söz söylemiş.
Bana, Abdurrahman b. Bişr ile Abdullah b. Hâşim EI-Abdî dahi rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be rivayet etti. Dediki: Bana, Nu'mân b. Salim haber verdi. Dediki: Ben, Amr b. Evs'den dinledim. Anbese'den, o da Ümmü Habîbe'den nakleediyordu. Ümmü Habîbe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular : «Hiç bir müslüman kul yoktur ki, tertemiz abdest alarak sonra Allah için her gün namaz kılarsa...» ve ravi yukarki hadîsin mislini rivayet etmişdir.
Bize Ebu Kureyb Muhammed b. el-Ala' rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm haber verdi. (Dediki): Bana, babam, Zeyneb binti Ümmi Seleme'den, o da Ümmü Habîbe binti Ebî Süfyân'dan naklen haber verdi. Ümmü Habîbe şunu söylemiş : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi de kendisine: — Kız kardeşimi, Ebu Süfyân'ın kızını istermisin? dedim. — Ne yapacağım? diye sordu. — Nikâh edersin, dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Sen bunu diler misin? dedi. — Ben senin bir tanen değilim. Şu halde bana hayırda kız kardeşimin ortak olmasını dilerim; dedim. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — O bana helal olmaz! buyurdu. — Ama ben senin Dürre binti Ebî Seleme'yi istemekte olduğunu haber aldım; dedim. — Ummü Seleme'nin kızını mı? diye sordu. — Evet, dedim. — O benim terbiyem altında bulunan üvey kızım bile olmasa bana yine helâl değildir; çünkü o benim süt kardeşimin kızıdır. Onun babası ile benî Süveybe emzirmişn'r. Artık bana kızlarınızı ve kız kardeşlerinizi arzetmeyin! buyurdular.
Bana bu hadîsi Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Zekeriyyâ b. Ebî Zaide rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Âmir rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr haber verdi. Bu râvilerin ikisi de Hişâm b. Urve'den tamamen bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır.
Bize Muhammed b, Rumh b. Muhacir rivayet etti. (Dediki: Bize Leys, Yezid b. Ebî Habîb'den naklen haber verdiki, Muhammed b. Şihâb, kendisine Urve'nin, ona da Ebu Seleme'nin kızı Zeyneb'in, ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Habîbe'nin anlatmış olduğunu bildirerek mektub yazmış. Ümmü Habîbe Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e : — Yâ Resulâllah! Kız kardeşim Azze'yi al! demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Sen bunu dilermisin? diye sormuş. Ümmü Habibe : — Evet yâ Resulâllah, ben senin bir tanen değilim, onun için bana hayırda kız kardeşimin ortak olmasını dilerim, demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — O bana hela! olmaz; buyurmuş. Ümmü Habîbe (Radiyallahu anha) demişki: — Ben, Ya Resulâllah! Ama biz (aramızda) senin Dürre binti Ebî Seleme'yi almak istediğini konuşuyoruz; dedim. — Ebu Seleme'nin kızını mı? diye sordu. — Evet, dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — O benim terbiyem altrnda bulunan üvey kızım bile olmasa bana yine helâl olmaz; çünkü benim süt kardeşimin kızıdır. Ebu Seleme ile beni Süveybe emzirmıştir. Artık bana kızlarınızı ve kız kardeşlerinizi arzetmeyin! buyurdular.
Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Urve'den, o da Zeyneb binti Ümmii Seleme'den, o da Ümmii Habibe'den, o da Zeyneb binti Cahş'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Uykusundan, «Allah'dan başka ilâh yoktur! Yaklaşan şer'den vay Arab'ın haline! Bu gün Ye'cüc Me'cuc'un seddinden şu kadarı açıldı.» diyerek uyandı. Süfyan eliyle on düğümü yapmıştır. Ben: Yâ Resûlallah! Aramızda suleha varken biz helak mı olacağız? dedim. «Evet! Fısku fücur çoğaldığı vakit!» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Saîd b. Amr El-Eş'asî, Züheyr b. Harb ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize Süfyan, Zührî'den bu isnadla rivayet etti. Bu râviler Süfyan'dan gelen isnadda ziyâde yaparak şöyle dediler: Zeyneb binti Ümmü Seleme'dcn, o da Habibe'den, o da Ümmü Habibe'den, o da Zeyneb binti Cahş'dan.»
Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Urve b. Zübeyr haber verdi. Ona da Zeyneb binti Ebî Seleme haber vermiş. Ona da Ümmü Habibe binti Ebî Süfyan haber vermişki, Nebi (Sallallahu Aleyhı ve Sellem)'in zevcesi Zeyneb binti Cahş şöyle demiş: Bir gün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) korkarak yüzü kızarmış olduğu halde dışarı çıktı: «Allah'dan başka İlâh yoktur! Yaklaşan şer'den vay Arab'ın haline! Bugün Ye'cuc Me'cuc seddinden şunun kadarı açıldı.» diyordu. Râvî baş parmağı ile ondan sonra gelen parmağı halka yapmıştır. Zeyneb demiş ki: Ben: Yâ Resûlallah! Aramızda suleha varken biz helak mı olacağız? dedim. «Evet! Fısku fücur çoğaldığı vakit!» buyurdular.
Bana Abdul-Melik b. Şuayb b. Leys de rivayet etti. (Dediki): Bana babam dedemden rivayet etti. Demişki): Bana UkayI b. Hâlid rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub b. İbrahim b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam Sâlih'den rivayet etti. Her iki râvî İbni Şihab'dan, Yûnus'un, Zührî'den onun isnadıyla rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır