Vefath. 197
KünyeEbü'l-Esved
Nisbeel-Basrî
Tabaka9. tabaka
Cerh-ta'dîlsika sebt

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Yine Enes r.a. dedi ki: "Ensardan bir kadın, beraberinde küçük bir çocuğu olduğu halde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geldi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O kadınla konuşup şöyle buyurdu: Nefsim elinde olan'a yemin ederim ki siz, insanlar arasında en sevdiğim kişilersiniz. Bu sözlerini iki defa tekrarladı. " Tekrar: 5234 ve 6645
Ebu Eyyub el-Ensarı r.a.'dan rivayete göre bir adam: "Ey Allah'ın Rasulü! Bana benim cennete girmemi sağlayacak bir amel bildir, dedi. Hazır bulunanlar: Buna ne oluyor, bunun istediği nedir, dediler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Onun bir ihtiyacı vardır, başka ne olacak, buyurdu. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'a, ona hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet edersin, namazı dosdoğru kılarsın, zekatı verirsin, akrabalık bağını da gözetirsin. Artık onu (bineğini) bırak, (seni hedefine götürür)." Ravi dedi ki: Sanki o adam binek devesi üzerinde imiş gibi idi (de ona böyle hitap etti). 5983 NUMARA OLARAK YOK ANCAK HADİSLER’DE EKSİKLİK YOK SIRA’DA SORUN YOK. SADECE NUMARALANDIRMA HATASI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM –MAHİR- !!! Fethu'l-Bari Açıklaması: "Akrabalık bağını gözetmenin fazileti". Akrabalık bağı (diye anlam verilen) "er-rahm", akrabalar hakkında kullanılır. Bunlar da aralarında nesep bağı bulunan kimselerdir. Ona ister mirasçı olunsun, ister olunmasın; ister mahrem olsun, ister olmasın. Buhari bu başlMa Ebu Eyyub el-Ensari'nin rivayet ettiği hadisi zikretmektedir. Buna dair yeterli açıklamalar daha önce Zekat bölümünde geçmiş bulunmaktadır
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdurrahman b. Bişr ← Behz b. Esed ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr b. Osman ← Ebû Eyyûb
Bane Abdullah b. Haşim el-Abdi tahdis etti. (dediki:) Bize Behz rivayet etti. (Dedi ki); Bize Süleyman b. el-Muğire, Sabit,den naklen rivayet etti. Sabit dedi ki: Enes dedi ki: Kur'an-ı Kerim'de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e herhangi bir şey hakkında soru sormak bize yasaklanmıştı.... Sonra da hadisi aynen rivayet etti.
Bana Muhammed b. Hatim ve Abdurrahman b. Bişr de tahdis edip dediler ki: Bize Behz tahdis edip dedi ki: Bize Şu'be tahdis edip dedi ki: Bize Muhammed b. Osman b. Abdullah b. Mevheb ve Ebu Osman'ın tahdis ettiğine göre her ikisi Musa b. Talha'yı Ebu Eyyub'dan tahdis ederken dinledi. O Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)' den deyip, bu hadisin aynısını nakletti.
Bana Ebu Bekr b. Nafi el-Abdi tahdis etti. (Dedi ki): Bize Behz rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hammad rivayet etti. (Dedi ki): Bize Sabit, Enes'den naklen rivayet eyledi. Enes dedi ki: Bana İtban b. Malik tahdis ettiğine göre gözleri kör olmuştu. Bu sebeple Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e haber gönderip: Gel de benim için bir mesdt yeri tayin et, dedi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Onunla birlikte kavmi (ashabı) da geldi. Onlardan Malik b. ed-Ouhşum denilen bir adamın niteliklerinden söz edildi sonra hadisi Süleyman b. el-Muğire'nin hadisine yakın olarak zikretti. Tahric bilgisi 148 nolu hadis ile aynıdır.
Bana Abdullah b. Haşim El-Abdi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Behz b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. El-Mugira rivayet etti. (Dedi ki): Bize Sabit, Enes b. Malik'ten şöyle dediğini tahdis etti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Yanıma gelindi, (gelenler) beni Zemzeme götürdü, göğsüm açıldı, sonra Zemzem suyu ile yıkandı, sonra (yerime) indirildim.
Bize Abdurrahman b. Bişr el-Abdiy rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dedi ki): Bize Vüheyb rivayet etti ve: Bize Amr b. Yahya yukarıkilerin isnadları gibi bir isnadla rivayet etti. diyerek hadisi söyledi. O bu hadiste: «Üç avuçtan mazmaza ve istinşak yaparak burnunu attı» dedi şunu dahi söyledi: «Başınada öne ve arkaya giderek bir defa mesh etti.» Behz: «Bana bu hadisi Vüheyb yazdırdı» demiş Vüheyb de: Bana bu hadisi Amr b. Yahya iki defa yazdırdı demiştir.
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti (Dediki): Bize Vuheyb rivayet etti (Dediki): Bize Hâlid el-Hazzâ bu isnadla rivayet etti. Hâlid; Müslümanlar çoğalınca namaz vaktini bildirmeyi konuştular...» diyerek Sekafi hadîsi gibi rivayet etmiş; yalnız burada; «Ateş yakmayı» tabirini kullanmış.
Rivayet zinciri: Müslim ← Muhammed b. Hâtim ← Behz b. Esed ← Vüheyb b. Hâlid ← Hâlid el-Hazzâ'
Bana Ebu Bekir b. Nâfi' El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: Ben, tamam olmak şartıyla Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den daha kısa kıldıran bir kimsenin arkasında namaz kılmadım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazı (fiilleri itibariyle) birbirine yakındı. Ebu Bekir'in namazı dahî (fiilleri itibariyle) birbirine yakındı. Ömerü'bnü'I-Hattâb halîfe olunca sabah namazını uzattı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Semi allâhu Iimen hamideh» dediği vakit biz: Vehmetti galiba; diyecek kadar ayakta durur; sonra secde eder, iki secde arasında dahî bizler: Vehmetti galiba diyecek kadar otururdu.
Bize Muhammed b. Hâtîm rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvus, Tavus'dan, o da ibn-i Abbâs'dan naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben yedi kemik üzerine : (Eliyle burnuna işaret ederek) yüz, eller, ayaklar ve ayakların uçları üzerine secde etmeye: elbiseyi ve saçları toplamamaya me'mur oldum.» buyurmuşlar.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti (Dediki): Bize Ömer b. Ebî Zaide rivayet etti. diki): Bize Avn b. Ebi Cuhayfe rivayet ettiki, Babası (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kızıl sahtiyandan yapma bir kubbe görmüş, (ve şöyle anlatmış): Bilâl'i abdest suyu çıkarırken gördüm. Baktımki; halk bu suyu kapışıyorlar. Kim ondan bir şey kapabilirse (teberrüken) yüzüne gözüne sürüyor, kapamayanlar ise arkadaşlarının ellerindeki ıslaklıktan bir şeyler almağa çalışıyorlardı. Sonra Bilâl'in bir harbe çıkarıp diktiğini gördüm. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de kırmızı bir hülle içinde (kolları) sıvanmış olarak çıktı. Sonra cemaaata harbeye doğru iki rek'aât namaz kıldırdı. Harbenin önünden insanlarla hayvanların gelip geçtiğini de gördüm.
Bana Ebu Bekir b. Nâfi' El-Abdi de rivayet etti. (Dediki) : Bize Behz b. Esed El-Ammi rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'den naklen rivayet ettiki kendileri, Enes'e, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in yüzüğünü sormuşlar, Enes: Bir gece Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsıyı gecenin yarısına yahut gecenin yarısı hemen hemen geçmek üzere bulunduğu ân'a kadar geciktirdi. Sonra gelerek: «Şüphesiz ki halk namazlarını kılmışlar ve uyumuşlardır. Sizler ise namazı beklediğiniz müddetçe namazdasınız!» buyurdu. Enes: Gümüşten ma'mûl yüzüğünün pırıltısını hâlâ görür gibiyim; demiş ve küçük parmağı ile işaret ederek sol elinin parmağını kaldırmış.
Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki) : Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'den, o da Ebu Râfi'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti ki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kul, namazgahında namazı beklediği müddetçe namazda olmakda devam eder; melekler de ta oradan gidinceye yahut abdest bozuncaya kadar: Yâ Rabbî! Onu mağfiret eyle! Yâ Rabbî! Ona rahmet eyle!., derler.» buyurmuşlar. Râvî diyor ki: Abdestini bozmak ne oluyor? dedim: «Fıslatır yahut zartlatır.» dedi.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize, Enes b. Sirin, Enes b. Malik'den naklen haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ay müddetle sabah namazında rükû'dan sonra kunût yapmış; Benî Usayye'ye beddua etmişdir.
Bana, Abdurrahman b. Bişr ile Abdullah b. Hâşim EI-Abdî dahi rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be rivayet etti. Dediki: Bana, Nu'mân b. Salim haber verdi. Dediki: Ben, Amr b. Evs'den dinledim. Anbese'den, o da Ümmü Habîbe'den nakleediyordu. Ümmü Habîbe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular : «Hiç bir müslüman kul yoktur ki, tertemiz abdest alarak sonra Allah için her gün namaz kılarsa...» ve ravi yukarki hadîsin mislini rivayet etmişdir.
Bana, Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize, Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize, Mûsâ b. Ukbe rivayet etti. Dediki: Ebû'n-Nadr'ı, Büsr b. Saîd'den, o da Zeydü'bnü Sâbit'den naklen rivayet ederken dinledim ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidde hasırdan bir odacık yapmış da, orada birkaç gece namaz kılmış. Nihayet halk başına toplanmış... Râvî yukarki hadîsin benzeri şekilde rivayet etmiş. Yalnız burada : «Size farz kılınmış olsa, onu yapamazdınız.» demiştir.
Bize Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvûs, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Ömer vehm etmiş; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz için ancak güneşin doğması ve batması zamanlarının kollanmasını yasak etmişdir.»
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize, Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvûs, baabsmdan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Efendimiz: «Her yedi günde bir gusül edip, başını ve bedenini yıkamak her müslüman üzerinde Allah'ın bir hakkıdır.» buyurmuşlar.
Bana Muhammedü'bnü Hatim rivayet etti. (dediki): Bize Yahya b. Said, Yezîd b. Keysân'dan rivayet etti. (dediki): Bana Ebû Hâzim, Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve SelIem)'den naklen rivayet etti; Efendimiz şöyle buyurmuşlar: «Her kim bir cenazenin namazını kılarsa, ona bir kîrât; kabrine konuluncaya kadar arkasından giderse iki kîrât (sevap) vardır.» (Ravi Ebu Hazim diyor ki): Ben: — Yâ Ebâ Hureyre bu iki kırat nedir?» dedim; «Uhut dağı gibidir.» cevâbını verdi.
Bana Muhammedü'bni Hatim rivayet etti. (dediki): Bize Behz rivayet etti. (dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (dediki); Bize Mûsâ b. Ukbe, Abdülvâhid'den, o da Abbâd b. Abdillâh b. Zübeyr' den naklen rivayet etti. Abbâd, Aişe*den şunu rivayet etmiş: «Sa'dü'bnü Ebî Vakkaas vefat edince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevceleri cenazesinin mescide getirilmesini, kendilerinin de cenaze namazını kılacaklarını bildirmek için haber gönderdiler. Cemâat da öyle yaptılar. Derken .cenazeyi, namazını kılmak üzere Ümmehât-ı Mü'mînîn'in hücreleri önünde durdurdular. Ve peykelere bakan cenazeler kapısından çıkardılar. Müteakiben halkın bunu ayıpladıklarını haber aldılar. Halk. — Cenazeler mescide sokulmamalı idi; diyorlardı. Aişe bunu duyunca: — Şu insanlar bilmedikleri bir şey'i ayıplama hususunda ne de sür'at gösterirler; Bir cenazenin mescidden geçirilmesi hususunda bizi ayıplamışlar. Hâlbuki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Süheyl b. Beydâ'nın cenaze namazını ancak mescidin içinde kılmıştı; dedi.»
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Şu (yâni) [Siz sevdiğiniz mallardan infâk etmedikçe asla cennete nail olamazsınız.] âyet-i kerimesi nazil olunca Ebû Tâlha gâlibâ Rabbimiz bizden mallarımızın bir kısmını İstiyor. Öyle ise yâ Resûlallah, Sen şâhid ol ben Berihâ denilen yerimi Allah'a verdim; dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen, onu akrabana ver.» buyurdular. Ebû Tâlha da onu Hassan b. Sabit ile Übeyyu'bnu Kâ'b'a verdi.
Baha Muhammedü'bnü Hatim rivayet etti. (Dediki) Bize Behz b. Esed rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Bekr-i Nehşeli rivayet eyledi. (Dediki) Bize Ziyad b. ılâka, Amr b. Meymûn'dan, o da Âişe (Radiyallahû anha) 'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş : «Rosûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda oruçlu iken öperdi.»
Bana Züheyr b. Harb ile İbni Ebî Halef rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki) Bize Hammâd, Sâbit'ten o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. H. Bana bu hadisi Ebû Bekir b. Nâfi' dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki) Bize Behz rivayet etti. (Dediki) Bize Hammad rivayet etti. (Dediki) Bize Sabit, Enes (Rudiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi ki, Resûlullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bazen bu artık devamlı oruç tutacak, denilecek kadar oruç tutar, bazen de: Artık hiç oruç tutmaz, hiç oruç tutmaz, denilecek kadar orucu terkedermiş.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Nâfi' ← Behz b. Esed ← Hammâd b. Seleme ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed yani İbni Ca'fer rivayet etti. H. Bana Ebû Gassân Er-Râzi de rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de dedilerki: Bize, Şu'be, Amr b. Dinar'dan bu isnadla rivayet etti ki Amr, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Arafat'da hutbe okurken dinlemiş ve bu hadîsi anlatmış.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Beşşâr ← Muhammed b. Ca'fer ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr b. Dînâr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Amr b. Ubeyd ← Behz b. Esed ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr b. Dînâr
Bana Ebû Eyyûb EI-Gaylânî rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd, Abdurrahmân'dan, o da babasındim. o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş : «Hacca telbiye getirdik; Serîf'e vardığımız vakit ben, hayzımı gördüm. Az sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi. Ben ağlıyordum...» Râvi, hadîsi Mâcişûn hadîsi gibi rivayet etmiştir. Yalnız Hammâd'ın hadîsinde: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebû Bekir, Ömer ve zenginlerin yanında hedy kurbanı vardı. Sonra (Umreden hılle çıkanlar) Minaya gittikleri vakit hacca niyet ettiler.» cümlesiyle; «Ben, genç yaşta kadındım, uyuklardım da yüzüm semerin ağacına çarpardı.» ifâdesi yoktur.
Bana Muhammed b. Hâtim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvûs, babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi, ki Âişe Umreye niyet ederek (Mekke'ye) gelmiş; fakat henüz Beyti tavaf etmeden hayz görmüş; müteakiben hacca niyet ederek (tavaftan başkâ) bütün hacc fiillerini ifâ etmiş. Nefr günü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine : «Bu tavafın hem haccına hem de Umrene kâfidir.» buyurmuş. Âişe bunu kabul etmemiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kendisini Abdurrahmân ile Tcn'îm'e göndermiş; ve —hacedan sonra— orada umreye niyet etmiş.
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus, babasından, o da İbni Abbâs (Radiyallahû anhüma)'dan naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: «Câhiliyet devrinde Araplar hacc aylarında Umre yapmayı yeryüzünde en büyük günahlardan sayarlardı. Muharremi Safere tebdil eder ve: — Bere iyileşip eser kalmadığı ve Safer geçtiği vakit Umre yapmak isteyene Umre helâl olur! derlerdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabı ile birlikte dördüncü gecenin sabahında hacca telbiye getirerek (Mekke'ye) geldiler de ashabına bu haccı, umreye tebdil etmelerini emir buyurdu. Bu iş, ashaba girân geldi ve : — Yâ Resûlallah! Hangi hill? diye sordular. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — Helâl olan her şey; buyurdular.
Bana, bu hadîsi Haccâc b. Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed rivayet etti. H. Bana Abdullah b. Haşini de rivayet etti; (Dediki): Bize Behz rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi de : «Bize Selîm b, Hayyân bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti.» demişlerdir. Yalnız Behz'in rivayetinde: yerine denilmiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Haccâc b. Yûsuf ← Abdüssamed b. Abdülvâris ← Selîm b. Hayyân
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Abdullah b. Hâşim ← Behz b. Esed ← Selîm b. Hayyân
Bana Muhanınıed b. Hâtim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tavus,babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kurban kesmek, traş olmak, taş atmak (ve bunlarda) takdim te'hîr yapmak hususunda suâller sorulmuş da : «Zararı yoktur!» cevabını vermiş.
Bana Ebu Bekir b. Nafir El-Abd rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Seleme, Sabit'den, o da Enes'den naklen rivayet eyledi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından birkaç kişi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}'in zevcelerine onun gizlice yaptığı ibadetini sormuşlar. Neticede bunlardan biri: Ben kadınlarla evlenmeyeceğim; diğeri: Ben et yemeyeceğim; öteki: Ben döşekte uyumayacağım, demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah'a hamd-u sena ederek: «Bazı kimselere ne oluyor ki, şöyle şöyle demişler. Ama ben hem namaz kılar, hem uyurum. Hem oruç tutar, hem tutmam. Kadınlarla da evlenirim. imdi kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.» buyurmuşlar.